Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

180 temiz madde bu görünümde hazır.

Kur’an ve Tefsir

Ra'd Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin on üçüncü sûresi. Ra'd sûresi, kırk üç âyet-i kerîmedir. Sûrenin on üçüncü âyetinde gök gürültüsü mânâsına gelen er-Ra'd kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; Allahü teâlânın varlığı, birliği, ilminin sonsuzluğu, îmân etmekle mes'ûd…

Kur’an ve Tefsir

Rab

Terbiye eden, yetiştiren, yöneten, sahip olan ve gözeten. Mutlak anlamda Allah için kullanılan temel Kur’ân kavramlarından biridir. Rab ismi yaratma ile terbiyeyi birlikte anlatır: Allah varlığı meydana getirir, ihtiyaçlarını karşılar ve onu aşama aşama…

Dil ve Genel Kültür

Rabb-i bâkî

Ebedî ve kalıcı Rab; Allah. Yaratılmışların faniliğine karşı ilâhî bekāyı vurgular.

Dil ve Genel Kültür

Rabb-i celîl

Yüce ve azamet sahibi Rab; Allah. Celâl, kudret ve ululuk sıfatlarını vurgulayan saygı ifadesidir.

Kur’an ve Tefsir

Rabb-Ül'âlemîn

Âlemlerin rabbi, sâhibi olan Allahü teâlâ. (Bkz. Rab) Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: H amd, Rabb-ül'âlemîn olan Allah'a mahsûstur. O, Rahmân (dünyâda nîmetini herkese veren) ve Rahîm (âhirette nîmetlerini sâdece mü'minlere veren) dir. (Fâtiha…

Dil ve Genel Kültür

Rabbenâ

(LJ [Ar.] Rabbimiz, cümle yaratıkların rabbi olan Hak teâlâ, Allah.

İbadet ve Fıkıh

Rabbenâ Lekel Hamd

"Ey Rabbimiz sana hamd olsun" mânâsına namazda rükûdan doğrulunca okunması sünnet olan söz. Peygamber efendimiz cemâatle namaz kılarken; "Semiallahü limen hamideh" yâni Allahü teâlâ kendisine hamd edenin hamdini işitir, kabûl eder" deyince, ilk safta…

Dil ve Genel Kültür

Rabbi

Çj [Ar.] Rabbim, Allahım. Yâ-RabbU: “Ey Rabbim!”

Dil ve Genel Kültür

Rabbü’d-dâr

Evin sahibi ve yöneticisi. Kullanımına göre aile reisi, mülk sahibi veya mecazen bir makamın hâkimi anlamına gelebilir.

Dil ve Genel Kültür

Rabbü’l-beyt

Evin sahibi ve yöneticisi. Kur’ân’da “bu evin Rabbi” ifadesi Kâbe’nin Rabbi olan Allah için kullanılır; gündelik bağlamda ev sahibini de gösterebilir.

Dil ve Genel Kültür

Rabbü’l-mâl

Sermaye sahibi. Mudârebe ortaklığında sermayeyi koyan tarafı ifade eder; emeği ve işletmeyi üstlenen taraf mudârib dir.

Tasavvuf ve Tarikat

Rabıta

Bağ, ilişki. 2. tas. Müridin, ruhaniyetinden feyz alacağına inanarak kâmil şeyhinin suretini (şeklini) zihninde tasavvur etmesi. Müridin ilk hedefi şeyhinde fani olmaktır (fena fi’s-seyh); zira şeyhte fani olmak Allah'ta fani olmanın (fena fillah) mukaddimesidir.…

Tasavvuf ve Tarikat

Râcife

Şiddetle sarsan. Kur’ân’da kıyamet sahnesini anlatan ve sûra ilk üflenişle ilişkilendirilen terim. Ardından gelen ikinci sarsıntı veya üfleyiş için râdife kelimesi kullanılır. Kavram tasavvufî metinlerde kalbi sarsan ilâhî uyarı için mecazen de anılabilir.

