Ara
Menü

Esrâr Dede

Esrâr Dede (1749-1797), Şeyh Gâlib'in müridi ve yakın dostu; Dîvânı, Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye, Mübâreknâme ve Fütüvvetnâme'siyle Galata Mevlevîhânesi'nin edebî hafızasını taşıyan şair ve tezkirecidir.

Doğum
1749
Vefat
1797
Unvan
Mevlevî şair · tezkireci · Şeyh Gâlib’in müridi
Temalar
Mevleviyye, Galata Mevlevîhânesi, şiir, tezkire, fütüvvet ve çok dillilik

Doğumu, ailesi ve tahsili

Esrâr Dede'nin asıl adı Mehmed'dir. 1162/1749'da İstanbul'un Sütlüce semtinde doğdu. Babası, Mevlevî dervişlerinden Ahmed Bîzebân'dır. Çocukluğu ve ilk hocaları hakkında ayrıntılı bilgi bulunmasa da kaynaklar iyi bir tahsil gördüğünü, Galata çevresinde yaşadığını ve tasavvuf muhitinde yetiştiğini bildirir.

Arapça ve Farsçanın yanı sıra Rumca, Latince ve İtalyanca öğrendiği kaydedilir. Bazı eski yorumlar bu dil bilgisinden hareketle onun sonradan Müslüman olduğunu ileri sürmüşse de aile ve çevre bilgileri bu iddiayı desteklemez. Şiirlerindeki kültürel göndermeler, İstanbul'un çok dilli dünyasıyla temasını ve farklı metin geleneklerine merakını gösterir.

Galata Mevlevîhânesi ve Şeyh Gâlib

Şeyh Gâlib'in 1205/1791'de Galata Mevlevîhânesi postnişini oluşu sırasında Esrâr Dede Mevlevîliğe intisap etti. Çileye girişinin Gâlib'in postnişinliğinden biraz önce gerçekleştiğini söyleyen kayıtlar da vardır. Galata'daki eğitimini onun gözetiminde tamamladığı ve matbah hizmetinde çileye giren dervişlere yol gösteren kazancı dedelik vazifesine yükseldiği nakledilir; bu ayrıntı bütün kaynaklarda aynı açıklıkta değildir.

Esrâr Dede'nin ilmî ve edebî birikimiyle yumuşak mizacı, şeyhiyle kısa zamanda yakınlık kurmasını sağladı. Bu bağ yalnız mürşid-mürid ilişkisi değildi; eser üretimini doğrudan belirleyen bir edebî çalışma arkadaşlığına dönüştü. Şeyh Gâlib'in Mevlevî şairlerin şiirlerinden ve bazı hâl tercümelerinden meydana getirdiği mecmuayı ona verip düzenli bir tezkire hazırlamasını istemesi bunun en açık örneğidir.

Mevlevîlik anlayışı

Esrâr Dede, Mevlevî çevrelerinde söz konusu edilen Şems ve Veled meşreplerini birbirini dışlayan iki ayrı yol olarak görmez. Cezbe ve aşkın görünür olduğu tavırla edep ve şeriat kisvesi içinde ilerleyen tavrı, aynı kaynaktan beslenen iki görünüş diye açıklar. Birincisini Dîvân-ı Kebîr'in coşkun diliyle, ikincisini Mesnevî'nin rehberliğiyle ilişkilendirir; ikisini de aynı mânevî güneşin ışığı sayar.

Şiirlerinde Hz. Peygamber'e, dört halifeye, Hz. Ali'ye ve Ehl-i beyt'e muhabbeti birlikte dile getirir. Fütüvvetnâme'sindeki ahlâk ve hizmet vurgusu da bu bütünleyici tutumla bağlantılıdır. Kur'an'ın yanında diğer semavî kitaplarla ilgilenmesi ve farklı dil-kültür çevrelerine göndermeleri, onun Mevlevî irfanını XVIII. yüzyıl İstanbul'unun çoğul kültür ortamında okuduğunu gösterir.

Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye

Esrâr Dede'nin en tanınmış eseri Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye'dir. Şeyh Gâlib'in verdiği malzemeyi Sâkıb Dede'nin Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyân'ı ve başka biyografik kaynaklarla birleştirerek yalnız iki ay içinde tamamladı. 1211/1796'da biten eser, nüshasına göre 211 veya 217 Mevlevî şairin biyografisini ve şiir örneklerini içerir.

Tezkire, Mevlevî şairlere tahsis edilmiş zümre biyografisi olarak edebiyat ve tarikat tarihi açısından temel kaynaktır. Sâkıb Dede'nin eserine göre daha kısa ve okunaklı bir dil taşır. Bununla birlikte çok hızlı yazılması ve müellifin eserini yeniden gözden geçiremeden vefat etmesi sebebiyle bazı tarihlerde hata, bazı şairlerin Mevlevî gösterilmesinde ise aidiyet sorunu bulunur. Bu kusurlar gizlenmeden kullanılmalı; verdiği bilgiler başka kaynaklarla karşılaştırılmalıdır.

Eserin çeşitli İstanbul kütüphanelerinin yanı sıra Konya, Viyana, Paris ve Kahire'de nüshaları vardır. Hâlet Efendi Ek 109 numaralı nüsha, müellif nüshasından 1211'de Derviş Hüseyin tarafından istinsah edilmiş ve Galata Mevlevîhânesi'ne vakfedilmiştir. Ali Enver eseri daha sonra kısaltarak Semâhâne-i Edeb adıyla yayımlamıştır.

Dîvânı ve şiir dünyası

Yaklaşık 3600 beyitlik Dîvân'ı, Esrâr Dede'nin şiir ufkunu geniş biçimde gösterir. Eserde na'tlar; Mevlânâ, Şems-i Tebrîzî, Şeyh Gâlib, Fasîh Dede ve İsmâil Ankaravî için methiyeler; kasideler, musammatlar, 252 gazel, tarihler, kıtalar, 145 rubâî ve bir mesnevi bulunur. Arapça ve Farsça manzumelerin yanında Türkçe-Rumca mülemma bir gazel de yer alır.

Şiirinin ana çevresi Mevlânâ, Şems, Galata Mevlevîhânesi, aşk, fütüvvet ve Mevlevî erkânıdır. Genellikle samimi ve açık bir söyleyişe yönelir; nesrinin dili şiirine göre daha ağırdır. Sâbit, Nâbî ve Fehîm-i Kadîm'den etkilenmiş; Şeyh Gâlib, Arzî Dede ve Fasîh Dede'nin şiirlerine nazîreler yazmıştır. Kendi şiirleri de Neyyir Dede, Meşhûrî ve Mislî gibi isimlerce tanzir edilmiştir.

Şeyh Gâlib gibi güçlü bir şairin yakınında yaşaması Esrâr Dede'yi gölgede bırakmış görünse de, onun bilinçli biçimde şeyhinin çevresinde durması edebî kişiliğini küçültmez. Tezkireciliği, Mevlevî kültür tarihini kayda geçirme çabası ve farklı dillerle teması onu XVIII. yüzyıl sonunun özgün şair-müelliflerinden biri yapar.

Diğer eserleri

Mübâreknâme-i Esrâr, 145 beyitlik bir mesnevidir ve Mevlevîliğin çeşitli meselelerini işler. 176 beyitlik Fütüvvetnâme-i Esrâr ise fütüvvet ahlâkı ile fütüvvet ehlini konu edinir; 1211/1796'da, vefatından kısa süre önce tamamlanmıştır. Her iki eser de Dîvân'ın sonundaki neşirlerde yer alır.

