Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

38 temiz madde bu görünümde hazır.

Tasavvuf ve Tarikat

Pabucu Dama Atılmak

Eskiden esnaflar, fütüvvet teşkilâtı bünyesinde bir tarikat şeyhine bağlı idiler. Esnaftan biri, fütüvvet terbiye ve âdabına aykırı bir davranış sergilerse (meselâ, bağlı olduğu loncaya aidatını ödemezse, hile yaparsa, ahlâksız bir iş yaparsa) dükkanının önünde,…

Tasavvuf ve Tarikat

Pabuç

Farsça, ayağa giyilen şey demektir, Pâ : Ayak, Pûş: Giymek manasına gelir. Tasavvuf âdabına göre, misafirin ayakkabıları dışarı doğru çevrilmez. Bunun sebebi, misafirin giderken, sırtını ev sahibine dönme zorunda kalmasıdır. Bu şekilde misafir, arkasını…

Tasavvuf ve Tarikat

Palheng

Farsça, av veya suçlu kişinin bağlandığı kemende, ipe derler. Dizgin anlamına da gelir. Kalenderi ve Bektaşîlerde, bele kuşatılan kemerin biraz sol tarafına bağlanan, yaklaşık el büyüklüğündeki taşa denir. Bu taş, onu bağlayanı dizginleyip, nefsine…

Ahlâk ve Âdâb

Papa

Katolik mezhebine mensûb hıristiyanların en yüksek rûhânî (dînî) lideri. Atalar atası mânâsına gelen papa, Roma'da bulunur. Îsâ aleyhisselâmın dînini yaymak için seçtiği on iki havârîden mürted olan (dinden çıkan) Yehûda (Judas) ilk papa olarak…

Dil ve Genel Kültür

Papaz (papas)

Hıristiyan din adamlarına verilen ad. Akıldan ve ilimden mahrûm olan papazlar, İslâm dînine ve onun yüce peygamberine karş ı korkunç iftirâ yapıp yalanlar uydurdular. İslâm âlimleri, papazlarla yaptıkları çeşitli münâzaralarda onları cevap veremez hâle…

İbadet ve Fıkıh

Para

Alış-veriş aracı olarak kullanılan, biriktirme ve tasarruf etmeye yarayan, çeşitli mâdenlerden veya kağıttan îmâl edilmiş değer ölçüsü. Belli ağırlıkta basılmış olan altın ve gümüş paralara sikke veya meskûkât, altın paralara dînâr, gümüş paralara dirhem…

Dil ve Genel Kültür

Paskalya

Hıristiyanların inanışlarına göre, Îsâ aleyhisselâmın haça gerildikten sonra dirilerek göğe yükselmesi ile ilgili olarak her yıl Mart ayının on dördüncü gününden sonra gelen ilk Pazar günü yaptıkları şenlik, âyin. Hindûların bayram günlerine ve ateşe…

Kur’an ve Tefsir

Patrik

Ortodoks mezhebine mensûb hıristiyanların, en büyük rûhânî (dînî) lideri. 1054 (H. 446) yılına kadar Roma'daki papaya bağlı kalan İstanbul patriği Mihâel Kirolarius, papadan ayrılarak şark (doğu) kilisesini kurdu. Ortodoks kilisesi adını alan bu kilisenin…

Tasavvuf ve Tarikat

Pây-I Mâcân

Mevlevîler bu tâbiri “ayakkabılık” anlamında deyimleştirmişlerdir. Tasavvufî edebe aykırı hareket eden bir derviş, ayakkabılıkta sağ kulağı sol elinde, sol kulağı sağ elinde olarak tek ayak üzerinde bir süre durma cezasına çarptırılırdı. Bu cezaya pây-ı…

Tasavvuf ve Tarikat

Pazarcı Maşası

Mevlevî terimlerindendir. Pazarcı beline demir takıp, tekkenin levazımını tedarik için pazara giderdi. Pazarcının beline takdığı demire pazarcı maşası denir. Pazar esnafı, bu demiri görünce, pazarcıya vereceği, satacağı malda indirim yapardı.

