Ara
Menü
4 dakikalık okuma

Abbâsi halifelerinden Harun-Reşid; bir bayram günü, padişahlara mahsus gayet süslü müzeyyen elbiseler giymiş.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 2 · s. 250

Abbâsi halifelerinden Harun-Reşid; bir bayram günü, padişahlara mahsus gayet süslü müzeyyen elbiseler giymiş.

atına binmiş, sokağa çıkmıştı. Askerler, sultanın yolunu açıyorelere haydin ine tran hürky yau. Br sua ma, Berent- Disl, sultanın önünü kesip, şu mealde olan birkaç beyiti okuyup.

Harun Reşid'i ve dolayısiyle bizleri irşâd eyledi. Beytin mânâsı şu idi:

Yeni ve süslü elbiseler giymek bayram değildir.

Bayram, Allah'a kul ve Rabbine âgâlı olmaktır.

Bayram, burada mülk sultanı olmak değil;

gönül sultanı olmaknr.

Mülk sultanları unutulur, gider. Gönül sultanı unutulmaz!

Bayram, kıyamette azabı-ilâhiden kurtulmaktır, Koku sürünmek bayram değil, günahına nadim olup Tövbe edip bir daha o suçu yapmamaktır.

Bayram, ata binmek degil, hatâları terk etmektir.

Bayram, sultan olup taht üstüne oturmak degil, O korkunç sıratı geçip, cennet tahtlarına oturmaktir.

Bayram, saraylarla, saltanatla iftihar etmek degil, Karanlık kabri nurlandırmak, a'mâli-sâliha ile techîz etmektir.

dediginde, Harun Reşid aglamıştır.

Bayram günü, güler yüz göstermek, sürürlanmak islâm şiârındandır. Ebu Bekir Radiyallahu anh diyor ki: Bir bayram günü, kızım Ayşe (Radiyallahu anhâ hazretlerinin) odasına vardığımda, iki cariye ellerinde defter olduğu halde, islâm bahadırlarına ait beyitler söylüyor, el vuruyor, def çalıyorlardı. İslâm kahramanlarının medhine dair kasideler söylüyorlardı. Onların şecaatini anlatan beyitler okuyorlardı.

Resûl aleyhisselâtü vesselâm da orada idiler. Elbisesine bürünmüş, yüzünü örtmüş ve sedire uzanmıştı. İçeri girdiğimde, def çalan kadınları ve kaside okuyan cariyeleri men'etmek istedigimde, efendimiz yattıkları sedirden doğrulup, mübarek uzunden ortuyu kaldıral ve bana hitaben: «ya wba Bekır.

lisme onlara, bırak def calıp eğlensinler. Bu gün bayramdır Bu gün sevinç ve sürur günüdür. Her kavmin, her dinin bayramı vardır. Bugün de bizim bayramımızdır. Bizim bayramımızda, sevincimizi belli etmek şeairi islâmdandır.» buyurdular. Bu anlattığım kıssayı, «Şerhi Mişkât» ve «Tac» isimli hadis kitabları zikr etmektedir.

Fitresini verene, Allahın şu on nimeti ikram edeceğini efendimiz şöyle haber vermektedir:

«Sadaka-i-Fitr; cesedi günahtan temizler.

Sadaka-i-Fitr veren; nardan azad olur, orucu makbul, ameli mebrur olur.

Sadaka-i-Fıtrı verene fazlı-ilâhi ile cennet itâ olunur, kabrinden emin olarak kalkar. Yaptığı â'mâli-salihanın kabulüne sebeb olur. Kıyamette, şefâatime nail olur, sıratı yıldırım gibi geçer, mizanda hasenât kefesi ağır gelir. O kulun ismi, şakiler defterinde kayıthı ise, ismi bu divandan silinip, asidler divanına kayd olunur.» Bu kadar küçük bir hayırla, nasıl olur da, Allah böyle büyük dereceler veriyor deme! Allah celle, baha Allahı değil; bahâne Allahıdır. Yâni kulunu affetmek ona ihsan etmek için ufak bir hayırlı fiili bahane eder.

Bir kimse, ramazanda bir ay oruç tutsa, bayramdan sonra bu bir aya, altı gün daha oruç tutarak eklesc, otuzaltı gün eder. Allah celle bir hayıra on hasene verdiğine göre, üçyüz altmış gün oruç tutmuş sevabını kazanır. Dört gün kurban, bir gün Ramazan bayramı olmak üzcre beş gün bayramdır.

Bir sene üçyüzaltmış beş gün olduğuna göre, böyle yapan kimse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş olur. Ramazan bayramının birinci, kurban bayraminın dört günü, oruç tutmak haramdır. Ramazanda oruç yemek ne kadar günah ise, bu beş günde oruç tutmak da o kadar günahtır.

Yukarıda söylediğimiz bir ay ramazan, altı gün şevval orucunu tutan, bütün senesini oruçlu geçirdiğine dair hadîs-i şerlfi, «Müslim» isimli kitabda, Eba-Hureyre rivâyet etmektedir.

Akıllı olan bu altı gün orucunu ramazan orucuna ekliyerek tutar ve bütün senesinin günlerini oruçlu geçirmiş olur.

Rabbisinin rızasını kazanır.

Yarabbi! Bizleri, şeytanın iğvasından, insan şeytanlarının belâsından, nefsimizin şerrinden, yüze gülen düşmandan koru! Bizi, has kullarından eyle! Bizi, kulluğundan kovup, kapından tard eyleme! Bizleri, şakîlerden kılma! Ahiru-âkibetimizi hayr eyle! Son kelâmımızı kelime-i tevhid, Kur'an-1 mecid eyle!

Bî-hürmeti seyyidil-mürselin. Vel-hamdü-lillâhi-rabbilâlemin. El fatiha.

Nûş ettir şarabı aşkın, O zaman bizler bayram edelim.

Nasib et, lütfi ile meşkin;

O zaman bizler bayram edelim.

İymânda daim et bizleri, Göster, görülecek yüzleri, Duyur işitilecek sözleri, O zaman bizler bayram edelim.

Tâatta geçir ömrümüz, Iymânda göçür bendimiz, Nur eyle Kur'anla kabrimiz, O zaman bizler bayram edelim.

Mahşerde ak et, yüzümüz, Mizânda güldür özümüz, Tevhidle süsle sözümüz, O zaman bizler bayram edelim.

Habibine komgu eyle hemen bizleri, Sevindir giryân olan yaşlı gözleri, Nurlandır, sevindir kara yüzleri;

O zaman bizler bayram edelim.

Sırattan geçir bizi yel gibi, Cennet evine lûtfet girelim, Bizler habibine aşk ile varalım, Kerem et, cemalin bir kez görelim, O zaman bizler bayram edelim.

Gün be-gün arttır kemâlin, Aşkî'ye lûtfet cemalin.

Küffarın göster bize zevâlin, O günde bizler bayram edelim.

iRŞAD

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.