Lugat-ı Talyan, İtalyanca-Türkçe bir sözlük olarak kaydedilir. Eski araştırmacılar müellif nüshasını gördüklerini söylemişlerse de eserin bugün nerede olduğu bilinmemektedir. Bu kayıp sözlük, Esrâr Dede'nin dil merakını yalnız şiirdeki birkaç ifadeden ibaret bırakmayan müstakil bir çalışma olarak önem taşır.

Vefatı, kabri ve Şeyh Gâlib'in mersiyesi

Esrâr Dede 27 Receb 1211'de, bir Mi'rac gecesi olan 26 Ocak 1797'de vefat etti. Henüz kırk sekiz yaşındaydı. Galata Mevlevîhânesi haziresinde, şiirlerinden etkilendiği Fasîh Ahmed Dede'nin yanına defnedildi.

Şeyh Gâlib, yakın dostu ve müridinin ölümünden duyduğu acıyı güçlü bir mersiyeyle ifade etti; başka şairler de vefatına tarihler düşürdü. Esrâr Dede'nin Galata'daki kısa Mevlevî hayatı, birkaç yıl içinde çile, sohbet, şiir, tezkire ve fütüvvet metnini bir araya getiren yoğun bir üretim dönemidir. Bugün tarihî yeri, yalnız Dîvân şairi oluşundan değil, Mevlevî edebî hafızasını yüzlerce şair biyografisiyle korumasından kaynaklanır.

COĞRAFÎ HAFIZA12 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi12 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Mi'rac gecesinde ölüm

27 Receb 1211'de, kırk sekiz yaşında.

Metni gösterMetni daralt

Genç denecek yaşta bir mi'rac gecesi (27 Receb 1211 / 26 Ocak 1797) vefat etti ve Galata Mevlevîhânesi hazîresine Fasîh Ahmed Dede'nin yanına defnedildi.

Çerçeve. Şeyh Gâlib duyduğu üzüntüyü türünün en dikkate değer örneklerinden olan bir mersiye ile dile getirmiştir. Gâlib'in kendisi de bu kayıptan iki yıl sonra, kırk iki yaşında vefat edecektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esrar Dede”, c. 11, s. 432-433.
BİYOGRAFİK KAYIT

İki ayda yazılan tezkire

Şeyh Gâlib'in verdiği mecmuanın kitaba dönüşmesi.

Metni gösterMetni daralt

Esrâr Dede mukaddimede şunu anlatır: Şeyh Gâlib, Mevlevî şairlerinden seçtiği manzumelerle bazılarının hal tercümelerini kaydettiği bir mecmuayı kendisine vererek bunları şuarâ tezkiresi hâline getirmesini istemiştir.

Hâtimede telif süresi mısralarla belirtilir: “Oldu iki mâh içinde tekmîl.”

Çerçeve. Bu hız eserin kusurlarını da açıklar: tekrar gözden geçirmeye fırsat bulamadan vefat etmiştir; Gâlib'in istediği ilâveleri de yapamamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Esrâr Dede, Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye, mukaddime ve hâtime.
BİYOGRAFİK KAYIT

Gâlib'in gölgesinde kalmayı seçmesi

İyi bir şairin niçin ön sıralarda anılmadığı.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak, iyi bir şair olmasına rağmen devrinin divan şairleri arasında ön sıralarda yer alamamasını şuna bağlar: Şeyh Gâlib gibi büyük bir şairin çağdaşı olması ve onun gölgesinde kalmayı tercih etmesi.

Çerçeve. İlişki karşılıklıydı: Esrâr Dede, Gâlib'in şiirlerine nazîreler yazmış; Gâlib de onun ölümüne mersiye söylemiştir. Divanındaki tarih manzumelerinden biri Gâlib'in kızı Zübeyde Hanım'ın doğumu içindir — dostluk aile hayatına kadar uzanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esrar Dede”, c. 11, s. 432-433.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mühtedi olduğu iddiası

Batı dillerini bilmesinden çıkarılan yanlış sonuç.