Kur’an ve Tefsir

Racîm

"Allahü teâlânın rahmetinden kovulmuş uzaklaştırılmış" mânâsına şeytanın Kur'ân-ı kerîmde bildirilen sıfatı. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: (İblîs yâni şeytan) dedi ki: "Ben ondan (hazret-i Âdem'den) hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın." (Allahü teâlâ)…

Tasavvuf ve Tarikat

Racül-İ Hassa

Arapça, özel adam demektir. Manevî güç sahibi, özel kişiler için kullanılan bir ifâdedir. Hz. Adem’e ait bazı özellikleri taşıyan kimselere denir ve sayılarının üçyüz kişi olduğu kaydedilir.

Tasavvuf ve Tarikat

Racül-İ Kamil

Arapça, olgun insan demektir. Manevî güç sahibi bir grup veli. Hz. Nuh’un kalbi üzerine, her asırda kırk kişi yetişir. Ümmet-i Muhammed (s) ‘den olmakla birlikte, diğer peygamberlerin manevî mirasına sahip bu kişiler hakkında, “Ümmetimden,…

Tasavvuf ve Tarikat

Racül-Ricâl

Arapça, erkek anlamında bir kelime. Allah’ın veliliğine layık olmuş kişiler ki, bu mânâda kadınlardan da recül olur. Bunlara “ticaret ve alışverişin, Allah’ı zikirden alıkoymadığı erkekler…” âyetiyle işaret edilmiştir (Nur/37).İki türlü rical vardır :Ricâl-i aded…

Kur’an ve Tefsir

Radıyallahu anh

“Allah ondan razı olsun.” Özellikle sahâbeden bir erkek anıldıktan sonra söylenen dua ve hürmet ifadesi. Kadın için radıyallahu anhâ , iki kişi için anhümâ , topluluk için anhüm biçimleri kullanılır.

İnanç ve Kelâm

Radıyallahü Teâlâ Anhâ

Hanım sahâbîlerden birinin ismi anılınca veya yazılınca söylenen "Allahü teâlâ ondan râzı olsun" mânâsına duâ, hürmet ve saygı ifâdesi. İki hanım sahâbî için (Radıyallahü teâlâ anhümâ" ve ikiden çok için "Radıyallahü anhünne" denir. Kadınlar…

Dil ve Genel Kültür

Radî'

Süt emen iki buçuk yaşından küçük çocuk. Radî', süt ana-baba ve akrabâsının hepsiyle evlenemediği gibi, süt ana-baba da Radî'nin evlâdı, zevc (koca) veya zevcesi (hanımı) ile evlenemez. (İbn-i Âbidîn)

Dil ve Genel Kültür

Rafızî

(^IJ [âr.] Hz. Peyga ber’in ölümünden sonra Hz. E Bekir ve Hz. Ömer’in hilâfetle ni kabul etmeyerek redded Şi'î eğilimli cemaat

Dil ve Genel Kültür

Râfızîler

Şîanın kollarından. İmâm-ı Zeynel'âbidîn'in vefâtından sonra oğlu Zeyd'den ayrılarak, Eshâb-ı kirâm (Peygamber efendimizin arkadaşları) düşmanlığında taşkınlık gösteren, hazret-i Ebû Bekr ve hazret-i Ömer'in halîfeliklerini kabûl etmeyen kimselerin mensûb olduğu bozuk fırka. Terk edenler, ayrılanlar…

İnanç ve Kelâm

Râfi' (er-Râfi')

Esmâ-i hüsnâdan. Allahü teâlânın güzel isimlerinden. Mü'minlerin ve evliyânın derecelerini yükselten ve huzûrunda başlarını kaldırarak pak cemâline bakmak ile mertebelerini yükselten. Er-Râfi' ism-i şerîfini söyleyen, zâlimlerin zulmünden emin olur. Beş yüz kerre söyliyenin maddî…

İbadet ve Fıkıh

Ragîbet

İhsân ve ikrâm. Çoğulu regâibdir. Receb-i şerîfin ilk Cumâ gecesine Regâib gecesi denir. Çünkü Allahü teâlâ bu gecede, mü'min kullarına rağibetler yapar. O gece yapılan duâ, namaz, oruç, sadaka gibi, ibâdetlere kat kat sevâb…

Dil ve Genel Kültür

Râh-ı aşk

Aşk yolu. Tasavvuf şiirinde sâlikin benlikten geçerek ilâhî yakınlığa yöneldiği mânevî yolculuğu anlatır.

