KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Yad-dast
Hatırda tutma, muhafaza, tas. a Nefesi tutup nefy-i ispat yoluyla (kelime-i tevhit) zikr eden sâlikin mezkürün huzurunda olma halini kalbinde muhafaza etmesidir. b Her halükârda kalbin Hak'la huzurda olması hali, yani murakabe. Zikir, murakabe,…
→Yâd-kerd
Zikretmek, hatırlamak. tas. a Murakabe mertebesine ulaştıktan sonra sâlikin lisanla belli sayıda nefy ve ispatı (La ilahe nefy, illallah ispat kısmıdır) zikretmesi. Bu yolla kalbin pası silineceğinden müşahede mertebesine ulaşılır. b Zakir için mezkürün…
→Tasavvuf ve TarikatYâfi'iyye
İslâmî bk. tarikatlerden 14. yüzyılda ortaya an çıkan ve Kâdiriyye tarikatının rf Abdullah b. Es'ad el-Yâfi'î (öl. bk. 768 / 1367) ye nispet edilen bir kolunun adı. + yağmur duası a. Havaların kurak ın…
→Dil ve Genel KültürYahudi
f^^) ^r-l Hz. Musa’nın dinine mensup kimse.
→Dil ve Genel KültürYahudî karşıthğı
antisemitizm maddesine bakınız.
→Dil ve Genel KültürYahudilik
Semavî dinlerden Hz. Musa’nın Allah’ın elçisi ol rak insanlara tebliğ ettiği İlâh din
→Tasavvuf ve TarikatYakin
Kesin ve apaçık bilgi. Şüphe ve tereddüde mahal olmayan doğru ve gerçek. tas. a Vakaya uygun başka türlüsü imkânsız ve değişmeyen inanç. b Delille değil, iman gücüyle apaçık olarak görme. c Saf kalple gaybı…
→Dil ve Genel KültürYar
Sevgili, dost. tas. a Tüm yaratıkların suretlerini oluşturan ilâhî sıfatlar. Sâlikin haline bundan daha uygun düşen bir isim yoktur. Zira kelime-i tevhidin esası budur (us). b Şuhüt âlemi, Zat-ı Hakk'ı temaşa. Yâ Rab beni…
→Dil ve Genel KültürYâr-ı bâkî
“Ebedî dost” anlamında Allah için kullanılan tasavvufî ifade. Fâni dostluklarla ilâhî yakınlığın kalıcılığını karşılaştırır.
→Dil ve Genel KültürYe'cûc ve Me'cûc
İslâm dünyasında yaygın söylentilerden oluşan ve Zülkarneyn döneminde ortaya çıkan ve gelecekte kıyametin kopmasına yalan dönemde de dünyada görünerek bozgunculuk ve fesat ortamı yaratacağına inanılan bir topluluk.
→Dil ve Genel KültürYed-i yümnâ
Sağ el. Dinî âdâbda temiz ve saygın işlere sağ elle başlama geleneğiyle ilişkilidir.
→Yedân
1. tkiel. 2. tas. a Allah'ın faile ve kâbile (etkileyen ve etkiyi kabul edip etkilenen) mütekabil isimleri. Celal ve Cemal isimleri. b Zorunluluk ve zorunsuzluk (vücüp — imkân mertebesi) fakat tekabül daha genel bir…
→Dil ve Genel KültürYemâniyye
Aşın fırkalarından olup Yemân Rebâb ile Muhammed b. Yem el-Kûfî’nin önderliğinde Allah insan suretinde olduğu, yüzü şında her organının yok olac ğını savunan cemaatler
→Tasavvuf ve TarikatYemeniyye
İslâ tarikatlerinden olup 13. yy.’ ortaya çıkan ve Ebû Muhamm Afifüddin Abdullah b. Ali Esedî (öl. 620 / 1223) ye nisp edilen ve “Esediyye” adıyla anılan Kâdiriyye tarikatının b kolu için kullanılan ad
→Hadis ve SünnetYemin
Bir söz veya iddiayı Allah’ın adını anarak kuvvetlendirme. Fıkıhta geleceğe ilişkin bir işi yapmak veya yapmamak üzere edilen yeminler; kasıt, içerik ve bozulma durumuna göre farklı hükümlere ayrılır. Lağv yemini Kasıt olmadan ağız alışkanlığıyla…
→YeseviyyeYesevî asâsı
Yesevî geleneğinde hırkayla birlikte hilâfet alan müride verilen, irşad sorumluluğu ve yol hizmetini simgeleyen işaret.
→YeseviyyeYesevî halveti
Oruç, Kur’an tilâveti, hikmet okuma, gece zikri, sınırlı yemek, rüyanın mürşide arzı ve dua ile yürütülen kırk günlük toplu eğitim düzeni.
→YeseviyyeYesevî hikmeti
Yesevî çevresinde tevhid, tövbe, nefis terbiyesi, sünnete bağlılık ve âhiret şuurunu sade Türkçe manzum sözle öğreten irşad metni. Dîvân-ı Hikmet nüshaları farklı dönemlerin ortak hafızasını taşıdığı için her şiir doğrudan Ahmed Yesevî’ye ait kabul…
→Dil ve Genel KültürYesevîlik
Yeseviyye maddesine bakınız.
