Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

TÜMÜABÇDEFGĞHIİKLMNÖPRSŞTÜVYZ

69 temiz madde bu görünümde hazır.

Kur’an ve Tefsir

Rab

Terbiye eden, yetiştiren, yöneten, sahip olan ve gözeten. Mutlak anlamda Allah için kullanılan temel Kur’ân kavramlarından biridir. Rab ismi yaratma ile terbiyeyi birlikte anlatır: Allah varlığı meydana getirir, ihtiyaçlarını karşılar ve onu aşama aşama…

Dil ve Genel Kültür

Rabb-i bâkî

Ebedî ve kalıcı Rab; Allah. Yaratılmışların faniliğine karşı ilâhî bekāyı vurgular.

Dil ve Genel Kültür

Rabb-i celîl

Yüce ve azamet sahibi Rab; Allah. Celâl, kudret ve ululuk sıfatlarını vurgulayan saygı ifadesidir.

Dil ve Genel Kültür

Rabbenâ

(LJ [Ar.] Rabbimiz, cümle yaratıkların rabbi olan Hak teâlâ, Allah.

Dil ve Genel Kültür

Rabbi

Çj [Ar.] Rabbim, Allahım. Yâ-RabbU: “Ey Rabbim!”

Dil ve Genel Kültür

Rabbü’d-dâr

Evin sahibi ve yöneticisi. Kullanımına göre aile reisi, mülk sahibi veya mecazen bir makamın hâkimi anlamına gelebilir.

Dil ve Genel Kültür

Rabbü’l-beyt

Evin sahibi ve yöneticisi. Kur’ân’da “bu evin Rabbi” ifadesi Kâbe’nin Rabbi olan Allah için kullanılır; gündelik bağlamda ev sahibini de gösterebilir.

Dil ve Genel Kültür

Rabbü’l-mâl

Sermaye sahibi. Mudârebe ortaklığında sermayeyi koyan tarafı ifade eder; emeği ve işletmeyi üstlenen taraf mudârib dir.

Tasavvuf ve Tarikat

Rabıta

Bağ, ilişki. 2. tas. Müridin, ruhaniyetinden feyz alacağına inanarak kâmil şeyhinin suretini (şeklini) zihninde tasavvur etmesi. Müridin ilk hedefi şeyhinde fani olmaktır (fena fi’s-seyh); zira şeyhte fani olmak Allah'ta fani olmanın (fena fillah) mukaddimesidir.…

Tasavvuf ve Tarikat

Râcife

Şiddetle sarsan. Kur’ân’da kıyamet sahnesini anlatan ve sûra ilk üflenişle ilişkilendirilen terim. Ardından gelen ikinci sarsıntı veya üfleyiş için râdife kelimesi kullanılır. Kavram tasavvufî metinlerde kalbi sarsan ilâhî uyarı için mecazen de anılabilir.

Kur’an ve Tefsir

Radıyallahu anh

“Allah ondan razı olsun.” Özellikle sahâbeden bir erkek anıldıktan sonra söylenen dua ve hürmet ifadesi. Kadın için radıyallahu anhâ , iki kişi için anhümâ , topluluk için anhüm biçimleri kullanılır.

Dil ve Genel Kültür

Rafızî

(^IJ [âr.] Hz. Peyga ber’in ölümünden sonra Hz. E Bekir ve Hz. Ömer’in hilâfetle ni kabul etmeyerek redded Şi'î eğilimli cemaat

Dil ve Genel Kültür

Râh-ı aşk

Aşk yolu. Tasavvuf şiirinde sâlikin benlikten geçerek ilâhî yakınlığa yöneldiği mânevî yolculuğu anlatır.

Dil ve Genel Kültür

Râh-ı kehkeşân

Samanyolu; gökte uzanan yıldız yolu. Farsça tamlama klasik şiirde semavî yol ve ihtişam mecazı olarak da kullanılır.

