Ara
Menü
ذ

Takva

وى

Köken ve kullanım

i. ar,

وى

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

ği)

  1. Korkma, endişelenme, kaygılanma; dikkatli davranma, sakınma, korunma.
  2. tas. a Allah’a boyun eğerek azabından sakınmak, cezayı gerektiren davranışlardan nefsi uzaklaştırmak suretiyle korunmak (cr). b Takva, insanın, kendisini Allah'tan uzaklaştıran şeylerden uzak durması. c Takva mâsivâdan sakınmaktır. d Takvanın zahiri, hududu muhafaza; bâtını, ihlas ve niyettir. e Takva helal, mübah ve bir de şüpheli hususlarda söz konusu olur. Farzları ifa, haramları terk takva değildir. Takva dinin bütün hükümlerini eksiksiz ve sürekli olarak titiz bir şekilde uygulamaktır. f Takva sahibi olmak, ama takva sahibi olduğunu hatır ve hayalden bile geçirmemek esastır. Takva sahibi olduğunu sanan, takva sahibi değildir. Takva, kişinin kendini kimseden üstün görmemesidir. Takva sahibi olana taki ve muttaki denir. İslam nazarında en üstün insan en fazla takva sahibi (faziletli) olan kimsedir. Müftülerin fetvasına, kadıların hükmüne göre caiz olan bazı hususlar takva esasına göre caiz olmaz. Takva dini hükümlerin disiplinli, düzenli, devamlı, samimi ve ciddi bir surette, dikkat ve özenle uygulanması, en küçük bir ayrıntının bile gözardı edilmemesidir. Takva tasavvufun temelidir.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Allahü teâlâdan korkarak, haramlardan (yasaklardan, günâhlardan) sakınmak. Harama düşmemek için, şüphelilerden (haram veya helâl olduğu belli olmayan şeylerden) sakınmaya ise verâ denir. Bu bakımdan, haramlardan daha çok sakınma derecesi olan verâ da takvânın mânâsı altına girer. (Bkz. Verâ)

Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:

Allahü teâlâ o takvâ sâhiplerini sever. (Âl-i İmrân sûresi: 76)

Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; "Yâ Rabbî! Bana ilim, hilm, takvâ ve âfiyet ihsân eyle" duâsını çok söylerdi. Duâda geçen ilimden maksad fâideli ilim, yâni îmân, ibâdet, amel ve ahlâk bilgileridir. Hilm ise, yumuşaklık demektir. Âfiyetten murâd; dînin ve îtikâdın, bozuk inançlardan, işlerden, nefsin isteklerinden, kalbin vesvese ve şüphelerinden, bedenin hastalıklarından kurtulmasıdır. (Berîka-Muhammed Hâdimî)

Bütün iyiliklerin temeli takvâdır. (Hâdimî)

Dünyâda felâketlerden, âhirette Cehennem'den, ateşte yanmaktan kurtulmak için iki şey lâzımdır: Emirlere sarılmak, yasaklardan sakınmak! Bu ikisinden en büyüğü, daha lüzumlusu, yasaklardan sakınmak yâni verâ ve takvâdır. (İmâm-ı Rabbânî)

Verâ ve takvâyı tam yapabilmek için, mübahları lâzım olduğu kadar kullanmalı, zarûret miktârını aşmamalıdır. Bu kadarını kullanırken de, kulluk vazîfelerini yapabilmek için kullanmaya niyyet etmelidir. Bir insan, mübah, yâni dînin izin verdiği şeylerden, her istediğini yapar, mübahları aşırı derecede işlerse, şüpheli şeyleri yapmağa başlar. Şüpheliler ise, haram olanlara yakındır. İnsan, bir gün harama düşebilir. (İmâm-ı Rabbânî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, korkma, sakınma, kaygılanma anlamında bir kelime. Cürcanî bu terimi, icabettiren fiillerden kendini uzak tutarak korunmak şeklinde tanımlar. Takvanın dışı Allah’ın hududunu muhafaza, içi de ihlâs ve niyettir. Takva; dini daha derin bir anlayışla yaşama olayıdır, dinde hassaslıktır. Takvada, ruhsattan kaçış, azimetle amel ediş söz konusudur. Bu yüzden, her ne kadar müftüler bir konuda fetva verseler de,sen, yine kalbine danış, derler. Takvayı üçe ayırırlar: 1. Avamın takvası: Bu sahibini ebedî cehennemden korur, 2. Havassın takvası: Sahibini cehenneme girmekten korur. 3. Ehassın takvası: Sahibinin cennette derecesini yükseltir ve Allah’ı müşahedeye lâyık kılar.

Sözlüğe dön