KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Pend
Öğüt. Ey birâder dinle pendim varsa malın sakla tek Düşmanına kalsın kalırsa dosta muhtaç olma tek Lâedri Pendname Konusu vaaz ve naihat olan eserler. Attâr'ın bu konuya dair bir eserinin adı.
→Perde
) Hicap, örtü. 2. tas. Hak ile kulu arasındaki engel; âşığı maşukundan ayıran hususlar. Hak ile kul arasında kimi zülmetten (karanlık), kimi nurdan (ışık) binlerce perde vardır. Madde, menfaat, mal, mülk, nefs ve şehvet…
→Piç-i zülf
Kıvrım kıvrım saç. tas. a İlahi müşkil (us). b Imkan mertebesi, ç Uzun saç. Sınırsız varlıklar, çokluk ve taayyünler. Saç sevgilinin, yüzünü örttüğü gibi bunlar da gerçek Bir'in yüzünü (Zatını) örter. d Celali tecelliler.…
→Pîr-i mugân
Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâhî aşkı…
→Pîr-i Sânî
Sözlük anlamı: “İkinci pîr”. Bir tarikatı ilk defa kuran kişiden sonra yolu yeniden teşkilatlandıran, yayılmasını sağlayan veya erkânını belirginleştiren merkez şahsiyet için kullanılan unvandır. Her gelenekte aynı idarî makamı göstermez; pîrin halefi olan herkes…
→Dil ve Genel KültürPîr-i Serendîb
Serendib’le ilişkilendirilen yaşlı rehber; geleneksel anlatılarda Hz. Âdem için kullanılan unvan. Serendib, Sri Lanka’nın tarihî adıdır.
→Pir-zade
Bkz. Şeyhzade. Pir-i zinde yaşayan pir. Pir-i müğânı gör bu kadar bâdekeşlere Sehba-yı ayş-ı rüh-fezâyı yetiştirir Sabri Zinhar unut bildiğini düşme inâde Bir pire yapış kim eresin sırr-ı meâde Ruhi Bagdadi
→Pîşrev
Önden giden, kılavuz ve başlangıç. Tasavvuf dilinde sûfî topluluğunun önünde bulunan rehber için; klasik Türk musikisinde ise faslın başında çalınan saz eseri için kullanılır. İki anlam bağlama göre ayrılmalıdır.
→Piyale
Kadeh. tas. Sevgili, yâr. Âlemdeki her zerre bir piyale olup arif kişi bu piyalelerden marifet şarabını içer. Zahir ve bâtın safası (TK 1:15 54). Çeken piyâleyi pâ-der-rikâb olup gider Gelen bu meclise mest ü…
→Puhten
Pismis, olgunlasmis, Nâ-puhte: Ham, Hâsil-ı ömrem se sühan biş nist Hâm bâdem puhte şüdem suhtem (Ömrümün özeti: Ham idim, pistim yandım) Mevlânâ
→Kur’an ve TefsirPûr-ı Zâl
“Zâl’ın oğlu”; İran destan kahramanı Rüstem için kullanılan edebî tamlama. Divan ve tasavvuf şiirinde kuvvet, yiğitlik ve savaşçılık benzetmelerinde yer alır.
→Put
Kutsallık veya tanrılık yüklenerek tapınılan maddî nesne; sanem. Tasavvufî şiirde put, insanı Hakk’tan alıkoyan benlik, arzu, mevki veya bağımlılığın mecazı olabilir. Sevgilinin güzelliğini anlatan şiirsel kullanımla itikadî anlam birbirine karıştırılmamalıdır.
→