KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Ta- vaz'
(^fi [Ar.] Hadis biliminde, ikat hadis uydurma veya Hz. Peymle gamberin söylemediği bir sözü lara O’na nispet etme. için
→Dil ve Genel KültürTa‘rîf-hân
Büyük camilerde cuma ve bayram namazları çevresinde salâtüselâm okuyup hayır dua eden görevli. Dinî sohbetlerde Hz. Peygamber’in vasıflarını sayarak dua eden kişi için de kullanılır.
→Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında her şey…
→Taba
Cennette bir ağaç; mutluluk. tas. Tübâ makamı: Hak ile üns makamı, ilâhî huzurda sükün ve huzur içinde olma (sr).
→Tâc-ı şerif
Tarikat şeyhi veya belirli bir eğitim mertebesindeki dervişin tarihî tekke kültüründe giydiği başlıkların genel adı. Biçim, renk ve kullanım şube, görev, dönem ve coğrafyaya göre değişir; mânevî kemalin kendisi değil sembolüdür.
→Tasavvuf ve TarikatTâciyye
’ya nispet edilen bir kolunun adı ve bunun için kullanılan terim.
→Tasavvuf ve TarikatTağlibiyye
İslâmî kta tarikatlerinden 12. yüzyüda orrütaya çıkan, Sadeddin el-Cebâvî kal- (öl. 575 / 1180) ye nispet edüen ec Sa'diyye tarikatının Ebû Tağlib eye Muhammed eş-Şeybânî (öl. sec 17.yy?) ye nispet edüen kolu için rak…
→Kur’an ve TefsirTâhâ
Kur’ân’ın yirminci sûresinin başında bulunan kesik harfler ve sûrenin adı. Bu harflerin anlamı hakkında farklı yorumlar yapılmış; kesin bilgisinin Allah’a ait olduğu da ifade edilmiştir. Hurûf-ı mukattaa maddesine de bakınız.
→Tahalli - Tehalli
Kötü huylardan arınma, kötü vasıfları boşaltmaya tahalli; iyi huylar edinme, güzel vasıflarla bezenmeye tehalli denir. 2. Halvete çekilme, Hak ile olmayı engelleyen her şeyden uzak kalma tahalli; söz ve davranışlarla sıddıklara benzeme, onların halleriyle…
→Kur’an ve TefsirTaharet
Temizlik. tas. Ruh ve kalp temizliği, günah ve kötü huy kirinden arınma. Günahtan korunana zahiri tahir, Şeytanın vesevsesinden koruna- | na bâtıni tahir, masivadan korunana sırri tahir denir.
→Kur’an ve TefsirTahrîm
Bir davranışın dinen kesin biçimde yasaklanması; haram kılma. Fıkıh usulünde yasağın delili, kesinlik derecesi ve hükme etkisi mezhepler arasında ayrıntılı biçimde incelenir. Kur’ân’ın 66. sûresi olan Tahrîm sûresi ayrı bir özel addır.
→Tahta kılıç
Görünür silâh yerine mânevî yaptırımı ifade eden sembol. Menkıbe ve tekke dilinde velînin bâtın kılıcı, mânevî ikazı, “tokadı” veya ilâhî sille anlamında kullanılır. Sille maddesine de bakınız.