Rahat

Dinlenme, ferahlama, ârâm, huzur. Serâpa çeşm-i ibaretten geçirdim nüsha-i dehri İçinde ma'ni-i arama dair bir ibaret yok Nâbi Fakat hırslı ve açgözlü kişiler bu âlemde rahattır. Cihânın mihnet-i erbab-1 hırsa ayn-ı rahattır Değil âsüde,…

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmân

Rahmeti bütün yaratılmışları kuşatan. Allah’a özgü güzel isimlerden biri. Rahmân ismi ilâhî merhametin dünyada mümin-kâfir ayrımı olmadan bütün varlıklara ulaşan genişliğini anlatır. Tasavvuf ahlâkında kulun bu ismin tecellisinden payı, yaratılmışlara merhamet, şefkat ve koruyuculuk…

Tasavvuf ve Tarikat

Rahmânî

Allah’a ve ilâhî rahmete ait; şeytânî olanın karşıtı. İlham, hâl veya düşüncenin iyiliğe, doğruluğa ve şer‘î ölçülere uygun oluşunu belirtmek için kullanılır. Okuma notu Bir tecrübenin “rahmânî” sayılması yalnız güçlü hissedilmesine değil, dinî ve…

Rai

1. Coban, güden, 2, tas. Dünya işlerinin sevk ve idaresi ve düzene konulması hakkında gerekli olan bilgilere sahip bulunan kimse. Kamiller her zaman, özellikle bast zamanlarında edep gözetir ve erkâna riayet ederler. Kaynak işaretleri…

Kur’an ve Tefsir

Rakīb

Gözeten, koruyan ve hiçbir şey kendisinden gizli kalmayan. Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Kul bakımından murakabe, Allah’ın her hâli bildiği bilinciyle söz ve davranışını denetlemektir. Bu bilinç başkalarını sürekli gözetleme değil, kişinin önce kendi niyet…

Rakīka

İnce, yumuşak ve şeffaf şey. Tasavvufta kalbi incelten öğüt, menkıbe ve vecizelerle; kul ile Hak arasında bağ kurduğu kabul edilen mânevî latife için kullanılır. Rakīka-i nüzûl Hak’tan kula ulaştığı kabul edilen yardım ve medet…

Hadis ve Sünnet

Raks

Dans. tas. Sema, deveran. Topluca zikir yapılır ve ilahiler okunurken bir halka oluşturan dervişlerin oturarak veya ayakta yaptıkları ritmik hareketler. “Ashab-ı kiram sürür vaktinde raks ederdi. Fukaranın raksı dahi bu kabildendir.” Az olur ki…

İbadet ve Fıkıh

Ramazan Bayramı

Türk-İslâ kültüründe oruç ayı olan ram zan günlerinin sonunda kut nan bayram günleri

Tasavvuf ve Tarikat

Ramazan İlâhîsi

Türk-İslâ geleneğinde ramazan ayı b yunca, cami ve tekkelerde k nan teravih namazlannın h bir dört rekâtı arasmda okun İlâhîler için kullanılan terim

Dil ve Genel Kültür

Ramazâniyye

Halvetiyye’nin Ramazan Mahfî’ye nispet edilen kolu. İstanbul’da teşekkül etmiş; Cerrâhiyye bu ana gövdenin Nûreddin Cerrâhî çevresinde oluşan önemli şubesi olmuştur.

Tasavvuf ve Tarikat

Raûfiyye

Halvetiyye’nin Ramazâniyye kolu içinde Ahmed Raûfî’ye nispet edilen şube. İstanbul ve çevresindeki dergâhlar vasıtasıyla temsil edilmiş; Halvetî zikir ve seyrüsülûk usullerini kendi silsile ve irşad çevresi içinde sürdürmüştür.

Raûnet

Benlik, kendini beğenme, şımarıklık ve düşüncesizce böbürlenme. Sülûk ahlâkında kişinin ibadet, bilgi veya mânevî hâlini kendinden bilmesine yol açan nefs kusurlarından sayılır.

Dil ve Genel Kültür

Ravza-i Rıdvân

Rıdvân bahçesi; cennet. Klasik edebiyatta hoş, huzurlu ve bereketli mekânları cennete benzeten bir tamlama olarak da kullanılır.

Ravzu'r-reyâhin fi hikâyâti's-salihin'idir

Menkıbe. Hikd Kin. tas. a Halka karşı kalpte beslenen ve düşmanlıktan kaynaklanan süizan (cr). b Öç alma hissi. c Yapılan kötülükleri unutmamak, özür dilemeye rağmen ilk fırsatta intikam almaya girişmek, affetmemek.

