Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

TÜMÜABÇDEFGĞHIİKLMNÖPRSŞTÜVYZ

80 temiz madde bu görünümde hazır.

Hadis ve Sünnet

Ta- vaz'

(^fi [Ar.] Hadis biliminde, ikat hadis uydurma veya Hz. Peymle gamberin söylemediği bir sözü lara O’na nispet etme. için

Dil ve Genel Kültür

Ta‘rîf-hân

Büyük camilerde cuma ve bayram namazları çevresinde salâtüselâm okuyup hayır dua eden görevli. Dinî sohbetlerde Hz. Peygamber’in vasıflarını sayarak dua eden kişi için de kullanılır.

Taayyün

Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında her şey…

Taba

Cennette bir ağaç; mutluluk. tas. Tübâ makamı: Hak ile üns makamı, ilâhî huzurda sükün ve huzur içinde olma (sr).

Tâc-ı şerif

Tarikat şeyhi veya belirli bir eğitim mertebesindeki dervişin tarihî tekke kültüründe giydiği başlıkların genel adı. Biçim, renk ve kullanım şube, görev, dönem ve coğrafyaya göre değişir; mânevî kemalin kendisi değil sembolüdür.

Tasavvuf ve Tarikat

Tâciyye

’ya nispet edilen bir kolunun adı ve bunun için kullanılan terim.

Tasavvuf ve Tarikat

Tağlibiyye

İslâmî kta tarikatlerinden 12. yüzyüda orrütaya çıkan, Sadeddin el-Cebâvî kal- (öl. 575 / 1180) ye nispet edüen ec Sa'diyye tarikatının Ebû Tağlib eye Muhammed eş-Şeybânî (öl. sec 17.yy?) ye nispet edüen kolu için rak…

Kur’an ve Tefsir

Tâhâ

Kur’ân’ın yirminci sûresinin başında bulunan kesik harfler ve sûrenin adı. Bu harflerin anlamı hakkında farklı yorumlar yapılmış; kesin bilgisinin Allah’a ait olduğu da ifade edilmiştir. Hurûf-ı mukattaa maddesine de bakınız.

Tahalli - Tehalli

Kötü huylardan arınma, kötü vasıfları boşaltmaya tahalli; iyi huylar edinme, güzel vasıflarla bezenmeye tehalli denir. 2. Halvete çekilme, Hak ile olmayı engelleyen her şeyden uzak kalma tahalli; söz ve davranışlarla sıddıklara benzeme, onların halleriyle…

Kur’an ve Tefsir

Taharet

Temizlik. tas. Ruh ve kalp temizliği, günah ve kötü huy kirinden arınma. Günahtan korunana zahiri tahir, Şeytanın vesevsesinden koruna- | na bâtıni tahir, masivadan korunana sırri tahir denir.

Kur’an ve Tefsir

Tahrîm

Bir davranışın dinen kesin biçimde yasaklanması; haram kılma. Fıkıh usulünde yasağın delili, kesinlik derecesi ve hükme etkisi mezhepler arasında ayrıntılı biçimde incelenir. Kur’ân’ın 66. sûresi olan Tahrîm sûresi ayrı bir özel addır.

Tahta kılıç

Görünür silâh yerine mânevî yaptırımı ifade eden sembol. Menkıbe ve tekke dilinde velînin bâtın kılıcı, mânevî ikazı, “tokadı” veya ilâhî sille anlamında kullanılır. Sille maddesine de bakınız.

Tasavvuf ve Tarikat

Takdis

Temizleme, arındırma, kutsama, 2. tas. a Hakk'ı, şanına yakışmayan her çeşit kusurdan mutlak olarak tenzih etmek (cr). b Kutsal kılma, kutsallaştırma. “Kaddesellâhu sırrahü,” “kuddise sirruha,” sözleri ölü veliler için Söylenir ve “Allah onun sırrını…

Tasavvuf ve Tarikat

Takva

ği) Korkma, endişelenme, kaygılanma; dikkatli davranma, sakınma, korunma. tas. a Allah’a boyun eğerek azabından sakınmak, cezayı gerektiren davranışlardan nefsi uzaklaştırmak suretiyle korunmak (cr). b Takva, insanın, kendisini Allah'tan uzaklaştıran şeylerden uzak durması. c Takva…