→Tasavvuf ve TarikatTakdis
Temizleme, arındırma, kutsama, 2. tas. a Hakk'ı, şanına yakışmayan her çeşit kusurdan mutlak olarak tenzih etmek (cr). b Kutsal kılma, kutsallaştırma. “Kaddesellâhu sırrahü,” “kuddise sirruha,” sözleri ölü veliler için Söylenir ve “Allah onun sırrını…
→Tasavvuf ve TarikatTakva
ği) Korkma, endişelenme, kaygılanma; dikkatli davranma, sakınma, korunma. tas. a Allah’a boyun eğerek azabından sakınmak, cezayı gerektiren davranışlardan nefsi uzaklaştırmak suretiyle korunmak (cr). b Takva, insanın, kendisini Allah'tan uzaklaştıran şeylerden uzak durması. c Takva…
→Kur’an ve TefsirTalâk
Nikâh bağının belirli söz veya hukukî işlemle sona erdirilmesi. Talâkın ric‘î ve bâin türleri, sayı, iddet, nafaka ve dönüş imkânı bakımından farklı sonuçlar doğurur. Kur’ân boşamayı keyfî bir tehdit aracına dönüştürmemeyi, süreleri ve hakları…
→Kur’an ve TefsirTalâk-ı sünnî
Sünnette tarif edilen zaman ve usule uygun boşama. Genel çerçevede eşin hayız hâlinde olmadığı ve o temizlik döneminde cinsel ilişkinin gerçekleşmediği sırada bir talâkla boşanmasını ifade eder. Aynı anda birden çok talâk verme veya…
→Talep-Talip
x. İstek, heves; aday olmak. 2. tas. Matlübu bulmak ve murada nail olmak için O'nu araştırma. Cüneyd'e göre, “talep eden bulur”. Şibli'ye göre de (tam tersine) “bulan, arar”. Matlüp olmak talip (arayan) olmaktan iyi…
→Dil ve Genel KültürTâmmetü’l-kübrâ
“En büyük felâket” veya her şeyi bastıran büyük olay. Kur’ân’da kıyametin dehşetini anlatan ifadelerden biridir.
→Tams
Silmek, izini gidermek ve ortadan kaldırmak. Tasavvufta sâlikin beşerî sıfatlarının tecelli nuru karşısında görünmez hâle gelmesini, açıklığın ve belirginliğin silinmesini ifade eder. Terim fizikî yok oluş değil, benlik iddiasının etkisizleşmesi bağlamında okunur.
→Dil ve Genel KültürTanrı
Değişik inanç sistemlerinde varhğma inanılan ve Allah, İlâh, Mevlâ, Hudâ, Ugan, Çalap anlamında kullanılan Türkçe terim, bk. Allah Tanrı bilimi a. İlâhiyât (bk. b madde), teoloji
→Dil ve Genel KültürTanrı bilimi
İlâhiyât (bk. b madde), teoloji
→Dil ve Genel KültürTanrı selâmı
Müslümanları birbirine ve karşılıklı olara esenlik dilemesi, selâmlaşma
→Tar
Sina çölünde Hz. Musa'nın ilâhî hitabı işittiği dag. 2. tas. Nefs; “Tarun sag yanindan ona seslenmistik,” (Meryem Suresi 80) mealindeki ayet “Ona nefs yönünden seslenmiştik,” anlamına gelir. Hz. Musa Allah’a ibadet ederken üzerinde bulunduğu…
→Tarikat
Yol tas Hakk’a ermek için tutulan, birtakım kuralları ve ayinleri bulunan yol. Mutasavvıflara göre tüm insanların, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefes sayısınca Allah’a yol gider. İlk süfiler, kendilerinden tecrübeli ve yaşlı üstatlardan geniş…
→Tasavvuf ve TarikatTasavvuf
) Sof giymek; saf olmak; ilk safta bulunmak; suffa ashabı gibi yaşamak. tas. a Tasavvuf baştan başa edeptir. b Kötü huyları terk edip güzel huylar edinmektir. c Kimseden incinmemek, kimseyi incitmemektir. d Nefse
→Tasavvuf ve TarikatTasfiye
Saflaştırma, arındırma, pak ve temiz hale getirme. tas, Şeriat ve marifet esasları dahilinde kalbi temizleme, Mutasavvıflara göre insan ruhu, bu âleme meleküt âleminden tertemiz olarak gelmiş; fakat dünya ve madde kiriyle pislenmiştir. Eğer tasfiye-i…
→Hadis ve SünnetTatavvu namazı
Farz ve vâcip dışında gönüllü olarak kılınan namaz. Nâfile namazın diğer adıdır. Revâtib sünnetler, gece namazı, kuşluk, tahiyyetü’l-mescid ve abdest şükrü gibi namazlar bu geniş başlık içinde yer alır. Nâfile ibadetler farzların ihmaline gerekçe…
→Taylasan
Destar yahut sarığın aşağıya bırakılan ucu; bazı kaynaklarda risâle adıyla da anılır. Sağ, sol veya arkaya bırakılması farklı tekke geleneklerinde ayrı biçimler almıştır.
→Dil ve Genel KültürTayyâriyye
Hz. Peygamber’in amcazadesi Ca'fer-i Tayyâr’a, bazı görüşlere göre Ca'fer es-Sâdık’a bağlılıklarmı ifade eden ve içe doğan düşüncelere inanan aşırı Şi'î fırkası.