İnanç ve Kelâm

Râzık

Rızık veren. Allah hakkında kullanılan bir isim ve sıfat olup canlıların maddî ihtiyaçlarını, ayrıca ilim, iman ve mânevî nimetleri ihsan eden anlamına gelir. Aynı kökten gelen Rezzâk , rızkı çokça ve sürekli veren anlamını…

Dil ve Genel Kültür

Re’s-i kâr

İşin veya hesabın başlangıcı. Bazı Osmanlı kayıtlarında Avrupa takvim yılının başı olan 1 Ocak için kullanılmıştır.

Dil ve Genel Kültür

Rebîülâhir

Hicrî ay takviminin dördüncü ayı. Rebîülâhir veya Rebîüssânî adıyla anılır; rebîülevvelden sonra, cemâziyelevvelden önce gelir.

Dil ve Genel Kültür

Rebîülevvel

Hicrî ay takviminin üçüncü ayı. Saferden sonra, rebîülâhirden önce gelir. Hz. Muhammed’in doğumunu anan mevlid geleneği bu ayla ilişkilendirilmiştir.

Dil ve Genel Kültür

Rebîülevvel

Hicrî takvimin üçüncü ayı. Hz. Muhammed’in doğumu ve mevlid geleneğiyle ilişkilendirilen aydır.

Rec

1, Ümit, umut, 2. tas. Kalbin hoşlandığı bir Şeyi beklemesinden ra. hatlık de ferahlık duyması (Gi 1v:1 39). Kişinin kalbindeki duygu ve düşünceler ye geçmişle veya halle ya da gelecekle ilgili olur. Bu duygu…

Dil ve Genel Kültür

Receb

Hicrî takvimin yedinci ve haram aylardan biri. İslâm öncesinden beri saygı gösterilen ay, dinî kültürde dua ve nâfile ibadetlerle anılmıştır.

Dil ve Genel Kültür

Recebiyyûn

İbnü’l-Arabî’nin eserlerinde özellikle receb ayında mânevî keşif ve hâllere mazhar oldukları anlatılan veliler topluluğu. Bu ad tarihî bir tarikat veya teşkilâtı değil, ortak bir mânevî özellik taşıdığı kabul edilen ermişler zümresini ifade eder.

Dil ve Genel Kültür

Recebü’l-mürecceb

“Yüceltilmiş Recep” anlamında Recep ayı için kullanılan saygı ifadesi. Haram aylardan biri oluşunu ve dinî kültürdeki itibarını vurgular.

Reda’

Efsanevi bir kuş. 2. tas. Cebrail miraç gecesi Hz. Peygamber'i | gidebileceği son noktaya kadar Bölürdü. O noktadan öteye geçmesine müsade | edilmediginden ondan sonra Refref geldi. Hz. Peygamber'i alıp Allah huzuruna çıkardı. Söyleşirken…

Dil ve Genel Kültür

Regâ'ib kandili

leyle-i regâ'ib maddesine bakınız.

Rehber

Yol gösteren, kılavuz. tas. Şeyh, mürşit. Tarikate girmek isteyen adayı bu işe hazırlayan derviş. Mevlânâ dergâhında tarikatçı. Bektaşilerde tarikate girmek isteyen talibe yol gösteren ve onu babaya götüren dervişe rehber denir. Mizâna vur görüştüğün…

Rems

Gömmek. tas. Maddi nesneleri ve bunların gönüllerdeki izlerini silip süpürmek. Bir şeyin (aynın) kalpte iz bırakmayacak biçimde ortadan kalkmasına tams, iz bırakacak şekilde ortadan kalkmasına rems denir ( SL 434, 441). Cüneyd'e göre rems…

Remz

ç. Rumüz Simge, anlamı gizli söz. tas. Ehlinden başkasının anlamadığı kelamın altında saklı olan gizli mana. Süfiler özellikle birbirine gonderdikleri mektuplarda ve pusulalarda rumuzlu ifadeler kullanmışlardır. Sahip oldukları bilgileri, ehli olmayanlardan kıskandıklarından özellikle bunları…

Renc

Dert, incinmek, meşakkat. tas. Gönül arzusunun aksine olarak bir hususun mevcut olması, gönlün istemediği hususların ortaya çıkması. Tasavvuf şairleri hep gönüllerinin arzuladığı şeyin aksi olan hususların vukua geldiğinden yakınmışlardır. Tasavvuf kimseyi rencide etmemek, kimseden…