Metni gösterMetni daralt

Kaynaklarda Arapça, Farsça, Rumca, Latince ve İtalyanca öğrendiği belirtilir. Onun bazı Batı dillerini bilmesini mühtedi olmasına bağlayanlar bulunmaktaysa da bunun gerçekle ilgisi yoktur.

Çerçeve. Babası Mevlevî dervişlerinden Ahmed Bîzeban'dır; tasavvuf muhiti içinde yetişmiştir. Dil bilgisinin ürünü ise somuttur: bir Türkçe-Rumca mülemma' gazel ve kayıp bir İtalyanca-Türkçe sözlük.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esrar Dede”, c. 11, s. 432-433.
BİYOGRAFİK KAYIT

Şems kolu ile Veled kolunu uzlaştırması

“Her ikisi de aynı güneşin ışığıyla aydınlanır.”

Metni gösterMetni daralt

Mevlevîler arasında öteden beri var olduğu söylenen Şems kolu / Veled kolu meşrep ayrılığını te'vil yoluyla izah etti: bir kısım Mevlevî cezbe ve aşkla görünür, bir kısmı “Aşkın her hâli edeptir” diyerek şeriat kisvesine bürünür.

İlk yolda gidenler Mevlânâ'nın divanından, ikinciyi tutanlar Mesnevî'den feyiz alanlardır — fakat her ikisi de aynı güneşin ışığıyla aydınlanır.

Çerçeve. Yolun içindeki en eski gerilimi, taraf tutmadan bir kaynak farkına indirgeyen zarif bir çözümdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdülbaki Gölpınarlı, Mevlânâ'dan Sonra Mevlevîlik, s. 209-210.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye

200'ü aşkın Mevlevî şairinin biyografisi; on bir nüshası var.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Gâlib'in isteğiyle iki ayda kaleme alınmıştır. Şair sayısı nüshalara göre değişir: Süleymaniye nüshasında 211, Millet Kütüphanesi nüshasında 217 hal tercümesi vardır. Toplam on bir nüshası tesbit edilmiştir — Konya, İstanbul, Erzurum'un yanı sıra Viyana, Paris ve Kahire'de de.

Kusurları da kaydedilir: Mevlevî olmayan bazı şairleri Mevlevî göstermek ve bazı tarihlerde hatalara düşmek. Ali Enver eseri kısaltarak Semâhâne-i Edeb adıyla yayımlamıştır (1309).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Hâlet Efendi Ek, nr. 109 (müellif nüshasından istinsah, Galata Mevlevîhânesi'ne vakfedilmiş); Millet Ktp., Ali Emîrî, Tarih, nr. 756.
TARİHÎ KAYIT

Divan

Yaklaşık 3600 beyit; 252 gazel, 145 rubâî.

Metni gösterMetni daralt

Yaklaşık 3600 beyitten oluşur: iki na't; Mevlânâ için dört, Şems-i Tebrîzî için bir methiye; “Neşîde-i Mevleviyâne” adlı bir müveşşah kaside; Şeyh Gâlib, Fasîh Dede ve İsmâil Ankaravî için birer methiye; ardından 252 gazel, yedi tarih, on üç kıta, 145 rubâî ve kırk beyitlik bir mesnevi.

Tarih manzumeleri gündelik hayatın kaydıdır: Kasımpaşa Mevlevîhânesi'nin tamiri, Şeyh Gâlib'in kızı Zübeyde Hanım'ın doğumu, iki dervişin çilesi, Kaygusuz Baba'nın vefatı. Müellif hattı nüshası Konya Mevlânâ Müzesi'ndedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Esrâr Dede, Divan, İstanbul 1257; müellif hattı: Konya Mevlânâ Müzesi Ktp., nr. 2461.
TARİHÎ KAYIT

Mübâreknâme-i Esrâr

Mevlevîlik üzerine 145 beyitlik mesnevi.