→Te'nis
EN ) x. Unsiyet ettirme, alıştırma. 2. tas. Yeni müritleri tezkiye ve tasfiyeye alıştırmak ve bunu onlara sevdirmek için Hakk'ın hissi mazharlarda ve maddi suretlerde tecelli etmesi. Sebepler suretinde zuhur ettiğinden buna fiili tecelli…
→Teberrâ
Uzak durma, ilişiğini kesme ve reddetme. Dinî kullanımda kötülükten ve bâtıl sayılan bağlılıklardan uzaklaşmayı ifade eder. Tevellâ ise dost edinme ve yakınlık kurmadır; iki terim özellikle Şiî ve tasavvufî ahlâk literatüründe birlikte anılır.
→Teberrük tâcı
Bir tarikatta eğitimini tamamlamış kişiye başka bir tarikat şeyhi tarafından muhabbet ve bereket niyetiyle giydirilen tâc. Esas eğitim nispetini mutlaka değiştirmez.
→Tasavvuf ve TarikatTebettül
Dünyadan kopup kendini bütünüyle ibadete vermek, mâsivâyı tamamıyla terk edip Allah’a yönelmek. “Allah'ın ismini zikret ve kendini tam andamıyla Allah’a ver” (Müzzemmil Suresi, 7), Evlenmeyen kadına betül denir. Bkz. Azap. SS EVSEL Kaynak işaretleri…
→Tasavvuf ve TarikatTecelli
Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır.…
→Tecessüd
Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin…
→Tedebbür
Düşünme, taşınma. tas. İşin sonunu düşünme. Mev'iza tedebbürü: İnsanın nefsi ve hali üzerinde düşünmesi. Hakikat ve mükâşefe tedebbürü: Kur’ân okurken üzerinde düşünmek (Nisa Suresi, 82; Muhammed Suresi, 24; Sad Suresi, 29). Hakikat ve mükâşefe…
→Teemmül
Derin düşüncelere dalma. Süfiler ıssız ve kimsesiz yerlere ve halvethanelere çekilerek derin düşüncelere dalar ve düşüncelerini belli bir noktada yoğunlaştırırlar. Böylece ilahi ve ezeli hakikati idrak etmeye çalışırlar (Meditasyon). Buna fikr-i tam da denir.
→Dil ve Genel KültürTefekkür
Düşünme, teemmül (meditasyon). tas. a Aradığını elde etmesi için şeylerin anlamları ve kavramları arasında kalbin faaliyette bulunması, muhakeme. b Hayrı ve şerri görmeye yarayan kalpteki ışık; vicdan. c Hikmet kuşunu avlamaya yarayan ag (cr;…
→Teferrüc
Seyretmek ve temaşa etmek. Tasavvufta sâlikin mânen yükselerek maddî ve mânevî âlemlerdeki işaretleri ibret gözüyle seyretmesini anlatır. Bir teferrüc eyleyip baktım cihânın yüzüne Her neye baktımsa ibret görünür hep gözüme Teferrüc, yalnız gezinti değil;…
→Teferrücgâh
Dervişlerin şeyhleriyle çıktıkları ve sohbet ettikleri yerler, kır gezileri. Mesire yeri, âlem.
→Tefviz
Teslim, tevekkül. tas. Kulun, tüm işlerini Mevlâ'sına havale etmesi ve O'nun yaptığı her işi gönül hoşluğuyla karşılaması, hiçbir hususta ne dil, ne de kalple O'na itiraz etmemesi, sızlanmaması, içinde bir rahatsızlık dahi | hissetmemesi.…
→Dil ve Genel KültürTefvîz-i âmm
Bir iş veya yetki alanının genel biçimde başkasına devredilmesi. Fıkıh ve hukuk dilinde devrin kapsamının belirli tek bir işlemle sınırlı olmadığını anlatır.
→Kur’an ve TefsirTefvîzü’l-mehr
Mehir miktarı nikâh sırasında belirlenmeden yapılan evlilik. Mehir daha sonra eşlerin anlaşması, emsal mehir veya yetkili merciin takdiriyle belirlenir. Okuma notu Bu fıkıh terimi, tasavvuftaki “işleri bütünüyle Allah’a bırakma” anlamındaki tefvîz kavramından ayrıdır.
