KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Ebleh
1, Ahmak, beceriksiz. 2. tas. Abdal, büdelâ, saf derun. Bazıları dengeli ve ölçülü hareket edemediklerinden bazen şer'i hükümlere ve muaşeret adabına aykırı biçimde hareket ederler. Meczuplar böyledir. Hal, his ve heyecanlarına hâkim olan sâliklere…
→Ebnâ-i ahiret
Bkz. Ahret adam—Ahret hatun.
→Ebr
Bulut mec. Perde. 3- mec. Rahmet, ihsan, lütuf, tas. Çalışma ve çabalama yoluyla müşahedeye ermeğe neden olan perde.
→Ebrâr
İyiler, özü ve sözü doğru kimseler. Kur’ân’da iyilik ve takvâ sahiplerini anlatan çoğul bir addır. Tasavvufî kullanım Bazı sûfî tasniflerinde ahlâkı düzeltme, riyâzet ve mücâhede yoluyla Hakk’a yönelen orta derecedeki sâlikler için kullanılır. Allah’a…
→Ebru
Kaş. tas. a İlâhî sıfat, Allah'ın zatını perdelediği için sıfata ebru, perde denilmiştir. b Sâlikte görülen kusur sebebiyle derecesinin düşmesi ve ihmale uğraması, Bkz. Keman ebru, Tâk-ı ebru.
→Ebru-hoft
Çatık kaş. tas. Sâlikin derecesinin düşmesi. Zat-ı kibriyayı örtmesi, aynca varlık âlemini süslemesi sebebiye sıfatlara da ebru (kaş) denir (sr). Hablar mihrab-ı ebrüsuna meyl etmez fakih Olse kafirdir müselmanlar ona kılman namaz Fuzüli Edvar-ı…
→Dil ve Genel KültürEbû’n-nevm
“Uykunun babası” anlamında haşhaşa verilen mecazlı ad. Uyutucu etkisine gönderme yapar.
→Dil ve Genel KültürEbû’r-rebî‘
“Baharın babası” anlamında ibibik kuşuna verilen adlardan biri. Hüdhüd adıyla Kur’ân kıssası ve edebî sembolizmde de anılır.
→Ebü Said Ebu'l-Hayr bu isme mazhar olanlardandı
Israf, Müştak s ar., Özleyen, iştiyak halinde bulunan. 2. tas. Aşk ve sevdanın son haddi. Peygamber âşıklarının özlemini dile getiren mısralar, Bkz. İştiyak. Bu gelen aşkına devr eyler felek Yüzüne müştâk durur ins y…
→Ebü'l-Alemeyn
Ahmed er-Rifâî için kullanılan, iki sancak sahibi anlamındaki geleneksel lakap.
→Dil ve Genel KültürEcel-i mev‘ûd
Allah’ın ilminde belirlenmiş bulunan tabii ölüm vakti. Eski literatürde beklenmedik olay veya kaza sonucu gerçekleşen ölüm için kullanılan ecel-i kazâ tabiriyle karşılaştırılır.
→Ecnebi
Bkz. Yabancı, Ağyâr. Edebü'1-Hak Hakk'ın edebi. Hakk'a ve halka ait olanı bilmek; kula ait olanı kula, Hakk'a ait olam Hakk'a nispet etmek (gM). Edebü'l-hidme Hizmet edebi, Çok hizmet etmek, fakat yapılan hizmeti hiç görmemek.…
→Ecvibe-i Mutasavvıfâne
Banyalukalı Musâfî'nin Celvetî usul ve âdâbına dair soruları ile Aziz Mahmud Hüdâyî'nin cevaplarını aktaran kısa risâle.
→İnanç ve KelâmEdeb-i kelâm
Anlatımda veya edebî e üslûp içinde sıradan veya yi bayağı sözlere yer verüme- -ı mesi. ı
→Edep
+. Terbiye; incelik, nezaket; kabul gören kullara uyma, 2. tas. Kişideki bir meleke olup onu kötü hal ve hareketlerden Vvazgeçirir. Tasavvuf tümüyle edepten ibarettir. Edep kurallara uymayı ve resmi olmayı gerektirir. Oysa sevgi ve…
→Dil ve Genel KültürEdille-i asliyye
Fıkıh hükümlerinin dayandığı temel deliller. Klasik Sünnî usulde Kur’ân, sünnet, icmâ ve kıyas çoğunlukla dört ana delil olarak sıralanır.
