Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

TÜMÜABÇDEFGĞHIİKLMNÖPRSŞTÜVYZ

43 temiz madde bu görünümde hazır.

Şâbânî tâcı

Tarikatın tarihî kıyafet kültüründe mürşid ve dervişlerin derecesiyle ilişkilendirilen başlık. Biçim, dilim ve renklerin sembolik açıklamaları vardır; bunlar yolun amacı değil dönemsel adabıdır.

Dil ve Genel Kültür

Şâfi‘-i rûz-ı cezâ

“Hesap gününün şefaatçisi” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan övgü unvanı. Na‘t ve mevlid edebiyatında şefaat ümidiyle anılır.

Dil ve Genel Kültür

Şâfi‘-i yevm-i cezâ

Hesap gününde şefaat edecek olan anlamında Hz. Muhammed için kullanılan unvan. Şefaatin gerçekleşmesi Allah’ın iznine bağlı kabul edilir.

İnanç ve Kelâm

Şâfi'î

Dört büyük fıkıh mezhebinden biri olup Ebû Abdullah Muhammed ibn İdrîs eş-Şâfiî (öl. 204 / 820) tarafından Hanefî ve Maliki mezhebinden sonra oluşturulan ve mezhepler tarihi içinde üçüncü büyük mezhepten olan kimse.

Hadis ve Sünnet

Şâfi'î Mezhebi

Dört büyük mezhepten biri olup Hicrî yılın ikinci yüzyılında Medine’de doğan ve îmam Ebû Abdullah Muhammed ibn Îdrîs eş-Şâfiî (öl. 204 / 820) tarafindan oluşturulan ve geliştirilen, ismini de kurucusundan alan mezhep için kullanılan…

Kur’an ve Tefsir

Şah

x, Kral, Padisah, sultan, 2. tas. Safi, veli, şeyh. Pek çok mutasavvıfa ve tarikat şeyhine şah (sultan, Padişah) unvanı verilmişti. İlk süfilerden Şah Şucâ' Kirmâni bu unvanla anılır, Özellikle Orta Asya ve Hindistan mutasavvıfları…

Dil ve Genel Kültür

Şâh-ı risâlet

“Peygamberlik ülkesinin hükümdarı” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan övgü unvanı. Özellikle na‘t ve tekke şiirinde görülür; siyasî hükümdarlık değil, peygamberlik makamındaki üstünlüğü anlatır.

Kur’an ve Tefsir

Şâh-ı velâyet

Velâyetin önderi anlamında Hz. Ali için kullanılan övgü unvanı. Tasavvuf ve Ehl-i beyt edebiyatında Hz. Ali’nin ilim, irşad ve mânevî silsilelerdeki yerini vurgular.

Dil ve Genel Kültür

Şâh-ı Zülfikār

Zülfikār adlı kılıcına nispetle Hz. Ali için kullanılan övgü unvanı. Ehl-i beyt ve tekke şiirinde cesaret ve velâyet sembolüdür.

Dil ve Genel Kültür

Şâhid-i zûr

Yalan şahitlik yapan kimse. Gerçeği bildiği hâlde mahkeme veya toplum önünde ona aykırı tanıklık etmeyi ifade eder; büyük günahlardan sayılmıştır.

Şâm

Akşam. tas. Taayyün perdeleri kesret (sr). Bkz. Şeb.

Şarab-ı hâm

Çiğ şarab. tas. Maddi ve dünyevi zevkle karışık hayat.

Şarab-ı puhte

Yıllanmış ve tam kıvamına gelmiş şarap. tas. Her çeşit kayıttan kurtulmuş saf ve soyut zevk.

