Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

88 temiz madde bu görünümde hazır.

Tasavvuf ve Tarikat

Ya Göründüğün Gibi Ol

Bu söz Mevlânâ’ya aittir. Riya (gösteriş) nın, kötü bir şey olduğu vurgulanır, ikiyüzlülük, yerilen bir ahlâktır.YAPMAK GÜÇ, YIKMAK KOLAY :Bu atasözü gönül yapmanın zor, yıkmanın kolay olduğunu ifade eder. Ancak bu, maddî manada da…

Tasavvuf ve Tarikat

Ya’izziyye

Mağrib’li Ebu Yâiz Cevad b. Meymûni’l-Hazmiri’l-Hankurî tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Ya’kûbiyye

Bir adı da Harrâziyye’dir. Hızriy-ye’nin kolu olan bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Yâd Etmek

Hatırlamak, anmak. Zikir. Dünyâdaki bütün insanlara peygamber olarak gönderilen, peygamberlerin sonuncusu ve en üstünü Muhammed aleyhisselâmın doğduğu Rebî'ul-evvel ayının on birinci ve on ikinci günleri arasındaki geceye Mevlid gecesi denir. Bu gece, Kadr gecesinden…

Yad-dast

Hatırda tutma, muhafaza, tas. a Nefesi tutup nefy-i ispat yoluyla (kelime-i tevhit) zikr eden sâlikin mezkürün huzurunda olma halini kalbinde muhafaza etmesidir. b Her halükârda kalbin Hak'la huzurda olması hali, yani murakabe. Zikir, murakabe,…

İnanç ve Kelâm

Yâd-I Daşt

Nakşibendiyye yolundaki on temel esastan biri. Zikrin, Allahü teâlâyı anmanın ve hatırlamanın kalbe yerleşmesi, meleke hâline gelmesi. Yâd-ı daşt en yüksek mertebedir. Ondan sonra mertebe yoktur. (İmâm-ı Rabbânî)

İnanç ve Kelâm

Yâd-I Gird

Hatırlamak; Nakşibendiyye yolundaki on temel esastan biri. Her an Allahü teâlâyı anıp hatırlamaya çalışmak.

Yâd-kerd

Zikretmek, hatırlamak. tas. a Murakabe mertebesine ulaştıktan sonra sâlikin lisanla belli sayıda nefy ve ispatı (La ilahe nefy, illallah ispat kısmıdır) zikretmesi. Bu yolla kalbin pası silineceğinden müşahede mertebesine ulaşılır. b Zakir için mezkürün…

Tasavvuf ve Tarikat

Yâfi'iyye

İslâmî bk. tarikatlerden 14. yüzyılda ortaya an çıkan ve Kâdiriyye tarikatının rf Abdullah b. Es'ad el-Yâfi'î (öl. bk. 768 / 1367) ye nispet edilen bir kolunun adı. + yağmur duası a. Havaların kurak ın…

Dil ve Genel Kültür

Yahudi

f^^) ^r-l Hz. Musa’nın dinine mensup kimse.

Dil ve Genel Kültür

Yahudî karşıthğı

antisemitizm maddesine bakınız.

İbadet ve Fıkıh

Yahûdîler

Ehl-i kitabdan birisi olan kavim, topluluk. Yâkûb aleyhisselâmın on iki oğlundan gelenler. Bunlara daha önce Benî İsrâil yâni İsrâiloğulları denildi. Yâkûb aleyhisselâm, İbrâhim aleyhisselâmın oğlu olan İshâk aleyhisselâmın oğlu idi. Asıl adı İsrâil idi.…

Dil ve Genel Kültür

Yahudilik

Semavî dinlerden Hz. Musa’nın Allah’ın elçisi ol rak insanlara tebliğ ettiği İlâh din

Kur’an ve Tefsir

Yahyâ Aleyhisselâm

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Zekeriyyâ aleyhisselâmın oğludur. Annesinin ismi Elîsa olup, hazret-i Meryem'in kızkardeşi ve İmrân'ın kızı idi. Dâvûd aleyhisselâmın neslinden olan Yahyâ aleyhisselâm, hazret-i Meryem'in teyzesinin oğludur. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:…

Tasavvuf ve Tarikat

Yakin

Kesin ve apaçık bilgi. Şüphe ve tereddüde mahal olmayan doğru ve gerçek. tas. a Vakaya uygun başka türlüsü imkânsız ve değişmeyen inanç. b Delille değil, iman gücüyle apaçık olarak görme. c Saf kalple gaybı…