Kur’an ve Tefsir

Talâk

Nikâh bağının belirli söz veya hukukî işlemle sona erdirilmesi. Talâkın ric‘î ve bâin türleri, sayı, iddet, nafaka ve dönüş imkânı bakımından farklı sonuçlar doğurur. Kur’ân boşamayı keyfî bir tehdit aracına dönüştürmemeyi, süreleri ve hakları…

Kur’an ve Tefsir

Talâk-ı sünnî

Sünnette tarif edilen zaman ve usule uygun boşama. Genel çerçevede eşin hayız hâlinde olmadığı ve o temizlik döneminde cinsel ilişkinin gerçekleşmediği sırada bir talâkla boşanmasını ifade eder. Aynı anda birden çok talâk verme veya…

Talep-Talip

x. İstek, heves; aday olmak. 2. tas. Matlübu bulmak ve murada nail olmak için O'nu araştırma. Cüneyd'e göre, “talep eden bulur”. Şibli'ye göre de (tam tersine) “bulan, arar”. Matlüp olmak talip (arayan) olmaktan iyi…

Dil ve Genel Kültür

Tâmmetü’l-kübrâ

“En büyük felâket” veya her şeyi bastıran büyük olay. Kur’ân’da kıyametin dehşetini anlatan ifadelerden biridir.

Tams

Silmek, izini gidermek ve ortadan kaldırmak. Tasavvufta sâlikin beşerî sıfatlarının tecelli nuru karşısında görünmez hâle gelmesini, açıklığın ve belirginliğin silinmesini ifade eder. Terim fizikî yok oluş değil, benlik iddiasının etkisizleşmesi bağlamında okunur.

Dil ve Genel Kültür

Tanrı

Değişik inanç sistemlerinde varhğma inanılan ve Allah, İlâh, Mevlâ, Hudâ, Ugan, Çalap anlamında kullanılan Türkçe terim, bk. Allah Tanrı bilimi a. İlâhiyât (bk. b madde), teoloji

Dil ve Genel Kültür

Tanrı bilimi

İlâhiyât (bk. b madde), teoloji

Dil ve Genel Kültür

Tanrı selâmı

Müslümanları birbirine ve karşılıklı olara esenlik dilemesi, selâmlaşma

Tar

Sina çölünde Hz. Musa'nın ilâhî hitabı işittiği dag. 2. tas. Nefs; “Tarun sag yanindan ona seslenmistik,” (Meryem Suresi 80) mealindeki ayet “Ona nefs yönünden seslenmiştik,” anlamına gelir. Hz. Musa Allah’a ibadet ederken üzerinde bulunduğu…

Tarikat

Yol tas Hakk’a ermek için tutulan, birtakım kuralları ve ayinleri bulunan yol. Mutasavvıflara göre tüm insanların, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefes sayısınca Allah’a yol gider. İlk süfiler, kendilerinden tecrübeli ve yaşlı üstatlardan geniş…

Tasavvuf ve Tarikat

Tasavvuf

) Sof giymek; saf olmak; ilk safta bulunmak; suffa ashabı gibi yaşamak. tas. a Tasavvuf baştan başa edeptir. b Kötü huyları terk edip güzel huylar edinmektir. c Kimseden incinmemek, kimseyi incitmemektir. d Nefse

Tasavvuf ve Tarikat

Tasfiye

Saflaştırma, arındırma, pak ve temiz hale getirme. tas, Şeriat ve marifet esasları dahilinde kalbi temizleme, Mutasavvıflara göre insan ruhu, bu âleme meleküt âleminden tertemiz olarak gelmiş; fakat dünya ve madde kiriyle pislenmiştir. Eğer tasfiye-i…

Hadis ve Sünnet

Tatavvu namazı

Farz ve vâcip dışında gönüllü olarak kılınan namaz. Nâfile namazın diğer adıdır. Revâtib sünnetler, gece namazı, kuşluk, tahiyyetü’l-mescid ve abdest şükrü gibi namazlar bu geniş başlık içinde yer alır. Nâfile ibadetler farzların ihmaline gerekçe…

Taylasan

Destar yahut sarığın aşağıya bırakılan ucu; bazı kaynaklarda risâle adıyla da anılır. Sağ, sol veya arkaya bırakılması farklı tekke geleneklerinde ayrı biçimler almıştır.