Şarâb-ı tevhit

1. Zat-ı kibriyada mahvolup her türlü maddi bağlardan kurtulma,

Şarap

Meşrubat, içki, mey, bade. tas. Coşkun aşk halleri ki, sahibini kınanmayı gerektirecek hal ve hareketlerin içine sokar, Bu da sülûkün sonuna gelen kemal ehline mahsustur (us). Tasavvufta şarap aşkı, mahabbeti, şevki ve vecdi temsil…

Tasavvuf ve Tarikat

Şâzeliyye

öz. a. [Ar.] İslâmî tarikatlerinden 13. yüzyılda ortaya çıkan ve Eb’ül-Hasan Takiyiyüddin-i Ali bin Abdullahü’ş-Şâzelî (öl. 656 / 1258) ’ye nispet edilen tarikat. Mısır merkezli olarak doğan, oradan Mağrib bölgesine yayılan ve sonradan dünyanın…

Şefaat

Aracılık, yardım etmek. Yüce bir makam sahibinin, dileğini kabul etmesini veya suçunu affetmesini sağlamak için bir kimsenin o yüce makam sahibine daha yakın olduğuna inandığı bir şahsı aracı (vasıta-vesile) yapması. Yüce makam sahibinin, aracı…

Şehvet

Bedeni arzular. Nefsin hoşuna giden şey, nefsin bir şeye meyletmesi (cr). Bedeni ve süfli arzular; yeme, içme ve cinsi hayatla ilgili olup ölçüyü aşan istekler (Gi 111). Canın isteği.

Kur’an ve Tefsir

Şekûr

G£a) [Ar.] “Sadık kullar na şefaat eden, her ibadeti ödü lendiren.” anlamındaki bu sö “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güz isimlerOdan olup Kur’ân Kerîm’de dört yerde Allah nispet edilmektedir (bk. M. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “şk maddesi). “Şekûr” adı,…

Şem-i ilahi Kur'ân

Bkz. Pervane. Süz-i dilden bihaberdir sanmanız cânâneyi Şem'i yakmaz mı ol ates kim yakar pervâneyi Ş. Yahya Şem'i gör kim yanmadan yandırmadı pervâneyi Sem'-i Hak'ta mahv edegör kendini pervâne-veş Etme rasen bülbül-i seyda gibi…

Kur’an ve Tefsir

Şemâilnâme

Hz. Peygamber’in veya saygı duyulan bir şahsiyetin dış görünüşünü, ahlâkını ve vasıflarını anlatan eser. Tasavvuf ve edebiyat çevrelerinde hilye, şemâil ve menâkıb türleriyle yakın ilişki içinde gelişmiştir.

Şengî

Güzel, zarif ve çevik kimse. Tasavvufî şiirde Hakk’ın maddî âlemde görünen güzellik ve nur tecellilerini anlatan bir sıfat olarak kullanılır.

Dil ve Genel Kültür

Şer‘-i şerif

İslâm’ın dinî ve hukukî hükümlerini ifade eden saygılı terim. “Yüce şeriat” anlamında Osmanlı belge ve fetva dilinde yaygındır.

Şerbet

İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr…

Şeriat edebi

Bkz. Edebu’s-seria. Şevâhid-i esma Maddelerin hal, sıfat ve fiillere göre değişik görünmeleri, canlılara merzük, Allah'a râzık denilmesi gibi (x1). Şevâhid-i tevhit Şeylerin taayyünleri. Her bir şeyin, o şeyi diğerlerinden ayır eden bir tekliği (özelliği)…

Dil ve Genel Kültür

Şevval

Hicrî ay takviminin onuncu ayı. Ramazan’dan sonra, zilkadenin önce­sinde gelir. Ramazan bayramı Şevval’in ilk günü başlar; ay içinde tutulan altı günlük nâfile oruç da “Şevval orucu” diye anılır.

Şeyda

0 44) Deli, çılgın. tas. a Şiddetli sevgi ve aşk hisleriyle coşup kendinden geçen. b Cezbe ehli, meczup. Ey hâce eğer kim sen isen âkıl u dânâ Şeydâlığı bin akla değişmez dil-i şeydâ Bağdadi…

Şeyh ia

Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı…

Dil ve Genel Kültür

Şeyhü’l-ekber

“En büyük şeyh” anlamında özellikle Muhyiddin İbnü’l-Arabî için kullanılan unvan. Ekberî düşünce geleneğinin adı da bu unvandan gelir.