Resm

¢. Rüsum r, Iz, eser. 2. tas. a Halk ve sıfatları, p Allah'ın fiillerinden hasıl olan eserler olarak mâsivâ. Resm, ezelde nasıl cereyan etmişse ebedde de öyle cereyan eden bir niteliktir. Zira Yaratıklar ve…

Kur’an ve Tefsir

Reşîd

dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’a nispet edilmiştir. Bu söz, Allah’ın zatî r isimler gurubunda sayılmıştır. Bu isim, Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki listede de yer almıştır (Tirmizî, R “Da'avât”,…

Retk

+. Bitişik olmak. 2, tas. Mutlak ve en büyük unsur denilen | vahdaniyet maddesinin özeti, Bu madde yer ve gökler yaratılmadan önce bitişik, Yaratıldıktan sonra aynkur, Bkz, Fetk-Retk. rr YA ar e vE Le…

Dil ve Genel Kültür

Rezîlet

Kötü ve aşağılayıcı ahlâk özelliği; erdemin karşıtı. Kibir, haset, yalan ve zulüm gibi huylar ahlâk literatüründe rezîlet sayılır.

Kur’an ve Tefsir

Rezzâk

Sözlük anlam “Çokça rızık veren.” olan bu s “Bol nimet veren, bedenlerin ruhların gıdasını yaratıp vere anlamında “esmâ'ü’l-hüsn (Allah’ın güzel isimleri)dan ol Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’a n pet edilmiştir. söz, AUah’m fiilî isimleri ve sıf…

İbadet ve Fıkıh

Rıdvân Bi'âtı

Muhammed hac yapmak üzere Hicret’in yıhnda kendisine b h bir grup Müslüman Ue M ke’ye giderken önünün kesilm si üzerine yanında bulunan Müslüman grup Hz. Peyga ber’e ve İslâm’a sadık kalacak 567 ribbiyyûn n…

Rical-i ilahiye

Bkz. Dörtler, Ricalullah Ehlullah, evliyaullah, Allah adamları, Hak erenler, gayb erenler. Rical iki türlüdür: ilki Ricdl-j aded'tir. Bunların sayıları belli ve sabittir, daha fazla veya eksik olmazlar. Kutup (Gavs) bir tanedir, imam on iki,…

Tasavvuf ve Tarikat

Rifâ'iyye

(ZLüJ [Ar.] İslâm düntas. yasmm ve inancmm ilk uvtarikatlerinden biri olan ve Ahmed er-Rifâ'î (öl. 578 / 1182) ye nispet edilen tarikatın adı. Irak’m güneyindeki Batâih böluna gesinde kurulan ve oradan Anabir dolu’ya kadar…

Rifâî Âsitânesi

Bir Rifâî kolunun merkez dergâhı için kullanılan ad; İstanbul bağlamında özellikle Üsküdar'daki merkezle ilişkilendirilir.

Rifâî tâcı

Sekiz veya on iki terkli örnekleri, koyu renk şemle/destarı ve farklı Rifâî gülleriyle tanımlanan tarihî tâc ailesi. Şube ve coğrafyaya göre biçim farklılıkları bulunur.

Rih

+. Rüzgâr, meltem, soluk. 2, tas. İlahi rüzgâr, rahmani nefes “A]lah'ın Arş'ta depolanan ve saba adı verilen bir rüzgârı vardır. Seher vakti esen bu yel, yakarışları ve tevbeleri alıp Allah'a götürür” (sr 373),

Dil ve Genel Kültür

Rind

Halkın yargısına bağlanmadan yaşayan; gönlü irfanla dolu olduğu hâlde bunu dış görünüş ve iddiayla sergilemeyen bilge kişi. Tasavvuf ve divan şiirinde rind, dinin yalnız biçiminde kalan zâhid tipinin karşısında; tevekkül, hoşgörü ve gönül genişliğiyle…

Ahlâk ve Âdâb

Riya

Gösteriş, ikiyüzlülük, sahtekârlık. tas. Hak rızası için yapılmayan ihlassız işler ve samimiyetsiz ibadetler Bkz. İhlas.

Riyâset

Baş olma, yönetme ve önderlik etme mevkii. Hubb-ı riyâset , baş olma sevgisi demektir. Tasavvuf ahlâkında hizmet sorumluluğuyla makam tutkusunun ayrılması, önderliğin nefsânî üstünlük aracına dönüştürülmemesi vurgulanır.

