Ara
Menü
4 dakikalık okuma

1.949 yılı Hac mevsimiydi, Arafat'ta bulunuyorduk.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 225

1.949 yılı Hac mevsimiydi, Arafat'ta bulunuyorduk. Bugün hâlâ Edirnekapı cami-i şerifi imamı bulunan Hacı Abdullah efendi ile arkadaş olarak hacca gelen Vaniköy'de fabrikatör Haydar bey, birdenbire rahatsızlandı ve rahmet-i Rahman'a kavuştu. Uzaklardan uçarak gelen bir kâgıt parçası merhum Haydar beyın naaşı ustunde durdu. Hazır bulunan bızler, ne olduğunu anlayamamış, birbirimize bakışırken, sanki hatıf- Envar-Ül-Kulab, Cilt 1 - P: 15

— Ne duruyorsunuz! O kâgıdı açıp okusanıza emrini verdi. Merhum avukat Mahmud Veziroğlu, Ismail Hakkı bey, Hacı Abdullah efendi ve fakir, o kâğıdı aldık ve okuduk. Şu ibare yazılı idi:

(Rahmetullahi aleyhi ve rahmeten vasi'a..)

Bu olaya şahit olanlardan Hacı Abdullah efendi, hâlâ hayatta bulunmakta ve hâlâ ümmet-i Muhammed'i tenvir ve irşâd buyurmaktadır. Allahu teâlâ, kendisine hayırlı ve uzun ömürler ihsan buyursun..

Aziz kardeşim:

İyman sahibi olanlara, ölüm korku ve acı vermez. Çünkü, ehl-i iyman ölmez, olur. Mü'minler için ölüm vuslâta vesile ve vasıtadır. Herkesin kabiliyet ve istidadına göre, kimisini cennete, kimisini didâra, kimisini de Cemal-i Muhammed'e vuslât ettirir. Onun için, iyman sahipleri aslâ ölümden korkmazlar.

Olümden korkanlar, Hakka âsi olanlar, küfran-ı ni'met içinde bulunanlar, nefislerine tapanlar, gönül kâbesini yıkanlar, namazlarını hakkıyle ve lâyıkıyle kılmayanlar, oruç, zekât ve hac tanımayanlardır. Allahu sübhanehu ve teâlâ hazretleri, ehl-i iymanı dünyada ve ukbada aslâ darda bırakmaz. İyman-ı kâmil sahipleri, insan-ı kâmil olurlar. Insan-ı kâmil olanlar da ihsan sahibi olurlar, irfan sahibi olurlar, iz'an sahibi olurlar.

Iymanları olmayanlar ölümden korksun ve ağlasınlar.

Hakka ibadet ve tâ'ati olmayan, ah alan, halka zulmeden zâlimler korksunlar ve ağlasınlar. Onlar için ölüm gerçekten korkunçtur. Ne var ki, âhiret âleminde korktukları ölümü bile hasretle arayacaklar ama, bulamayacaklardır.

Allah azze ve celle KADI olup hakkı kaza edecek, zalimlerden mazlûmların hakları alınacak, hatta boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan davacı olacak, insanların hizmetlerine verilmek maksadiyle zelil kılınan bütün hayvanlar da kendilerine zulmedenlerden şikâyet edecek ve her birinin ayrı ayrı hakları kendilerine verilecektir. Bunların azap görmeden, cehenneme girmeden toprak oluverdiklerini gören küfür ve zulüm ehli o gün yanıp yakınıp feryat edeceklerdir:

Yevme yenzur-ül-mer'i mâ kaddemet yedâhü ve yekul-ül kâfirü yâ leyteni küntii türâbâ...

en-Nebe: 40 Meal-i münifi: 0 gün herkes, ellerinin ne takdim ettigine, ondan önce ne hayır ve ne şer yapmış olduğuna bakacak ve kâfir: (Ah, nolaydı.. Dünyada toprak olaydım, hiç yaratılmasaydım ve bu hesabı ve azabı görmeseydim..) diyecek..

Kâfirler ve zâlimler, ölümden elbet korkarlar. Nasıl korkmasınlar ki, kendilerine servet, mal, mülk, kasa, kese, han, apartman verilmesinden şımarıp azmışlar, hakkı ve hakikati unutmuşlar, yalnız dünyaları için zevk sürüp yaşamışlardır.

Olüm gelip çatınca bütün bunlar bir ânda ellerinden çıkıverecek, zevk ve sefa azaba, mal ve mülk hesaba dönecek, yani bir bakıma o güne kadar var dedikleri, var sandıkları yok olacak, yok dedikleri, olmayacak sandıkları ise bir ânda başlarına gelecektir. Dünya hayatında tepeden süzdükleri, zulmedip üzdükleri, hor hakir gördükleri, dövüp sövdükleri mü'minlerin birer sultan olduklarını ve kendilerinin ise hüsran içinde bulunduklarını görüp anlayacaklar ama, iş işten geçmiş olacak.

Onlar için, dünyada mazhar oldukları refah ve saadet, debdebe ve saltanat bir hayalden, bir rü'yâdan ibaret kalacak, gözlerini açıp bu tatlı rü'yâdan uyandıkları zaman düçar olacakları ıztırap ve sefalet kendilerini şaşırtacak ve çok hayıflanacaklar ama ne fayda!..

Göz yum cihandan, aç gözünü kendi haline;

Sen göz yumup açınca, bu dünya gelir geçer..

Ey kâfirler.. Ey zalimler!

Haydi, durmayın.. Yeyin, için, yaşayın.. Çalın, oynayın..

Haram - helâl demeden mal ve para biriktirin, geceleri tenha köşelerde oturup paracılarınızı sayın.. Aman eksilmesin, fakire, yoksula metelik koklatmayın.. Dilerseniz, son meteliğine kadar nefsinizin arzularına harcayın.. Ölüm gelip çatmadan, ecel kapılarınızı çalmadan başı boş dilediğiniz gibi yaşayın..

Bunun, sizin gibiler için son fırsat olduğunu da sakın unutmayın.. Yarın öleceksiniz, ondan sonra yiyip içemeyecek, gezip eglenemeyeceksiniz.. Gördügünüz, göreceginiz bu olacak, mezara girdikten sonra doymayan gözlerinize topraklar dolacak, üzerine titrediginiz liracıklarınız başkalarının olacak, köşkünüze konağınıza sevmedikleriniz konacak.. Ne duruyorsunuz? Bir gelir insan cihana durma çek.. Dünyada çek, âhirette çek, mahşerde çek, mizanda çek, sıratta çek, cehennemin dibinde çek bakalım çek.. Uğruna bir ömür harcadığınız fuhsiyat, bütün kötülükleriniz, bütün haksızlık ve zulümleriniz, gasbettikleriniz, çaldıklarınız, çırptıklarınız birer birer karşınıza çıkacak ve hepsi sizden dâvacı olacak..

Evet, bunların hepsi olacak ve sonunda Hak yerini bulacak ve Kur'an-ı azimin bir mû'cizesi daha açıklanacak:

Zerhüm ye'külû ve yetemetté û re yülhihim-il emeli je-sevfe yalemın..

El-Hicr: 3 Meal-i münifi: (Habibim Ahmed, Resûlüm yâ Muhammed! Onları bırak, dünyada yesinler, lezzet ve sehvetle geçinsinler, emelleri onları oyalasın, iyman, ibadet ve tâ'atten geri bıraksın. Yakında, bu hallerinin âkibetini, cezalarını görecek ve kötü hareketlerinin neler olduğunu bileceklerdir.)

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.