Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 4–12
SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür.
Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası
İSTANBUL — 1975
ÖNSÖ Z Insanı ahsen-i takviym üzre, diğer bütün mahlükatından üstün olarak yaratan, ona konuşmasını ve iç duygularını dile getirecek güzel sözler söylemesini, okuyup yazmasını öğreten, mü'min kullarının kalplerini iyman ve islâm şerefiyle donatan, muvahhid kullarının göğüslerini hikmet ve yakin sırlarıyle nurlandırarak ışıtan âlemlerin Rabbi, Bedi'i ve Hâlıkına sonsuz hamd-ü senâlar eder; insanlığı dünya ve ahirette hak rizasına, ebedi saadet ve selâmete yönelten, cehil zulmetinden ilim ve irfan nuruna, küfür zilletinden tevhid ve iyman şu'uruna ileten, insana insanlığını belleten Nebîlerin önderi, velîlerin rehberi, iki cihan serveri ve âhir zaman peygamberi olan Resül-ü zişân aleyhi ve âlihi salâvatullah-ül-Mennân efendimize, bütün Enbiya-i Izâm ve Rusül-ü kirâma, aline, evlâdına, ezvacina, ashabina ve ahbabına salât-ü selâmlar arz ve ithaf eylerim.
Malüm olduğu üzere, çeyrek asra yakın zamandanberi, Istanbul gibi mübarek bir beldede Eyyüp Sultan, Fatih, Bayezid, Süleymaniye, Sultanahmet, Yeni Cami, Koca Mustafa Paşa, Aksaray Valide ve Şehzade Camii şerifleri gibi kutsal mâ'bedlerde Allahu tâlâ'nın rizası, Resûl-ü müctebâ'nın himem-i ruhaniyyeti, Ehlullah'ın mâ'nevi himmeti ve ulemâ-i kiramın feyiz ve bereketleriyle, aziz din kardeşlerime vâ'az-ü nasihatte bulunmak suretiyle faydalı olmağa çalışmaktayım.
Bundan önce, inayet-i Rabbaniye ve himem-i ruhaniyyet-i Muhammediye sayesinde tabı ve neşrine muvaffak olduğum (33) risâle ve (3) ciltten ibaret I R Ş ÂD adındaki nâçiz eserime, Hak ve hakikat talibi kadirbilir cemaatimle, sadık ve kâmil birer mü'min olan muhterem ve değerli okuyucularımın lûtfetmek nezaketini esirgemedikleri ilgi ve sevgiye, burada ve bu vesile ile minnet ve şükranımı ifade etmeği, ödenmesi gerekli bir borç ve vazife sayıyorum. Bu rağbet ve alâkadan cesaret alarak ve ihvan-ı din-i mübiynin bu konudaki arzu ve ricalarını emir telâkki ederek bu defa da KALPLERIN NURLARI anlamına gelen ENVAR - ÜL:
KULOB adını verdiğim bu nâçiz eserimi, ehl-i iymana sunmağa cür'et etmiş bulunuyorum. Tertip, tanzim ve tasnif bakımından IRAD'ın devamı
mahiyetinde olan ENVÂR-ÜL KULÜB'un, kaç risale veya kaç cilt olacağını, tetkik ve tetebbu erbabının iltifatları tayin edecektir.
Allah celle celâlühu; tamamına erdirmeği nasip ve müyesser buyursun ve okuyanların, okutanların ve dinleyenlerin kalplerini iyman ve Kur'an nurlarıyla müzeyyen ve münevver, muhabbetullah ve muhabbet-i Resûlüllah ile mesrur eylesin, âmin bi-hürmeti seyyid-il-mürseliyn vel-hamd-ü lillahi Rabbil-âlemiyn.
