RİVAYET · HATIRA · VELÂYET HAFIZASI
Menâkıbnâme
Menkıbeleri kişi dosyalarının içinde kaybetmeden; kime, hangi yola ve hangi kaynağa bağlandığını görerek okuyun.
- ANLATI
- 250
- ŞAHSİYET
- 177
- KAYNAK
- 92
250anlatı bulundu
Bursa fethi ve gazi-derviş hafızası
Osmanlı tarih geleneği Abdal Mûsâ'yı Bursa'nın fethi çevresinde Sultan Orhan ve Geyikli Baba ile birlikte anar.
Gaybî'nin Kaygusuz Abdal oluşu
Kaygusuz Abdal Menâkıbı, genç Gaybî'nin av sırasında yaraladığı geyiğin izini Abdal Mûsâ'nın dergâhına kadar sürmesini ve orada mânevî terbiyeye girişini anlatır.
Kızıl köz ve geyik sütü anlatısı
Şakāik tercümesinde Abdal Mûsâ ile Geyikli Baba arasındaki mânevî üstünlük anlatısı kızıl köz ve geyik sütü sembolleriyle aktarılır.
Hisar kıyısındaki altın anlatısı
Toprağın altına dönüşmesi rivayeti, Nazmî Efendi’nin nakli olarak aktarılır.
Zâhirde halk ile esasta Hak ile bulunmak
Zâhirde halk ile esasta Hak ile bulunmak. Toplum içinde yalnızlık anlamına gelen bu terim sûfînin bir köşeye çekilmeyip halk arasına karışmasını, ancak bedenen halk arasında iken kalben onlardan ayrı, yalnız ve Allah(cc) ile birlikte…
Bağdat gülü anlatısı
Dolu su tasına bırakılan gül anlatısı Kadirî gül sembolünü açıklayan gelenek içi hafızadır.
Şemâhî Derbendi yolundaki bekleyiş
Kaynak, Abdüllatif'in yolculuk sırasında birkaç gün bekleme kararına uymayan kafilenin baskına uğradığını anlatır.
Cömertlik ve yüz altın anlatısı
Bir tanburîye verdiği yüz altın ve bunun sarayda yankı bulması anlatılır.
Menkıbevî hafıza
Hz. Peygamber'in elini öpme, hayvanların itaat etmesi ve olağanüstü yardım anlatıları tarih kaydı değil, Rifâî pîr tasavvurunun gelenek içi ifadeleridir.
Halvet esnasında mal ve servet arzusunu bir vechile fikir ve gönülden çıkaramadığın…
Halvet esnasında mal ve servet arzusunu bir vechile fikir ve gönülden çıkaramadığın dan, şeyhi her ne kadar terk-i dünyaya teşvik etmiş ise de, te'slri görülmediğinden, "Evlfıdım mademki düny&:lan geçemiyorsun, bizi terk et, sana izin,…
Rüya sonrasında servetini dağıtması
Gençliğinde kadı naipliğinden kazandığı parayı gördüğü bir rüyadan etkilenerek fakirlere dağıttığı anlatılır.
Çekirge istilasında korunduğu anlatılan tarla
Akşehir çevresindeki çekirge istilasında zâviye tarlalarının zarar görmediği anlatılır.
Şehzade Bayezid ve Selim hakkındaki anlatı
Kaynak, Abdullah Dede'nin Şehzade Bayezid'i kardeşi Selim'le çatışmaktan vazgeçirmeye çalıştığını aktarır.
İnegöl medresesine dair rüya anlatısı
İnegöl'deki İshak Paşa Medresesi görevinin rüyada haber verildiğine dair gelenek içi kayıt.
Hafız Ahmed Paşa'nın kürek anlatısı
Bir mahkûmun affı etrafında şekillenen simya ve zaman tecrübesi hikâyesi.
Nil'e atılan yüzük
Yüzüğün bir kavunun içinden çıkması anlatısı.
‘Ali, merdâne ol’ anlatısı
Zikir halkasının üzerinden geçen akkuşun ‘Ali, merdâne ol!’ diye seslendiği; Ali Râmîtenî’nin bu sesi mürşidi Mahmûd Encîrfağnevî’ye nispet ederek Dihkan Kuletî’nin son duasıyla ilişkilendirdiği anlatılır.
Buhara’nın yaklaşık 14 km
Buhara’nın yaklaşık 14 km. kuzeyindeki Râmîten kasabasında doğdu.571 Mahmûd Encîrfağnevî’ye intisap edip tasavvufî eğitimini tamamladı ve onun halifesi oldu. Bir süre Râmîten civarında halkı irşad ettikten sonra Bâverd/ Ebîverd’e göç etti. Orada da bazı…
58
58. 546 Yılmaz, Altın Silsile, s. 90. 547 Tosun, Bahâeddîn Nakşbend, s. 58. 548 Yılmaz, Altın Silsile, s. 89. 549 Komisyon, Evliyâlar Ansiklopedisi, c. III, s. 233. Şeyhi Gucdevânî zikr-i hafîyi öngörmekle birlikte, kendisi…
Bir ‘Hû’ ile başlayan cezbe
Mısır seferine katılan Âşık Efendi'nin Gülşenî meclisinde kulağına söylenen tek bir ‘Hû’ zikriyle cezbe hâline girdiği aktarılır.
" diye ferman buyurunca, ol heybetle uyanıp, (.J id;) J" )1)20 mucibince,…
" diye ferman buyurunca, ol heybetle uyanıp, (.J id;) J" )1)20 mucibince, iradetini, iradet-i şeyhte ifna edip, Edirne civarın da Aydos cihetine hilafetle i'zam kılınmıştır. "Müridin iradesi kend inde değildir." ( H ) Aziz…
İntisap anlatıları
Üftâde'ye intisap anlatıları gelenek içi hafıza olarak sunulur.
İrşad emanetinin Hacı Bayram’a bırakılması
Baba Yûsuf Hakîkî’nin babası Somuncu Baba’dan hilâfet istemesi, emanetin Hacı Bayrâm-ı Velî’ye verileceğini öğrenmesi ve nasihatten sonra bu kararı kabul etmesi etrafındaki rivayettir.
Küffara attığı taşla rı hisarda dibek yapmışlardır
Küffara attığı taşla rı hisarda dibek yapmışlardır. Türbesine çıkı lırken yol üzerinde bulunan bir kayayı, kılıç ile kerameten iki parça etmiştir. Oğlu Abdal Musa beyne'n-nas "Musa Baba" diye meşhGrdur.
“Onda gördüğünüz her iş Allah(cc)’ın hükmüyledir ve kendi iradesinin o işte payı…
“Onda gördüğünüz her iş Allah(cc)’ın hükmüyledir ve kendi iradesinin o işte payı yoktur. Tecellinin Hak’tan geldiğine dair Hâcegân yolunun düsturlarının biri de şu mısrada anlatılmaktadır: ‘Eğer seni, içinde sen olmadan, senliksiz zuhura getirirlerse korkma;…
Hibe Halife'nin hastalığı ve bağışlanma talebi
Bahrî Dede'yi inciten Hibe Halife'nin felç olduğu, özür ve dua sonrasında iyileştiği gelenek içinde aktarılır.
Cenazenin Hüdâyî Dergâhına kabul edilmemesi
Hâşim Baba’nın Celvetî ve Bektaşî çevreleri arasındaki tartışmalı konumu, cenazesinin Hüdâyî Dergâhı’na kabul edilmemesi etrafında aktarılan hâtırada görünür hâle gelir.
Kul ne ibadetine, ne itaatine ne de derecesine güvenmelidir
Kul ne ibadetine, ne itaatine ne de derecesine güvenmelidir. Keşf ve keramet iddiada bulunmak için değil, Allah(cc)ın birer lütfudur. Hak dostları asla kerametleri ile kendilerini ön plana çıkarmazlar. Bistâmî’ye göre, kulun iradesi dışında kendisinden…
Menakıb-name'lerin de gördüm, deniliyor ki: "Nefes-i mübarekleri hastalara ayn-ı şifa, Üveysi-meşreb, kudsi-cevher,…
Menakıb-name'lerin de gördüm, deniliyor ki: "Nefes-i mübarekleri hastalara ayn-ı şifa, Üveysi-meşreb, kudsi-cevher, ehl-i dil, su fi, şair, tabib, hakim, sahi, kerim, müşfik, halim, zeki, taki, haluk idi. Ziyaretine ge lenler kereminden, kerametinden, kelimat-ı hikmetinden,…
Cenaze yolundaki garip
İzzî Tarihi, Abdullah Efendi'nin cenazesiyle aynı gün kaldırılan sahipsiz bir garibin cenazesini İstanbul'un kış şartları ve dayanışma hafızası içinde aktarır.
Rahmet be-Himmet rüyası
Şeyh Nazmî'nin vefat gecesinde gördüğü rüya ve “rahmet be-Himmet” tarih terkibi aktarılır.
Bir gün va’z esnâsında bir tersâ müslümân kıyâfetine girip, Hz
Bir gün va’z esnâsında bir tersâ müslümân kıyâfetine girip, Hz. Cüneyd’e, ( اتق وا فراس ة فإن ه ينﻈ ر بن ور ﷲ،)الم ؤمن35 hadîs-i şerîfinin ma’nâsı nedir?” diye suâl sorunca, bir müddet…
Ehl-i zâhir, ehl-i bâtının muktedâsı olduklarından, “seyyidü’t-tâife” denildi
Ehl-i zâhir, ehl-i bâtının muktedâsı olduklarından, “seyyidü’t-tâife” denildi. Âlem-i ma’nâda dîdâr-ı bâhiri’l-envâr-ı nebevîyi müşâhede şerefine mazhar olup, “Yâ Cüneyd! Ümmetime vâiz olup sebîl-i müstakîmi göster.” emr-i âlî-i risâlet-penâhîsini şeref telâkkî edince, ale’s-sabâh umûm-ı meşâyıh…
Muhammed ez-Zeccâc el- Kavârîrî” diye meşhûrdur
Muhammed ez-Zeccâc el- Kavârîrî” diye meşhûrdur. Cüneyd, İmâm Şafiî’nin talebesinden Ebû Sevr’in ve bir rivâyette Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin meclisine müdâvemetle, tahsîl-i ulûm ettikten sonra, dayısı bulunan Seriyy-i Sakatî hazretlerine intisâb ile, tarîk-ı sûfiyyûna girmiş…
Çelebi Halife menkıbeleri
Padişah, sefer ve irşad çevresindeki anlatılar tarikatın İstanbul hafızası olarak korunur.