Dil ve Genel Kültür

Tayyâriyye

Hz. Peygamber’in amcazadesi Ca'fer-i Tayyâr’a, bazı görüşlere göre Ca'fer es-Sâdık’a bağlılıklarmı ifade eden ve içe doğan düşüncelere inanan aşırı Şi'î fırkası.

Te'nis

EN ) x. Unsiyet ettirme, alıştırma. 2. tas. Yeni müritleri tezkiye ve tasfiyeye alıştırmak ve bunu onlara sevdirmek için Hakk'ın hissi mazharlarda ve maddi suretlerde tecelli etmesi. Sebepler suretinde zuhur ettiğinden buna fiili tecelli…

Teberrâ

Uzak durma, ilişiğini kesme ve reddetme. Dinî kullanımda kötülükten ve bâtıl sayılan bağlılıklardan uzaklaşmayı ifade eder. Tevellâ ise dost edinme ve yakınlık kurmadır; iki terim özellikle Şiî ve tasavvufî ahlâk literatüründe birlikte anılır.

Teberrük tâcı

Bir tarikatta eğitimini tamamlamış kişiye başka bir tarikat şeyhi tarafından muhabbet ve bereket niyetiyle giydirilen tâc. Esas eğitim nispetini mutlaka değiştirmez.

Tasavvuf ve Tarikat

Tebettül

Dünyadan kopup kendini bütünüyle ibadete vermek, mâsivâyı tamamıyla terk edip Allah’a yönelmek. “Allah'ın ismini zikret ve kendini tam andamıyla Allah’a ver” (Müzzemmil Suresi, 7), Evlenmeyen kadına betül denir. Bkz. Azap. SS EVSEL Kaynak işaretleri…

Tasavvuf ve Tarikat

Tecelli

Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır.…

Tecessüd

Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin…

Tedebbür

Düşünme, taşınma. tas. İşin sonunu düşünme. Mev'iza tedebbürü: İnsanın nefsi ve hali üzerinde düşünmesi. Hakikat ve mükâşefe tedebbürü: Kur’ân okurken üzerinde düşünmek (Nisa Suresi, 82; Muhammed Suresi, 24; Sad Suresi, 29). Hakikat ve mükâşefe…

Teemmül

Derin düşüncelere dalma. Süfiler ıssız ve kimsesiz yerlere ve halvethanelere çekilerek derin düşüncelere dalar ve düşüncelerini belli bir noktada yoğunlaştırırlar. Böylece ilahi ve ezeli hakikati idrak etmeye çalışırlar (Meditasyon). Buna fikr-i tam da denir.

Dil ve Genel Kültür

Tefekkür

Düşünme, teemmül (meditasyon). tas. a Aradığını elde etmesi için şeylerin anlamları ve kavramları arasında kalbin faaliyette bulunması, muhakeme. b Hayrı ve şerri görmeye yarayan kalpteki ışık; vicdan. c Hikmet kuşunu avlamaya yarayan ag (cr;…

Teferrüc

Seyretmek ve temaşa etmek. Tasavvufta sâlikin mânen yükselerek maddî ve mânevî âlemlerdeki işaretleri ibret gözüyle seyretmesini anlatır. Bir teferrüc eyleyip baktım cihânın yüzüne Her neye baktımsa ibret görünür hep gözüme Teferrüc, yalnız gezinti değil;…

Teferrücgâh

Dervişlerin şeyhleriyle çıktıkları ve sohbet ettikleri yerler, kır gezileri. Mesire yeri, âlem.

Tefviz

Teslim, tevekkül. tas. Kulun, tüm işlerini Mevlâ'sına havale etmesi ve O'nun yaptığı her işi gönül hoşluğuyla karşılaması, hiçbir hususta ne dil, ne de kalple O'na itiraz etmemesi, sızlanmaması, içinde bir rahatsızlık dahi | hissetmemesi.…

Dil ve Genel Kültür

Tefvîz-i âmm

Bir iş veya yetki alanının genel biçimde başkasına devredilmesi. Fıkıh ve hukuk dilinde devrin kapsamının belirli tek bir işlemle sınırlı olmadığını anlatır.

Kur’an ve Tefsir

Tefvîzü’l-mehr

Mehir miktarı nikâh sırasında belirlenmeden yapılan evlilik. Mehir daha sonra eşlerin anlaşması, emsal mehir veya yetkili merciin takdiriyle belirlenir. Okuma notu Bu fıkıh terimi, tasavvuftaki “işleri bütünüyle Allah’a bırakma” anlamındaki tefvîz kavramından ayrıdır.