→Edviye
Devalar, ilaclar. 2. tas. Su makamlara edviye denir: ihsan, ilim, hikmet, basiret, firaset; tazim, ilham, sekinet, tume'ninet, himmet (HM 29). ‘at-1 Ef'aki kulüb ( 45 J bi!) Deva 1. Gönül işleri. 2. tas. Sevgi,…
→Dil ve Genel KültürEhl ü iyâl
Bir kimsenin bakmakla yükümlü olduğu aile ve ev halkı. Eş, çocuklar ve geçimi üstlenilen yakınları kapsayabilir.
→Dil ve Genel KültürEhl-i arz
Yeryüzünde yaşayanlar; dünya halkı. İnsanlar yanında cinler gibi yeryüzüyle ilişkilendirilen varlıkları da kapsayan geniş kullanımına rastlanır.
→Ehl-i azimet
Bkz. Azimet. Ehl-i bâtın Evliya.
→Ehl-i beyt
Bkz. Âli aba. Ehl-i cedel— Ehl-i zevk İlahi hakikati tartışarak bulmaya çalışan ile ilahi hakkati tadarak ve yaşayarak kavrayan.
→Ehl-i dava
Bkz. Dava, Müddei. Ehl-i dert Dertli, âşık.
→Dil ve Genel KültürEhl-i hey’et
Astronomi ve eski gök bilimiyle uğraşan bilginler. Buradaki hey’et , gök cisimlerinin düzenini inceleyen ilmin klasik adıdır.
→Dil ve Genel KültürEhl-i hükümet
Devlet ve yönetim görevlileri. Tarihî metinlerde idare, yargı veya kamu otoritesini temsil eden kimseler için kullanılır; “namuslu kimseler” anlamıyla sınırlı değildir.
→Dil ve Genel KültürEhl-i idrâk
Anlayış, kavrayış ve muhakeme sahibi kimseler. Tasavvufî metinlerde işaret ve mânaları sezebilen kişiler için de kullanılır.
→Dil ve Genel KültürEhl-i ittikā
Takvâ sahibi, dinî ve ahlâkî sorumluluklarında sakıncalı şeylerden titizlikle kaçınan kimseler. Yalnız görünür sertlik veya aşırılık anlamına gelmez.
→Dil ve Genel KültürEhl-i Rûm
Anadolu halkı veya Anadolu’da yaşayanlar. Tarihî metinlerde “Rûm” coğrafyası döneme göre Bizans ülkesini yahut Anadolu’yu ifade eder.
→Dil ve Genel KültürEhl-i sâbıka
İslâm’ı ilk kabul edenler ve hayırlı işlerde öne geçenler. Terim erken Müslümanları veya mânevî öncelik sahiplerini anlatabilir.
→Ehl-i tahkik
Bir bilgiyi yalnız nakille değil, mânevî tecrübe ve kesin idrakle doğruladığı kabul edilen kimseler; hakikate ermiş ârifler. Mütehakkik maddesine de bakınız.
→Ehl-i tasfiye
Je!) Hakikatin manevi arınma ve ruhi temizlikle bileneceği görüşünde olanlara ehl-i tasfiye, tuttukları yola tarik-i tasfiye denir: Ehl-i vecd Vecde gelen, vecd yoluyla Hakk’a eren. Ehl-i vuslat Erenler, ermişler, vâsilün. Ehl-i vusül Süfiler ve…
→Dil ve Genel KültürEhl-i teslîs
Teslis inancını benimseyen Hristiyanlar için kullanılan klasik ifade. Hristiyan mezheplerinin kendi teolojik açıklamaları tek bir basit formüle indirgenmemelidir.
→Ehli dava
Bkz. Dava, Müddei Ehl-i dert Dertli, âşık.