Çerkeş Dergâhı'nın gizlice yenilenmesi
Cebbârzâde Süleyman Bey'in, şeyhine haber vermeden harap dergâhı yeniden yaptırdığına dair gelenek anlatısı.
Hastalıkla konuşma anlatısı
Uzun süren hastalığını kendisine yoldaş sayıp yeni bir hastalık ihtimaline karşı tedaviyi reddettiğini anlatan rivayet.
Ca‘fer-i Sâdık'la konuşması
Nasihat istemek üzere Ca‘fer-i Sâdık'a gittiği; hesap gününün sorumluluğunu hatırlatan cevap karşısında derinden etkilendiği gelenek içinde aktarılır.
Secdede vefat rivayeti
Gece ibadeti sırasında secdeye vardığı ve annesinin uzun süren secdenin ardından vefatını fark ettiği nakledilir.
Tövbe ve yöneliş anlatısı
Dünyanın geçiciliğini dile getiren bir beyti işittikten sonra sarsıldığı, Ebû Hanîfe'nin rehberliğine başvurduğu ve hayatını ilim, ibadet ve zühde yönelttiği anlatılır.
Urfa menkıbeleri
Tezde derlenen anlatılar biyografik kanıt değil, Hâlisî çevrenin sözlü hafızasıdır.
Muhammed İmkenegî, Şehr-i Sebz’in İmkene köyünde doğdu
Muhammed İmkenegî, Şehr-i Sebz’in İmkene köyünde doğdu. Mürşidi olan Muhammed Zâhid’in kızkardeşinin oğludur.952 Yaşadığı bölgedeki bazı âlimlerden zâhirî ilimleri tahsil etti. Zühd ehli ve sûfi meşrep bir zâttı. Nefis terbiyesine önem veren ve sürekli…
Minare yangını ve ölüm işareti
Aile mescidindeki yangının ölümüne işaret sayıldığına dair kaynak içi hatıra.
Bu tespitler ışığında diyebiliriz ki, Kuşeyrî ile Gazâlî arasında bir köprü görevi…
Bu tespitler ışığında diyebiliriz ki, Kuşeyrî ile Gazâlî arasında bir köprü görevi üstlenen Fârmedî, yazılı eser bırakmamakla birlikte, Gazâlî’nin yetişmesine etki ederek sünnî tasavvufun esaslarını geliştiren ve sistemleştiren bu iki büyük zâtı karşı karşıya…
Öldüğü sanılırken Kefe'ye dönüşü
Uzun ticaret ve tahsil yolculuğunda öldüğü sanılan Ebû Bekir'in, eşinin yeni nikâhından hemen önce döndüğü anlatılır.
Arpa ekmeği ve altın kesesi
Gazneli Mahmud'un sunduğu altına karşı Harakânî önüne arpa ekmeği koyar. Ekmek sultanın boğazından geçmeyince, altının da kendi boğazında kalacağını söyleyerek keseyi kabul etmez; anlatı zühd ve istiğnâ tavrını vurgular.
Arslan ve taşınan yük
Attâr'ın aktardığı menkıbede İbn Sînâ, Harakânî'yi yükünü bir arslana taşıtırken görür. Şeyh, aile içindeki ağır söze sabretmesini arslanın yükünü taşımasıyla ilişkilendirir; anlatı sabır ve nefs yükünü taşıma fikrini işler.
Bâyezîd-i Bistâmî'nin türbesinde on iki yıl
Harakânî'nin, kendisinden önce vefat etmiş Bâyezîd-i Bistâmî'nin türbesine on iki yıl devam ettiği ve onun ruhaniyetinden Üveysî yolla feyiz aldığı anlatılır. Bu kayıt doğrudan görüşme değil, gelenekte mânevî eğitim bağı olarak yorumlanır.
Gazneli Mahmud'un ziyareti
Anlatıya göre Gazneli Mahmud kıyafet değiştirerek Harakânî'yi sınamak ister; şeyh onu tanır, padişahlık gururuyla geldiğinde ayağa kalkmaz. Mahmud kırılmış bir gönülle ayrılırken ise ayağa kalkar ve bunun hükümdara değil, dervişlik hâline hürmet olduğunu söyler.
Kars'taki makamın bulunması anlatısı
Evliya Çelebi'nin naklettiği rivayette bir asker rüyasında Harakânî'yi görür; gösterilen yer kazılınca üzerinde adı bulunan taş ve bir kabir ortaya çıkar. Bu anlatı Kars'taki makam geleneğinin kuruluş hafızasıdır; Harakânî'nin tarihî kabrinin Harakân'da bulunduğuna dair…
Öyle bir haldeyim ki, benim sıvı şerbetim zehir akıtan diştir.318 Altın silsilenin…
Öyle bir haldeyim ki, benim sıvı şerbetim zehir akıtan diştir.318 Altın silsilenin önemli bir halkasını teşkil eden ve üveysiliği ile dikkat çeken Harakânî, Aynülkudat el-Hemedânî (ö.525/1131), Necmeddin-i Dâye, Feridüddin-i Attâr, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî gibi…
Görevlinin gelişini önceden haber verme
Edirneli Hasan Dede'nin İstanbul'dan tayin edilen bir görevlinin geliş gününü, bineğini ve kıyafetini önceden tarif ettiği rivayet edilir.
Mevsimsiz kuzu anlatısı
Edirneli Hasan Dede'nin hamile eşinin kuzu eti isteğinin ardından tekkeye bir kuzunun kendiliğinden geldiği rivayet edilir.
Hac yolundaki üç anlatı
Atâyî, hac yolunda muhalifinin ölümü, Cidde'de gemi seçimi ve kendisine kötülük tasarlayan kişi hakkında üç keramet anlatısı nakleder.
Defne ağacı ve türbe vasiyeti
Defnedileceği yerdeki defne ağacının kesilmemesini istemesi, kendisine türbe yapılmaması yönünde mütevazı bir ima olarak yorumlandı.
Mekke'de reddedilen büyük hediye
Yirmi bin florinlik teklifin kabul edilmediğine dair adalet anlatısı.
Emr-i bi’l-maruf nehy-i ani’l-münker/iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak vazifesini yerine getiriniz
Emr-i bi’l-maruf nehy-i ani’l-münker/iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak vazifesini yerine getiriniz. Dinin yasak ettiği şeylerden, dine uygun olmayan işlerden ve bidatlerden sakınınız. Âyet-i kerimede meâlen şöyle buyurulmaktadır: “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve…
Güreş meydanından sohbet halkasına
Emîr Külâl’in güreş meydanındaki gücü iki anlatıyla aktarılır; Baba Semmâsî’nin nazarından sonra meydanı terk ederek onun ardına düşmesi, intisabının başlangıcı sayılır.
Defin yerinin kandillerle işaret edilmesi
Emîr Sultan’ın önünde görünen üç nur kandilinin kaybolduğu yerin mezarı olacağının bildirilmesi, onun Medine’ye defnedilme arzusu ve Hz. Ali’yi gördüğü rüya etrafındaki ölüm işareti anlatısı.
Dua ile kurumuş bahçenin yeşermesi
Buhara’daki yoksul bir bahçe sahibinin derdini öğrenen çocuk yaştaki Emîr Sultan’ın gece dua etmesi ve kurumuş bahçenin mevsimsiz biçimde yeşerdiğinin görülmesi hakkındaki ilk menkıbe.
Hundi Hatun’la evlilik ve kırk kapıkulu anlatısı
Hundi Hatun’un gördüğü rüyalar üzerine Emîr Sultan’la evlenmesi, Yıldırım Bayezid’in gönderdiği kırk kapıkulunun olağanüstü biçimde ölmesi ve padişahın ardından özür dilemesi etrafındaki anlatı.
İki ziyaretçinin gizli niyetinin bilinmesi
Emîr Sultan’ı sınamak üzere biri bal-kaymak, diğeri nefsânî arzudan kurtuluş duası dileyen iki kişinin söylemedikleri niyetlerine karşılık bulması hakkındaki on üçüncü menkıbe.
Sultan Murad’ın azgın atının uysallaşması
Sultan Murad’ın kimseyi yaklaştırmayan kıymetli atını Emîr Sultan’a göndermesi, atın selâma karşılık verircesine başını eğmesi ve ardından uysallaşması hakkında beşinci menkıbe.
Suyun altına çevrilmesi anlatısı
Emîr Sultan’a kimyagerlik isnat edenlere, asıl kimyanın velî nefesi olduğunu göstermek üzere avucundaki suyu altına, ardından yeniden suya çevirmesi hakkındaki on ikinci menkıbe.
Vefatından önce servetini dağıtması
Ezelîzâde Abdurrahman Efendi'nin ölümünden üç ay önce elindeki parayı ihtiyaç sahiplerine dağıttığı aktarılır.
Nâsûhî Dede’nin rüyası ve barışma
Fasîh Dede’yi melâmet tavrı sebebiyle hoş görmeyen Nâsûhî Dede’nin gördüğü rüya ve ardından Galata Mevlevîhânesi’ne giderek onunla barışması hakkındaki gelenek anlatısıdır.
Ferhad Paşa'nın geleceğine dair keşif
Mehmed Dede'nin Ferhad Ağa'nın hanedana damat ve vezir olacağını önceden söylediği, yükselişinden sonra onun için zâviye yaptırıldığı aktarılır.