Tasavvuf ve Tarikat

Yaktığın Çerağı Söndürme

Bir kerecik kusur işleyen mürid hakkında, şeyhe niyaz tarzında söylenen söz ki bu affetmeyi ihtiva eder.Merhem koyup onarma sînemde kanlı dağı. Söndürme öz elinle yandırdığın çerağı.Fuzulî

İbadet ve Fıkıh

Yâkûb Aleyhisselâm

Ken'an diyârındaki (Fenike denilen Sayda, Sur ve Beyrut ile Filistin ve Sûriye'nin bir kısmından ibâret olan eski bir memleket) insanlara gönderilmiş olan peygamber. İshâk aleyhisselâmın oğlu, Yûsuf aleyhisselâmın babasıdır. Yâkûb, İbrânice bir isim olup,…

Tasavvuf ve Tarikat

Yakute-İ Sahra

Arapça, sahranın, çölün yakutu anlamında bir tamlama.Nefs-i külliye. Bu ismin veriliş nedeni, nuraniyyetin karanlık olan zulm ile karışmasıdır. Cisimden ayrı olan akıl, böyle değildir. O, sırf nur olduğu için, “dürr-i beyzâ” (beyaz inci) adını…

Tasavvuf ve Tarikat

Yalanla İman Bir Arada Olmaz

Bu atasözü, bir hadise istinad eder. Bkz. : Künûzu’l-Hakâyık, c. II., s. 133. Yalanın imana aykırılığı, bu sözle açık seçik vurgulanır.YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN,

Dil ve Genel Kültür

Yar

Sevgili, dost. tas. a Tüm yaratıkların suretlerini oluşturan ilâhî sıfatlar. Sâlikin haline bundan daha uygun düşen bir isim yoktur. Zira kelime-i tevhidin esası budur (us). b Şuhüt âlemi, Zat-ı Hakk'ı temaşa. Yâ Rab beni…

Dil ve Genel Kültür

Yâr-ı bâkî

“Ebedî dost” anlamında Allah için kullanılan tasavvufî ifade. Fâni dostluklarla ilâhî yakınlığın kalıcılığını karşılaştırır.

Kur’an ve Tefsir

Yâsîn Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin otuz altıncı sûresi. Yâsîn sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil olmuştur (inmiştir). Seksen üç âyet-i kerîmedir. Yâsîn diye başladığı için,sûre bu ismi almıştır. Bâzı âlimler, Yâsîn ile murâdın; ey insan veya ey insanların efendisi…

Tasavvuf ve Tarikat

Yaş Kesen El Kurur

Kurumamış ağacı kesmemek gerek. Çünkü bir ağacın yetişmesi uzun yıllara ve hatta masraflara mal olmaktadır. Çağımızın çevrecilik hareketi, orijinal değildir. Bizim kültürümüzde, ağacı, ormanı, yeşili sevmek, korumak, atasözlerimize girerek, kamu vicdanında, dinî bir mahiyet…

Tasavvuf ve Tarikat

Yazılı Harp Gömleği

Eskiden, harp sırasında yaralanmaktan korunmak üzere, hazırlanmış bir tür gömlek. Bu ipek veya pamuktan olurdu. Üzerine de, kötülükten koruyacağına inanılan birtakım Kur’an-ı Kerim ayetleri yazılırdı. Sultan Yavuz Selim’e ait böyle bir gömlek, İslam Türk…

Dil ve Genel Kültür

Ye'cûc ve Me'cûc

İslâm dünyasında yaygın söylentilerden oluşan ve Zülkarneyn döneminde ortaya çıkan ve gelecekte kıyametin kopmasına yalan dönemde de dünyada görünerek bozgunculuk ve fesat ortamı yaratacağına inanılan bir topluluk.

Dil ve Genel Kültür

Yed-İ Beydâ

Parlak el. Mûsâ aleyhisselâmın mûcize olarak gösterdiği ve koynundan çıkardığında gözleri kamaştıran ve güneş ziyâsı saçan eli.

İnanç ve Kelâm

Yed-İ Kudret

Allahü teâlânın kudreti. Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemîn ederim ki; mü'min olmadıkça Cennet'e giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe mü'min olamazsınız. Size; birbirinizi seveceğiniz bir şeyi bildireyim mi?Selâmı aranızda yayın. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs) Nefsim yed-i kudretinde…

Dil ve Genel Kültür

Yed-i yümnâ

Sağ el. Dinî âdâbda temiz ve saygın işlere sağ elle başlama geleneğiyle ilişkilidir.

