Ara
Menü
ذ

Yakin

يا قوت

Köken ve kullanım

i. ar.

يا قوت

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

Kesin ve apaçık bilgi. Şüphe ve tereddüde mahal olmayan doğru ve gerçek. tas. a Vakaya uygun başka türlüsü imkânsız ve değişmeyen inanç. b Delille değil, iman gücüyle apaçık olarak görme. c Saf kalple gaybı temaşa, fikri muhafazayla sırrı mülahaza etmek. d Bir şeyin hakikati konusunda kalbin doyum halinde olması, e Her türlü şüpheyi ortadan kaldırıp tasdik edilen gaybın hakikatine ermek. Yakin, gâib olan hakkında öyle kesin bir bilgidir ki, o gâib gözle görülse bu bilginin kesinliğinde ve doğruluğunda herhangi bir değişiklik olmaz. Yakin müşahededir. Yakin ile insan ateşe girer, su üzerinde yürür; yakin sahipleri katında bela nimete, rahatlık musibete dönüşür. İlim sâliki kullanır,

yakin taşır. Üç türlü yakin vardır; Ilme'l-yakin, bir

şey hakkında habere dayanan kesin bilgi. Ayne’l-yakin, bir sey hakkında görme
yoluyla elde edilen kesin bilgi. Hakka’l-yakin, bir sey hakkında o şeyi yaşayarak,

onunla haşır neşir olarak elde edilen kesin bilgi.

Yakut-i ahmer (_.> | (يا قوت +. Kırmızı yakut. 2. tas, Nurluluğu, maddeyle ilgili
olma halinden gelen karanlıkla karışık olduğu için külli nefse bu ad verilmiştir.
Oysa mufarık akıl böyle olmadığından ona dürretü'l-beyzâ (ak inci) denilmiştir
.

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

fji) [Ar.]

  1. “Kesin bilgi ve inanç.” anlamında mantık, felsefe, kelâm, fıkıh, tasavvuf konulannda geçen bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yirmi sekiz ayette yer almaktadır (bk. M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “ykn” maddesi). Bunlardan dördü, farklı kelimeler ile terkipler kurarak yeni terimler oluşturur: “Vâkı'a suresi” (56 / 95) nde “hakka’l-yakîn” y (bk. bu madde); “Tekâsür suresi” (102 / 5) nde “ilme’l-yakîn” (bk. bu madde); yine “Tekâsür suresi” (102 / 7) nde “ayne’lyakîn” (bk. bu madde) ve “Nisâ suresi” (4 /157) nde Hz. İsâ’nm öldürülmesi konusunda kullanılan “katelehu yakînen” ibaresi.
  2. tas. Tasavvuf inancında, kalpte oluşan ve şüpheye yer vermeyen bügi ve iman anlamındadır.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Şek ve şüpheden uzak olan; kesin.

Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:

Biraz bekledi, çok geçmeden Hüdhüd gelip, şunları söyledi:"Ben senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sana Sebe'den yakîn bir haber getirdim." (Neml sûresi: 22)

Îmân ağaç gibi olup; kökü yakîn, dalı takvâ, nûru hayâ, meyvesi cömertliktir. (Ali "radıyallahu anh")

2. Sağlam, sarsılmayan, şüphe ve tereddüt bulunmayan îtikâd, îmân.

Âgâh olunuz ki; insana dünyâda yakîn ve âfiyetten ( günahlardan uzak olmaktan ) daha hayırlı bir şey verilmemiştir. Öyle ise Allah'tan o ikisini isteyin. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)

Yakîn ihsân edilen birinin kerâmetlere, hârikalara, ihtiyâcı olmaz. Bütün bu kerâmetler, Zât-ı ilâhînin zikrinden ve kalbin bu zikr ile zînetlenmesinden aşağıda kalır. (İmâm-ı Rabbânî)

Kalb, bid'at pisliklerinden temizlenmedikçe ve Ehl-i sünnet îtikâdı ile süslenmedikçe, hakîkat güneşinin ışıkları oraya giremez. O kalb yakîn nûru ile aydınlanamaz. (Ahmed Raûf)

Her şeyi akıl ile isbât ederek inandırmak kolay değildir. Yakîn elde edebilmek için, isbât yoluna gitmektense, kalbi hastalıktan kurtarmak lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî)

3. Ölüm.

Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki:

Sana yakîn gelinceye kadar da Rabbine ibâdet et. (Hicr sûresi: 99)

Mücrimlere, sizi Cehennem'e sokan nedir? derler. ( Onlar da cevap verirler ): Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksulu doyurmazdık. ( Bâtıla ) dalanlarla berâber dalardık. Hesâb gününü de yalan sayardık. Nihâyet bize yakîn gelip çattı. (Müddessir sûresi: 41-47)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça kesin, açık bilgiyi ifade eden bir kelime. Kuşeyrî üç türlü yakînden bahseder: 1. İlme’l- Yâkin: Bir şey hakkında habere dayanan bilgi. 2. Ayne’l-Yakin: Bir şey hakkında, görmek suretiyle elde edilen bilgi, 3. Hakka’l-Yâkin: Bir şeyi bizzat yaşamak suretiyle elde edilen bilgi. Yakîn’de şüpheye yer yoktur, kalp bir şeyin hakikati konusunda, tatmin durumundadır. Yine yakin, delil ile değil inanç kuvveti ile apaçık görmeyi ifade eder. Tehânevî kişinin yakîn ile, su ve ateş üzerinde yürüyebileceğini, onlar katında belanın nimete, nimetin de belaya dönüşebileceğini, ilmin, sufiyi kullanırken, yakînin onu taşıdığını kaydeder.

Sözlüğe dön