Şeyh-i Ekber rüyası
Kaynak, çocuk Fevrî'nin ihtidâsını İbnü'l-Arabî'yi gördüğü bir rüyayla anlamlandırır.
Nûreddinzâde'ye İstanbul yolunu tavsiye etmesi
Sofya'da soruşturulacağını öğrenen Nûreddinzâde'ye kaçmak yerine İstanbul'a gitmesini tavsiye ettiği anlatılır.
Sûfîlerin bedduası rivayeti
Deniz kazasının, meşâyih karşıtlığına bağlandığı gelenek içi yorum.
Eseri tamamlama rüyası
Çalışmasını aceleyle tamamlamasına yorulan rüya anlatısı.
Pireveze müdafaası anlatısı
Yanya yıllarında Pireveze kuşatması sırasında kalenin savunmasına katıldığı ve attığı bir topun kuşatmanın çözülmesinde etkili olduğu anlatılır.
Hucurât sûresi, 26
Hucurât sûresi, 26. (H) (... ِ" )كُلﱡ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ الْ َم ْوتHer nefis/canlı ölümü tadacaktır..." 3. Âl-i İmrân sûresi, 185. (H) Âsitân-ı aşka hıdmet-kâr olan anlar bizi Kahr u lutfu dil-berin minnet gelür cânımıza…
Kaynakta aktarılan metin
Rahmân sûresi, 29. (H) "Hiç bir şey yokken Allah vardı, O olduğu hal üzere yücedir. Ahmet Yıldırım, a.g.e., s. 90, 91. (H) "Aşk kâinâtın aslıdır, zât ve sıfat onda ayândır.” (H) “Aşk, işte o,…
Sinân Ümmî Elmalı hazretlerinin hulefâsındandır
Sinân Ümmî Elmalı hazretlerinin hulefâsındandır. Kütahya’da, bir rivâyette Karahisar’da Tavşanlı karyesinde medfûndur. Pek âşık, o mertebe muhterem bir zât-ı âlî-kadrdir. 1074/(1663-64) senesinden sonra teşehhür etmiştir.
Arabzâde'nin deniz yolculuğu anlatısı
Mısır kadısının hânkāha zarar vereceği korkusunun ardından denizde boğulduğu ve haberin şeyhin sözleriyle aynı güne denk geldiği aktarılır.
Esrâr-ı tarîkata müteallik, müşârünileyh vâsıtasıyla Hz
Esrâr-ı tarîkata müteallik, müşârünileyh vâsıtasıyla Hz. Ali efendimizden ba'zı hakâyık nakl ve rivâyet eylemişlerdir. Kendisine "A'cemî" denilmesi, lisânlarında lüknet olmasından mütevellid imiş.
Akıl gözü ve gönül gözü anlatısı
Hasan Endâkî'nin yoğun mânevî hâli ile ailesinin geçim sorumluluğu arasındaki gerilimi anlatan gelenek içi kayıt.
Abdullah Han’ın rüyası
Şeybânî hükümdarı Abdullah Han’ın rüyasında gördüğü kişiyi Hâcegî İmkenegî olarak tanıması ve ardından onunla dostluk kurması, hükümdar ile sûfî arasındaki ilişkiyi açıklayan gelenek içi anlatı olarak aktarılır.
Karda kalan yolcuları dergâha getiren köpekler
Ağır kışta yollar kapanınca Türâbî Dedebaba’nın dergâh köpeklerini dışarı göndermesi ve köpeklerin akşam mahsur kalan yolcularla dönmesi hakkında Kırşehir’den derlenmiş anlatı.
Köy dervişine çocukları temaşa öğüdü
Köyünde tek başına kalacağını söyleyen yeni dervişe, çocukların mektebe gidiş gelişini temaşa etmesini öğütleyen Türâbî Dedebaba anlatısı.
Buğday ve himmet anlatısı
Yûnus Emre'nin kıtlıkta buğday istemesi, ardından himmeti seçmek için geri dönmesi Vilâyetnâme hafızasının en etkili anlatılarındandır.
Güvercin donunda Anadolu'ya geliş
Vilâyetnâme Hacı Bektâş'ın Sulucakarahöyük'e güvercin donunda gelişini ve Rum erenleriyle karşılaşmasını anlatır.
Hatice (radıya'l/ahu anhüma) 'nın türbeleri yanına defo olunmuştur
Hatice (radıya'l/ahu anhüma) 'nın türbeleri yanına defo olunmuştur. Kamil'in keşfen o saadeti bize bildirdiği anlaşıldı. lhvanımızdan matbaa müdürü Sabri Efendi da'vet etmiş, Kamil Efendi icabet bu yurmuş. Fakat haremi tesadüfen o gün apandisit (…
Harput ve Köğenk anlatıları
Menkıbeler yerel topluluk hafızası olarak sunulur; tarihî olay kaydıyla eşitlenmez.
Cihâz-ı fakr ile Germiyan'a gönderiliş
Vilâyetnâme'de Hacı Bektâş'ın taç, hırka, alem, seccade, sofra ve bâtın kılıcını Hacım Sultan'a vererek onu Germiyan'a gönderdiği anlatılır.
Oğlu tarafından kurulan keramet hafızası
Vıhvıhek Efendi’nin mersiye ve keramet derlemesi.
İdam yerindeki bağlı anlatısı
Bir bağlısının şeyhinin ölümünü görünce kendisini hançerlediği rivayeti.
Kıymetini bilen, takdir eden erbab-ı kemal eksik olmamıştır
Kıymetini bilen, takdir eden erbab-ı kemal eksik olmamıştır. La'li-zade, Risale'sinde diyor ki: "Nice ulema ve suleha ve ehl-i keramet adamlara, "Hamzavldir" diye töhmet ve mü lahadeden olmak üzere mezemmet ve umur-ı şenia isnadıyla şutum…
Yedi yıllık hizmet anlatısı
Tekke inşaatında başlayan hizmetin yedi yıl sürdüğü ve hilâfetle neticelendiği aktarılır.
Mektup ulaşmadan verilen cevap
Gelenek, Manisa şehzadesi Murad'ın mektubu ulaşmadan Hüsâmeddin Uşşâkî'nin onun tahta çıkacağını haber verdiğini anlatır.
Habîb el-Acemî ile anlatılar
Sıdk, tevekkül ve yakîn mesajını taşıyan kıssalar zaman içinde farklı olay örgüleri kazanmıştır.
Râbia el-Adeviyye ile anlatılar
Yaygın kronoloji iki şahsın görüşmesini desteklemez; anlatılar aşk, vecd, ilim ve havf tiplerini karşılaştıran öğretici menkıbeler olarak değerlendirilir.
Rasûlu'llâh (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’den Ümmü Seleme hazretlerinin cârîyesi idi
Rasûlu'llâh (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’den Ümmü Seleme hazretlerinin cârîyesi idi. Hattâ müşârünileyhâ hazretleri, Hasan-ı Basrî’yi tufûliyyetinde def'aâtle kucağına almış ve bir rivâyette meme dahi vermiş idi. Ahkâm-ı şer’iyye ve fıkıh u hadîste zamânın ferîdi…
Zîrâ muhaddisler Hasan-ı Basrî’nin, İmâm Alî’den semâını ve onunla sohbetini inkâr etmişlerdir
Zîrâ muhaddisler Hasan-ı Basrî’nin, İmâm Alî’den semâını ve onunla sohbetini inkâr etmişlerdir. Fakat sûfiyyenin nazarı, âlem-i ma’nâda olan muâmelâta dahi şâmildir" Vahdete müteallik ba'zı âsâr ile eş’ârı varmış. Ali (Radıya'llâhu anh) ile Muâviye arasındaki…
Helva ikramı ve lakabın doğuşu
Padişahın içinden geçirdiği helvayı hazırlayıp sunduğu için “Helvâyî” diye anıldığına dair gelenek anlatısı.
Ragıp Paşa, bir gün azizine kendisinin zaman-ı irtiha lini sormuş, "Beni kalbinden…
Ragıp Paşa, bir gün azizine kendisinin zaman-ı irtiha lini sormuş, "Beni kalbinden çıkarınca ölürsün." buyurmuşlardı. "Agah" (o\S"l) lafzı 27 olmakla, 1 203'ten 27 çıkınca 1 1 76 kalır ki, Ra gıp Paşa'nın tarih-i irtihalidir.…
Hayber sancağı
Hz. Peygamber’in Hayber’de sancağı Allah ve resulünü seven, onlar tarafından da sevilen bir kişiye vereceğini söyleyip Hz. Ali’ye teslim etmesi güvenilir hadis kaynaklarında aktarılır.
Hicret gecesi ve emanetler
Hz. Ali’nin hicret gecesi Hz. Peygamber’in yatağında kalması ve emanetleri sahiplerine teslim etmesi, siyer hafızasında cesaret ile emanet ahlâkını birleştiren bir olaydır.
Zülfikar ve cenkname hafızası
Zülfikar, Düldül ve Hayber çevresinde gelişen anlatılar Türk-İslâm edebiyatında Hz. Ali’yi cesaret, adalet ve mazlumu korumanın sembolüne dönüştürmüştür.
Yukarıda nakledilen âyet-i kerime ile Allah(cc) Ebû Bekir(ra)’i bizzat tebcil etmiştir
Yukarıda nakledilen âyet-i kerime ile Allah(cc) Ebû Bekir(ra)’i bizzat tebcil etmiştir. Hz. Ebû Bekir(ra)’in en önemli meziyeti, Allah(cc)’a olan tazimiydi. Onun Allah(cc)’a olan tazimini gösteren bir olayı kızı Hz. Âişe şöyle anlatır:
Dul ve yetimlerin vedası
Vefatında gizli yardımlarının ortaya çıkması.
Tennûr lakabı anlatısı
Tennûrî’nin lakabı, sıcak tandır üzerinde terleyerek kabz hâlinden çıkması ve bu usulü mürid terbiyesinde kullanması anlatısına bağlanır.