Tasavvuf ve Tarikat

Rah-I Hak

Hak yolu manasına Farsça-Arapça bir ifâde. Allah yolu, sırat-ı müstakim.

İnanç ve Kelâm

Râh-I İctibâ

Tasavvufta Allahü teâlâya kavuşturan yollardan biri. Seçilmişlerin yolu. (Bkz. İctibâ Yolu) Râh-ı ictibâ, Peygamberlerin ilerledikleri yoldur. Ancak ümmetlerinden onlara tâbi olanlara da, onlara mahsûs olan kemâllerden ihsân olunduğu gibi, buna da nasîb ederler. (Şihâbüddîn…

Dil ve Genel Kültür

Râh-ı kehkeşân

Samanyolu; gökte uzanan yıldız yolu. Farsça tamlama klasik şiirde semavî yol ve ihtişam mecazı olarak da kullanılır.

İnanç ve Kelâm

Râh-I Mürîdân

Tasavvufta müridlerin, talebelerin yolu. Allahü teâlâya kavuşturan yollardan. Sâlikler (tasavvuf yolunda ilerleyen talebeler) yolu. (Bkz. İnâbet) Allahü teâlâya kavuşturan yollar ikidir: Râh-ı mürîdân ve râh-ı murâdân. Râh-ı mürîdân, müridlerin yolu olup, sülûk ile (tasavvuf…

Rahat

Dinlenme, ferahlama, ârâm, huzur. Serâpa çeşm-i ibaretten geçirdim nüsha-i dehri İçinde ma'ni-i arama dair bir ibaret yok Nâbi Fakat hırslı ve açgözlü kişiler bu âlemde rahattır. Cihânın mihnet-i erbab-1 hırsa ayn-ı rahattır Değil âsüde,…

Hadis ve Sünnet

Râhib

Hiç evlenmeyen, bekâr ve yalnız yaşayan, yalnız ibâdetle meşgûl olan ve kilisede vazîfeli olan hıristiyan din adamı. Papazlar herkese râhib olmayı, yalnız yaşamayı emrediyordu. Allah yolunda bulunabilmek ve Allahü teâlâya yaklaşabilmek ancak ruhbanlıkla yâni…

Dil ve Genel Kültür

Râhibe

Kadın râhib. Hiç evlenmeyen, yalnız ve bekâr olarak yaşayan, kilisede ibâdetle meşgûl olan görevli kadın. Şehvet nazarı ile kadınlara bakmanın aynen zinâ olduğunu Îsâ aleyhisselâm bildirmiş iken, hıristiyanlar kadınlarını örtmemişlerdir. Bugün ellerde dolaşan İncîller…

İbadet ve Fıkıh

Rahîm (er-Rahîm)

1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Âhirette yalnız müslümanlara acıyan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: ... Şüphesiz ki, Allahü teâlâ Gafûrdur, Rahîmdir. (Zümer sûresi: 53) ... Ben ziyâdesi ile tövbe kabûl…

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmân

Rahmeti bütün yaratılmışları kuşatan. Allah’a özgü güzel isimlerden biri. Rahmân ismi ilâhî merhametin dünyada mümin-kâfir ayrımı olmadan bütün varlıklara ulaşan genişliğini anlatır. Tasavvuf ahlâkında kulun bu ismin tecellisinden payı, yaratılmışlara merhamet, şefkat ve koruyuculuk…

İbadet ve Fıkıh

Rahmân (er-Rahmân)

"Dünyâda dost olsun düşman olsun, lâyık olsun olmasın, mü'min olsun kâfir olsun bütün yaratıklara rızık ve sayısız nîmetler veren" mânâsında Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Rahmânın…