Dil ve Genel Kültür

Pazarlık Etmek

Alış-verişte satan ile alan arasında malın fiyâtı veya bir işin ücreti husûsunda yapılan anlaşma. Birbirinizi kıskanmayınız. Alış-verişte birbirinizi aldatmayınız. Birbirinize dargın durmayınız. Birbirinizden yüz çevirmeyiniz. Birinizin bitmek üzere olan pazarlığını bozmayınız. Müslüman müslümanın kardeşidir.…

Pend

Öğüt. Ey birâder dinle pendim varsa malın sakla tek Düşmanına kalsın kalırsa dosta muhtaç olma tek Lâedri Pendname Konusu vaaz ve naihat olan eserler. Attâr'ın bu konuya dair bir eserinin adı.

Perde

) Hicap, örtü. 2. tas. Hak ile kulu arasındaki engel; âşığı maşukundan ayıran hususlar. Hak ile kul arasında kimi zülmetten (karanlık), kimi nurdan (ışık) binlerce perde vardır. Madde, menfaat, mal, mülk, nefs ve şehvet…

Tasavvuf ve Tarikat

Perişani-Perişan-Perişanlık

Farsça, dağınıklık, zavallılık, mahzunluk vb. gibi anlamları olan bir kelimedir. Tasavvuf? açıdan, cem’ âleminin zıddı olan tefrika âlemine denir.Perişân-hâlin oldum, sormadın hâl-ı perişanım. Canımdan derde düştüm, kılmadan tedbîr-i dermanım.Fuzûlî

Tasavvuf ve Tarikat

Peştemal

Farsça, belden aşağı sarılarak giyilen havlu veya bezden mamul giysiye denir. Fütüvvet erbabının simgesi durumunda bulunan peştemal kuşanmak, çıraklıktan ustalığa yükselenlere uygulanan bir törenin adıdır. Bu törende ahî lideri, işinde ustalaşmış san’atkâra, peştemal kuşatır.…

Tasavvuf ve Tarikat

Peymançe

Farsça, ufak söz verme, ahitçik anlamına geldiği gibi, pay-ı mâcân’dan bozma bir kelime de olabilir. O takdirde pabuçluk, ayakkabılık manalarına gelir. Adâb ve erkân açısından ufak kusur işleyen dervişlere, ayakkabılıkta bir miktar, tek ayak…

Tasavvuf ve Tarikat

Pezevenk

Farsça, “pejvend”den bozma bir kelime olup, kadın tüccarlığı yapan, fuhuş pazarlamacıları için kullanılan bir tâbirdir. Bu münasebetle, özellikle, tasavvuf ehli yol göstericiler, rehberlik yapanlar için bu tâbir kullanılmıştır. Hattâ medih olmak üzere “koca pezevenk”…

Piç-i zülf

Kıvrım kıvrım saç. tas. a İlahi müşkil (us). b Imkan mertebesi, ç Uzun saç. Sınırsız varlıklar, çokluk ve taayyünler. Saç sevgilinin, yüzünü örttüğü gibi bunlar da gerçek Bir'in yüzünü (Zatını) örter. d Celali tecelliler.…

Tasavvuf ve Tarikat

Pir Postu

Bektaşî tâbiridir. Meydanda bulunan çeşitli makamlardan biri. Burada da, niyaz olunurdu. Nasip alan yeni tâlib, rehberinin delaletiyle buraya geldiği zaman, rehber şöyle derdi: “Buna pir postu derler. Hazret-i Pir Efendimiz, bunu Horasan’dan getirip, buraya…

Tasavvuf ve Tarikat

Pîr-Hacat

Abdullah Ensârî’ye (ö. 481/1089) dayandırılan bir tasavvuf okulu.

Pîr-i mugân

Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâhî aşkı…

Pîr-i Sânî

Sözlük anlamı: “İkinci pîr”. Bir tarikatı ilk defa kuran kişiden sonra yolu yeniden teşkilatlandıran, yayılmasını sağlayan veya erkânını belirginleştiren merkez şahsiyet için kullanılan unvandır. Her gelenekte aynı idarî makamı göstermez; pîrin halefi olan herkes…

Dil ve Genel Kültür

Pîr-i Serendîb

Serendib’le ilişkilendirilen yaşlı rehber; geleneksel anlatılarda Hz. Âdem için kullanılan unvan. Serendib, Sri Lanka’nın tarihî adıdır.

Pir-zade

Bkz. Şeyhzade. Pir-i zinde yaşayan pir. Pir-i müğânı gör bu kadar bâdekeşlere Sehba-yı ayş-ı rüh-fezâyı yetiştirir Sabri Zinhar unut bildiğini düşme inâde Bir pire yapış kim eresin sırr-ı meâde Ruhi Bagdadi

Tasavvuf ve Tarikat

Pirinç Meydanı

Mevlevi tâbiri. Büyük dergahta, dervişlerin topluca pirinç ayıkladıkları yere denir.

