ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
41 sonuç · “Yakin”
01Şehâviyye
Yakın dönem Mısır listelerinde anılan, klasik silsilesi açık biçimde verilmeyen kol.
Şer‘iyye
Abdülmün‘im el-Kādirî'ye nispet edilen yakın dönem Mısır kolu.
Abdürrahîm el-Mahbûb
Abdürrahîm el-Mahbûb, Muhammed b. Ali es-Senûsî’nin yakın çevresinde yetişen; Bingazi Zâviyesi’ni yöneten, Osmanlı merkeziyle temas kuran, Muhammed el-Mehdî’yi Hicaz’dan Câğbûb’a götüren ve eğitimine katılan Senûsî şeyhidir.
Akşehirli Abdullah Dede
Akşehirli Abdullah Dede (ö. 968/1560-61), Akşehir yakınında zâviye ve misafirhane kuran, yolcuları ağırlayan ve gelen bağışları aynı gün ihtiyaç sahiplerine dağıtan derviştir.
Ali Dede Buhârî
Ali Dede Buhârî, XV. yüzyıl başlarında Emîr Sultan’ın yol arkadaşlarıyla Buhara’dan Hicaz üzerinden Bursa’ya gelen; İncirli Hamamı yakınında tekke kurup burada yaşayan ve Eşrefzâde Tekkesi çevresine defnedilen sûfîdir.
Bahâeddin Nakşibend
Bahâeddin Nakşibend (718/1318 – 791/1389), Buhara yakınlarındaki Kasrıârifân'da doğup ölen ve “tarîk-i hâcegân”ın adının kendisiyle Nakşibendiyye 'ye dönüştüğü şeyh; semâ, halvet ve tekkeye itibar etmemiş, hafî zikri esas almıştır.
Bursalı Seyyid Muslî Efendi
Bursalı Seyyid Muslî Efendi (ö. 1069/1659), Alâiyeli Seyyid Süleyman’ın oğlu ve halifesi; 1654’te Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postuna geçen, Abaza Hasan Paşa’nın Bursa’yı işgali sırasında yardım istemek üzere İstanbul’a giderken Emir Ali Cezîresi (İmralı) yakınında öldürülüp adaya defnedilen Halvetî şeyhidir.
Bursalı Şeyh Mehmed el-Halvetî
Bursalı Şeyh Mehmed el-Halvetî (ö. 1040/1630-31 civarı), Şa‘bân-ı Velî halifesi Akşehirli Nasûh Efendi’nin oğlu ve müridi; Bursa Hisarı’ndaki Filboz Camii yakınında bulunan zâviyenin riyâzetle tanınan postnişini ve Nasûhzâde Nasûh Efendi’nin babasıdır.
Dârib Muhyiddin Tekeli
Teke yöresinden İstanbul’a gelen Dârib Muhyiddin Efendi (ö. 973/1565), Kara Dâvud Efendi’den mülâzemet aldı; Mihaliç, Sofya, Rodos ve İznik çevresinde müderrislik ve müftülük yaptı; Karamürsel yakınında eşkıya saldırısında öldürüldü.
Ebü’l-Hasan el-Harakānî
Ebü’l-Hasan Ali b. Ahmed el-Harakānî (352/963-425/1033), Bistâm yakınındaki Harakan’da yaşayan; Bâyezîd-i Bistâmî’ye mânevî nispeti, Ebü’l-Abbas el-Kassâb’dan terbiyesi, halka hizmet ve merhamet merkezli sözleriyle Horasan tasavvufunun etkili sûfîlerinden biridir.
Enderunlu Şeyh İbrâhim Ağa
Enderunlu (Edirneli) İbrâhim Ağa (ö. 1145/1732), Üsküdarlı Mehmed Nasûhî’nin yakın halifesi; şeyhinin 1711-1718 arasında gönderdiği sülûk mektuplarını Mürâselât adıyla tertip eden ve Nasûhî güftelerini besteleyen musikişinas derviştir.