İsmail Hakkı Efendinin hayat tecrübesini tam olarak kavrayabilmek için kendisiyle özdeşleştirdiği tasavvufî…
İsmail Hakkı Efendinin hayat tecrübesini tam olarak kavrayabilmek için kendisiyle özdeşleştirdiği tasavvufî anlayışı ve yaşayışını da kelimelerin kifayet ettiği kadar anlatmak gerekmektedir. Elbette biz onun yaşadığı tasavvufî tecrübeleri “efrâdını câmi ağyârını mâni” (bütün yönlerini…
Bin altınlık emanet
Bir demircinin oğluna bırakılan emanetin kırk yıl sonra artırılmış hâliyle teslim edildiği anlatılır.
Perde arkasından hüküm anlatısı
Halep mahkemesinde hükmü perde arkasından bildirdiğine dair kaynak anlatısı.
Kaynakta aktarılan metin
Şerhu Mâ-vakaa fî-Kitâbi’l-Mesnevî mine’l-Ebyâti’l-Arabiyye. 18. Şârih’e şu sûretle medhiyye-hân oluyorlar: Ey kâşif-i esrâr-ı nihân Hazret-i Şârih Rû-pûş-ı tecellî-i ayân Hazret-i Şârih Bâ-nûr-ı yakîn sâlik-i etvâr-ı hakîkat Sâhib-kadem-i keşf ü beyân Hazret-i Şârih Olmuş lakabın…
Huyeş hûn guşte ez huy-i Muhammed 1156 Halid el-Bağdadî’nin doğum tarihine ilişkin…
Huyeş hûn guşte ez huy-i Muhammed 1156 Halid el-Bağdadî’nin doğum tarihine ilişkin farklı rivayetler söz konusudur. Bu tarihlemelerden bir kısmı şöyledir. 1182/1768, 1186/1772, 1190/1776, 1191/1777, 1192/1778, 1197/1782. Bu konudaki tamamlayıcı bilgiler için bk. Abdurrahman…
Kendileri an-asıl Hudavendigar vilayeti dahilinde Simav kasabasına yakın Tekel lüf karyesinden neş'et…
Kendileri an-asıl Hudavendigar vilayeti dahilinde Simav kasabasına yakın Tekel lüf karyesinden neş'et eylemiştir. Kibar-ı meşayıhdan ve keşf u keramet ashabındandır. Simav'da tahsil-i .ihtida.ide bulunarak, Dersaadet'te Zeyrek Medresesi'nde bulun muş - ki bu medrese el-yevm…
irâdelerini, muhaddisîn-i kirâmdan Şeyh İzzeddîn Ahmed el-Fârûsî hazretlerinin, Nefha ismiyle mevsûm olan…
irâdelerini, muhaddisîn-i kirâmdan Şeyh İzzeddîn Ahmed el-Fârûsî hazretlerinin, Nefha ismiyle mevsûm olan kitâbında sâlifü’z-zikr Şeyh Mansûr el-Batâyıhî hazretlerinin kerîme- zâdesi Şeyh Bedr hazretlerinden rivâyet edildiği hikâye-i mevsûka dahi te’yîd eder: Şeyh Bedr demiştir ki:…
Bidayeten zevkleri ilm-i zahiride iken, bi'l-ahare ilm-i batında yekta-yı zaman ol dular
Bidayeten zevkleri ilm-i zahiride iken, bi'l-ahare ilm-i batında yekta-yı zaman ol dular. Yahya-yı Nazim'in söyledği tarih ber-vech-i atidir: Göçdü ukbilya Cenab-ı Hazret-i Şeyhü'ş-şüyUlı Ya'ııi Sıvası Efeııdi-zade sad-ferydd ü ah Mürg-i rUlıu iilem-i ııasUtdaıı pervaz…
Çavdarın buğdaya dönüşmesi ve tükenmeyen ambar
Çavdar tohumundan iyi buğday elde ettiği ve arpa ambarının tükenmediği anlatılır.
Nfireddin hakkında Şeyhü'l-İslam'ın yazdığı medhiyye, Hz
Nfireddin hakkında Şeyhü'l-İslam'ın yazdığı medhiyye, Hz. Hele şu beyitlerinde hakikate ne güzel tercüman olmuştur: Nar-ı Hak cebhesiıule zllhir idi Berk ururdu tecelli-i irşlld Ne idi o alemin ta'zimi* Kul idi cümle bende VÜ azad…
Rüyada iman telkini ve Divan-ı Hümâyun'a çıkışı
Kepenekçi Sinan'ın dinî arayışı sırasında Hz. Peygamber'i rüyasında gördüğü, ertesi gün gördüklerini devlet erkânına anlattığı rivayet edilir.
Dergâh yangını ve “merasimden kurtulduk” sözü
Sineklibakkal Dergâhı yanarken sohbeti sürdürmesi ve yangın sonrasında aktarılan sözü.
Rüstem Halife'nin duası
Lâmiî, göz rahatsızlığı sırasında Rüstem Halife-i Burûsevî'nin kendisine Muavvizeteyn okumayı tavsiye ettiğini ve ağrısının geçtiğini anlatır.
Suskunluk ve hazır cevap hesap
Gelenek içi kayda göre çoğunlukla susar; hesap sorularına ise gecikmeden cevap verirdi.
Anlatıldığına göre Gucdevânî’nin halifelerinden Evliya-yı Kebir Buharî’nin talebesi olan Şeyh Dehkan Kılletî…
Anlatıldığına göre Gucdevânî’nin halifelerinden Evliya-yı Kebir Buharî’nin talebesi olan Şeyh Dehkan Kılletî hastalanmıştı. Mahmûd Encîrfağnevî, onun ziyaretine vardı. Şifa dileklerinde bulunduktan sonra huzurundan ayrıldı. Encîrfağnevî çıktıktan sonra Şeyh Dehkan şöyle dua etti: “Allahım, ölümüm…
Otuz yıl sonra mürşidiyle karşılaşma
Gelenek içi anlatı, Habîb-i Karamânî'nin yıllar önce işaret ettiği mürşidin Sünbül Sinan olduğunu söyler.
Hacda görüldüğü ve sırrı sakladığı anlatısı
Manastırlı Mustafa Çelebi'nin onu Mekke'de tavaf ederken gördüğünü söylemesi üzerine bu hâli açıklamamasını istediği nakledilir.
Kırklar meclisine davet anlatısı
İlk halvetinde kendisine kırklardan boşalan bir makamın teklif edildiği, onun ise şeyhinin iznine bağladığı anlatılır.
Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu
Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâline gelmiştir. Onun nesebi Muhammed b. Hanefiyye vasıtasıyla Hz. Ali(ra)’ye dayandırılmaktadır.…
Saldırı ve vefat anlatısı
1781'de evinde uğradığı silahlı saldırının ardından vefat etmesi, gelenek içinde şehadet anlatısıyla aktarılır.
Her şeyi merkezinde bırakmak
Sünbül Sinan'ın imtihanında âlemi değiştirmeye kalkışmayacağını, her şeyi yerli yerinde bırakacağını söylemesiyle “Merkez” adı alışını anlatan meşhur rivayet.
Merkez Efendi menkıbeleri
Keramet ve rüya anlatıları tarihî biyografiden ayrı bir gelenek katmanıdır.
Solmuş çiçek anlatısı
Dervişler demetlerle çiçek getirirken Merkez Efendi'nin zikrini işittiği çiçekleri koparamayıp yalnız solmuş bir çiçek getirdiği rivayeti.
Kaynakta aktarılan metin
Hazret-i Mahbûb-ı Hallâk-ı cihânın dâveri “Hel etâ” şânında menzil sırr-ı Kur’ân’ım Ali Ben muhibb-i Ehl-i Beyt’im dönmezim ikrârdan Rükn-i ehlû’llâh içinde ahd ü peymânım Ali Ref idüp zulmât-ı nefsi Hızr-veş buldum hayât Âsmân-ı dilde…
"Nerede olursanız olun, O, sizinle berâberdir." 57
"Nerede olursanız olun, O, sizinle berâberdir." 57. Hadîd sûresi, 4. (H) "Kendini bilen, Rabbini de bilir." (el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, c.II, s.262) (H) Beynehümâdaki tevcîh oldur ki, min-vechin, cevazı sâbit; min-vechin, künhüyle adem-i cevâzı sâbittir.” Şerh-i…
Kara Mustafa Paşa'nın sefer rüyası
Gelenek anlatısında Hasan Efendi, Kara Mustafa Paşa'nın gördüğü rüyayı yaklaşan tehlikeye yorarak seferden vazgeçmesini öğütler.
Kasr-ı Ârifân'dan gelen koku
Baba Semmâsî'nin Bahâeddin Nakşibend doğmadan önce Kasrıhindûvân'dan bir ‘er kokusu’ aldığını söylediği aktarılır.
Râmiten’e bir, Buhara’ya üç fersah mesafede bulunan Semâs köyünde doğan Semâsî,617 aynı…
Râmiten’e bir, Buhara’ya üç fersah mesafede bulunan Semâs köyünde doğan Semâsî,617 aynı zamanda burada yaşayıp burada vefat etti. Babası Seyyid Abdullah’tır. Semâsî bir süre memleketinde dinî ilimler tahsili ile meşgul oldu. Zâhir ilimlerinde belli…
Muhammed Pârsâ rüyası ve güzel ahlâk öğüdü
Bâkī-Billâh'ın rüyasında Muhammed Pârsâ'dan aldığı güzel ahlâk öğüdünü tasavvuf yolunun ölçüsü kabul ettiği aktarılır.
Nehrî'ye yönelten rüyalar
Gelenek içi anlatıda Muhammed Küfrevî'nin, rüyalarında gördüğü Seyyid Tâhâ'yı bulmak için Nehrî'ye yöneldiği ve burada intisap ettiği aktarılır.
Sürgünün hac yolculuğu gibi gösterilmesi
İstanbul'daki nüfuzundan rahatsız olan yönetim çevresinin Murad Buhârî'yi hacca gönderiyormuş gibi gemiye bindirip Alanya'da çıkardığı aktarılır.