Dil ve Genel Kültür

Piskopos

Hıristiyanlığın katolik ve doğu kiliselerinde en yüksek rûhânî ünvâna sâhip ve umûmiyetle bir bölgenin dînî lideri olan hıristiyan din adamlarına verilen ad. İ ncîl okuyan hıristiyan din adamlarına Kıssîs, bir üst derecesine de Üskuf…

Tasavvuf ve Tarikat

Piş Kadem

Farsça-Arapça bir kelime olup ön adım demektir. Tekkelerde âyini idare eden naib için kullanılır bir tâbirdir. Bu vazifeyi gören derviş, şeyhin muavini sayılırdı. Mevlevîlerde, Çelebi Efendi’nin yardımcısına, bu tâbir yerine “tarikatçı” tâbiri kullanılırdı.

Dil ve Genel Kültür

Pişmanlık

Kişinin işlediği bir iş veya günâh sebebiyle vicdânen üzüntü duyması; tövbeye gelme; nedâmet. Pişmanlık tövbedir. (Hadîs-i şerîf-Miftâh-un-Necât) Pişman olmaksızın dil ile yapılan tövbe yalancıların tövbesidir. (Hadîs-i şerîf-Risâle-i Münire) Her geçen an, ömrümüz azalmakta, ecel…

Pîşrev

Önden giden, kılavuz ve başlangıç. Tasavvuf dilinde sûfî topluluğunun önünde bulunan rehber için; klasik Türk musikisinde ise faslın başında çalınan saz eseri için kullanılır. İki anlam bağlama göre ayrılmalıdır.

Piyale

Kadeh. tas. Sevgili, yâr. Âlemdeki her zerre bir piyale olup arif kişi bu piyalelerden marifet şarabını içer. Zahir ve bâtın safası (TK 1:15 54). Çeken piyâleyi pâ-der-rikâb olup gider Gelen bu meclise mest ü…

İbadet ve Fıkıh

Piyango

Bir kumar çeşidi. Mülk sâhiblerinin haklarının miktarlarını değiştirmek veya ortaklardan birinin hakkını yok etmek, yâhut hakkı olmayana pay vermek için yapılan kur'a. Satıcıların yaptıkları piyangolar, ziyan ve felâket sigortaları, kumarhâneler ve bankerler, birçok kimsenin…

Dil ve Genel Kültür

Poligami

Çok evlilik. (Bkz. Teaddüd-i Zevcât) İslâmiyet'te poligami, dörde kadardır. Birden fazla evlenmek emir değil, şartlara bağlı bir izindir. (Mustafa Sabri Efendi)

Puhten

Pismis, olgunlasmis, Nâ-puhte: Ham, Hâsil-ı ömrem se sühan biş nist Hâm bâdem puhte şüdem suhtem (Ömrümün özeti: Ham idim, pistim yandım) Mevlânâ

Dil ve Genel Kültür

Pul

Altın ve gümüş dışındaki mâdenî paralar. (Bkz. Fülus)

Kur’an ve Tefsir

Pûr-ı Zâl

“Zâl’ın oğlu”; İran destan kahramanı Rüstem için kullanılan edebî tamlama. Divan ve tasavvuf şiirinde kuvvet, yiğitlik ve savaşçılık benzetmelerinde yer alır.

Tasavvuf ve Tarikat

Pûşide-İ Beyt-İ Muazzam

Farsça, Kabe örtüsü demektir.

Put

Kutsallık veya tanrılık yüklenerek tapınılan maddî nesne; sanem. Tasavvufî şiirde put, insanı Hakk’tan alıkoyan benlik, arzu, mevki veya bağımlılığın mecazı olabilir. Sevgilinin güzelliğini anlatan şiirsel kullanımla itikadî anlam birbirine karıştırılmamalıdır.

Kur’an ve Tefsir

Putperest

Puta tapan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: (Allahü teâlâ) O'nu (Muhammed aleyhisselâmı) hak ve hakîkat olan dîni tebliğ vazîfesiyle göndermiştir ki, Hak din diğer dinlere gâlib gelsin. Putperestler beğenmese de bu böyledir.…