Tasavvuf ve Tarikat

Teheccüd

Yatsı namazından sonra uyuyup gecenin bir bölümünde kalkarak kılınan nâfile namaz. Vakti yatsıdan fecr-i sâdığa kadardır; iki rekâttan başlanarak çift rekâtlar hâlinde kılınır. Kur’ân’da gece ibadeti özellikle İsrâ sûresinin 79. ve Secde sûresinin 16.…

Tasavvuf ve Tarikat

Tekke

Bir tasavvuf yolunun sohbet, zikir, eğitim, hizmet ve barınma faaliyetlerinin yürütüldüğü kuruma verilen genel addır. Dergâh, zâviye, hankah ve âsitâne kelimeleriyle örtüşen kullanımları bulunmakla birlikte bunların ölçeği ve işlevi dönemlere göre değişir. Tekke yalnız…

Tasavvuf ve Tarikat

Temennâ

Bir dilek veya hürmet ifadesiyle eli başa götürerek selâmlama. Osmanlı-Türk görgü dilinde saygı bildiren bir beden hareketidir. Okuma notu Temennâ selâmlama hareketidir; gerçekleşmesi arzulanan şeyi dileme anlamındaki temennî ayrı kelimedir.

Dil ve Genel Kültür

Temenni

Ezeli takdiri görme. Müridin temennisi değil, emeli olur. Zira temennide nefsi, emelde sebki (takdiri) görür. Temenni nefsin, teemmül kalbin sıfatıdır (si 299). Ben ne hizmetkar ne mahdum olaydım kaşki Gelmeyeydim âleme ma'dum olaydım kaşki…

Dil ve Genel Kültür

Tenezzül-i vücûd

Varlığın ilâhî isim ve mertebelerden çokluk âlemine doğru açılması. Tasavvufî kozmolojide Hakk’ın zâtında değişme değil, tecellilerin mertebelerde görünmesi olarak açıklanır.

Tennure

Mevlevi hırkası, Mevlevi dervişlerinin giydikleri kolsuz, yakasız, yırtmaçlı, beli kırmalı, uzun ve geniş elbise. Hizmet tennuresini mutfakta görevli canlar giyer (tennur: Ocak, tandır, fırın. Burada giyilen önlüğe de terinure denir). Sema tennuresi, ayin-i şerif…

İnanç ve Kelâm

Tenzih

Arındırma, takdis. tas. Rabb'i, beşere özgü niteliklerden uzak tutmak (cr). Rabb'i insana teşbih etmemek, benzetmemek.

Terakki

) Yükselme. tas, Bir halden diğer hale, bir makamdan diğer makama, bir marifetten diğer marifete geçme GEM).

Dil ve Genel Kültür

Tereke

Vefat eden kimsenin geride bıraktığı mal, hak ve borçların bütünü. Cenaze giderleri, borçlar ve geçerli vasiyetlerden sonra kalan kısım mirasçılara paylaştırılır.

Terk

1 Bırakmak. 2. tas. Dört şekli vardır: Terk-i dünya. Zahit bütün dünya nimetlerini, malı ve mülkü ahiret için terk eder. Terk-i ukbâ. Arif cenneti ve oradaki nimetleri, ilahi cemali temaşa için terk eyler. Terk-i…

Terk (tâc)

Tâc kubbesini meydana getiren dilim veya dikiş bölümlerinden her biri. Terk sayıları kaynaklarda farklı dinî ve tasavvufî kavramlarla ilişkilendirilmiştir; yorumlar her çevrede aynı değildir.

Tersâ

1, Hıristiyan, papaz. 2. (as, Kötü huyları iyileriyle değiştiren ruhani, ince manalar ve hakikatlar (us),

Tersâ-beççe

Papazın çocuğu. tas. İlahi cezbe, feyiz yoluyla ruhlar âleminden gönüllere gelen manevi ilaç.

Dil ve Genel Kültür

Terviye günü

Zilhiccenin sekizinci günü. Hac menâsikinde Mina’ya yöneliş ve Arafat öncesi hazırlık günü olarak anılır.