→Ehli dil
Hudavend-i dil, Gönül ehli, arif, 2. Serden geçen sırra eren sâlik. Ehl-i dil, her istediğini rahat ve serbestce söyler, sözlerinden dolayı kınanmaz; fakat kendi derdini gizler. Bkz. Ashab-ı dil Edvar-ı vücut e — Zâhidâ…
→İnanç ve KelâmEhrimen
Zerdüştî gelenekte kötülük ve karanlık ilkesi için kullanılan Farsça ad. İslâmî dönem Farsça ve Türkçe metinlerde şeytan, kötücül güç veya karanlık taraf anlamında mecazlaşmıştır. İslâm kelâmındaki şeytan anlayışıyla Zerdüştî ikiciliğin aynı öğreti olmadığı göz…
→Tasavvuf ve TarikatEkberiyye
Muhyiddin İbnü’l-Arabî’ye nisbet edilen tasavvufî ve fikrî harekete verilen ad. Bizzat kendisi tarafindan oluşturulmamış, manevî oğlu Sadreddin-i Konevî onun irşat postuna oturmuş ve fikirlerini yaymış olduğu, hatta onun eserlerinin bu yolla yayıldığı kaynaklarda ifade…
→Dil ve Genel KültürEkmel
( En olgun ve yetkin, tas. Kendisinde ilâhî isim ve sıfatların daha fazla toplandığı, ilâhî isim ve sıfatlara en fazla mazhar olan zat. El almak—El vermek Tarikate girmeye, belli bir şeyhe intisap etmeye ve…
→El öpme
Takbilu'l-yed. tas. Şeyhin elini öpmek. İstiğfardan sonra şeyhin elini öpmek, ihvanla kucaklaşmak tarikat adabındandır (sav). Müritler bazen el etek de öperler. Hatta ayaklarını öptüren şeyhler bile vardır. Müritler şeyhlerin Hak-ı payını, türâb-ı kademi kutlu…
→Elif
( Arap alfabesinin ilk harfi. mec. Doğru, müstakim; sayı olarak tas. Zat-ı ahadiyet. Allah'ın mutlak tekliği ve birliği. Elif bir rakam şeklinde yazılır ve ebced hasabindaki sayı değeri de birdir. Bu bakımdan elif Allah'ın…
→Dil ve Genel KültürEmr-i Hak
Allah’ın emri ve hükmü. Edebî metinlerde ölüm, ilâhî buyruğun gerçekleşmesi anlamında bu ifadeyle anılabilir.
→Dil ve Genel KültürEmr-i ilâhî
Allah’ın buyruğu ve hükmü. Edebî kullanımda ölüm de kaçınılmaz ilâhî emir olarak bu tamlamayla anılabilir.
→Dil ve Genel KültürEmr-i şer‘î
Şeriatın buyruğu; dinî hükümle yapılması veya kaçınılması istenen iş. Hükmün derecesi farz, vâcip, mendup, haram veya mekruh gibi tasniflerle belirlenir.
→Kur’an ve TefsirEmvâl-i zâhire
Açıkça görülebilen ve kamu görevlilerince tespit edilebilen mallar. Klasik zekât hukukunda otlayan hayvanlar, tarım ürünleri, madenler ve gümrükten geçen ticaret malları bu başlıkta değerlendirilmiştir. Nakit ve sahibinin beyanına bağlı gizli mallar emvâl-i bâtına adıyla…
→Kur’an ve TefsirEnârallahu kabrehu
“Allah onun kabrini nurlandırsın.” Vefat etmiş bir kimse anılırken dua maksadıyla kullanılan saygı ifadesi.
→Endûh
Üzüntü ve keder. Tasavvufî kullanımda bilinmeyen bir husus karşısında duyulan hayret ve şaşkınlıkla ilişkilendirilir.
→Kur’an ve TefsirEnfâl
Savaş sonunda elde edilen ganimetler ve devlet başkanının kamu yararına ayırdığı ilâve paylar. Klasik fıkıhta ganimet ve fey hükümleri içinde ele alınır. Okuma notu Kavram Enfâl sûresine adını vermiştir; ancak sözlük maddesi sûre tefsirinin…
→Enfüs
t. Nefs Nefsler. Bkz. Afak. Enfüsi seyr Sâlikin ilahi feyzi ve hakikati kendi iç aleminde araması.