Yedân

1. tkiel. 2. tas. a Allah'ın faile ve kâbile (etkileyen ve etkiyi kabul edip etkilenen) mütekabil isimleri. Celal ve Cemal isimleri. b Zorunluluk ve zorunsuzluk (vücüp — imkân mertebesi) fakat tekabül daha genel bir…

Tasavvuf ve Tarikat

Yedi

rakamına ait geliştirilmiş bir inanç vardır ki, muhtemelen bunun kökeni, Kur’an-ı Kerim’de “Yedi sema” (Bakara 29) “Yedi deniz” (Lokman 27) “Yedi başak” (Bakara/261 Yusuf/46) “Yedi çift” (Hicr/87) “Yedi kapı” (Hicr/44) “Yedi gün” (Bakara/196) “Yedi…

Tasavvuf ve Tarikat

Yedi Yolun Hakkı Var

Susuza su vermek, yol bilmeyene yol göstermek, ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermek, toplum hayatında ferdleri biribirine yaklaştırır. Neticede zengin-fakir arasında bir köprü kurulur, toplum huzurlu olur. işte bu yüzden, su sahiplerinin, yol bilenlerin, vazifelerini Hakk’a…

Tasavvuf ve Tarikat

Yediler

Veliler hiyerarşisinde yer alan yedi büyük veli. Bunlar, Hz. ibrahim’in kalbi yani ruh yapısı üzere şekillenmiş olup, insanlara rıfk ve hilm ile muamelede bulunurlar. Bunlara Ricâl-i ula veya Ricâl-i Me’aric-i ula da denir.

Tasavvuf ve Tarikat

Yedu’llâh

Arapça Allah’ın eli anlamında bir isim tamlaması. Kur’an-ı Kerimde 4 yerde (Al-i İmran/73, Maide/64, Feth/ 10, Hadid/29) geçen bu tâbir, Allah’ın kudreti manasmdadır.

İnanç ve Kelâm

Yehova Şâhidleri

Amerika Birleşik Devletleri'nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872'de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezheb ve misyoner teşkîlâtına verilen ad. Yehova şâhidleri, Tevrât'ın, Yehova adını verdikleri tanrının kelâmı olduğunu, kendilerinin hazret-i…

Tasavvuf ve Tarikat

Yelim

Bir işi üç defa yapmaya denir. Bektaşîler, muhabbet dedikleri içki toplantısında, önce, mezesiz olmak üzere üç kadeh dem yani rakı içerler. İçki dağıtıcısı (saki) kadehi önce baba’ya sunar. Baba bunu bir dikişte içer, kadehi…

Dil ve Genel Kültür

Yemâniyye

Aşın fırkalarından olup Yemân Rebâb ile Muhammed b. Yem el-Kûfî’nin önderliğinde Allah insan suretinde olduğu, yüzü şında her organının yok olac ğını savunan cemaatler

Tasavvuf ve Tarikat

Yemeniyye

İslâ tarikatlerinden olup 13. yy.’ ortaya çıkan ve Ebû Muhamm Afifüddin Abdullah b. Ali Esedî (öl. 620 / 1223) ye nisp edilen ve “Esediyye” adıyla anılan Kâdiriyye tarikatının b kolu için kullanılan ad

Hadis ve Sünnet

Yemin

Bir söz veya iddiayı Allah’ın adını anarak kuvvetlendirme. Fıkıhta geleceğe ilişkin bir işi yapmak veya yapmamak üzere edilen yeminler; kasıt, içerik ve bozulma durumuna göre farklı hükümlere ayrılır. Lağv yemini Kasıt olmadan ağız alışkanlığıyla…

İnanç ve Kelâm

Yemîn-İ Gâmûs

Günâha ve Cehennem'e sokan yemin. Geçmişteki bir şey için, bile bile yalan söyleyerek, yemin etmek. Yemîn-i gâmûs eden kimse için peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: Kim yalan yere yemîn ederse, Allahü teâlâ onu Cehennem'e koyar.…

Ahlâk ve Âdâb

Yemîn-İ Lağv

Boş yere yemîn. Geçmiş bir şey için zan ile yanlış yemîn etmek. Bunda günah ve keffâret yoktur.

Tasavvuf ve Tarikat

Yenâbî-İ Hikmet

Arapça, hikmet pınarları demektir. “Kırk gün helâl yiyenlerin kalbindeki pınarlardan ve çeşmelerden, nur fışkırır” (Aclûni, II, 224) hadis-i şerifinde de belirtildiği gibi hikmet pınarları müminlerin kalbindedir.