Dil ve Genel Kültür

Tesbih

a Hakk'ı takdis ve tenzih etmek, onun her türlü kusurdan arınmış olduğunu dile getirmek, b Bu maksatla sübhânallah (Allah'ım, seni tenzih ve takdis ediyorum) demek, ¢ Tarikat ehlinin belli sayıda sübhânallah deme. d Tevâcüd…

Teşebbüh

Benzeme, özenme, taklit etme, tas, Sûfî olmadıkları halde süfilere özenen, onları taklit edip onlara benzeyen. Bunlar iki kısımdır: Samimi olarak onlara benzemeye çalışan, kendisine onları örnek alanlar, yani müteşebbih-i muhik. “Bir kavme benzeyen onlardandır”…

Hadis ve Sünnet

Tevâtür

Yalan üzerinde birleşmeleri aklen mümkün görülmeyen çok sayıda kişinin, her nesilde yine çok sayıda kişiden naklettiği haberin aktarım niteliği. Bu yolla gelen habere mütevâtir denir. Hadis usulünde tevâtür, haberin kesin bilgi ifade etmesi tartışmalarıyla…

Kur’an ve Tefsir

Tevbe

Pişmanlık, nedamet, dönme. tas. a Kalpteki kötülükte ısrar | düğümünü çözüp Hakk’a dönme ve Rabb'in hukukunu gözetme (cr). b Kötü ve | günah işlere pişman olup Hakk’a yönelme, Küfürden imaia dönmek kâfirlerin, kötü işlerden…

Tasavvuf ve Tarikat

Teveccüh

Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans) haline geçer…

Kur’an ve Tefsir

Tevekkül

Güvenme, bel bağlama, vekil tayin etme, havale etme. a Allah'ın katında olana güvenip halkın elinde ve avucunda olan şeye göz dikmemek (cr). b Vaat edilene güvenme. c Her halükârda yalnızca Allah’a sığınma. d Kalbin…

Tasavvuf ve Tarikat

Tevfik

Uyumlu kilma; ahenkli hale getirme, başarılı kılma. tas. Allah'ın, kulunun fiilini rızasına ve mahabbetine uygun kılması, iradesine ve rızasına muvafık işler Yapmayı ona nasip etmesi (cr). Kulun iradesi ile Hakk'ın kaza ve kaderi arasındaki…

Tasavvuf ve Tarikat

Tevhid

Allah’ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve benzersiz olduğunu kabul etmek. İslâm inancının merkezidir. Tevhîd-i ulûhiyyet İbadetin yalnız Allah’a yöneltilmesi. Tevhîd-i rubûbiyyet Yaratma, yönetme ve terbiyenin mutlak sahibinin Allah olduğunun tasdiki. İsim ve sıfatlarda…

Dil ve Genel Kültür

Tevhîd-i ef'âl

Her işte, her harekette, her davranışta gerçek failin Hak olduğuna inanmak

Tasavvuf ve Tarikat

Tevhîd-i sıfât

tevhîd-i sıfat a. tas. Tasavvuf inancına göre, “hayat, ilim, sem, basar, iradet, kudret, kelâm” gibi Allah’ın sıfatlarınm halkta oluşması.

Tevhit

Birlik. tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür:…

Kur’an ve Tefsir

Tevvâb

L^) [Ar.] Sözlük anlamı let “Geri dönmek, rücu etmek.” olan bu bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Alhür lah'ın güzel isimleri)dan olup Aleri lah’m sıfatı olarak “Tövbeleri çok kabul eden.” anlamında kuUanılmıştır. Bu terim, Kur’ân-ı hat Kerîm’de…

Kur’an ve Tefsir

Teyemmüm

Su bulunmadığında veya suyu kullanmak zarar vereceğinde temiz toprak cinsinden bir yüzeye elleri vurup yüzü ve kolları mesh ederek yapılan hükmî temizlik. Niyet, kullanılacak yüzey, mesh edilecek alan ve teyemmümü bozan durumların ayrıntılarında mezhep…

Teyemmün

Hayırlı ve uğurlu saymak. Bkz. Teberra.

Tezkiye

Temizlenme. tas. Nefsi, ona bulasan kir ve pastan temizleyerek onu nefs-i emmâre mertebesinden nefs-i mutmainne mertebesine çıkarmak, ruhu manevi kirlerden arındırmak. “Nefsini kirleten hüsrana uğrar, tezkiye eden felâh bulur” (Şems Suresi, 9-10). Tıbb-i ruhani…

72 / 80