EL - HAC
MUZAFFER OZAK
ENVÂR-ÜL-KULÛB (Kalblerin Nurları)
DERS: 1 MÜNDERECAT:
Hamd-ü senâ ve münâcat - Ibrahim süre-i celilesinin 24, 25, 26, 27. âyet-i kerimelerinin tetsiri - Iymanı lüzum ve ehemmıyeti - Dunya ve dunya malinin yararları ve zararları, lyman ile goçenlere Hakkın lutut ve ihsanları - İymansız gidenlerin görecekleri azap ve hüsran - Hayvanların istihale ve tekâmül yoluyla insanlaştıkları iddiasını Kur'an-ı azim reddeder - Bayezid-i Betami'nin bir köpekle mülâkatı - Iymansızların, dalâlet bakımından şeytandan da aşağı oldukları - lymanlı ile iymansız arasındaki farklar - Günahlarına tövbe edenler, o günahı hiç işlememiş gibi olurlar - Dıhye't-ül-Kelbi radıyallahu anhın kıssası - lyman şubeleri - Bir köpek tarafından kirletilen cami duvarını temizleyen hristiyanın hikâyesi - Haya'nın iymanın bir şubesi olduğu - Adem aleyhisselâma arzolunan üç nur:
Akıl, iyman ve hayâ - Hz. Ali'nin sabah namazma yetişebilmesi için Cebrail aleyhisselâm neden gönderilmişti - Arafat'tan topladığı yedi taşı, iymanına şahit tutan zatın hikâyesi - Hakkı zikretmenin faziletleri - Mahşer ahvali - Süfyan-ı Sevri'nin hac yolculuğunda arkadaşlık ettigi hristiyan - Fira'unun maskarası hikâyesi - Ebû-Zer-il-Gıfari radıyallahu anh-il-Bâri'nin cahiliyet zamanındaki ahvali - Musa aleyhisselâmın karşılaştığı Mecusî nasıl iymana gelmişti - Cüz'i ve külli irade mes'eleleri - Resûl-ü zişânın ümmeti hakkındaki üzüntüleri nedendi - Cennetin bahası nedir - Hâlisane kelime-i şehadet getiren bir günahkârın af ve mağfiret olunması - Hasan Basri hazretleri ve hristiyan komşusu - Şeytanın igva ve iğfalleri - Mirâc dönüşü Resûl-ü zişânın şeytanla görüşmesi - Mâ'nevi kalp hastalıkları ve tedavileri - Tevfik-i ilâhî nedir.
cipsel U-illetir Bismillah-ir-rahman-ir-Rahiym El-hamd-ü lillahi Rabbil-âlemiyn. Er-Rahman-ir-Rahiym.
Malik-i yevm-iddin.
lyyâke nâbüdü ve iyyâke nesta'ryn. Ihdinas-sirat-el-müstakiym. Sıratelleziyne en'amte aleyhim gayr-il magdübi aleyhim ve led-dâlliyn. (Amin)
Sallû alâ seyyidina Muhammed..
Sallû alâ mürşidinâ Muhammed..
Sallû alâ envâr-i kulûbinâ Muhammed..
Sallû alâ şefi-i zünubinâ Muhammed..
Sallû alâ şems-id-duhâ Muhammed..
Sallû alâ bedr-id-dücâ Muhammed..
Sallû alâ nûr-il-hüdâ Muhammed..
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyina Muhammedin ve alâ âl-i Muhammedin kemâ salleyte alâ Ibrahim-e ve alâ âl-i Ibrahim inneke hamidün mecid..
Allahümme bârik alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammedin kemâ barekte alâ Ibrahime ve alâ âl-i İbrahim inneke hamidün mecid..
Pl-evvelü Allah.. El-âhirü Allah.. Ez-zâhirü Allah.. EI- Batınü Allah.. Hayrihi ve şerrihi min'Allah.. Men kâne fi kalbihi Allah.. Fe-mu'inühu ve nâsırühü fid-dâreyn-i Allah..
Rabbişrahli sadri ve yessirli emri vahlül ukdeten min lisani yefkahu kavli ve ufevvidü emri ilallah vallahu basiyrün bil-ibâd..
Sübhaneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke entel âlim-ül hakim..
Sübhaneke lâ fehme lenâ illâ mâ fehhemtenâ inneke entel cevvad-ül-kerim.
Sübhaneke mâ abednâke hakka ibadetike yâ mâ'bud..
Sübhaneke mâ arefnâke hakka mâ'rifetike yâ mâ'ruf..
Sübhaneke mâ zekernâke hakka zikrike yâ mezkûr..
Sübhaneke mâ şekernâke hakka şükrike yâ meşkûr..