→Engüşt
Parmak. Tasavvufî sembolizmde Allah’ın her şeyi kuşatan ihâta sıfatına işaret eden Farsça kelime. Kalplerin Rahmân’ın kudreti altında oluşunu anlatan rivayet ve ifadelerde parmak mecazı kullanılır; bu anlatım fiziksel organ isnadı olarak anlaşılmaz.
→Envar-ı seba
Yedi nur. tas Halvetiye tarikatine göre, nefsin yedi mertebesinde görülen nurlar mavi, sarı, kırmızı, siyah, yeşil, beyaz, renksizdir (sme 35). Er x. Recul, erkek, mert. tas. Ricalullah ve merdan-i Huda'dan olan zat, Allah adamı,…
→Erbâb
Rab kelimesinin çoğulu olup sahipler, bir işin ehli ve yetkinleri demektir. Tasavvuf metinlerinde “erbâb-ı kulûb”, “erbâb-ı hâl” ve “erbâb-ı tarîkat” gibi tamlamalarla gönül, hâl veya yol ehli kimseleri belirtir.
→Erbaîn (Şâbâniyye)
Sâlikin mürşid gözetiminde kırk gün süreyle ibadet, az yemek, az uyumak, zikir ve iç gözleme yoğunlaştığı halvet uygulaması.
→Erbain i ar
) Kırk tas. Çile çekmek, nefsi ezmek, bencilliği kırmak için müritlerin kırk gün halvete çekilmeleri; bu Süre içinde zorunlu olmadıkça bir şey yememeleri, konuşmamaları, uyumamalan, sürekli olarak zikir ve tefekkurle meşgul olmaları, Bu Süreyi…
→Esfar
4 Sefer Seferler, yolculuklar. tas. a Cile çekmek veya mürşide varmak için yeryüzünde yapılan yolculuk. b Hakk’a ermek için yapılan manevi ve ruhani yolculuk. Bkz. Sefer, Esfar-ı erbaa Dört sefer: Halktan Hakk’a, Hak ile…
→Kur’an ve TefsirEsir
Nefsinin, menfaatinin veya kötü alışkanlıklarının tutsağı olan kimse. Tasavvuf şiirinde ilâhî aşkın hükmü altına giren âşık. Benim tek hiç kim zâr u perişan olmasın yâ Rab Esîr-i derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın yâ…
→Dil ve Genel KültürEsmâ-i hüsnâ
Allah’ın en güzel isimleri. Kur’ân ve hadislerde geçen ilâhî isimler, Allah’ın zâtını değil kulların anlayabileceği isim ve sıfat tecellilerini bildirir.
→Esmâ-i Seb‘a
Etvâr-ı Seb‘a terbiyesinde kullanılan yedi ilâhî isim için kullanılan terimdir. Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî şemasında bunlar Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr olarak sıralanır. Her isim nefsin bir mertebesi, belirli bir seyr,…
→Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak için birçok şerh yazılmıştır.…
→Tasavvuf ve TarikatEstağfirullah
“Allah’tan bağışlanma dilerim” anlamındaki istiğfar cümlesi. Günah ve kusurun farkına varmayı, Allah’a yönelmeyi ve tövbeyi ifade eder; zikir ve evrâd içinde tekrar edilen temel dua cümlelerinden biridir.
