Köken ve kullanım
i. ar.
تصوف
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
)
- Sof giymek; saf olmak; ilk safta bulunmak; suffa ashabı gibi yaşamak.
- tas. a Tasavvuf baştan başa edeptir. b Kötü huyları terk edip güzel huylar edinmektir. c Kimseden incinmemek, kimseyi incitmemektir. d Nefse
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Gj^s) [< Ar. sûf ve saffet]
- İslâm’m zâhir ve bâtm hükümleri çerçevesinde yaşanan manevî ve derunî hayat tarzının Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet ile irtibatmı, kulun Allah ve mâsivâ ile ilişkilerini, kalp ve nefis terbiyesini sağlamasmı özünde barmdıran inanç sistemi. 2. Bu sistemi inceleyen ve bu çerçevede eserler veren büim dalmm ortak adı.
- Bu sistemi inceleyen ve bu çerçevede eserler veren büim dalmm ortak adı.
Dinî Terimler Sözlüğü
Ahlâk ve kalb ilmi. Kalbi kötü huylardan temizleyip, iyi huylarla doldurmak. Kalbde îmânın vicdânileşmesi, yâni Ehl-i sünnet îtikâdının kalbde sağlamlaşması ve şüphe getirici te'sirlerle sarsılmaması, nefs-i emmâreden doğan tenbelliklerin ve sıkıntıların giderilip, ibâdetlerde kolaylık ve lezzet hâsıl olması. Allahü teâlâ ile olmak, iyi ahlâk edinmek ve dînin emirlerine uymak.
Tasavvuf büyüklerinin hepsi, Ehl-i sünnet îtikâdında idi. Bid'at sâhiplerinin hiçbiri, Allahü teâlânın ma'rifetine yaklaşamamıştır. Evliyâlık nûrları bunların kalblerine girmemiştir. (Abdullah-ı Dehlevî)
Tasavvuf ehlinin üç vasfı vardır. Toprak gibidir, iyiye de, kötü kimseye de verir. Bulut gibidir, her şeyi gölgeler. Yağmur gibidir, sevilen kimseyi de, sevilmeyen kimseyi de sular. (Harkûşî Abdülmelîk bin Muhammed)
Tasavvuf hâldir, söz değildir, söz ile ele geçmez. (Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî)
Tasavvuf, Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymak, fazla konuşmayı, fazla yemeği ve fazla uykuyu terk etmektir. (Alâüddevle Semnânî)
Tasavvuf, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylerin hepsini terketmektir. (Ali bin Sehl)
İnsana lâzım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra şerîate (dînin emir ve yasaklarına) uymak, daha sonra tasavvuf yolunda yükselmektir. (Muhammed Bâkî-billah)
Şimdiye kadar yedi yüz velî, tasavvufun târifinde türlü sözler söylemişlerdir. Bu sözlerin özü, şu noktada toplanabilir: Tasavvuf, vakti, en değerli olan şeye harcamaktır. (Ebû Saîd Ebü'l-Hayr)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, yün giymek anlamında bir kelime. Kul ile Allah arasında ihsan olayının gerçekleşmesi, veya kulun ihsan vasfını kazanmasının yollarını gösteren bir ilim. Batinî fıkıh. Tasavvufun binden fazla tarifi yapılmıştır. Her sûfî, içinde bulunduğu hale göre, tasavvufu tarif etmiştir. Halvetî şeyhi, Ömer Ruşenî Dede’nin manzumesi, çeşitli tasavvuf tanımlarını ‘içermesi açısından önem arzeder:Tasavvuf, terk-i da’vâdır, demişler Dahi, ketmân-ı mânâdır demişlerTasavvuf, terk-i kîl ü kale derler. Hemen vecd ü sema u hâle derler.Tasavvuf, hıfz-ı evkât demişler Tasavvuf terk-i tâmâte demişler.Tasavvuf, babıdır bezi ü atanın. Tasavvuf, beytidir mihr ü vefanınTasavvuf, bir hidayettir Hûda’dan Bunu söylemedim bil hevadanTasavvuf, terk-i evtândır demişler. Tasavvuf, hicr-i ihvandır demişler.Tasavvuf dâim olmakdır murâkıb Olub irte gice hâlin muhasibTasavvuf etmemekliktir tasarruf. Hakk’ın emrine itmeyüb tasallutTasavvuf, kalbi Hakk’a bağlamaktır Yüreğin aşk odiyle dağlamakdır.Tasavvuf, hüsn ü hulk ile edebdir. Velî, hüsn ü edeb itâ-yı Hak’dır.Tasavvuf, bilmedir atvar-ı kalbi Eridüb koymıya kalbinde kal(ı)bı.Tasavvuf, yâr olub bâr olmamakdır. Gül-i gülzâr olub har olmamaktır.Cihanın şahı Abdullah Ensâr(î) Demiş yâr ol velf bâr olma zinharDüşüben aşk odına bî tekellüf Yanıp gülü kül olmakdır tasavvufYanar bir şem’idir Hakk’ın tasavvuf Dememektir iyiye yavuza tüf.