Kur’an ve Tefsir

Rahmân Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin elli beşinci sûresi. Rahmân sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yetmiş sekiz âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen Rahmân kelimesinden dolayı Sûret-ür-Rahmân denilmiştir. Sûrede; göklerin düzeninden, Allahü teâlânın insanlara olan lütfu ve ikrâmından,…

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmânî

Allah’a ve ilâhî rahmete ait; şeytânî olanın karşıtı. İlham, hâl veya düşüncenin iyiliğe, doğruluğa ve şer‘î ölçülere uygun oluşunu belirtmek için kullanılır. Okuma notu Bir tecrübenin “rahmânî” sayılması yalnız güçlü hissedilmesine değil, dinî ve…

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmaniyye

İsim ve sıfatların, hakikatlarıyla ortaya çıkışı. Rahmaniyye mertebesinde zuhur eden isim, er-Rahmân’dır.

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmaniyyun

Rahman’a mensup olanlar anlamında, Arapça bir kelime. Veliler hiyerarşisindeki tabakalardan biri. Tasavvufa dair eserlerde, “her asırda, üç kişiden ibaret olan Rahmâniyyun, taşa sürtülen demirin çıkardığı ses gibi, gizliden sesler duyarlar. Bu sesten, Allah’ın muradını…

İnanç ve Kelâm

Rahmet Kapısı

Duâların kabûl edildiği, ihsân ve bereket kapısı. Duâların geri çevrilmediği lütuf kapısı. Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan duâ, tövbe red olmaz. Fıtr (Ramazan) bayramının ve Kurban bayramının birinci geceleri, Şâban'ın on…

Kur’an ve Tefsir

Rahmet Melekleri

Yeryüzünde dolaşan ve mü'minlerin ölümü ânında hâzır olan melekler. Bunlara Rûhâniyân da denir. Resim, kö pek ve cünüp kimse bulunan eve rahmet melekleri girmez. (Hadîs-i şerîf-Zevâcir) Sizden öncekiler arasında doksan dokuz kişiyi öldürmüş biri…

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmet Okumak

Vefat eden mü’minlerin ardından, yapılan bir dua. Bu, övgü yerinde de kullanılır.Edenler hâlimi idrâk, okurlar rıfk ile rahmet, Olanlar zâir-i kabrim, dönerler müşfik u mahzun.Abdülhak Hâmid

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmet Okutmak

Birinin zulüm veya kötülük yapma açısından diğerinden daha ağır olup, onu arattırması durumunda kullanılan bir tâbir.Kâfir ol mertebe kıydı cana, Rahmet okuttu Hülâgu Hân’a.Enderunlu Fâzıler-

Kur’an ve Tefsir

Rahmet-İ İlâhiyye

Allahü teâlânın merhameti, acıması. Kalbinde zerre kadar îmân olan bir kimse, Cehennem'de sonsuz kalmayacak, rahmet-i ilâhiyyeye kavuşarak Cennet'e girecektir. (İmâm-ı Rabbânî) Cenâb-ı Hak bir kulunun hidâyet ve îmânda sebâtını dilerse, o kimseye rahmet-i ilâhiyye…

Kur’an ve Tefsir

Rahmeten Lil âlemîn

"Âlemlere rahmet" mânâsına Peygamber efendimizin mübârek isimlerinden. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Biz seni ancak rahmeten lil âlemîn gönderdik. (Enbiyâ sûresi: 107) Geldi çün ol rahmeten lil âlemîn Vardı nûr anda karâr kıldı hemîn…

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmetü’l-Vücudiyye

Arapça, varlıkla ilgili, vücuda ait acımak anlamını ihtiva eder. Kaşânî bunu şöyle tarif eder : “A’raf suresinin 6 ve 56. âyetlerinde belirtildiği gibi, Allah’ın muhsin ve muttakilere (gerçek inananlara) vâdettiği rahmettir. Bu, imtinâni rahmete…

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmetül’l-İmtinaniyye

Arapça, kıymetli bir şeyler ilgili olarak, ihsâni açıdan acımayı ifâde eden bir tamlama. Kaşânî bunu, “kulun kulluğunu yapmadan, Allah tarafından ihsana nail olmasıdır ki, bu genel bir rahmettir” diye tanımlar. Bu, Allah’ın Rahman ismiyle,…

Rai

1. Coban, güden, 2, tas. Dünya işlerinin sevk ve idaresi ve düzene konulması hakkında gerekli olan bilgilere sahip bulunan kimse. Kamiller her zaman, özellikle bast zamanlarında edep gözetir ve erkâna riayet ederler. Kaynak işaretleri…

Tasavvuf ve Tarikat

Rak

Arapça, ince demektir. İnsan ruhu. Zira eşyanın bıraktığı aslî ve fıtrî iz orada bulunur.

