Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Bağ, ilişki. 2. tas. Müridin, ruhaniyetinden feyz alacağına inanarak kâmil şeyhinin suretini (şeklini) zihninde tasavvur etmesi. Müridin ilk hedefi şeyhinde fani olmaktır (fena fi’s-seyh); zira şeyhte fani olmak Allah'ta fani olmanın (fena fillah) mukaddimesidir. Sâlik rabıta vasıtasıyla önce şeyhiyle, sonra Allah'la manevi ve bâtıni bir ilişki kurar. Rabıta, Nakşbendiye ıstılahlarındandır. Onlara göre, “Sadıklarla birlikte olun,” (Tevbe Suresi, 119) gibi ayetler ve “kişi sevdiğiyle beraberdir,” gibi hadisler rabıtanın caiz olduğunu gösterir (HB 42; HHV 295; NR 39). Melamiler rabıtaya gönül beklemek derler. Diğer tarikatlerde lafz olarak değilse de anlam olarak rabıta vardır. 3. Zaviye. (1A 1x:736). Rabıta-i kalbiye Müridin kalben şeyhiyle birlikte olması; manevi birlikteliktir, gönüllerin bir olması ve kaynaşması (maiyet-i maneviye). Rabıta-i muhabbet Müridin şeyhini sevgiyle yadetmesi ve suretini zihninde canlandırması. Rabıta-i telebbüs Müridin şeyhinden feyz almak için kendisini onun şeklinde tahayyül etmesi.
- Zaviye. (1A 1x:736). Rabıta-i kalbiye Müridin kalben şeyhiyle birlikte olması; manevi birlikteliktir, gönüllerin bir olması ve kaynaşması (maiyet-i maneviye). Rabıta-i muhabbet Müridin şeyhini sevgiyle yadetmesi ve suretini zihninde canlandırması. Rabıta-i telebbüs Müridin şeyhinden feyz almak için kendisini onun şeklinde tahayyül etmesi.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Tasavvuf ehli arasmda, müridin şeyhine gönlünü bağlaması ve onunla derin ilişki kurması durumu. § tam. râbıta-i muhabbet a. (ok. 4^) tas- Tasavvufta bazen müridin şeyhinden feyz almak için kendisini onun şeklinde tahayyül etmesi durumu. râbıta-i kalbiyye a. (4u u^ıj tas. Tasavvufta gönüllerin bir ve bütün olması, birleşmesi durumu.