İnanç ve Kelâm

Şî'a

Peygamber’in ölümünden sonra devlet yönetiminin, imametin ve halifeliğin Hz. Ali ve onun soyundan gelen belli kimselere verilmesi ilkesi ve düşüncesi etrafında birleşen gruplar için kullanılan ad ve terim. Bu düşünce zaman içinde mezhep niteliği…

Kur’an ve Tefsir

Şi'îlik

öz. a. bk. Şî'a şikâk a. [Ar.] “Hak yolunda sapmak, tefrikaya düşmek, dü manlık etmek.” anlamlarınd Kur’ân-ı Kerîm’de on dö ayette geçen bir terim. şikeste a. [F.] İslâm h sanatmda, “aklâm-ı sitte” (b bu…

Dil ve Genel Kültür

Şîr-i Yezdân

“Allah’ın arslanı” anlamında Hz. Ali için kullanılan Farsça övgü unvanı. Cesaret, kahramanlık ve velâyet çağrışımları taşır.

Şişe

Tasavvuf şiirinde gönül ve kalbin sembolüdür. Şarap ilâhî aşkı, şişe ise bu aşkı taşıyan gönlü temsil eder. Şişenin kırılganlığı, gönül incitmeme düşüncesiyle ilişkilendirilir: kırılan camın onarılması mümkün olsa bile incinen gönlün eski hâline dönmesi…

Şitâb

Acele etme, çabuk davranma. tas. Makamlardaki marifet ve dakikaların farkında olmadan gerçekleşen seyr. Bu seyr bazen cezbenin tesiriyle bazen de sâlikin amel ve ibadet etmesi, riyazet yapması ve tasfiyeyle meşgul olması suretiyle meydana gelir.

Şive

Güzellerin, insanın hoşuna giden ve gönlünü fetheden tavrı; tarz, üslup, işve. tas. Cemal ve Celal tecellileri, ara sıra görülen hafif cezbe )115: SF).

Şuhüd ehli

Müşahede eden, gören. 2. tas. Hak talipleri üç kısımdır: Suhad ehli, ashab-ı kulüb. Bunlar Hakk'ı şuhüd ve zevkle tanır, onu her mazhar ve meclâda görür ve her surette kabul eder, hep Hak'la birlikte bulunur,…

Dil ve Genel Kültür

Şûrâ

Bir konu üzerinde ortaklaşa görüş bildirilen iş veya bu görüşü temsil eden ya da irdeleyen2 meclis.

Şuride

Dağınık, perişan, şaşkın, mecnun, âşık. 2. tas. Çokça ilâhî cezbeye mazhar oluşu sebebiyle hayretler içinde kalan sâlik (sr). Şurüd 04.) 1. Kaçmak, ürkmek. 2. tas. Fertlerden, perdelerden ve bunların yol açtığı kararsızlıklardan kurtularak Hakk'ı…

Şuştuşü

4) Yıkama; çamaşır. tas. a Kusurdan ileri gelen düşünceleri kaldırıp atma. b Âşık ve maşukun safası. Şustuşüy-i eşk ile gitmez gözümden aks-i ruh Ab ile kim şu'le-i yâkutu teskin eylemiş Hayri;

Şutur

Düzensiz; acılı tatlılı; deve (ester). tas. Insaniyet (us). Şuün-i zatiye A'yân ve hakâikin ahadiyet-i zatiyedeki nakışları. Bu aynlar ve hakikatler ağacının dallarının, yapraklarının ve meyvelerinin çekirdeğinde kuvve halinde bulunması gibi ahadiyette bulunur, vahidiyette zuhur…

Dil ve Genel Kültür

Şüf‘a

Paylı taşınmazda diğer paydaşa tanınan önalım hakkı. Satılan payın aynı şartlarla hak sahibine geçirilmesini amaçlar.

Dil ve Genel Kültür

Şüf‘a hakkı

Paylı bir taşınmazdaki hissenin üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşa öncelikle satın alma imkânı veren hak. Kullanım şartları ve süreleri hukuk sistemine göre belirlenir.

Şüh

Nazlı, cilveli, şen şakrak; hal ve hareketleri serbest, neşeli, güzel. tas, İlahi cezbe, ilâhî tecelli (sr). Ey Fuzüli nola ger saklar isen cân-ı aziz Vakt ola kim ola bir sah-1 sitemkâra feda Şuhüd (5443)…