Kur’an ve Tefsir

Rakīb

Gözeten, koruyan ve hiçbir şey kendisinden gizli kalmayan. Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Kul bakımından murakabe, Allah’ın her hâli bildiği bilinciyle söz ve davranışını denetlemektir. Bu bilinç başkalarını sürekli gözetleme değil, kişinin önce kendi niyet…

Kur’an ve Tefsir

Rakîb (er-Rakîb)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyi hakkıyla gören, gözeten, koruyan, bir an onlardan habersiz olmayan, murâkabesi (gözetmesi) devamlı olan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ her şeyi, rakîbdir. (Ahzâb sûresi: 52)

Rakīka

İnce, yumuşak ve şeffaf şey. Tasavvufta kalbi incelten öğüt, menkıbe ve vecizelerle; kul ile Hak arasında bağ kurduğu kabul edilen mânevî latife için kullanılır. Rakīka-i nüzûl Hak’tan kula ulaştığı kabul edilen yardım ve medet…

Hadis ve Sünnet

Raks

Dans. tas. Sema, deveran. Topluca zikir yapılır ve ilahiler okunurken bir halka oluşturan dervişlerin oturarak veya ayakta yaptıkları ritmik hareketler. “Ashab-ı kiram sürür vaktinde raks ederdi. Fukaranın raksı dahi bu kabildendir.” Az olur ki…

İbadet ve Fıkıh

Ramazan Bayramı

Türk-İslâ kültüründe oruç ayı olan ram zan günlerinin sonunda kut nan bayram günleri

Tasavvuf ve Tarikat

Ramazan İlâhîsi

Türk-İslâ geleneğinde ramazan ayı b yunca, cami ve tekkelerde k nan teravih namazlannın h bir dört rekâtı arasmda okun İlâhîler için kullanılan terim

Dil ve Genel Kültür

Ramazâniyye

Halvetiyye’nin Ramazan Mahfî’ye nispet edilen kolu. İstanbul’da teşekkül etmiş; Cerrâhiyye bu ana gövdenin Nûreddin Cerrâhî çevresinde oluşan önemli şubesi olmuştur.

Kur’an ve Tefsir

Râsih âlim

Kur'ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin derin ve ince mânâlarını, işâretlerini anlayan büyük din âlimi. (Bkz. Ulemâ-i Râsihîn) Râsih âlimlerin dört hasleti vardır: 1)Allahü teâlâdan korkmak, 2)İnsanlara karşı mütevâzî (alçak gönüllü) olmak, 3)Dünyâya düşkün olmamak,…

Tasavvuf ve Tarikat

Raşidiyye

Ahmed b. Yusuf er-Raşidî (ö. 927/1521) tarafından kurulan ve Zerrûkıyye’nin kolu olan bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Râtib

Arapça, maaş, aylık, güç bir yerde sabit durmayı ifâde eden bir kelime, ism-i fail. Ayderusiyye tarikatında bir vird ve zikir şekli. Ebced hesabıyla, kahve ve esma-i hüsnadan olan el-Kavî’nin edeb hesabıyla değeri 116 ettiği…

Kur’an ve Tefsir

Raûf (er-Raûf)

1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarına karşı merhâmeti çok olan ve yaptıkları iyilikleri zâyî etmeyen. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhâcirlerden (Mekke'den göç eden) ve Ensârdan (Medîneli müslümanlardan) sonra, kıyâmete…

Tasavvuf ve Tarikat

Raûfiyye

Halvetiyye’nin Ramazâniyye kolu içinde Ahmed Raûfî’ye nispet edilen şube. İstanbul ve çevresindeki dergâhlar vasıtasıyla temsil edilmiş; Halvetî zikir ve seyrüsülûk usullerini kendi silsile ve irşad çevresi içinde sürdürmüştür.

