Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Aracılık, yardım etmek. Yüce bir makam sahibinin, dileğini kabul etmesini veya suçunu affetmesini sağlamak için bir kimsenin o yüce makam sahibine daha yakın olduğuna inandığı bir şahsı aracı (vasıta-vesile) yapması. Yüce makam sahibinin, aracı şahsın hatırı için onun dileğini kabul veya suçunu affetmesi. Muhtacın ihtiyacının karşılanması, mücrimin cürmünün affedilmesi için şefâat istemeye iştişfâ, şefâatçi (aracı, vasıta) olana da Şefi" (şufed) ve şâfi' de- | Sehit nir. 2. İnsan işlediği iyi amelleri kendine şefaatçi kılabilir ve “Allah'ım sırf Senin rızan için işlediğim Şu amelim için, dileğimi kabul et” veya “beni affet” diyebilir. Bu “amelin, onu işleyene sefâatçi olmasıdır.» 3. Hz, Peygamber hayattayken, müminler için Allah katında şefâatçi olmuştur ve Kıyamet günü de olacaktır, Buna sefdat-1 kübrâ (uzma) denir. 4. Bir müminin diğer bir müminin iyiliği için dua etmesi de bir Geşit Şefâattir. Bu dört türlü şefâati zahir uleması da süfiler de kabul eder. Buna ilaveten Süfiler ve tarikat ehli ölülerin; yatırların, ermişlerin, türbelerde gömülü olan velilerin ruhlarının, sağ insanlara şefâatçi olacaklarına ve bunların Allah’a nazlarının geçtiğine inanırlar, Bu anlamda ki sefaat onlara özgüdür ve genellikle şefâat denilince de bu anlaşılır. Bunun için türbelere ye yatırlara 8idilir, oralara adaklar adanır, kurbanlar kesilir, Paralar atılır, çaputlar bağlanır, dua edilir, namaz kılınır, Böylece buralarda gömülü olup Allah'ın sevgili kulları ve yakın dostları olduklarına inanılan ölülerin ruhlarının Allah katında şefâatçi (aracı) olmaları istenir, Özellikle tarikat seyhlerinden, 8avslardan, kutuplardan sefaat istenir ve bu sefaatin Pek cok müşkil meseleyi çözdüğü kabul edilir. Tarikat ehli “Sefaat ya Resullah,” derken de Hz, Peygamber'in ahiretteki şefâatini değil, şu andaki sefaatini isterler, Bkz. Istimdat.
- İnsan işlediği iyi amelleri kendine şefaatçi kılabilir ve “Allah'ım sırf Senin rızan için işlediğim Şu amelim için, dileğimi kabul et” veya “beni affet” diyebilir. Bu “amelin, onu işleyene sefâatçi olmasıdır.» 3. Hz, Peygamber hayattayken, müminler için Allah katında şefâatçi olmuştur ve Kıyamet günü de olacaktır, Buna sefdat-1 kübrâ (uzma) denir. 4. Bir müminin diğer bir müminin iyiliği için dua etmesi de bir Geşit Şefâattir. Bu dört türlü şefâati zahir uleması da süfiler de kabul eder. Buna ilaveten Süfiler ve tarikat ehli ölülerin; yatırların, ermişlerin, türbelerde gömülü olan velilerin ruhlarının, sağ insanlara şefâatçi olacaklarına ve bunların Allah’a nazlarının geçtiğine inanırlar, Bu anlamda ki sefaat onlara özgüdür ve genellikle şefâat denilince de bu anlaşılır. Bunun için türbelere ye yatırlara 8idilir, oralara adaklar adanır, kurbanlar kesilir, Paralar atılır, çaputlar bağlanır, dua edilir, namaz kılınır, Böylece buralarda gömülü olup Allah'ın sevgili kulları ve yakın dostları olduklarına inanılan ölülerin ruhlarının Allah katında şefâatçi (aracı) olmaları istenir, Özellikle tarikat seyhlerinden, 8avslardan, kutuplardan sefaat istenir ve bu sefaatin Pek cok müşkil meseleyi çözdüğü kabul edilir. Tarikat ehli “Sefaat ya Resullah,” derken de Hz, Peygamber'in ahiretteki şefâatini değil, şu andaki sefaatini isterler, Bkz. Istimdat.
- Hz, Peygamber hayattayken, müminler için Allah katında şefâatçi olmuştur ve Kıyamet günü de olacaktır, Buna sefdat-1 kübrâ (uzma) denir. 4. Bir müminin diğer bir müminin iyiliği için dua etmesi de bir Geşit Şefâattir. Bu dört türlü şefâati zahir uleması da süfiler de kabul eder. Buna ilaveten Süfiler ve tarikat ehli ölülerin; yatırların, ermişlerin, türbelerde gömülü olan velilerin ruhlarının, sağ insanlara şefâatçi olacaklarına ve bunların Allah’a nazlarının geçtiğine inanırlar, Bu anlamda ki sefaat onlara özgüdür ve genellikle şefâat denilince de bu anlaşılır. Bunun için türbelere ye yatırlara 8idilir, oralara adaklar adanır, kurbanlar kesilir, Paralar atılır, çaputlar bağlanır, dua edilir, namaz kılınır, Böylece buralarda gömülü olup Allah'ın sevgili kulları ve yakın dostları olduklarına inanılan ölülerin ruhlarının Allah katında şefâatçi (aracı) olmaları istenir, Özellikle tarikat seyhlerinden, 8avslardan, kutuplardan sefaat istenir ve bu sefaatin Pek cok müşkil meseleyi çözdüğü kabul edilir. Tarikat ehli “Sefaat ya Resullah,” derken de Hz, Peygamber'in ahiretteki şefâatini değil, şu andaki sefaatini isterler, Bkz. Istimdat.
- Bir müminin diğer bir müminin iyiliği için dua etmesi de bir Geşit Şefâattir. Bu dört türlü şefâati zahir uleması da süfiler de kabul eder. Buna ilaveten Süfiler ve tarikat ehli ölülerin; yatırların, ermişlerin, türbelerde gömülü olan velilerin ruhlarının, sağ insanlara şefâatçi olacaklarına ve bunların Allah’a nazlarının geçtiğine inanırlar, Bu anlamda ki sefaat onlara özgüdür ve genellikle şefâat denilince de bu anlaşılır. Bunun için türbelere ye yatırlara 8idilir, oralara adaklar adanır, kurbanlar kesilir, Paralar atılır, çaputlar bağlanır, dua edilir, namaz kılınır, Böylece buralarda gömülü olup Allah'ın sevgili kulları ve yakın dostları olduklarına inanılan ölülerin ruhlarının Allah katında şefâatçi (aracı) olmaları istenir, Özellikle tarikat seyhlerinden, 8avslardan, kutuplardan sefaat istenir ve bu sefaatin Pek cok müşkil meseleyi çözdüğü kabul edilir. Tarikat ehli “Sefaat ya Resullah,” derken de Hz, Peygamber'in ahiretteki şefâatini değil, şu andaki sefaatini isterler, Bkz. Istimdat.