Semaları direksiz kuran, kâfirleri yüreksiz kılan ve âhirette mü'min kullarına in'am ve ihsanları süreksiz olan Allahu teâlâ, cümlemizi din-i islâmda da'im ve iymanda ka'im eyleye! Zâhirlerimizi islâm ve gönüllerimizi iyman ile münevver ve müzeyyen eyleye! Islâmımızı iymana, iymanımızı iykana ve iykanımızı ihsana tahvil buyurarak (Fİ MAK'AD-I SIDKIN INDE MELIKÜN MUKTEDIR) sırrına mazhar eyleye. Başlarımızdakı ıyman tacının nurunu ve gonüllerımızdeki iyman şu'urunu fazı-ü keremiyle hergün biraz daha artırarak bizleri ayn-el-yakin, hakkal-yakin ve beyn-el-yakin sırlarına müstagrak buyurup, gögüslerimizdeki iyman nurlarını görmeği ve tevhid süruruna ermeği cümlemize nasip ve müyesser eyleye! Bizleri bu fâni âleme mü'min ve müslim olarak getirdigi gibi, mü'min ve müslim olarak yaşamak, mü'min ve müslim olarak teslim-i ruh etmek, müslim gibi ölmek, mü'min gibi olmak şeref ve izzetini bahşeyleye! Abidler, salihler, âşıklar zümresine ilhak buyurarak cennet-i zata idhal ve o yüce makamda Habib-i edibine yoldaş, ehl-i derde sırdaş eyleye! Bizleri cennetine girenlerin, didarına erenlerin, cemalini görenlerin zümresine idhal ve ilhak eyleye! Günahlarımızı arıtıp, kötülüklerimizi eritip, nefs-i emârelerimizi çürütüp cümlemizi affı ilâhisiyle tathir eyleye! Iymanlarımızdan lezzet, ibadet ve tâ'atlerimizden izzet, kulluk görevlerimizden devlet bulmamızı, ebedî saadet ve selâmete nail olmamızı ihsan ve inayet eyleye! Şeriat-i garra-i Ahmediyyeyi sertâç, her namazımızı mi'rac, sıddıyklar, salihler ve sehitlere minhac, ümret-i Muhammed'e sirâc olan ehl-i tekvadan eyleye! Bızleri in'am ve ihsanlarına eren, bu fâni âlemde cennetine giren, didarını gören kullarından eyleye! Mahşer yerinde mahcup ve uryan, nârına mahküm ve büryan olan şekavet ehlinden ırak, ellerine kelepçe, boyunlarına zincir, gerdanlarına bukağı vurularak nâr-ı cahiyme sevkolunan âsilerden uzak eyleye! Mizanı sakil olanlardan defteri sağ ellerine verilenlerden, alnında mühr-ü Muhammed ve yüzünde alâmet-i saadet bulunanlardan eyleye! Sırat'ı korkusuzca ve sâlimen geçenlerden, Yed-i envereyn-i Muhammed'den Kevser şarabını içenlerden, eynine cennet hulleleri biçenlerden eyleye! Azrail aley-
hisselâmın korkusundan emin, ölüm denilen o mühlik ânda tam mânasıyla mutma'in olanlardan eyleye! IRCIIY hitabına erenlerden, son nefeste tecelliyi cennet-i â'lâ ve cemal-i lâ yezel'i görenlerden, ALLAH ALLAH diyerek can verenlerden eyleye! Müjdeci meleklerin: (Korkma.. Üzülme... Îşte, Rabbinin sana va'dettiği cennet!) tebşiratını duyanlardan.
