KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Gaffâr
ve s. [Ar.] Kullann suç ve günahlarını bağışlayan Allah (Allah'ın sıfatlarından). Kur’ân-ı Kerîm’de en açık olarak “Bilin ki O azîzdir, gaffardır.”; “O gajfârdır.” ayetlerinde geçmektedir.
→Kur’an ve TefsirGafûr
Sözlük anlamı, “Örtmek, gizlemek.” olan bu söz, bağışlayıcı, yarhgayan, merhamet eden sıfatlarıyla “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dandır. Bu terim, türevleriyle birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de 230 yerde geçmektedir. Bununla birlikte Allah’ın “gafur” vasfı doksan bir ayette doğrudan…
→Galebat
Galebe halleri; sâlikin muradına ulaşmak için şiddetli bir arzu duyması, Öyle ki maksadına erdireceğini sansa, denize dalma veya ateşe girme hususunda bile hiç dereddüt etmez. “Allah işinde galiptir” (Yünus Suresi, 21). Haline mağlup ve…
→Tasavvuf ve TarikatGalebe
Yenmek, üstün gelmek. tas. Sâliki tesiri ve hâkimiyeti altına alan bir hal olup, sâlik bu hal içinde bulunduğu sürece sebebi düşünemez, edebe uyamaz, karşılaştığı şeyleri birbirinden ayırt edemez; bazen caiz olmayan şeyler de yapar.…
→Dil ve Genel KültürGâliyye
Özellikle Şiâ taraftarları ve bunlar içinde aşırı fikirler taşıyan gruplar için kullanılan ve İslâm toplumu tarafindan hoşgörü ile karşılanmayan kesim. Bu gruplar arasında, Hz. Ali’nin ulûhiyyetini benimseyen ve savunan “Sebe'iyye” (bk. bu madde), Muhammed…
→Gam
Elem, ısdırap, üzüntü. tas. a Sevgiliyi dikkat ve özenle ararken karşılaşılan engeller. Sevenin sevgilisi uğruna seve seve katlandığı zorluklar ve sıkıntılar. Her kanda kim âlem içre gam var Kıl gönlümü ol gama giriftar Sal…
→Gam-gede
Gam ve üzüntü yeri. Tasavvuf şiirinde gönül için kullanılan Farsça bir mecazdır. Gönlün ayrılık, hasret ve ilâhî aşk acısıyla dolu oluşunu; bazı sembolik tasniflerde ise gizlilik makamını ifade eder.
→Gamz-ı ayneyn
İki gözü kapatma, gözleri yumma. tas, Hz. Peygamber Hz. Ali'ye zikir telkin ederken gözlerini yummasını emretmişti (AM 45). Nakşbendiye şeyhleri de mürit adayına zikir telkin ederken gözlerini yumdu- rurlar.
→Gamze
a Güzel gözde, özellikle gözün kuyruğunda görülen insanı mest eden hareket; yan bakış, göz süzme. b Çene ve yanaktaki hafif çukur. tas, Idrak edilen işaretler (115). Gamzen cefâsı âşıka ayn-vefâ gelir Bimâre iltifatı tabibin…
→Kur’an ve TefsirGani
Zengin. Allah'ın isimlerinden birisidir. tas. Gönlü gani, gönül
→Gâret
Yağma ve yağmalama. Tasavvuf şiirinde ilâhî cezbenin sâlikin alışılmış iradesini, düzenini ve benlik dayanaklarını bir anda ortadan kaldırmasını anlatan mecazdır. Kangı puttur bilmezem îmânımı gâret kılan Sende îmân yok ki sen aldın diyem îmânımı
→Gark
Batma. tas. Fark makamından geçip cem mertebesinde müstağrak olmak. Sâlikin vahdet deryasında batması. Üç derecesi vardır: ilmin halde batması, işaretin keşfte mahvolması, tecellilerin cem halinde yok olması. Gark-ı deryayım gerçi kateyim Hemeği şemsim gerçi…
→Kur’an ve TefsirGâşiye
Her yanı kaplayan, kuşatan büyük olay. Kur’ânî kullanımda kıyamet ve onun dehşeti için kullanılan adlardan biridir. Yevmü’l-âhir maddesine de bakınız.