→Tasavvuf ve TarikatTeheccüd
Yatsı namazından sonra uyuyup gecenin bir bölümünde kalkarak kılınan nâfile namaz. Vakti yatsıdan fecr-i sâdığa kadardır; iki rekâttan başlanarak çift rekâtlar hâlinde kılınır. Kur’ân’da gece ibadeti özellikle İsrâ sûresinin 79. ve Secde sûresinin 16.…
→Tasavvuf ve TarikatTekke
Bir tasavvuf yolunun sohbet, zikir, eğitim, hizmet ve barınma faaliyetlerinin yürütüldüğü kuruma verilen genel addır. Dergâh, zâviye, hankah ve âsitâne kelimeleriyle örtüşen kullanımları bulunmakla birlikte bunların ölçeği ve işlevi dönemlere göre değişir. Tekke yalnız…
→Tasavvuf ve TarikatTemennâ
Bir dilek veya hürmet ifadesiyle eli başa götürerek selâmlama. Osmanlı-Türk görgü dilinde saygı bildiren bir beden hareketidir. Okuma notu Temennâ selâmlama hareketidir; gerçekleşmesi arzulanan şeyi dileme anlamındaki temennî ayrı kelimedir.
→Dil ve Genel KültürTemenni
Ezeli takdiri görme. Müridin temennisi değil, emeli olur. Zira temennide nefsi, emelde sebki (takdiri) görür. Temenni nefsin, teemmül kalbin sıfatıdır (si 299). Ben ne hizmetkar ne mahdum olaydım kaşki Gelmeyeydim âleme ma'dum olaydım kaşki…
→Dil ve Genel KültürTenezzül-i vücûd
Varlığın ilâhî isim ve mertebelerden çokluk âlemine doğru açılması. Tasavvufî kozmolojide Hakk’ın zâtında değişme değil, tecellilerin mertebelerde görünmesi olarak açıklanır.
→Tennure
Mevlevi hırkası, Mevlevi dervişlerinin giydikleri kolsuz, yakasız, yırtmaçlı, beli kırmalı, uzun ve geniş elbise. Hizmet tennuresini mutfakta görevli canlar giyer (tennur: Ocak, tandır, fırın. Burada giyilen önlüğe de terinure denir). Sema tennuresi, ayin-i şerif…
→İnanç ve KelâmTenzih
Arındırma, takdis. tas. Rabb'i, beşere özgü niteliklerden uzak tutmak (cr). Rabb'i insana teşbih etmemek, benzetmemek.
→Terakki
) Yükselme. tas, Bir halden diğer hale, bir makamdan diğer makama, bir marifetten diğer marifete geçme GEM).
→Dil ve Genel KültürTereke
Vefat eden kimsenin geride bıraktığı mal, hak ve borçların bütünü. Cenaze giderleri, borçlar ve geçerli vasiyetlerden sonra kalan kısım mirasçılara paylaştırılır.
→Terk
1 Bırakmak. 2. tas. Dört şekli vardır: Terk-i dünya. Zahit bütün dünya nimetlerini, malı ve mülkü ahiret için terk eder. Terk-i ukbâ. Arif cenneti ve oradaki nimetleri, ilahi cemali temaşa için terk eyler. Terk-i…
→Terk (tâc)
Tâc kubbesini meydana getiren dilim veya dikiş bölümlerinden her biri. Terk sayıları kaynaklarda farklı dinî ve tasavvufî kavramlarla ilişkilendirilmiştir; yorumlar her çevrede aynı değildir.
→Tersâ
1, Hıristiyan, papaz. 2. (as, Kötü huyları iyileriyle değiştiren ruhani, ince manalar ve hakikatlar (us),
→Tersâ-beççe
Papazın çocuğu. tas. İlahi cezbe, feyiz yoluyla ruhlar âleminden gönüllere gelen manevi ilaç.
→Dil ve Genel KültürTerviye günü
Zilhiccenin sekizinci günü. Hac menâsikinde Mina’ya yöneliş ve Arafat öncesi hazırlık günü olarak anılır.