Cemal-i Muhammed'e doyanlardan, Şefaat-i nebeviyye lâyık ve müstehak olanlardan eyleye! Hak celle ve alâ, cümlemizin âhir ve âkibetlerimizi hayreyleye! Ummet-i Muhammed'in tarahını feraha tebdil ve tahvil eyleye! Her türlü müşkillerimizi âsan, bütün güçlüklerimize kolaylıklar ihsan eyleye! Aziz milletimize saadet ve selâmetler, hükûmetlerimize bütün hayırlı ışlerınde nusret ve muvattakıyetler banş ve ıhsan eyleye! Mukaddes vatanımızı, iç ve dış düşmanlarımızdan halâs, bütün kötülüklerden ve kötü kişilerin tasallûtundan mahfuz eyleye! Bizleri, ahlâk-ı Muhammediyye ile ahlâklanan, Kur'an-ı azime hâdim ve zatına ibadet ve tâ'atte mukdim kullarından eyleye! Evlâtlarımızı, din-i islâmda sâbit, gönüllerini Kur'an-ı mecid ve envarı tevhid ile münevver ve müzeyyen eyleye! Bizleri ve onları, sırat-ı müstakimde, zatına varan o doğru yolda sabit-kadem ve nur-u Kur'an ile sünnet-i seniyye-i Nebi-i zişân ile ölü kalplerimizi ihya eyleye! Hayrı şerri bilenlerden, hakkı bâtıldan ayırdedenlerden, eşyayı altı yönden görenlerden, iyman ile irfanı mezcedenlerden eyleye! Iymanın lezzetine, Kur'an-ı azimin devlet ve izzetine, islâmın satvet ve haşmetine varıp gönül verenlerden eyleye! Bizleri, Habib-i edibine bahşeyleyerek himem-i ruhaniyyet-i enbiya-i mürseliyn, vel-evliyâ-i ves-sâlihiyn, vel-mel'iketik-el-mukarrebiyn ile teyiden şâd-ü handan eyleye! Bizlere, vücut hafifligi, ruh neş'esi, kalp ferahlıgı ihsan eyleye! Işittiklerimiz ve ogrendıklerımızle ami, yaptıklarımızla kamil ve rizasına nail olan kullarından eyleye! Bu risalemizi okutan, okuyan ve dinleyenleri iltifat-ı Ahmediyye ve şefaat-i Muhammediyye ile taltif eyleye! Okuyup anlayan, anlayıp âmil olan, bu amelini de ihlâs ile yapan kullarından eyleye! Bu risalemizi ind-i ilâhisinde ve ind-i Resûl aleyhissalâtü vesselâmda, bütün hak velileri, âlimler, bütün insanlar ve melekler katında mergup ve mahbup eyleye! Hatalarımızı ve isyanlarımızı, rahmaniyyet ve rahimiyyeti izzetine affü mağfiret buyurarak, hatalarımızı hüsn-ü niyyetimize bahşeyleye! Âmin bi-hürmeti seyyid-il mürseliyn ve âlihi ve evlâdihi ve ehl-i beytihi ve ezvacihi ve evliya'ihi ecmaiyn.
Esü billahi min-eş-şeytan-ir-raciym Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Elem tere keyfe daraballahu meselen kelimeten tayyibeten ke-şeceretin tayyibetin aslihâ sâbitün ve fer'uhâ fis-semâi tütiy üküleha külle hıynın bi-izni Rabbiha ve vadribullah-ül-emsâle lin-nâsi le'allehüm yetezekkerûn ve meselû kelimetin habisetin ke-şeceretin habisetin-ictüsset min fevk-i-ardı mâ lehâ min karar yüsebbitüllah-ülleciyne âmenu bilkavl-is-sâbiti fil-hayat-id-dünya ve fil-âhireti ve yudillullah-üz-zâlimiyne re vef'alullahu mâ yeşâ (Sadakallah-ül-aziym)
Ibrahim: 24-25-26-27 Meâl-i münifi: Habibim Ahmed, Resûlüm yâ Muhammed!
Allahu teâlânm nasıl bir mesel iradettigini görmedin mi? Güzel bir kelime, kökü sâbit dalları semaya dogru yükselmiş güzel bir agaç gibidir. (O güzel kelime, KELIME-I-TEVHÎD ve KELIME-I-ŞEHADET'tir.) Ki, o ağaç meyvesini Rabbinin izniyle her vakit verir. Allahu azim-üş-şân, düşünüp ibret almaları için, insanlara böyle misaller irad buyurur. Habis bir kelimenin (Küfür ve şirk sözü ve benzerleri gibi...) meseli de, yeryüzünden koparılmış bir agaç gibidir ki, karanı yoktur.
Allahu teâlâ, iyman edenleri, dünyada da, âhirette de sabit bir sözle (Kelime-i-tevhid ile) tesbit eder. Nifak ve küfürle nefislerine zulmeden kâfirlere ise hidayet eylemez ve onları yollarından şaşırtır. Allahu azim-üş-şân, diledigini dilediği gibi yapar.
Ey Allah'ı tevhid eden diller ve Hakka gönülden inanan