Eskici Hasan Dede
Eskici Hasan Dede (ö. Şevval 1048/1639), kırk yılı aşkın süre Fâtih Sultan Mehmed Camii çevresinde ibadet ve riyâzetle yaşayan; cami gerisindeki hücresinin yakınına defnedilen İstanbul ârifidir.
Esrâr Dede
Esrâr Dede (1749-1797), Şeyh Gâlib'in müridi ve yakın dostu; Dîvânı, Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye, Mübâreknâme ve Fütüvvetnâme'siyle Galata Mevlevîhânesi'nin edebî hafızasını taşıyan şair ve tezkirecidir.
Ferhad Paşa Şeyhi Mehmed Dede
Mehmed Dede (ö. 975/1567-68), erken dönem Halvetî şeyhi Ramazan Efendi’nin yanında yetişen; Ferhad Paşa’nın Yedikule yakınında yaptırdığı zâviyede irşad eden şeyhtir.
Ayne’l-yakin
عبن اليقين) Gözle ve görerek hasıl olan yakin. Ilme'l-yakin, ayne’l-yakin ve hakke’l-yakin adı verilen üç yakin mertebesinden ikincisi. Kalbin, müşahede yoluyla hakiki vahdeti görmesi, Bkz. Hakka’l-yakin, İlme'l-yakin.
Hakka'l-yakin
حق | ليقين) a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi. tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca kendisinin müşahede etmesi. b Sâlikin yalnızca ilim yönünden değil, aynı zamanda hal ve müşahede yönünden de Hak'ta fani ve Hak ile baki H Hal 4 olması. Hakka'l-yakin üç yakin türünden biridir. Insanın öleceğini bilmesi ilme’lyakin, ölüm döşeğine düşüp can çekişmesi, ölüm meleğini görmesi ayne'l-yakin, ölümü tatması ve ölüm olayını yaşaması hakka'l-yakindir (cr). İlme'l-yakin şeriatın zahiri, ayne’l-yakin şeriattaki ihlas, hakka'l-yakin şeriatı müşahede, yani yaşamadır (cr).
İlme'l-yakin
علم | ليقين) Bilgiye ve delile dayanan kesin bilgi ).دع Zahiri ilimler, şer'i hükümler hakkındaki kesin bilgiler. Keşf halinde hakikat nurunun tecelli etmesi de ilme'l-yakindir. Bkz. Ayne’l-yakin, Hakka’l-yakin, Yakin.
Hîre (Nîşâbur yakını)
Nişabur · İran · Zehebî'nin kaydına göre kabrinin bulunduğu, Nîşâbur yakınındaki yer. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve manevî hâlleri gizleme ilkelerini keskin biçimde temsil eden fakih, hadis râvisi ve erken Melâmetî pîrdir.
Lekāne (Demenhûr yakını)
Demenhûr · Mısır · Kaynak, İbrâhim el-Lekānî'nin Aşağı Mısır'da Demenhûr şehri yakınlarındaki Lekāne adlı yerleşim merkezinde doğduğunu bildirir; nisbesi de buradan gelir. Doğum tarihi kaynaklarda geçmez. Lekāne'nin kendi konumu verilmediğinden harita noktası, maddede adı anılan Demenhûr şehrini işaret eder.
Topkapı içinde Tatlıkapı yakınındaki cami
İstanbul · Türkiye · 1134 Safer'inin yirmi sekizinci çarşamba gecesi vefat eden Nigînî'nin cenaze namazı ertesi gün öğleden sonra Ebü'l-feth Sultan Mehmed Han Camii'nde kılınmış, ardından Topkapı içinde Tatlıkapı yakınındaki caminin sahasına defnedilmiştir.