→Kur’an ve TefsirGayb
Görünmeyen, örtülü, gizli. tas. a Duyu organları ve akılla bilinmeyen, görülmeyen varlıklar ve bunların bulundukları âleme gayb âlemi, veya
→Gayb-ı muzaf
Bkz. Avalim-i hamse. Gaybu'l-hüviyyet-Gaybu'l-mutlak Belirsiz (â-taayyün) olması itibariyle Hakk'ın zatı, zat-ı kibriya.
→Gaybet
Kendini kaybetme, kendinden geçme. tas. Hak'tan gelen feyz ve tecellinin çokluğu ve kuvveti sebebiyle sâlikin çevresinin ve bizzat kendisinin ne yaptığını fark edemeyecek şekilde kendini kaybetmesi. Halktan ve nefsinden gâib olan Hak'la hazır olur,…
→Tasavvuf ve TarikatGayn
Örtmek, bürümek. tas. Pas, paslanmak, kalbin hafifçe paslanması, Paslı kalpte iman bulunur; ince bir perde olan bu pas tecelli nuru ve tasfiyeyle ortadan kalkar. Onun için Hz. Peygamber “Kalbimi bazen ince bir perde bürür,”…
→Gayret
Kiskanma. tas. a Bir kimsenin, kendisine mahsus olan bir şeye başkasının ortak olmasından veya ortak olmayı istemesinden hoşlanmaması ve rahatsız olması (cr). b Sevenin sevgilisini kıskanması. Kıskanma (gayret) sevgi alameti ve nişanesidir. Allah gayürdur,…
→Gazal ra'na
3)! 58) Güzel ceylan. tas. Ezeli sevgili (sr).
→Gebr
GF Mer. Ateşperest, Mecusi. 2. tas. Tek rengi olan arif. Tek renk veya renksizlik vahdeti ifade eder (sr); çünkü arifin belli bir rengi yoktur. Cüneyd “Arifin rengi yoktur. Suyun rengi kabının rengidir,” demiştir.
→Geda
Dilenci, yoksul. tas. İlahi tecellilere muhtaç olan sâlik (sp). Şâh olmak isteyen gam ile mübtelâ olmak gerek Alemde saltanat taleb eden gedâ olmak gerek Receb Dede Eyler hased gedâların emn u ferağına Ehl-i huzür…
→Genc
Hazine, kenz. 2. tas. a Kulluk makamı (sr). b Kenz-i mahfi (gizli hazine), zat-ı kibriya. Gizli gencin halka izhar eyledi Nice dürlü nesneyi var eyledi Gerçek Bektaşilerde “gerçeğe Hü,” “gerçek erenler demine Hü,” şeklinde…
→Gevher
Cevher, mücevher ve kıymetli taş. Tasavvuf şiirinde mâna, sır, ilâhî sıfatların tecellisi ve insanın saklı mânevî kabiliyeti için kullanılan bir mecazdır. Denizin içindeki inci gibi, hakikatin de görünüş kabuğu içinde aranması gerektiğini anlatır. Bazı…
→Gıpta
İmrenme. tas. Bir kimsenin, başkalarının sahip olduğu nimeti, onların bu nimetten mahrum kalmalarını temenni etmeksizin kendisi için de istemesi (cr).
→Gışâ
Perde, örtü ve kaplama. Tasavvufta kalp aynasında biriken, insanın basîretini örten ve hakikati görmesini güçleştiren mânevî pas veya katılık için kullanılır.
→Tasavvuf ve TarikatGıybet
Çekiştirme, koğuculuk. tas. Bir kişinin fena hallerini ve kötü huylarını gıyabında söyleme. Yüzüne karşı söylenirse buna hakaret, şetm denir. Bir kimseden, onun bulunmadığı yerde, duyması halinde hoşlanmayacağı bir biçimde söz etmek.