İradettir demiş ba’zı, tasavvuf, ı Demeyüb şeyhine üstadına yuf.Demiş bir uğrayan feth ü fütuha Tasavvuf bezi-i nefse, bezl-i ruhaKeramet satmamaktır tasavvuf. Hakk’ın işinde itmeyüb tasarruf,Vefa göstermedir mânend-i Yusuf Ganimet bilmedir vakti tasavvufGeçen ömür için edüb teessüf. Cefa eden kesân içün telattuf,Demiş Zünnun-i Mısrî kim tasavvuf Kabul-i şer’dir, terk-i tekellüfDemiş Maruf-ı Kerhî kim tasavvuf Temellüktür, tehalluktur, telattuf.Ebû Bekr ü Ömer der kim tasavvuf Ta’arruftur, ta’aarruftur, ta’arrufDenilmişdir tasavvuf masebakdan.. Sükûn-i kalbdir maduna Hak’dan.Demişdir bu sözü Hamdûn Kassâr Mürid-i bu Türab şeyh-i ebrârTasavvuf oldur olub çeşm-i tayyar. Ola ahval-i kalbi ayn-ı seyyar.Demişler bu sözü sahib icabet Nedir dense tasavvuf? De: İnâbetOlar kim şeyhlik temkine derler. Tasavvuf tevbe vü telkine derler.Ebû Osman Mekkî’nin sözüdür Tasavvuf zühd ü takvanın özüdürDemiştir kim tasavvuf, Bişr Hâfî. Eridüb etmedir gönlünü safîTasavvuf dur diyen İbrahim Edhem Tarikatta Hakk’ın durmağı muhkemTasavvuf dur denilmiş üns ü kurbet. Arayerden sürünüb havf ü heybetTasavvuf buğz-ı dünya-yı demdir. Bu sözü söyleyen bil RuşenîdirKitabında demiş sâhib-i tasavvuf Cemil on (10)dur erkân-ı tasavvufTasavvuftur denilmiş safvet-i kalb Hûda’dan gayriden kalbin idüb kalbTasavvuf halkdan kaçmağa derler. Öziyçün Hakk’a yol açmağa derlerKeramet satmamaklıktır keramet Keramettir denilmiş terk-i âdetMuhib mahbubla ey sahib-i saadet. Görüb söyleşmedir keşf ü keramet.Tasavvufu yine aynı şekilde manzum biçimde anlatma çabası, Olanlar Şeyhi İbrahim Efendi’de de görülür:Bidayette tasavvuf, sûfî bî-cân olmaya derler Nihayette, gönül tahtında sultân olmaya derler.Tarikatde, ibâretdir tasavvuf mahv-ı sûretden Hakikatde, sarâ-yı sırda mihmân olmaya derler.Bu âb u kil libâsından tasavvuf, ân olmakdır Tasavvuf cism-i safî nûr-ı Yezdan olmaya derler.Tasavvuf, lem’ayı envâr-ı Mutlak’dan uyarmakdır Tasavvuf, âteş-i aşk ile sûzân olmaya derler.Tasavvufda şerait nâme-i hestîyi dürmekdir Tasavvuf, ehl-i şer’u ehl-i iman olmaya derler.Tasavvuf ârî olmaktır hakîmen âdetullaha Tasavvuf, cümle ehl-i derde derman olmaya derler.Tasavvuf ten tılsımın ism miftahıyla açmaktır Tasavvuf, bu imaret küllî viran olmaya derler.Tasavvuf, kâli hâle tebdil eylemekdir bil Dahi her söz ki söyler âb-ı hayvan olmaya derler.Tasavvuf ilm-i ta’bîrât u te’vîlâtı bilmekdir Tasavvuf can evinde sırr-ı Sübhân olmaya derler.Tasavvuf hayret-i kübrâda mest ü vâleh olmakdır Tasavvuf Hakk’ın esrarında hayran olmaya derler.Tasavvuf kalb evinden mâsivallahı gidermektir Tasavvuf kalb-i mü’min arş-ı Rahman olmaya derler.Tasavvuf her nefesde şarka vü garba erişmekdir Tasavvuf bu kamu halka nigehbân olmaya derler.Tasavvuf cümle zerrât-ı cihanda Hakk’ı görmekdir Tasavvuf gün gibi kevne nümâyân olmaya derler.Tasavvuf anlamakdır yetmiş iki milletin dilin Tasavvuf âlem-i akla Süleyman olmaya derler.Tasavvuf urvetü’l-vüskâ yükün can ile çekmekdir Tasavvuf mazhar-ı âyât-ı gufran olmaya derler.Tasavvuf ism-i a’zamla tasarrufdur bugün kevne Tasavvuf cam-i ahkâm-ı Kur’ân olmaya derler.Tasavvuf her nazarda zât-ı Hakk’a nazır olmaktır Tasavvuf sûfî’ye her müşkil asan olmaya derler.Tasavvuf ilm-i Hakk’a sînesini mahzen etmekdir Tasavvuf sûfî bir katreyken umman olmaya derlerTasavvuf küllî yakmakdır vücûdun nâr-ı la ile Tasavvuf nûr-i illâ ile insan olmaya derler.Tasavvuf onsekiz bin âleme dopdolu olmaktır Tasavvuf nuh felek emrine ferman olmaya derler.Tasavvuf “Kul kefâ billâh” ile da’vet durur halkı Tasavvuf “irciT lafziyle mestân olmaya derler.Tasavvuf günde bin kerre ölüp yine dirilmektir Tasavvuf cümle âlem cismine can olmaya derler.Tasavvuf zât-ı insan zât-ı Hak’da fânî olmakdır Tasavvuf “kurb-ı ev ednâ” da pinhân olmaya derler;Tasavvuf canı canana verip azade olmakdır Tasavvuf can-ı canan cân-ı canan olmaya derler.Tasavvuf bende olmakdır hakikat hak ey İbrahim Tasavvuf şer’-i Ahmed dilde burhan olmaya derler.Biz tasavvufu şöyle tanımlarız: “Kur’an-ı Kerim’i Hz. Resûlullah (s) gibi yaşamaya çalışmak”