→Tasavvuf ve TarikatYeseviyye
İslâm tarikatlerinden olup 12. yy.’da ortaya çıkan ve Ahmed Yesevî (öl. 562 / 1166) ye nispet edilen Orta Asya coğrafyasmda etkin olan bir tarikatın adı ve bunun için kullanılan terim. Kökeni Hz. Ali ve…
→YeseviyyeYeseviyye’de cehrî zikir
Tevhid ve Hay isimlerinin ses, nefes ve beden ritmiyle topluca icra edildiği Yesevî zikir usulü. Hafî zikir bütünüyle reddedilmez; müridin hâline göre eğitim yöntemi değişebilir.
→Kur’an ve TefsirYetim
Ergenlik çağına ulaşmadan babasını kaybetmiş çocuk. Anne-babasını veya annesini kaybeden çocuk için günlük dilde daha geniş kullanılabilir. Kur’ân yetimin malını korumayı, ona iyi davranmayı ve hakkını gözetmeyi ısrarla emreder. Vesayet altındaki mal, çocuğun rüşdü…
→Yetiş
(Edrikni, der-yab) İmdat, istimdat ve istiane için kullanılır. Yevm-i cuma (sep y) Cuma günü. tas. Ayn-i ceme erme, buluşma vakti (kı; İFM).
→Dil ve Genel KültürYevm-i azîm
Büyük ve dehşetli gün; kıyamet. Hesabın ve ilâhî hükmün gerçekleşeceği günün ağırlığını vurgular.
→Dil ve Genel KültürYevm-i cezâ
Karşılık ve hesap günü; kıyamet. İnsanların iman ve amellerinin karşılığını göreceği âhiret safhasını anlatır. Fâtiha’daki mâliki yevmi’d-dîn ifadesiyle aynı hesap ve karşılık fikrine bağlıdır.
→Dil ve Genel KültürYevm-i hasret
Pişmanlık ve hasret günü; kıyamet. Âhirette geriye dönüş imkânının kalmamasını anlatan adlandırmalardan biridir.
→Dil ve Genel KültürYevm-i nahr
Kurban kesme günü; zilhiccenin onuncu günü ve Kurban Bayramı’nın ilk günü. Hacda büyük cemre, kurban, tıraş ve tavaf görevleriyle ilişkilidir.
→Dil ve Genel KültürYevm-i saâdet
Mutluluk ve kutluluk günü. Edebî ve dinî metinlerde sevindirici, hayırlı bir olayın gerçekleştiği gün için kullanılır.
→Dil ve Genel KültürYevmü’l-hak
Gerçeğin bütünüyle ortaya çıkacağı hak günü; kıyamet. Hesap ve karşılığın kuşkuya yer bırakmadan gerçekleşmesini ifade eder.
→Dil ve Genel KültürYevmü’l-hasret
Pişmanlık günü; kıyamet. İnsanların dünya hayatındaki tercihleri sebebiyle duyacakları telâfisi mümkün olmayan hasreti anlatır.
→Dil ve Genel KültürYevmü'n-nefûr
bk. yevm-i kıyâmet Jl yevmü’t-telâkî a. Ç^^l ^) Kıyamet günü. s yevmü’t-tenâd a. (jUI ^1 et bk. yevmü’t-telâkî yevmü’l-va'îd a. (jxjll ^ bk. yevmü’l-cem' a
→Dil ve Genel KültürYevmü’s-sülâsâ
Salı günü. Arapça gün adlandırmasında haftanın sayıyla kurulan adlarından biridir.
→Dil ve Genel KültürYezîdîlik
Yezîdiyye maddesine bakınız.
→Tasavvuf ve TarikatYezîdiyye
e Jl inanma, şeyh Adî b. Musafir’in mürşit olduğunu benimseme, Jl Yezid b. Mu'âviye’nin dünyanm nuru olduğu…
→Tasavvuf ve TarikatYokluk
Bkz. Adem, Hiç. Yol Tarik, tarikat, rah. tas. Hakk'a giden ve sâliki ilahi huzura ulaştıran vasıta. Yola girmek: Tarikate girmek. Yola getirmek: Bir kimsenin tarikate girişini sağ- i 379
→Kur’an ve TefsirYolculuk duası
Yola çıkarken Allah’tan korunma, kolaylık ve hayırlı dönüş dilemek için okunan dua. Allah’a tevekkül ettim. Güç ve kuvvet ancak yüce Allah’ın yardımıyladır. Hadislerde binit veya taşıta binerken tekbir, tesbih ve yolculuğun sıkıntılarından Allah’a sığınma…
→Kur’an ve TefsirYûsuf sûresi
Kur’ân’ın on ikinci sûresi; Mekke döneminde inmiş ve 111 âyetten oluşmuştur. Hz. Yûsuf’un çocukluğundan Mısır’daki yükselişine kadar kıssayı bütünlüklü biçimde anlatır. Kardeş kıskançlığı, kuyu, kölelik, iffet imtihanı, zindan, rüya tabiri, iktidar, sabır ve bağışlama…
→Yüsuf-i kutsi
Kutsal Yusuf. tas. Ruh. Yüsuf'un içine atıldığı karanlık kuyudan (kuyu: dünya) çıkması icabettiği gibi ruhun da meleküta yükselmesi için maddi âlemden tecerrad etmesi icap eder. Yitirdim Yasuf'u Ken'an içinde Bulundu Yüsuf'um, Ken'an bulunmaz. Eşrefzâde…
→