Mazhar Cân-ı Cânân’ın şahadeti
Mazhar Cân-ı Cânân, şeyhi Muhammed Nûr Bedeûnî’nin sohbetinin kalbe safâ verdiğini, kuvvetli feraset ve himmete sahip olduğunu anlatır. Bu portre müridin tanıklığı ve gelenek içi hafıza olarak sunulur.
Muhammed Zâhid Efendi, bugün Tacikistan sınırları içinde bulunan Hisar (Duşenbe) kenti yakınındaki…
Muhammed Zâhid Efendi, bugün Tacikistan sınırları içinde bulunan Hisar (Duşenbe) kenti yakınındaki Vahşuvar (Vahş) köyünde doğdu. Onun Yakub-ı Çerhî’nin soyundan geldiği rivayet edilmektedir.945 Doğum tarihi hakkında henüz kayıtlı bilgiye ulaşılamamıştır. Bazı kaynaklarda Muhammed Zâhid…
Bursa’dan Üsküdar’a çağrılış
Pîrini ziyaret için ansızın Üsküdar’a gelişi, ileride posta geçeceğine dair gelenek anlatısıyla birleştirilir.
Seyahat anlatılarının niteliği
Mustafa Hayri Baba ile mürşidi Muhammed Baba Kürkî'nin yolculukları çevresinde aktarılan dua ve şifa hatıraları, Hâlisî çevrenin sözlü hafızasını ve şeyh–mürid yakınlığını gösterir.
1
1. “Düello Meselesinin Taşradaki İn’ikâsâtı”, yıl: 1327, cilt: 6, sayı: 145, ss. 236237. 2. “Rusya’da Tazyîk-i İslâm’a Lüzum Gösterenler”, yıl: 1327, cilt: 6, sayı: 156, ss. 412-413. 3. “İslâmîyet’te Cihad”, yıl: 1327, cilt: 7,…
Takvimdeki nokta anlatısı
I. Ahmed’in vefatına işaret ettiği söylenen yazım nüktesi.
Kanûnî'nin nikris rahatsızlığı
Gelenek içi anlatı, Sultan Süleyman'ın nikris ağrısının Şems'in duası ve dokunuşuyla hafiflediğini söyler.
Ravza'da selâma mukabele rivayeti
Neccârzâde Mustafa Rıza'nın 1740 hac yolculuğu sırasında Ravza-i Mutahhara'daki selâmına gaybdan karşılık verildiği rivayet edilir.
Gürgenç'te kalış
Moğol istilası sırasında şehri terk etmeyip halkla birlikte öldüğü tarihî çekirdeği; savaşın ayrıntıları gelenek içinde menkıbevî biçimde genişlemiştir.
Hârizm'i terk etmeyişi
Cengiz ordusunun yaklaşması üzerine kendisine şehri terk etmesi teklif edildiğinde, huzur günlerinde birlikte yaşadığı insanları sıkıntı anında yalnız bırakmayacağını söylediği aktarılır. Kuşatma sırasında öldürülmesi tarihî çekirdektir; vedalaşma sözlerinin biçimi gelenek içinde nakledilmiştir.
Kuşu kurtaran nazar
Sefîne'deki rivayette bir doğanın küçük bir kuşu kovaladığını gören Necmeddîn-i Kübrâ'nın nazarı kuşa yönelince kuşun kurtulduğu anlatılır. Menkıbe, velî-tırâş unvanıyla birlikte düşünülen mânevî nazar temasını işler.
Mecdüddîn-i Bağdâdî hakkındaki ikaz
Mecdüddîn-i Bağdâdî'nin söylediği büyük bir söz üzerine özür dilediği; şeyhinin imanının selâmette olduğunu fakat bu yolda can vermenin mukadder bulunduğunu söylediği nakledilir. Ardından hem Mecdüddîn'in hem de kendisinin şehadetini haber verdiği anlatılır.
Rûzbihân'ın terbiyesi
Risâle-i Kudsiyye tercümesindeki anlatıda genç Necmeddîn, bilgisini şeyhlerinden üstün görme düşüncesine kapılır. Rûzbihân-ı Mısrî'nin yanında yaşadığı sarsıcı tecrübe ve 'kendini büyük görme' ikazıyla bu hâlden arındığı, ardından Ammâr-ı Yâsir'in hizmetine döndüğü nakledilir.
Şehadet ve perçem anlatısı
Nefehât ve Sefîne'de, Necmeddîn-i Kübrâ'nın savaş sırasında bir düşmanın perçemini tuttuğu ve vefatından sonra elinin ancak saç kesilerek ayrılabildiği anlatılır. Bu sahne tarihî ölüm kaydının çevresinde gelişen menkıbevî hafızadır.
Bağdat'ta Şerîf Murtazâ mezarı anlatısı
Cami genişletmesi sırasında bozulmamış beden bulunduğuna dair şehir hafızası.
Buraya hem-civâr olan bir konakta mukîm sadr-ı esbak Halîl Rif’at Paşa merhûm…
Buraya hem-civâr olan bir konakta mukîm sadr-ı esbak Halîl Rif’at Paşa merhûm odanın döşemesinin tecdîdine teşebbüs ettiği sırada Hz. Mısrî’yi âlem-i ma’nâda görüp, “Gözlerimin yaşıyla yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz.” diye emr ü ihtâr…
Mısrî hafızası
Keramet ve keşif anlatıları tarihî kronolojiden ayrılarak bağlı topluluğun Mısrî'yi nasıl hatırladığını gösterir.
Mısrî’nin şöhreti günden güne tezâyüd eyledi
Mısrî’nin şöhreti günden güne tezâyüd eyledi. 1080/(1669-70) târîhinde Bursa’daki dergâh inşâ olundu. Bir rivâyette Abdal Çelebi nâmında bir zât bu emr-i hayra delâlet etti. Mısrî’nin tarîk-ı mükâşefede ve ilm-i münâzaradaki ihâtası şöhret buldu.
Uşşâkî Âsitânesi’ndeki Şifâ Kuyusu rivayeti
Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’ndeki kuyunun Niyâzî-i Mısrî tarafından kazdırıldığına dair sözlü hafıza ile bu nispeti doğrulayan yazılı kayıt bulunmadığını belirten karşı görüş birlikte aktarılır.
Yine va’zda mesâil-i cifriyyeden bahs ile ba'zı vukûâttan haber vermesi hoşa gitmediğinden…
Yine va’zda mesâil-i cifriyyeden bahs ile ba'zı vukûâttan haber vermesi hoşa gitmediğinden 1088/(1677) senesinde, bazı münâfıkların kurbân-ı iftirâsı olarak Limni’ye nefy olundu. Burada oniki (bir rivâyette onbeş veya yirmi) sene kaldı.38 Zikr ü irşâd…
Arafat telbiyesini işitme anlatısı
Sır Tekke ziyaretinde Arafat’ın müşâhede edildiği ve telbiyeye katılındığı yolundaki anlatı, Cerrâhî geleneğindeki arefe günü merasiminin menşeini açıklar.
Karagümrük'teki hücre ve dergâhın kuruluşu
Ali Alâeddin Köstendilî’nin Nûreddin Cerrâhî’yi Canfedâ Hatun Camii yanındaki halvethaneye göndermesi ve burada Cerrâhî Âsitânesi’nin doğuşuna uzanan süreç anlatılır.
Mehmed Molla Efendi'ye verilen asa
Genç ilmiye mensubu Mehmed Molla Efendi’ye şeyhülislâm olacağını ima ederek bir asa vermesi ve asanın daha sonra makam töreninde taşınması anlatılır.
Selâmî Dergâhı'nda Ali Alâeddin ile karşılaşma
Mısır kadılığına gitmek üzereyken Üsküdar’daki Selâmî Dergâhı’nda Ali Alâeddin Köstendilî ile karşılaşması, Nûreddin Cerrâhî’nin hayatındaki yön değişikliğinin gelenek içindeki başlangıç anlatısıdır.
Sultan III. Ahmed'in sarayında fırtınanın dinmesi
Saraydaki bir hastayı ziyaretinin ardından çıkan fırtınanın Nûreddin Cerrâhî’nin “Yâ Hak” nidasıyla durduğu ve mumların yandığı anlatılır.
Yahyâ Efendi'nin hizmette kalışı
Saray imamı Yahyâ Efendi’nin dergâh için gönderilen üç yüz altını getirmesi, paranın iadesi ve ardından Nûreddin Cerrâhî’nin hizmetine girmesi anlatılır.
Ziyaretçilere dua
Vefatından önce dervişlerini toplayıp yolu mensupları ve türbesini ziyaret edecekler için dua ettiği yolundaki kayıt, gelenek içi himaye anlayışını yansıtır.
Anda ne kim görürlerse şeyhe ta'bir ettirirler, salat-ı subha dek tekrar tevhide…
Anda ne kim görürlerse şeyhe ta'bir ettirirler, salat-ı subha dek tekrar tevhide başlarlardı. Üç erbain çıkıncaya dek bu üslup üzere çalışırlardı." Cümle-i kerametlerinden biri budur ki: Pehlularını yere ve arkalarını duvara vermiş değillerdi. Bir…
Baş ile bedenin kıyıda birleşmesi rivayeti
İdam edilen Oğlan Şeyhi'nin denize atılan başı ile bedeninin, vasiyeti hatırlayan bağlıların bekleyişi sırasında aynı kıyıya ulaştığı rivayet edilir.
Osman Hulûsî Efendinin 10 çocuğu oldu
Osman Hulûsî Efendinin 10 çocuğu oldu. Bunlardan beşi erkek diğer beşi ise kızdır. Çocuklarının isimleri şöyledir:1315 1. Muhammed Masum (1939-1939) 2. Hatice (1940-1995) 3. Mahmud Kemâl (1944-1986) 4. Fatma (1947-hayatta) 1314 Palakoğlu, Gönüller Sultanı…
Dağ yolundaki büyük taş
Kapanan yolu dervişleriyle birlikte kaldırdığı anlatılır.
Denizdeki gemiye yetişme anlatısı
Tıraş sırasında bir süre görünmeyip fırtınadaki gemiyi kurtardığı rivayet edilir.
İki şifa anlatısı
Kaynak, Peçevî Mustafa'nın duası ve müdahalesiyle iyileştiği anlatılan iki hastaya ilişkin rivayet aktarır.
Mustafa Safi Efendi'nin vefatı üzerine bir gaze ted e çıkan haber kupürünü…
Mustafa Safi Efendi'nin vefatı üzerine bir gaze ted e çıkan haber kupürünü Hüseyin Vassaf kesip eserine yapıştırmıştır. ( H ) İlm ü irfô.m ile oldu ser-efrô.z-ı şüyf.Jı Yazamaz vasfım hakkı ile her bir hame…
Dergâhta paşa yoktur
Mahmud Paşa'nın dergâha sığınması etrafında anlatılan koruma hikâyesi, tarihî olaydan ayrılarak menkıbe katmanında tutulur.
Takdire teslimiyet anlatısı
Edirne’deki siyasî ve askerî kargaşa sırasında Receb Enis Dede’nin yaptığı dua ve aldığı ikaz etrafında anlatılan, ilâhî takdire edebi öne çıkaran Mevlevî rivayetidir.
Cezbe, kıyafet ve şehir hafızası
Saç ve yalınayaklık anlatısının tarihî çekirdeği.
Vezaret mührü anlatısı
Şam’a giden Mehmed Paşa’ya verdiği mührün, onun vezaret mührüyle döneceğine işaret sayıldığı anlatılır.
Meczup ve sadaret anlatısı
Bir dua talebi etrafında kurulan gelenek içi yükselme ve azil hikâyesi.
Rüyadaki zikir halkasının bulunması
Bursa'da gördüğü rüyadaki zikir halkasını yıllar sonra İstanbul'daki Ali Paşa Zâviyesi'nde aynen gördüğü ve bunun intisabına vesile olduğu anlatılır.
Kabirlerin hâlini görme anlatısı
Oğlu İsmail Çelebi'yle mezarlıktan geçerken kabirlerin mânevî durumlarını gördüğünü söylediği rivayet edilir.
Nil kıtlığı ve yağmur duası
Kahire’de Safvetî’nin duasının ardından yağmur yağdığına dair gelenek içi anlatı.
Tevazu ile açılan yol
Seyyid Ata'nın soy ve ilim gururunu aşarak hizmete kabulünü anlatan gelenek içi kayıt.
Bahaeddin-i Nakşıbend, kendisindeki inkıbaz halinin, Hızır (aleyhi's-selıiın)'ın bereketiyle izale olması için ona…
Bahaeddin-i Nakşıbend, kendisindeki inkıbaz halinin, Hızır (aleyhi's-selıiın)'ın bereketiyle izale olması için ona doğru yürüdü. Ertesi gece, Şah-ı Nakşıbend, rüyasında Gavs-ı a'zam'ı gördü. Gavs-ı a'zam, sağ elinin parmaklarıy la onun göğsüne doğru işaret etti ve…
Ha lil Ata'ya Maveraünnehr halifeliği teveccüh edince, Hz
Ha lil Ata'ya Maveraünnehr halifeliği teveccüh edince, Hz. Bahaeddin beraberinde bulun muş, harikulade hususatına şahid olmuştur. Oniki sene hizmetlerinde bulundular; adab u esrar-ı tarikat ü ma'ri(eti öğrendiler.
Bunun üzerine türbe yapılmasını pâdişâh emr eder
Bunun üzerine türbe yapılmasını pâdişâh emr eder. Şeyh Mustafa Efendi bu esnâda memleketine azîmet için pâdişâhın müsâadesini temennî ederse de, pâdişâh, “Memleketteki dergâhını başkasına devr etsin, keşf olunan mezârın civârına bir dergâh binâ olunup…
Son zikir meclisi
İzzî, Nûreddin Efendi’nin oğlunu ve dervişleri çağırıp yaklaşık üç saat süren zikir sırasında vefat ettiğini anlatır.
Sîmî'den Feyzî'ye mahlas değişikliği
İlk mahlası Sîmî iken, Abdülahad Nûrî'nin hitabından sonra Feyzî mahlasını kullandı.
Onların terceme-i hâllerinden de bi’l-âhare bahs olunacaktır
Onların terceme-i hâllerinden de bi’l-âhare bahs olunacaktır. Sinân-ı Ümmî’nin nutuklarından: Yâ Rabbi lutf eyle bana bi-hakk-ı nûr-ı Mustafâ Cümle işim ayân sana ey Âlim-ı sırr u hafâ Sensin Alîm ol İlâh sensin Hakîm pâdişâh…
Vefat sonrası rüya anlatısı
Ahiret hâline dair gelenek içi aktarım.
Posta geçiş anlatıları
Vasiyet, rüya ve istihare üzerinden aktarılan postnişinlik hikâyeleri menkıbevî hafıza olarak değerlendirilir.
Cenaze merasiminin hafızası
Ömer Fuâdî, pîrin vefatında dokuz yaşında bulunduğunu ve cenaze merasiminde gördüklerinin tesirini uzun süre taşıdığını anlatır.
Kastamonu girişindeki ‘kâmil boyacı’ anlatısı
Şâbân-ı Velî'nin Kastamonu'ya gelişi, Bayramî şeyhi Îsâ Dede'nin ‘Bolu tarafından bir kâmil boyacı geliyor’ sözü ve onu karşılamaya gönderdiği dervişlerin yolcudaki mânevî makamı ilk anda fark edememeleri üzerinden anlatılır.
Kastamonu'ya geliş ve Hüsam Halife Mescidi
Menâkıbnâme, Şa‘bân-ı Velî'nin Kastamonu'ya dönüşünü ve Hüsam Halife Mescidi'ndeki uzun halvet ve zikir hayatını gelenek içi ayrıntılarla anlatır. Mescit ve şehir kaydı tarihî çekirdek; keşif ve yönlendirme unsurları menkıbevî katmandır.
Silsilenin yeniden ihyası haberi
Pîr Muhammed Erzincânî'ye nispet edilen anlatıda kesintiye uğrayan irşad hattının Yahyâ-yı Şirvânî silsilesinden gelecek bir zatla yeniden güçleneceği bildirilir. Bu kayıt tarihî kehanet değil, Şâbânî menâkıbnâmesinin kendi silsilesini anlamlandırma biçimidir.
İstanbul kadılığına dair rüya
Çivizâde'nin rüyada verdiği haber olarak aktarılan gelenek kaydı.
J J Jt:.; 4-iİ J&- J..ü (l>- ) ...1.ı j) t..iJ 89
J J Jt:.; 4-iİ J&- J..ü (l>- ) ...1.ı j) t..iJ 89 . lü Le .:ı ı; . .rJ I ..U _,1. 1 J&- J..ü J cJL.:. Nitekim hadis-i şerifte şöyle varid olmuş tur:…
Rast geldikleri fukaraya birer ve ba'zan emr-i aziz ile üçer, beşer, sekizer…
Rast geldikleri fukaraya birer ve ba'zan emr-i aziz ile üçer, beşer, sekizer akçe infak ile hizmet ve avdetinde dahi ber-minval-i sabık eda-yı hıdmete dikkat ederdi. Ba'zan cübbe ve hırkasını verip nim-ten ile dergaha avdeti…
Vefatı lstanbul'da 1 06 1 senesindedir." ( H ) Sivasi-i Halveti Şu'besi…
Vefatı lstanbul'da 1 06 1 senesindedir." ( H ) Sivasi-i Halveti Şu'besi 49 1 /367/Ehad'den zahir oldu vahidiyyet Göründü vahidiyyetden bu kesret Ehad slirl durur a' dôd içinde Ehad'dir görünen ta'dôd içinde Ne deıılü…
İstanbul'un fethine kadar gayr-i ma'lum bir halde kalmışlar
İstanbul'un fethine kadar gayr-i ma'lum bir halde kalmışlar. Cemal-i Halveti veya Sünbül Sinan hazeratı zamanında keşfen meydana çıkarılmışlardır. Sünbül, irtihalinde bu iki gevher-i ismetin ayak ucuna defnini vasıyyet buyurmuşladır.
Sultan Mahmud ve Sultan Abdülmecid zamanlarında mükemmelen ta'mir olun duğu gibi, 1…
Sultan Mahmud ve Sultan Abdülmecid zamanlarında mükemmelen ta'mir olun duğu gibi, 1 309/( 1 89 1 -92) hareket-i arzında ziyade rahne-dar olduğundan, Sultan Abdülhamid Han-ı sani tarafından mücedded denilecek derecede ihyasına sarf-ı nak dine-i…
Efendi dört sene bu tekkede Ol sütfu:le-zliı oldu plşva-yı salikln Söyledim tô.rlh-i…
Efendi dört sene bu tekkede Ol sütfu:le-zliı oldu plşva-yı salikln Söyledim tô.rlh-i cevher-dô.rnu ihlas ile Dar-ı cennet Mustafa Efendi'ye ola mekan ( .:.ııs:_. .JJI ..l.:fl ..:...:>. J b } = 1 20 1/( 1…
Hocası İbrâhim el-Halebî hakkındaki polemik anlatısı
İbnü'l-Arabî hakkındaki sert tartışmanın ardından hocasının ayağından yaralandığını anlatan kayıt, keramet diliyle aktarılır.