Metni gösterMetni daralt

“Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbında nazmedilen 145 beyitlik mesnevide şair Mevlevîlik'le ilgili çeşitli hususlar üzerinde durur. Divanın sonunda yayımlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Esrâr Dede, Divan, s. 148-153.
TARİHÎ KAYIT

Fütüvvetnâme-i Esrâr

Vefatından kısa süre önce yazılan 176 beyit.

Metni gösterMetni daralt

“Bin iki yüz on bir içre eyledim tekmîl-i kâr” mısraında belirtildiği üzere 1211'de (1796), vefatından kısa müddet önce yazılmıştır. Fütüvvet ve fütüvvet ehli konularının işlendiği 176 beyitlik mesnevidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Esrâr Dede, Divan, s. 153-160; yazma: Süleymaniye Ktp., Tâhir Ağa Tekkesi, nr. 334.
TARİHÎ KAYIT

Lugat-ı Talyan

Kaybolmuş İtalyanca-Türkçe sözlük.

Metni gösterMetni daralt

İtalyancadan Türkçeye bir sözlüktür. Hüseyin Said Çelebi tarafından tanıtılmış, İhsan Mahvî müellif nüshasını gördüğünü söyleyerek hakkında bilgi vermiştir.

Bu eserin günümüzde nerede olduğu bilinmemektedir. Bir Mevlevî dedesinin İtalyanca sözlük yazmış olması, XVIII. yüzyıl sonu İstanbul'unun kültür ortamı hakkında ayrıca fikir verir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Said Çelebi, Peyâm-ı Sabah (edebî nüsha), 1336, nr. 32; İhsan Mahvî'nin tanıklığı.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Kazancı dedelik

Çileye giren dervişlere yol gösteren görev.

Metni gösterMetni daralt

Mevlevîhânede çileye giren dervişlere yol gösteren görevdir. Bazı kaynaklar Esrâr Dede'nin, Şeyh Gâlib postnişin olmadan önce çileye girip onun gözetiminde çilesini tamamlayarak bu makama yükseldiğini ileri sürer.

Fatîn'in kaydı da bu çizgidedir: mevlevîhânede vaktini boşa harcamayıp sürekli mücâhede hâlinde bulunuyordu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esrar Dede”, c. 11, s. 432-433.
TARİHÎ KAYIT

Tezkirecilik

Şairlerin hâl tercümelerini toplayan tür ve Mevlevî örneği.

Metni gösterMetni daralt

Tezkire, şairlerin hayat hikâyeleriyle şiirlerinden örnekleri bir araya getiren türdür. Mevlevî şairlerine hasredilmiş ilk büyük eser Sâkıb Dede'nin Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyân'ı (ö. 1148/1735), ikincisi Esrâr Dede'nin tezkiresidir ve Sefîne'den daha muhtasardır.

Sadece Mevlevî şairlerini ihtiva etmesi onu önemli kılmış ve biraz da bu sebeple Mevlevîler arasında çok benimsenmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Esrâr Dede, Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye; Sâkıb Dede, Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyân.
TARİHÎ KAYIT

Fütüvvet

Esnaf ve gençlik ahlâkı geleneği; son eserinin konusu.

Metni gösterMetni daralt

Fütüvvet, cömertlik ve yiğitlik esasına dayanan, esnaf teşkilâtlarıyla iç içe geçmiş bir ahlâk geleneğidir.

Esrâr Dede, vefatından kısa süre önce, 1211'de (1796) 176 beyitlik bir Fütüvvetnâme yazdı; fütüvvet ve fütüvvet ehli üzerinedir. Kaynak, bu eserde ve bazı şiirlerinde Hz. Ali ve Ehl-i beyt'e özel bir muhabbet duyduğunu ifade ettiğini kaydeder — fütüvvet geleneğinin Hz. Ali'ye bağlanmasıyla uyumlu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Esrâr Dede, Fütüvvetnâme-i Esrâr (1211/1796).
TARİHÎ KAYIT

Mülemma'

İki dilin bir şiirde kullanılması.