→Dil ve Genel KültürTesbih
a Hakk'ı takdis ve tenzih etmek, onun her türlü kusurdan arınmış olduğunu dile getirmek, b Bu maksatla sübhânallah (Allah'ım, seni tenzih ve takdis ediyorum) demek, ¢ Tarikat ehlinin belli sayıda sübhânallah deme. d Tevâcüd…
→Teşebbüh
Benzeme, özenme, taklit etme, tas, Sûfî olmadıkları halde süfilere özenen, onları taklit edip onlara benzeyen. Bunlar iki kısımdır: Samimi olarak onlara benzemeye çalışan, kendisine onları örnek alanlar, yani müteşebbih-i muhik. “Bir kavme benzeyen onlardandır”…
→Hadis ve SünnetTevâtür
Yalan üzerinde birleşmeleri aklen mümkün görülmeyen çok sayıda kişinin, her nesilde yine çok sayıda kişiden naklettiği haberin aktarım niteliği. Bu yolla gelen habere mütevâtir denir. Hadis usulünde tevâtür, haberin kesin bilgi ifade etmesi tartışmalarıyla…
→Kur’an ve TefsirTevbe
Pişmanlık, nedamet, dönme. tas. a Kalpteki kötülükte ısrar | düğümünü çözüp Hakk’a dönme ve Rabb'in hukukunu gözetme (cr). b Kötü ve | günah işlere pişman olup Hakk’a yönelme, Küfürden imaia dönmek kâfirlerin, kötü işlerden…
→Tasavvuf ve TarikatTeveccüh
Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans) haline geçer…
→Kur’an ve TefsirTevekkül
Güvenme, bel bağlama, vekil tayin etme, havale etme. a Allah'ın katında olana güvenip halkın elinde ve avucunda olan şeye göz dikmemek (cr). b Vaat edilene güvenme. c Her halükârda yalnızca Allah’a sığınma. d Kalbin…
→Tasavvuf ve TarikatTevfik
Uyumlu kilma; ahenkli hale getirme, başarılı kılma. tas. Allah'ın, kulunun fiilini rızasına ve mahabbetine uygun kılması, iradesine ve rızasına muvafık işler Yapmayı ona nasip etmesi (cr). Kulun iradesi ile Hakk'ın kaza ve kaderi arasındaki…
→Tasavvuf ve TarikatTevhid
Allah’ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve benzersiz olduğunu kabul etmek. İslâm inancının merkezidir. Tevhîd-i ulûhiyyet İbadetin yalnız Allah’a yöneltilmesi. Tevhîd-i rubûbiyyet Yaratma, yönetme ve terbiyenin mutlak sahibinin Allah olduğunun tasdiki. İsim ve sıfatlarda…
→Dil ve Genel KültürTevhîd-i ef'âl
Her işte, her harekette, her davranışta gerçek failin Hak olduğuna inanmak
→Tasavvuf ve TarikatTevhîd-i sıfât
tevhîd-i sıfat a. tas. Tasavvuf inancına göre, “hayat, ilim, sem, basar, iradet, kudret, kelâm” gibi Allah’ın sıfatlarınm halkta oluşması.
→Tevhit
Birlik. tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür:…
→Kur’an ve TefsirTevvâb
L^) [Ar.] Sözlük anlamı let “Geri dönmek, rücu etmek.” olan bu bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Alhür lah'ın güzel isimleri)dan olup Aleri lah’m sıfatı olarak “Tövbeleri çok kabul eden.” anlamında kuUanılmıştır. Bu terim, Kur’ân-ı hat Kerîm’de…
→Kur’an ve TefsirTeyemmüm
Su bulunmadığında veya suyu kullanmak zarar vereceğinde temiz toprak cinsinden bir yüzeye elleri vurup yüzü ve kolları mesh ederek yapılan hükmî temizlik. Niyet, kullanılacak yüzey, mesh edilecek alan ve teyemmümü bozan durumların ayrıntılarında mezhep…
→Teyemmün
Hayırlı ve uğurlu saymak. Bkz. Teberra.
→Tezkiye
Temizlenme. tas. Nefsi, ona bulasan kir ve pastan temizleyerek onu nefs-i emmâre mertebesinden nefs-i mutmainne mertebesine çıkarmak, ruhu manevi kirlerden arındırmak. “Nefsini kirleten hüsrana uğrar, tezkiye eden felâh bulur” (Şems Suresi, 9-10). Tıbb-i ruhani…
→