Bursa'da Sa'di Dergahı şeyhi, Erzun1mi Hoca-zade İsmail Hakki es-Safi Efendi, zahir ü…
Bursa'da Sa'di Dergahı şeyhi, Erzun1mi Hoca-zade İsmail Hakki es-Safi Efendi, zahir ü batında müteferrid, hüsn-i hal ashabından bir zattır. Görüştüm. - Üsküdar'da tarikat-ı aliyye-i Sa'diyye'den Hallaç Baba Dergahı şeyhi Sa'deddin el-Vefi Efendi. - Üsküdar'da…
Siz onunla nerede görüştünüz, ah bab oldunuz!" diye sorunca o zat, "Müşarünileyhin…
Siz onunla nerede görüştünüz, ah bab oldunuz!" diye sorunca o zat, "Müşarünileyhin hafuula iki gece huzür-ı saadette bu lunduğunu." söyler. Muhammed Dede, azizinin kemalatına esasen vakıf olup, bunun ehl-i beldeye bir eser-i keramet olacağına…
Haram ile muhammer olan bu gibi şeyleri yemek, seyr ü sülfıka en…
Haram ile muhammer olan bu gibi şeyleri yemek, seyr ü sülfıka en büyük engel olan şeylerdendir . Tlb lokma yemeğe bakınız." diye onları intibaha da'vetle keramet göstermiştir. /239/ Abdullah-ı Münzevi'nin irtihali 1 2 1…
Şeyh'in asarını birer birer gösterdi ve dedi ki: "Bu gün çok işim…
Şeyh'in asarını birer birer gösterdi ve dedi ki: "Bu gün çok işim vardı. Şeyh'in böyle bir kerametini de, bu suretle muharrir-i fakir gördüm. (Kadde sa'lliihu sırrahu) ŞEYH CEMALEDDİN-İ AFGANi Mücahidin-i lslamiyye'dendiP. Afganistan'da 1 2…
Pa dişah'ın beraberinde bulunarak nasihatlarıyla kemalat-ı aliye vü ma'neviyyesiyle cümleyi müstefid eylemiştir
Pa dişah'ın beraberinde bulunarak nasihatlarıyla kemalat-ı aliye vü ma'neviyyesiyle cümleyi müstefid eylemiştir. Bu sırada kevni ve irfani kerametleri zahir oldu. Fetih den üç gün evvel veya sonra Okmeydanı'nda hayme-nişin-i aram olan Akşemseddin ile Hz.
Sanki şâirin hayâl-i tasavvuf-nişîni ser-çeşme-i tevhîdde bir tarâvet-i dâime buluyordu.” Süleymân Nazîf…
Sanki şâirin hayâl-i tasavvuf-nişîni ser-çeşme-i tevhîdde bir tarâvet-i dâime buluyordu.” Süleymân Nazîf Bey der ki: “Şeyh Gâlib’in meziyyât-ı edebiyyesini ahlâfı olan eslâfımız takdîr edememişti. Bunu en evvel keşf ü i’lân eden üstâd Ekrem'dir.” Muallim…
Altmışyedi sene mer tebe-i irşadda bulunup, 2 1 Cemaziye'l-ahir 1 232/(8 Mayıs…
Altmışyedi sene mer tebe-i irşadda bulunup, 2 1 Cemaziye'l-ahir 1 232/(8 Mayıs 1 8 1 7 ) tarihinde azim-i gül şen-saray-ı hakikat olmuştur. Erbab-ı halden bir sahib-i keramet olduğu menkGldur. Keman keşlikte mahir ve…
"Şeriat sözlerim, tarikat işlediklerim, hakikat hallerim ve marifet de sermayemdir." ( H…
"Şeriat sözlerim, tarikat işlediklerim, hakikat hallerim ve marifet de sermayemdir." ( H ) Uşşakller 377 Onlar dahi hüm-diller süruru ve vird ehlinin çeşm-i nuru a'nl Şeyh Abdullih Mu hammed-i Dineveri (kuddise sırruhU) hazretlerine ,…
Hammâmî İsmâil Efendi’nin son zikri
Şeyh Abdi Efendi, Hammâmî İsmâil Efendi’nin son anlarında ‘Yâ Hak’ zikrini büyük bir vecd ve muhabbetle sürdürdüğünü gördüğünü nakleder.
Eş'arından bu iki beyit eser- i tabiatlarıdır
Eş'arından bu iki beyit eser- i tabiatlarıdır. Tablb ü şclir u kiit.ib müneccim Gerek şah!ın içün bu çar mahrem Binli-yı devletin ol çiir erkan Esiisıdır ol anlarla muhakkem Biri manzume yazmış onlar içün Nizam…
Pederinden iktibas-ı envar edip, tac-ı keramet ve hırka-i tarikatı giymiş ve derya-yı…
Pederinden iktibas-ı envar edip, tac-ı keramet ve hırka-i tarikatı giymiş ve derya-yı ma'rifete dalmıştır. Bunun oğlu Şeyh Cüneyd, onun oğlu Şeyh Haydar olup, Nuşirevan tarafından katl olunmuştur.
Sürgünde ayı anlatısı
Gelenek içi anlatıda, karlı ormanda ölüme terk edildiğinde bir ayının ona sarılarak ısıttığı söylenir.
lardaki 1524 tarihiyle mezar kitabesindeki 935/1529 kaydı arasında fark vardır
Kaynaklardaki 1524 tarihiyle mezar kitabesindeki 935/1529 kaydı arasında fark vardır. Gelenek içi anlatıya göre şehadetinden sonra bir müridinin rüyasına girerek bedeninin ve başının Rumelihisarı kıyısına ayrı ayrı ulaşacağını bildirmiş; müridi de onları Kayalar Mezarlığı…
Kendi cenazesini haber verme anlatısı
Sefîne, Mahmud Hayrân-ı Zeynî'nin ihvanı tekkeye bir cenaze için çağırdığını; toplananların onun vefatıyla karşılaştığını anlatır.
Fukara-yı huccaca mahsus bir vapurla belki gidebilirim ümidiyle Beyrut'a gelir, hüsn-i tesadüf…
Fukara-yı huccaca mahsus bir vapurla belki gidebilirim ümidiyle Beyrut'a gelir, hüsn-i tesadüf kabilinden Beyrut ağniyasından bir zat kendisini refik olarak yanına alıp, Muham med Efendi vapurda birinci mevki'de müsterihu'l-hal olarak Cidde'ye ve oradan mü…
" diyerek, fakat bu müddet zarfında kimseyi müridliğe kabul etmeyerek nihayet ba'zı…
" diyerek, fakat bu müddet zarfında kimseyi müridliğe kabul etmeyerek nihayet ba'zı işarat-ı ma'neviyye üzerine bi-hasebi'l-kab Mudurnulu Şeyh Halil Rahmi Efendi'nin daire-i irfanına dehaletle bir müddet sonra nail-i hilafet olup, ilm-i batına aşina ve…
Silsile-i zerrin-i Gülşenl'ye de bu suretle teyemmünen bi-zikrihi'l-celil rabıta-bend-i ubUdiyyet oldum
Silsile-i zerrin-i Gülşenl'ye de bu suretle teyemmünen bi-zikrihi'l-celil rabıta-bend-i ubUdiyyet oldum. Fakiri taltifen şu manzumeyi ihda buyurmuşlardır: Dila gel dil-beT-i uşakı vasf it Anı temdlh içün en/ası vakf it Haber vir sırr- ı edna…
Rabbinin kulu Muhammed Mehdi b
Rabbinin kulu Muhammed Mehdi b. es-Seyyid Muhammed b. Ali es-Senı'.isi el-Hattabi el-ldri si'den, Sükne kazası nfübi faziletli, hoş kokulu, kerem ve yağmur bulutu gibi güzellikler ile hoş ah lak ve parlak menkıbeler, coşkun dereler…
Aradan zamânlar geçmiş, Köstendilli Ali Efendi hulefâsından Seyyid Mustafa Dede, hamâm sâhibi…
Aradan zamânlar geçmiş, Köstendilli Ali Efendi hulefâsından Seyyid Mustafa Dede, hamâm sâhibi Kemânkeş Muhammed Efendi’den aldığı müsâade ile, hamâm civârında sâkin olmuş. Sultan Mahmûd Hân-ı evvelin ibtidâ-yı cülûsunda rikâb-ı Humâyûn’a arzuhâl vererek burada keşfen…
İctihâd buyurdukları âlem-i tarîkatta bi’l-ittifâk pîr addolunmuş ve uluvv-i kerem ü himmetlerinin…
İctihâd buyurdukları âlem-i tarîkatta bi’l-ittifâk pîr addolunmuş ve uluvv-i kerem ü himmetlerinin dâimâ ibzâli ehl-i aşk u muhabbet tarafından temennî edilmekte bulunmuştur. El-hazer mürde kıyâs eyleme ehlu’llâhı Sanma herkes gibidir rıhlet-i ehlu’llâhı "Gülşenî'nin güzel…
Mısır mevleviyyetine ta’yîninde sinni onsekiz olduğu gibi, Şeyh Ali Efendi hazretlerine intisâbla…
Mısır mevleviyyetine ta’yîninde sinni onsekiz olduğu gibi, Şeyh Ali Efendi hazretlerine intisâbla altı yedi sene kadar dâire-i terbiyelerinde kalıp, ikmâl-i seyr ü sülûk ettikleri 1115/(1703-04)’te meşîhete ta’yîn olundukları esnâ-yı musâhabede teeyyüd etti. “Cerrâhî” denilmesi…
MezkGr medrese, bi'l-ahare zaviye-i Nakşıbendiyye'ye tahvil edildi
MezkGr medrese, bi'l-ahare zaviye-i Nakşıbendiyye'ye tahvil edildi. Vefatlarını şu mısra' iş'ar eder: Keramet birle düşdü Şeyh-i ekber (ŞI f:7' ı..s ..i...!. yı .J .1- ...:..- iŞ-) = 1 1 33 - 1 = 1…
Mütalaasından fevka'l ade müstefid oldum, cidden arifane yazılmış bir te'lif-i güzindir
Mütalaasından fevka'l ade müstefid oldum, cidden arifane yazılmış bir te'lif-i güzindir. Pir ile münase tinden bahs ettiği sırada o sultan-ı tarikat hakkında diyor ki: ·A'ni sultfüı-ı meşayıh rükn-i dın Pirimiz Sultan-ı Kutbu'l-arifln Çün gönülden…
Bunlar arasında, özellikle Virdü's-Set tar sahibi olan, vuslata ermiş muhakkıkların kutbu sayılan…
Bunlar arasında, özellikle Virdü's-Set tar sahibi olan, vuslata ermiş muhakkıkların kutbu sayılan Şeyh Seyyid Yahya-yı Şirvan! (k.s. ) , Halveti tarikatının ulularından olup, Şabanı tarikatının da menbaıdır. Peygamber'i rüyasında görmüş ve kendisine bu Virdü's-Settar'ı…
Karibi mazhar-ı irfan olan bir şeyh-i alidir Onun Divcinçesi esrar-ı Kur'an ile…
Karibi mazhar-ı irfan olan bir şeyh-i alidir Onun Divcinçesi esrar-ı Kur'an ile malidir diye sünGhatım oldu. Nutuklarından bir kaçını teberrüken yazıyorum: Bu Karibi kul olubdur ol makamın ehline Varlığın ona virüp namını insô.n eylemiş…
Şeyh Hâfız Muhammed Cemâleddîn Efendi Hâfız Resmî Efendi’den sonra 1318/(1900) senesinde seccâde-i…
Şeyh Hâfız Muhammed Cemâleddîn Efendi Hâfız Resmî Efendi’den sonra 1318/(1900) senesinde seccâde-i meşîhate câlis oldu. Hüsn-i savta mâlik olup, alâ-rivâyetin Sultan Abdülazîz merhûmun nezdinde Kur’ân okur imiş. Sünbül hânkâhı şeyhi Kutbî Efendi merhûmdan müstahlef…
Gönül olsun nevlilirıl.e mutayyeb Bizi luıf i1.e mesrur eyl.e Ya Rab Müretteb…
Gönül olsun nevlilirıl.e mutayyeb Bizi luıf i1.e mesrur eyl.e Ya Rab Müretteb Divan'ı vardır. Azamet-i tasvir ve kudret-i tahayyülde gösterdiği harikuladelik şayan-ı takdirdir. İstinsah ettiğim kasideler mütalaa buyurulursa kemali taayyün eder. (Kaıldesa'lliihu sırrahft) Ey…
Bir gün, abdest alırken, İbn-i Fârız onu tamâşâ etti
Bir gün, abdest alırken, İbn-i Fârız onu tamâşâ etti. Böyle, makarr-ı ulemâ olan bir yerde bulunduğu hâlde, vech-i meşrûıyla abdest alamamasına hayrette iken, o Pîr Bakkâl, keşf-i hakîkatla, “Ey Ömer! Gayr-i müretteb abdestten murâdı…
Ebû Hafs eş-Şeyh Ömer Şerefüddîn b
Ebû Hafs eş-Şeyh Ömer Şerefüddîn b. el-Fârız Ali, ekâbîr-i urefâdandır. Velâdeti: Zi’l-kade, sene 576/(1181), Salı. /Bir rivâyette: Sene 556/(1161) Vefâtı: 2 Cemâziye’l-evvel, sene 632/(24 Ocak 1235), Salı. Künyesi Ebû Hafs, adı Ömer, kabîlesi Benî…
Hemen bey’at ve inâbet edip, tarîkata sülûk eder
Hemen bey’at ve inâbet edip, tarîkata sülûk eder. İlm-i kelâm ve eş’ârda edîb, keşf-i müşkilâtla habîb, derdli âşıklara tabîb idi. Bî-iştibâh olur iki âlemde kâm-rân Yâ Seyyid Ahmede’r-Rufâî vü pîr-i sâlikân* Yâ Hazret-i Ebu’l-alemeyn…
Köylü yetişince validesinin de mün'im-i kerameti üzerine, tabut seng-i musallaya bera-yı nakl…
Köylü yetişince validesinin de mün'im-i kerameti üzerine, tabut seng-i musallaya bera-yı nakl yerinden kaldırılabilmiştir. Ba'dehu o köylü demirini bera-yı ta'mir demirciye götürmüş, o da, ateşe salmış, demir bir türlü kızmamış.
Ara sıra dergâhlara gider, meşâyıhla temâs eder
Ara sıra dergâhlara gider, meşâyıhla temâs eder. Fukarâ-yı sâbirînden olup, ehl-i keşf bir zât-ı âlî-kadrdir. Ne hâlinden kimse haber-dâr, ne de onun feyzinden hisse-dârdır.
Kerkük irşad hafızası
Vefatı ve mânevî makamına ilişkin anlatılar gelenek içi menkıbe olarak korunur.
Tire'deki tayy-i mekân şöhreti
Tireli Abdülvehhab Efendi'nin Mekke'ye kısa zamanda ulaşıp Harem'de namaz kıldığına dair yerel inanış kaydedilir.
Mezar taşındaki manzGme-i atiyeyi halifesi Müsta kim-zade söylemiş, yazıyı Katib-zade Muhammed Refi'…
Mezar taşındaki manzGme-i atiyeyi halifesi Müsta kim-zade söylemiş, yazıyı Katib-zade Muhammed Refi' Efendi hattıyla kabre nakşe dilmiştir. Gül-sitii1H Nakşıbendiden yine tlJ!-ı ecel Bir gül-i sad-berg kat' itdi hezar ah u enin Ya'ni Tokadı Efendi…
Vâridât sayfası anlatısı
Şeyh Bedreddin’in Vâridât’ına dair şüphenin beklenmedik bir sayfayla giderildiği rivayeti.
“Bir gece Şâh-ı Nakşbend’i rüyamda gördüm
“Bir gece Şâh-ı Nakşbend’i rüyamda gördüm. Bana birtakım mânevî ameliyatlar yaptı. Ardından yürüyüp gitti. Peşine takıldım. Kendisine yetiştiğimde bana; ‘Allah(cc) mübarek eylesin’ dedi.”866
Ahrâr menkıbelerini okuma ölçüsü
Keşif, uzaktan haber verme ve olağanüstü yardım anlatıları Ahrâr'ın tarihî biyografisinden ayrı bir gelenek hafızası katmanıdır.
Huzur-ı kalbe ma ni' olacak derecede iştihası artmış
Huzur-ı kalbe ma ni' olacak derecede iştihası artmış. O muhaddere-i ismet keşfen buna muttali' olup, bir mikdar helva ihzar ile ona ikram etmiş ve baş örtüsünden bir parça yırtıp, "Bunu teberrüken başına koy ,…
Devrân tartışması ve ardından nakledilen rivayetler
Uzun Şems'in Tire'deki zikrini eleştiren kişilerle tartışması ve sonrasında yaşandığı söylenen hadiseler Atâyî'nin taraflı keramet diliyle aktarılır.
Çarşı ve Girit anlatıları
Nefesinin tesiri ve Girit kuşatmasına mânevî yardımı hakkında iki anlatı kaydedilir.
Son gün ve Kur'an tilâveti
Vefatından önce dervişlerine Kur'an okuttuğu ve sakin biçimde ruhunu teslim ettiği aktarılır.
Va'z u irşad ile imrar-ı hayat eylemiş, 1 088/( 1 677) senesinde…
Va'z u irşad ile imrar-ı hayat eylemiş, 1 088/( 1 677) senesinde irtihal-i dar-ı nalın ey lemiştir. Alim, fazıl, mürşid-i kamil, hasib, nesih, edib ve erib bir zat-ı keramet-simat idi. lnihalleri üzerine meşahir-i zamandan…
Kabul gecesi
Ya‘kūb-i Çerhî, Bahâeddin Nakşibend’in kendisini hemen kabul etmeyip ilâhî işaret beklediğini; korku ve ıstırapla geçen gecenin sabahında kabul müjdesi aldığını kendi eserlerinde anlatır.
Tam ismi Mevlânâ Yakub b
Tam ismi Mevlânâ Yakub b. Osman b. Mahmud b. Muhammed b. Mahmud el-Gaznevî olan Yakub-ı Çerhî, Afganistan’ın Kâbil ve Gazne şehirleri arasında yer alan Luhûger eyaletine bağlı Çerh’te dünyaya gelmiştir.825 Doğum tarihi bilinmemekle birlikte…
Kâbe’nin yüksekliği anlatısı
Yahya Dağıstânî’nin şeyhinin iki katlı evini Kâbe’ye karşı edebe aykırı bulması, ardından Kâbe’nin mânevî yüksekliğinin sonunu göremediğini fark ederek özür dilemesi gelenek içi bir edep anlatısıdır.
Beşiktaş bahçesinin edinilişi
Gelenek içi anlatıya göre bir meczup, çevredeki araziyi bir dirhem karşılığında işaretle Yahyâ Efendi'ye satar.
Semiz Ali Paşa anlatısı
Yahyâ Efendi'nin şefaat mektubuna kaba karşılık veren sadrazamın hastalanması, kaynakta ibret anlatısı olarak aktarılır.
Tefsir cüzünün geri gelişi
Savaşta kaybolan kanlı tefsir cüzünün yıllar sonra halifesine ulaştığı anlatısı.
Belgrad fethinin gününü haber verme
Yorgancı Emir Muhammed Gîlânî’nin 927/1521 Belgrad seferinde padişahın maiyetinde bulunduğu; gördüğü bir rüyaya dayanarak fetih gününü önceden haber verdiği aktarılır.
Mezar yeri ve su anlatısı
Yorgancı Emir’in evinde biri mezar, diğeri kuyu olmak üzere iki yer kazdırdığı; yanlış yere defnedildikten sonra oğlunun rüyasına girerek gerçek mezar yerini gösterdiği ve oradan berrak su çıktığı anlatılır.
Nevruz toplantısındaki ölüm rivayeti
Nev‘îzâde Atâyî, Yusuf Çelebi'nin bir Nevruz ziyafetinde yanlış kişilere ulaşan zehirli macun sebebiyle öldüğüne dair, oğlu Ma‘tûh Çelebi'den nakledilen ayrıntılı rivayeti aktarır.
Kıskançlık ve ölüm rivayeti
Genç âlimin ölümünü meslektaş kıskançlığına bağlayan gelenek içi anlatı.