Dil ve Genel Kültür

Riyazet

5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve…

Kur’an ve Tefsir

Riza

Sızlanmama, yakınmama; hoşnut ve memnun olma hali. tas. Cüneyd'e göre, iradeyi ortadan kaldırmak; el-Kannâd'a göre, kaderin acı tecellileri karşısında kalbin huzur ve sükun halinde olması; Ibn Atâ'ya göre, Hakk'ın ezeli tercihini gören sâlikin onun…

Kur’an ve Tefsir

Rufâ'iyye

Rifâ'iyye bili rûh a. (^J [Ar.] Hz. “İnsanda ve hayvandaki hayatın ğini özü, can, nefes.” anlamında teha rim. İnsana yüce Allah tarafindan “rûh”un verilmesi Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette açıkça ifade yaedilmektedir (“Secde suresi”, 32…

Ruh

Can, nefs, Cebrail. tas. a Mücerret insan latifesi (Kn). b Insandaki bilen ve idrak eden latife olup emr âleminden inmiş, (insandaki) hayvani ruha (cana) binmiştir, künhünü idrak mümkün değildir. c Insandaki hayvani ruh. Bu,…

Dil ve Genel Kültür

Rûh-ı ilâhî

İlâhî emre nispet edilen ruh. İnsandaki hayat ve idrak cevherini anlatır; Allah’ın zâtından ayrılmış bir parça anlamına gelmez.

Ruhani

Tamamen gayri maddi ve gayri cismani varlıklara (melek, cin gibi) ruhani dendiği gibi, ruh tarafı madde tarafına ağır basan varlıklara da ruhani de-

İbadet ve Fıkıh

Ruhsat

Kolaylık, belli mazeretler sebebiyle bazı dini hükümlerin hafifletilmiş olarak uygulanması. tas. Dini hükümlerin hafif ve cevaz esası dahilinde uygulanması. Süfiler dini hükümleri ruhsat ve cevaz dairesinde değil, azimet ve kemal dairesinde ifa ederler. Onun…

Rum erenleri – Rum abdalları

Anadolu'nun fethini takip eden çağlarda doğudan, özellikle Horasan ve çevresinden Anadolu'ya gelen derviş ve eren toplulukları için kullanılan tarihî adlandırma. Kaynaklarda Abdâlân-ı Rûm ve yer yer Gâziyân-ı Rûm ifadeleriyle birlikte geçer. Aşıkpaşazâde'nin tasnifinde Abdâlân-ı…

Tasavvuf ve Tarikat

Rûmiyye

biçimi. ] tas. İslâmî tarikatlerden 16. yüzyılda ortaya çıkan, Kadiriyy tarikatının bir kolu olup İsma Rûmî (öl. 1041 /1631) tarafmda kurulmuştur. Bu tarikatın sils lesi Abdülkadir Geylânî’ye kada ulaştığı kaynaklarda zikred mektedir. İsmail Rûmî…

Tasavvuf ve Tarikat

Rûşeniyye

Bâyezîd-i Ensârî’ye nispet edilen, 16. yüzyılda Afganistan ve çevresinde gelişen tasavvufî-siyasî hareket. Kurucusunun “Pîr-i Rûşen” lakabı sebebiyle bu adı almıştır. Halvetiyye’nin Dede Ömer Rûşenî’ye nispet edilen Rûşeniyye koluyla aynı hareket değildir; benzer adlar tarihî…

Rücû‘

Geri dönmek. Tasavvuf dilinde sâlikin ulaştığı hâl veya makamdan geriye dönmesi; kimi metinlerde vuslattan sonra halka hizmet için yeniden yönelmesi anlamlarında kullanılır. “Eren dönmez; dönen ermemiştir” sözü, istikrarsız biçimde yoldan vazgeçmeyi eleştiren geleneksel bir…

Rüyet

$5) Görmek, görülmek, vizyon, didar. tas. a Ahirette-cennette Allah'ı görmek. b Rüyetullah, Allah'ın görülmesi (cr). İlahi tecellileri bu dünyada temaşa etmek. c İlâhî tecellileri ruh âleminde kalp gözüyle temaşa etmek. Zat-ı Bâri'nin dünyada, baştaki…