Metni gösterMetni daralt

Mülemma', aynı şiir içinde iki ayrı dilin dizeler hâlinde kullanılmasıdır. Divanında Farsça ve Arapça manzumelerin yanı sıra Türkçe-Rumca bir mülemma' gazel bulunur.

Bu, kaynakların onun Rumca ve İtalyanca bilmesinin yanında bu kültürler hakkında da bilgi sahibi olduğu yolundaki tesbitini doğrular.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Esrâr Dede, Divan.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul, Beyoğlu · TürkiyeGalata MevlevîhânesiŞeyh Gâlib'in 1791'de postnişin olduğu ve Esrâr Dede'nin intisap edip kazancı dedeliğe yükseldiği dergâh; 1797'de vefat edince hazîresine, Fasîh Ahmed Dede'nin yanına defnedildi. Tezkiresinin bir nüshasını buraya vakfetmiştir.İstanbul · TürkiyeSütlüce1749'da doğduğu semt; babası Mevlevî dervişlerinden Ahmed Bîzeban'dır. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.İstanbul · TürkiyeGalataKaynaklara göre oturduğu ve yetiştiği çevre; Rumca ve İtalyanca öğrenmesinin zemini de bu çok dilli semt olmalıdır. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.Konya · TürkiyeKonya Mevlânâ Müzesi KütüphanesiDivanının müellif hattı nüshası (nr. 2461) ve tezkiresinin bir nüshası buradadır. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.İstanbul · TürkiyeKasımpaşa MevlevîhânesiDivanındaki tarih manzumelerinden biri buranın tamiri için düşürülmüştür. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.İstanbul · TürkiyeSüleymaniye KütüphanesiTezkiresinin müellif nüshasından 1211'de (1796) istinsah edilmiş nüshası ile divanının ve Fütüvvetnâme 'sinin yazmaları buradadır. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.Viyana · AvusturyaViyanaTezkiresinin tesbit edilen on bir nüshasından biri buradadır (Flügel kataloğu). İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.Paris · FransaParisTezkiresinin nüshalarından biri buradadır (Babinger kataloğu). İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.Kahire · MısırKahireTezkiresinin bir nüshası da burada kayıtlıdır. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esrar Dede”, c. 11, s. 432-433
  2. [2]Esrâr Dede, Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye, mukaddime ve hâtime
  3. [3]Abdülbaki Gölpınarlı, Mevlânâ'dan Sonra Mevlevîlik, s. 209-210
  4. [4]Esrâr Dede, Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye; Sâkıb Dede, Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyân
  5. [5]Esrâr Dede, Fütüvvetnâme-i Esrâr (1211/1796)
  6. [6]Esrâr Dede, Divan
  7. [7]Süleymaniye Ktp., Hâlet Efendi Ek, nr. 109 (müellif nüshasından istinsah, Galata Mevlevîhânesi'ne vakfedilmiş); Millet Ktp., Ali Emîrî, Tarih, nr. 756
  8. [8]Esrâr Dede, Divan, İstanbul 1257; müellif hattı: Konya Mevlânâ Müzesi Ktp., nr. 2461
  9. [9]Esrâr Dede, Divan, s. 148-153
  10. [10]Esrâr Dede, Divan, s. 153-160; yazma: Süleymaniye Ktp., Tâhir Ağa Tekkesi, nr. 334
  11. [11]Hüseyin Said Çelebi, Peyâm-ı Sabah (edebî nüsha), 1336, nr. 32; İhsan Mahvî'nin tanıklığı
  12. [12]Hasan Aksoy, “Esrar Dede”, TDV İslâm Ansiklopedisi
  13. [13]TDV İslâm Ansiklopedisi — Esrâr Dede
  14. [14]Kişi kartı kaynak paketi — Esrâr Dede
Ortak kaynak kataloğunu aç →