→Kur’an ve TefsirEş‘ariyye
Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin görüşleri çevresinde şekillenen Sünnî kelâm ekolü. Akıl yürütmeyi bütünüyle reddetmeden Kur’ân, sünnet ve erken dönem rivayet geleneğini esas alır. Özellikle Şâfiî ve Mâlikî çevrelerde yayılmış; Allah’ın sıfatları, insan fiilleri, iman ve nübüvvet…
→Eşik
Atebe, âsitâne ve dergâh. tas. Tasavvufta ve genelde doğulu kavimlerde eşiğin bir kutsiyeti vardır. Ulu kişilerin ululuğunu anlatmak için oturdukları evlerin eşiklerinin ululuğundan söz edilir. Eşik mahviyeti simgeler. Müridin, şeyhin kapısının eşiğini öpmesine eşiğe…
→Tasavvuf ve TarikatEşrefiyye
Kādiriyye’nin Eşrefoğlu Rûmî’ye nispet edilen Anadolu kolu. İznik merkezli teşekkül eden yol, Kādirî usulünü Eşrefoğlu’nun irşadı, şiirleri ve sonraki post silsilesi çevresinde sürdürmüştür. Âdâb ve merasim kayıtlarının bir kısmı Eşrefî-Rûmî çevresine özgüdür; bütün Kādiriyye’ye…
→Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir. Madenler…
→Etvâr-ı Seb‘a
Sözlük anlamı: “Yedi tavır” veya “yedi evre”. Tasavvuf terimi: Nefsin kötü sıfatlardan arındırılması ve mânevî olgunluğa yönelmesi sürecini yedi ana mertebede açıklayan seyrüsülûk tasnifi. Yaygın sıralama nefs-i emmâre, levvâme, mülhime, mutmainne, râziyye, marzıyye ve…
→Evbâşi
) Terbiyesizlik, yaramazlık, haydutluk. 2. tas. Mahabbetin güçlü etkisi altında kalan bir sâlikin işlediği iyi işler için de günahlardan sakındığı için de sevap istememesi (11s). Sevginin galebesi altındayken amel ve ibadetlerine karşılık beklememesi (sr).…
→Tasavvuf ve TarikatEvliya
t. Veli Veliler, dostlar. tas. Ermişler, erenler. Hakk'ın dostları, Allah'ın özel ilgisine, sevgisine ve yardımına nail olanlar. Genel anlamda müminlerin hepsi evliyadır. Özel anlamda yalnızca Allah'ın kendilerine kerâmet ve ilham ihsan ettiği kâmil müminler…
→Evliyaiye
!) Allah'ın velisi ve dostu olma seviyesine yükselenlerden mükellefiyetin ve ibadetlerin düşeceğine inanan mutasavvıflar zümresi. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için SL 535; İM 430 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
→Evrâd-ı Settâr
Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî'ye nispet edilen ve Şâbânî gelenekte bazı düzenlemelerle okunan günlük dua ve zikir tertibi.
→Evrat
ç Vird. Dualar, hizipler. Bkz. Vird, Vârit, Zikir.
→Kur’an ve TefsirEvvel
Sözlük anlam “ilk’ olan bu söz, “esmâ'ü’l hüsnâ” (Allah'ın güzel isimle rOdan olup Allah’ın sıfatı olarak Kur’ân-ı Kerîm’de “Hadîd su resi” nde “âhir” sözü ile birlikte kullanılmıştır ve “Kâina tın (varlığın) başlangıcı olmayan” anlammdadır.…
→EYE Saak
1. Kendinden 8ecip yere düşme; gök gürlemesi, yıldırım. 2, tas. Rabbani (Zati) tecelli ile Hak'ta fani olma İFM, kı). Hz. Musa Tur'da Hakk'ın tecellisini görünce kendinden geçmişti (A'raf Suresi, 143; cr),
→Eytat
Direkler, sütunlar. tas. Biri doguda, digeri batıda, üçüncüsü kuzeyde, dördüncüsü güneyde bulunan dört büyük veli. Ibn Arabi'ye göre, Allah bu bölgeleri bu ermiş kulları aracılığı ile korur. Bu dört veli sirayla Abdülhay, Abdülalim, Abdülmürd…
→Eyyâm-ı gam
!) Üzüntülü günler. tas. Seyr ile'l-lâh'tan geri kalma zamani. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için SE kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Eza—Cefa Bkz. İncinmek-İncitmek. Ezel-Ebed Allah'ın başlangıcı olmamasına ezel, sonu olmamasına ebed denir. Ezel-ebed Allah'ın…
→Dil ve Genel KültürEyyâm-ı teşrîk
Zilhiccenin 11, 12 ve 13. günleri. Kurban etlerinin güneşte kurutulması geleneğinden adını alır; teşrik tekbirleri ve hac menâsikiyle ilişkilidir.
→