İbadet ve Fıkıh

Yerhamükallah

Aksırıp, Elhamdülillah diyene, yanında bulunan kimsenin; "Allahü teâlâ sana merhamet etsin" mânâsına söylediği mübârek bir söz, teşmit. (Bkz. Teşmît) Müslümanın müslüman üzerinde beş hakkı vardır. Selâmına cevâb vermek, hastasını yoklamak, cenâzesinde bulunmak, dâvetine gitmek…

Yeseviyye

Yesevî asâsı

Yesevî geleneğinde hırkayla birlikte hilâfet alan müride verilen, irşad sorumluluğu ve yol hizmetini simgeleyen işaret.

Yeseviyye

Yesevî halveti

Oruç, Kur’an tilâveti, hikmet okuma, gece zikri, sınırlı yemek, rüyanın mürşide arzı ve dua ile yürütülen kırk günlük toplu eğitim düzeni.

Yeseviyye

Yesevî hikmeti

Yesevî çevresinde tevhid, tövbe, nefis terbiyesi, sünnete bağlılık ve âhiret şuurunu sade Türkçe manzum sözle öğreten irşad metni. Dîvân-ı Hikmet nüshaları farklı dönemlerin ortak hafızasını taşıdığı için her şiir doğrudan Ahmed Yesevî’ye ait kabul…

Dil ve Genel Kültür

Yesevîlik

Yeseviyye maddesine bakınız.

Tasavvuf ve Tarikat

Yeseviyye

İslâm tarikatlerinden olup 12. yy.’da ortaya çıkan ve Ahmed Yesevî (öl. 562 / 1166) ye nispet edilen Orta Asya coğrafyasmda etkin olan bir tarikatın adı ve bunun için kullanılan terim. Kökeni Hz. Ali ve…

Yeseviyye

Yeseviyye’de cehrî zikir

Tevhid ve Hay isimlerinin ses, nefes ve beden ritmiyle topluca icra edildiği Yesevî zikir usulü. Hafî zikir bütünüyle reddedilmez; müridin hâline göre eğitim yöntemi değişebilir.

Kur’an ve Tefsir

Yetim

Ergenlik çağına ulaşmadan babasını kaybetmiş çocuk. Anne-babasını veya annesini kaybeden çocuk için günlük dilde daha geniş kullanılabilir. Kur’ân yetimin malını korumayı, ona iyi davranmayı ve hakkını gözetmeyi ısrarla emreder. Vesayet altındaki mal, çocuğun rüşdü…

Yetiş

(Edrikni, der-yab) İmdat, istimdat ve istiane için kullanılır. Yevm-i cuma (sep y) Cuma günü. tas. Ayn-i ceme erme, buluşma vakti (kı; İFM).

İbadet ve Fıkıh

Yetmiş İki Fırka

Ehl-i sünnet yolundan (Peygamber efendimizin ve Eshâb-ı kirâmın bildirdiği doğru yoldan) ayrılan ve Cehennem'e gidecekleri hadîs-i şerîfte bildirilen bozuk fırkalar. Bunlara bid'at ehli veya dalâlet fırkaları da denir. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem…

Dil ve Genel Kültür

Yevm-İ âhir

Âhiret günü. Îmân edilmesi lâzım olan altı şeyden beşincisi. Arkasından gece gelmeyen gün. Bu zamânın başlangıcı insanın öldüğü gündür. (Bkz. Âhiret, Kıyâmet)

Dil ve Genel Kültür

Yevm-i azîm

Büyük ve dehşetli gün; kıyamet. Hesabın ve ilâhî hükmün gerçekleşeceği günün ağırlığını vurgular.

Dil ve Genel Kültür

Yevm-i cezâ

Karşılık ve hesap günü; kıyamet. İnsanların iman ve amellerinin karşılığını göreceği âhiret safhasını anlatır. Fâtiha’daki mâliki yevmi’d-dîn ifadesiyle aynı hesap ve karşılık fikrine bağlıdır.

Tasavvuf ve Tarikat

Yevm-İ Cum’a

Arapça, cuma günü demektir. Ayn-ı Cem’e erme ve buluşma vakti.

Dil ve Genel Kültür

Yevm-i hasret

Pişmanlık ve hasret günü; kıyamet. Âhirette geriye dönüş imkânının kalmamasını anlatan adlandırmalardan biridir.

Dil ve Genel Kültür

Yevm-i nahr

Kurban kesme günü; zilhiccenin onuncu günü ve Kurban Bayramı’nın ilk günü. Hacda büyük cemre, kurban, tıraş ve tavaf görevleriyle ilişkilidir.