Raûnet

Benlik, kendini beğenme, şımarıklık ve düşüncesizce böbürlenme. Sülûk ahlâkında kişinin ibadet, bilgi veya mânevî hâlini kendinden bilmesine yol açan nefs kusurlarından sayılır.

Dil ve Genel Kültür

Ravda-İ Mukaddese

Mukaddes bahçe. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Medîne-i münevveredeki mescidinin içinde kabr-i şerîfi ile mescidin o zamanki minberinin arasında kalan mübârek mekân, yer. (Bkz. Ravda-i Mutahhera)

İbadet ve Fıkıh

Ravda-İ Mutahhera

Temiz bahçe. Medîne-i münevveredeki Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mescidinin içinde bulunan ve Peygamber efendimizin kabr-i şerîfi ile mescidin o zamanki minberi arasında kalan 26 m. uzunluğundaki mübârek yer. Ravda-i mukaddese, Ravda-i mübâreke…

Dil ve Genel Kültür

Ravda-İ Mübâreke

Mübârek, bereketli bahçe. Medîne-i münevverede, Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem kabr-i şerîfi ile mescidin o zamanki minberi arasında kalan mübârek mekan, yer. (Bkz. Ravda-i Mutahhera)

Tasavvuf ve Tarikat

Ravza-İ Mutahhara

Temizlenmiş bahçe anlamında Arapça bir tamlama. Peygamberimizin kabrine denir. Buna Ravza-i Nebi de denir. Ravza, cennet anlamına da gelir.

Dil ve Genel Kültür

Ravza-i Rıdvân

Rıdvân bahçesi; cennet. Klasik edebiyatta hoş, huzurlu ve bereketli mekânları cennete benzeten bir tamlama olarak da kullanılır.

Ravzu'r-reyâhin fi hikâyâti's-salihin'idir

Menkıbe. Hikd Kin. tas. a Halka karşı kalpte beslenen ve düşmanlıktan kaynaklanan süizan (cr). b Öç alma hissi. c Yapılan kötülükleri unutmamak, özür dilemeye rağmen ilk fırsatta intikam almaya girişmek, affetmemek.

Dil ve Genel Kültür

Râye

Bayrak, sancak. (Bkz. Livâ) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, yirmi yedi kerre muhârebe yaptı. Bunlardan dokuzunda er olarak hücûm etti. Diğerlerinde başkumandanlık mevkiinde bulundu. Râyesi siyâh idi. Livâsı (sancağı) daha küçük olup, beyaz idi.…

İbadet ve Fıkıh

Râzı

Memnûn, hoşnûd olan. (Bkz. Rızâ) Kendisinden kocası râzı olduğu hâlde ölen her müslüman kadın Cennet'e girer. (Hadîs-i şerîf-Zevâcir) Namazlarını vakitleri gelince hemen kılanlardan Allahü teâlâ râzı olur. Vakitlerinin sonlarında kılanları da affeder. (Hadîs-i şerîf-Eşi'at-ül-Leme'ât)…

İnanç ve Kelâm

Râzık

Rızık veren. Allah hakkında kullanılan bir isim ve sıfat olup canlıların maddî ihtiyaçlarını, ayrıca ilim, iman ve mânevî nimetleri ihsan eden anlamına gelir. Aynı kökten gelen Rezzâk , rızkı çokça ve sürekli veren anlamını…

Kur’an ve Tefsir

Re'fet

Acıma, merhamet. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Sonra (Nûh ve İbrâhim aleyhimesselâmın) arkalarından peygamberlerimizi ardarda gönderdik. Arkalarından da Meryem oğlu Îsâ'yı (aleyhisselâm) gönderdik ve ona İncîl'i verdik. Kendisine tâbi olanların (bağlı kalanların)…

72 / 180