Maratta (Galmi yakını)
Galmi · Nijer · 29 Safer 1168'de (15 Aralık 1754) doğduğu, Hevsâ'nın kuzeyindeki Galmi şehri yakınlarındaki köy. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Osman b. Fûdî : Osman b. Fûdî (1754–1817), Batı Afrika’da eğitim ve ıslah hareketi yürüten Kādirî âlim ve sûfî; Sokoto Halifeliği’nin kurucusudur.
Şeyh İsmail Efendi Türbesi (Çukur Hamamı yakını)
Türkiye · Kendisinin inşa ettirdiği türbe; kaynak yalnız 'Çukur Hamamı yakınında' diyor, şehir adını vermiyor. İlişkili kişi dosyası Kızanlıklı Şeyh İsmail Efendi : Kızanlıklı İsmail Efendi (ö. yaklaşık 1052/1642-43), Aziz Mahmud Hüdâyî’nin halifesi; Filibe’deki aile zâviyesi, hac yolculuğu ve İstanbul’un büyük camilerindeki vaaz hizmetleriyle tanınan Celvetî şeyhidir.
Vâsıta (Müstegānim yakını)
Müstegānim · Cezayir · 12 Rebîülevvel 1202'de (22 Aralık 1787) doğduğu yer; Vehrân vilâyetine bağlı Müstegānim'in güneydoğusundadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed b. Ali es-Senûsî : Tahsil ve yolculuklar 1787'de Cezayir'de doğdu. Fas Karaviyyîn'de, Kahire'de ve Hicaz'da ilim tahsil etti; fıkıh, hadis ve tasavvuf çevreleriyle temas kurdu. Ahmed b. İdrîs ile ilişkisi Hicaz'da Ahmed b. İdrîs'in yakın öğrencilerinden oldu. İdrîsî-Şâzelî hattı Senûsî nispetin ana omurgasıdır; aldığı çok sayıdaki diğer icazet silinmez. İlk zâviyeler Mekke yak
Gumâre (Sebte yakını)
Ceuta · Fas / İspanya · 593/1197'de doğduğu, öğrenimine başladığı bölge; Sebte (Ceuta) şehri yakınlarındadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî : Ebü’l-Hasen Nûreddin Ali eş-Şâzelî (593/1197–656/1258), Abdüsselâm b. Meşîş’in terbiyesinde yetişip Tunus ve İskenderiye’de irşad halkaları kuran, Şâzeliyye’nin kurucu pîridir.
Saraçhane yakınındaki aile mescidi
İstanbul · Türkiye · Karaman diyarından çıkıp ticaret için uzun yolculuklar yapan büyük dedesi Mehmed b. en-Neccâr'ın İstanbul'a geldiğinde Saraçhane yakınında yaptırdığı mescid; kaynak yazıldığı sırada mahkeme olarak kullanılmaktaydı.
Samargarh (Agra yakını)
Agra · Hindistan · 8 Haziran 1658'de kardeşi Evrengzîb'in kuvvetleri karşısında mağlûp olduğu yer. Konum Agra'ya göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.
Akabe (Eyle) yakınları
Akabe · Ürdün · Muhibbî'ye dayanan kayda göre Lekānî hac dönüşü Akabe (Eyle) yakınlarında vefat etmiş ve öldüğü yerde defnedilmiştir . Kaynak kesin bir mevki tarif etmediği için nokta Akabe şehrini yaklaşık olarak işaret eder.
Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH ÖMER ZİYAEDDİN DAĞISTANİ EL-GÜMÜŞHANEVİ” adıyla, GÜMÜŞHANEVİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'IN TÜRBESİ YAKININDA KABRİ BULUNMAKTA. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 17 REBİÜLEVVEL 1340 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Durmuş Dede el-Gülşeni Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH DURMUŞ DEDE EL-GÜLŞENİ” adıyla, GÜLŞENİYYE çevresinde, SARIYER/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi AŞİYAN MEZARLIĞI'NDA RUMELİ HİSARI'NA YAKIN. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1025 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 33–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed
Sayfalar 42–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile
Sayfalar 35–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan