Ara
Menü
ذ

Cezbe

بة

Köken ve kullanım

i. ar,

بة

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

بة) +>) 1, Celbetme, çekme, 2. tas. Allah'a koşmak. İlahi inayetin gereği | olarak Cenab-ı Hakk'ın, kendisine giden yolda ihtiyaç duyulan her şeyi kuluna bahşedip çabası ve çalışması olmaksızın onu kendisine çekmesi ve yaklaştırması (x1). Cezbeye tutulan velilere meczup (cezbeli) adı verilir. Cezbe geçiçi olduğu gibi sürekli de olabilir. Cezbe halindeki sâlik sorumlu ve yükümlü sayılmaz. Cez-

be-i kayyumiyet-i zatiye kelime-i tevhit zikriyle elde edilir. Cezbe-i maiyet-i Zatiye is-

mi-i celal zikriyle elde edilir (NR 26). Bkz. Behlül, Meczup.

Cezbe tariki Nakşbendi şeyhleri bazı sâlikleri icmalen cezbeyle terbiye edip Hakk'a

vasıl kıldıkları için bu yola cezbe tariki denmiştir (NR 16).

Cezbü'l-ervah r, Velillerin ruhlarını Allah'ın kendine çekerek onlara zikir ve vus-

latın hazzını tatırması (SL 445), 2. Hakk'ın ruhları yüceltmesi (Bs 621),

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Sözlük anlamı “bir şeyi kendine çekmek.” olan bu söz, “Allah'ın kulu kendine çekip yakınlaştırması ve huzuruna yükseltmesi” olarak kullanılnuş bir tasavvufî terimdir. Sufiler, Kur’ân-ı Kerîm’de “Şûra suresi” (42 /13) nde yer alan bir ayetteki “Allah dilediğini kendisine çeker.” sözünü cezbeye delil saymışlardır. Allah’ın kulunu kendisine çekmesine cezbe denüirken bu etkiyle kulun Allah’a yönelmesi de “aşk” olarak nitelenmiştir. Zikir, sema ve sohbet sırasında kendinden geçerek gayriihtiyari nara atan kimselerin bu hâllerine de cezbe denilmiştir.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Çekme, çekilme. Allahü teâlânın sevdiği bir kulu kendisine çekmesi, yüksek derecelere kavuşturması. Bu da nefsi terbiye ederek, Allahü teâlâyı çok anmakla olur.

Rahmân'ın cezbelerinden bir cezbe bütün insanların ve cinnîlerin sevâbları gibidir. (Hadîs-i şerîf-Sülûk Risâlesi)

Tasavvuf yolu iki kısımdır:Cezbe ve sülûk. Sülûk uğraşarak ilerlemektir. Sülûk tamamlandıkdan sonra cezbe lâzımdır. Sülûk olmadan maksada kavuşulamaz. (İmâm-ı Rabbânî)

Cezbe, Allahü teâlânın ismini çok anmakla, sülûk, Lâ ilâhe illallâh sözünü çok söylemekle hâsıl olur. (İmâm-ı Rabbânî)

Cezbenin sülûktan önce olması için sevilmiş olmak lâzımdır. İstenmedikçe çekilmek olmaz. Bu, Allahü teâlânın öyle bir ihsânıdır ki, dilediğine verir. (İmâm-ı Rabbânî)

Sülûk (tasavvuf yoluna girip ilerleme) yapmadan hâsıl olan cezbe noksan ve bozuk olur. (Behâüddîn-i Buhârî)

İlgili maddeler

Sözlüğe dön