→Gill
Gönülde meydana gelen bilginin neticesi ve meyvesi (is). Ruzbihan Bakli, “kırmız gül Allah'ın mehabetinden bir parçadır,” hadisine vurgu yapar. Allah'ı gül bulutlarından kırmızı, yüce bir gül şeklinde tahayyül eder. Tasavvuf edebiyatında güzel taç yaprakları…
→Gina
Zenginlik. tas. Tam ve kâmil mülkiyet. Mutlak olarak gani Allah'tır; çünkü her şeyin zatı onundur (kı). Mâliku'l-mülk O'dur, insanlar ise fakirdir. Hak ile kendini zengin bilen (istigna bi’l-Hak) ondan başkasına muhtaç Gönül etmek olmaz;…
→Gisû
Omuzlara dökülen saç. Tasavvuf şiirinde sevgiliye ulaştıran talep yolunun ve “Allah’ın ipi” şeklinde yorumlanan mânevî bağın remzidir. Saçın kıvrımları, hakikate giden yolun çokluğu ve inceliğiyle ilişkilendirilir.
→Göz yaşı
Bkz. Ağlama. Gözü açık Şuhut ve mükâşefe ehli, kalp gözü açık olan. Gözü kapalı Kalp gözü örtülü, kalbi mühürlü.
→Gurâb
Karga. Bazı tasavvufî ve vahdet-i vücûd metinlerinde idrak ve nurdan uzaklığı sebebiyle küllî cismin, yoğun maddî âlemin sembolü olarak kullanılır.
→Tasavvuf ve TarikatGurbet
Maksada ulaşmak için vatandan ayrılmak; eşten, dosttan ve tanıdıklardan uzak kalmak. Sûfîlere göre insanın aslî vatanı ruhlar âlemidir; dünya hayatındaki yabancılık duygusu ruhun geldiği âleme duyduğu özlemle açıklanır. Mevlânâ’nın Mesnevî başındaki ney hikâyesi bu…
→Gurg
Farsça “kurt”. Tasavvufî sembolizmde saldırgan ve doymaz yönü sebebiyle nefs-i emmâreyi temsil eder. Bir metinde gerçek hayvan mı, nefs mecazı mı kastedildiği bağlamdan belirlenmelidir.
→Kur’an ve TefsirGurur
Aldanma. tas. Kişinin, nefsinin arzularına ve bedenin isteklerine uygun düşen şeyle tatmin olması, ötesini ve ilerisini düşünmemesi (cr). Gay i fars. (538) 1. Top. Gay u cevgan oyunundaki top. 2. tas. İlahi takdirin ve…
→Kur’an ve TefsirGusül
Cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hâllerinden temizlenmek amacıyla bütün bedeni yıkama. Halk dilinde boy abdesti de denir. Ağza ve burna su vermekle bedenin kuru yer kalmayacak biçimde yıkanması Hanefî mezhebinde guslün farzlarıdır.…
→Gül mühür
Tâc veya arakıyye tepesine işlenen, tarikat ve kol nispetini gösterebilen sembolik rozet. Bağdat, Eşrefî, Rûmî ve Rifâî gülleri aynı biçimin basit varyantları değildir.
→Gül-bang
JS) Gül sesi, bübül şakıması. 2. Koro halinde çıkarılan güzel ve uyumlu ses. 3. tas. Belli hususlar için tertip edilmiş dualar; örn. Baba gül-bangı şöyledir: “Cereğ-ı rüşen fahr-ı dervişân o bir sultan-ı kerem Ali…
→Gül-zâr
Gül bahçesi, gülşen, gülistan. Mutlak olarak kalbin fethi ve açılışı.. Sâlikin gönlünün marifete ve irfana açılması (sr). Tasavvufta gül ile bülbül birlikte kullanılır. Bülbül âşık, gül sevgiliyi temsil eder. Cihan gülşenine gelmemiş hüsnün gibi…
→Gülhan
) Hamam ocağı, külhan. tas. Beden, nefs zindanı, dünya ve dünya dağdağası (sr). Serir-i külhan olanlar sarayı neyler Palas-ı aşkı giyenler kabayı neyler Seydi
→Tasavvuf ve TarikatGülşeniyye
adına nispet edilen kolu. Temelleri Kahire’de atılan bu tarikat, 16. yüzyıldan sonra tanmmaya ve yaygmlaşmaya başlamıştır. Gülşeniyye tarikatının oluşum silsilesi şöyle gelişir: İbrahim Gülşenî, Dede Ömer Ruşenî, Pîr-i Sânî Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî, Pîr Sadreddin,…
→Güm geşten
Kaybolmak ve kendini yitirmek. Tasavvufî kullanımda sâlikin kendi benlik iddiasından geçmesiyle ilişkilendirilen fenâ ve gaybet hâli.
→