Dil ve Genel Kültür

Yevm-i saâdet

Mutluluk ve kutluluk günü. Edebî ve dinî metinlerde sevindirici, hayırlı bir olayın gerçekleştiği gün için kullanılır.

İbadet ve Fıkıh

Yevm-İ Şek

Şüpheli gün. Havanın bulutlu olup, Ramazan ayı hilâlinin görülmemesi sebebiyle Şâbân ayının otuzuncu günü mü, yoksa Ramazân-ı şerîfin ilk günü mü olduğu bilinmeyen, Şâbân'ın yirmi dokuzundan sonra gelen gün. Yevm-i şekte Ramazân-ı şerîf orucuna…

Tasavvuf ve Tarikat

Yevmiyye

Arapça, günlük demektir. Anadolu’da giyilen oniki terekli sûfiyye tacı. Ebu Mansur Mâturîdi’den geldiği rivayet edilir.

Dil ve Genel Kültür

Yevmü’l-hak

Gerçeğin bütünüyle ortaya çıkacağı hak günü; kıyamet. Hesap ve karşılığın kuşkuya yer bırakmadan gerçekleşmesini ifade eder.

Dil ve Genel Kültür

Yevmü’l-hasret

Pişmanlık günü; kıyamet. İnsanların dünya hayatındaki tercihleri sebebiyle duyacakları telâfisi mümkün olmayan hasreti anlatır.

Dil ve Genel Kültür

Yevmü'n-nefûr

bk. yevm-i kıyâmet Jl yevmü’t-telâkî a. Ç^^l ^) Kıyamet günü. s yevmü’t-tenâd a. (jUI ^1 et bk. yevmü’t-telâkî yevmü’l-va'îd a. (jxjll ^ bk. yevmü’l-cem' a

Dil ve Genel Kültür

Yevmü’s-sülâsâ

Salı günü. Arapça gün adlandırmasında haftanın sayıyla kurulan adlarından biridir.

İbadet ve Fıkıh

Yezîdîler

Hazret-i Ali'ye düşman olan ve şeytana tapan kimselerin mensûb olduğu bozuk fırka. İbâdiyye fırkasının kurucusu Abdullah bin İbâd'ın adamlarından Yezîd bin Enîse'ye uydukları için bu adı almışlardır. Emevî halîfelerinden Yezîd'in bunlarla hiçbir ilgisi yoktur.…

Dil ve Genel Kültür

Yezîdîlik

Yezîdiyye maddesine bakınız.

Tasavvuf ve Tarikat

Yezîdiyye

e Jl inanma, şeyh Adî b. Musafir’in mürşit olduğunu benimseme, Jl Yezid b. Mu'âviye’nin dünyanm nuru olduğu…

Tasavvuf ve Tarikat

Yıkmak

Yıkmakla ilgili iki atasözü dikkat çeker: “Yıkma elin kalbini, sen de yıkılırsın”, “yıkma, yıkılırsın”: Gönül sırçadan yapılmıştır, kırıldı mı yapacak ustası yoktur, derler. Kırılmış, mazlum kişiden yükselen ateşli bir âh, Rahman’ın katına şimşek hızıyla…

Dil ve Genel Kültür

Yılbaşı

Sene başı. Yeni bir senenin başlaması. Başlangıç zamânına göre iki çeşit sene vardır. Mîlâdî ve hicrî sene. Mîlâdî sene Îsâ aleyhisselâmın doğum günü zannedilen târih ile başladığı kabûl edilir. Ancak Îsâ aleyhisselâmın doğum zamânı…

Tasavvuf ve Tarikat

Yiğitbaşiyye

Bkz. Ahmediyye,YOL :Tarikat kelimesinin Türkçesi. Yol ile ilgili deyimler ve atasözleri şu şekildedir:Yolsuz, Yolsuzluk : Tarikata uymayan bir iş yapmak.Yol Vurmak : Ehil olmadığı halde, Şeyhlik iddiasında bulunup, etrafında adam toplayan, sahte olduğu için…

Tasavvuf ve Tarikat

Yokluk

Bkz. Adem, Hiç. Yol Tarik, tarikat, rah. tas. Hakk'a giden ve sâliki ilahi huzura ulaştıran vasıta. Yola girmek: Tarikate girmek. Yola getirmek: Bir kimsenin tarikate girişini sağ- i 379

Dil ve Genel Kültür

Yolcu

Yola çıkan, konuk, seferî kimse. (Bkz. Müsâfir) Dünyâda sanki bir garîb gibi veya yola çıkacak bir yolcu gibi ol ve kendini kabir ehlinden bil. (Hadîs-i şerîf-Et-Tâc)

72 / 88