Ara
Menü

Bursalı Seyyid Muslî Efendi

Bursalı Seyyid Muslî Efendi (ö. 1069/1659), Alâiyeli Seyyid Süleyman’ın oğlu ve halifesi; 1654’te Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postuna geçen, Abaza Hasan Paşa’nın Bursa’yı işgali sırasında yardım istemek üzere İstanbul’a giderken Emir Ali Cezîresi (İmralı) yakınında öldürülüp adaya defnedilen Halvetî şeyhidir.

Vefat
1659
Unvan
Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postnişini ve İmralı’da medfun Halvetî şeyhi
Temalar
Halvetiyye, Alâiyeli Seyyid Süleyman, Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi, Bursa, Abaza Hasan Paşa, Emir Ali Cezîresi, İmralı, mücâhede, Kālibî Şeyh Ahmed

Kimliği ve ailesi

Kaynaklarda tam künyesi “eş-Şeyh es-Seyyid Muslî ibnü’ş-Şeyh es-Seyyid Süleyman” şeklinde verilen Seyyid Muslî Efendi, Bursa’daki Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi şeyhi Alâiyeli Seyyid Süleyman el-Halvetî’nin oğludur. Doğum tarihi ve ilk tahsil safhaları kaydedilmemiştir. “Muslî” adı bazı yeni kayıtlarda “Muslih” biçiminde açılmışsa da çağdaş tabaka kaydındaki imlâ korunarak adı Seyyid Muslî şeklinde verilmiştir.

Babasının terbiyesinde yetişmesi

Seyyid Muslî, Halvetî terbiyesini babası Seyyid Süleyman’dan aldı. Vekāyi‘u’l-fuzalâ’nın “vâlid-i mâcidlerinden inâbet eyleyüp” ifadesi, onun yalnız aile bağıyla değil, tasavvufî intisap ve eğitim yoluyla da babasına bağlandığını gösterir. Böylece Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi’nde devam eden irşad hattının hem oğlu hem halifesi oldu.

Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postu

Seyyid Süleyman 1064 yılı Cemâziyelevvelinde, milâdî 1654’te vefat edince zâviyenin postuna Seyyid Muslî geçti. Zâviyenin günümüzdeki kesin yapı parseli henüz belirlenemediği için coğrafi hafızada Bursa tarihî merkezi ihtiyatlı bir işaretle gösterilir. Muslî Efendi’nin bu makamda yaklaşık beş yıl kaldığı anlaşılmaktadır.

Mücâhede ile tanınması

Şeyhî Mehmed Efendi, kısa biyografisinin sonunda Seyyid Muslî’nin “kesret-i mücâhede ile meşhur” olduğunu söyler. Bu ifade onun şöhretini bir eser telifinden veya idarî görevden ziyade nefis terbiyesi, ibadet disiplini ve yoğun mânevî gayretle kazandığını gösterir. Kaynak, kendisine ait bir eser, şiir veya müstakil tarikat şubesi adı vermez.

1659 Bursa buhranı

1069/1658-59 yılında Abaza Hasan Paşa’nın kuvvetleri Bursa’ya hâkim oldu. Dönemin kaynağı onu “Celâlî Hasan Paşa” diye anar. Seyyid Muslî, şehrin maruz kaldığı bu durumun kaldırılması için yardım istemek üzere İstanbul’a doğru yola çıktı. Bu hareket, bir zâviye şeyhinin yalnız tekke içindeki irşadla sınırlı kalmayıp şehir halkının güvenliğiyle ilgili bir meselede sorumluluk üstlendiğini gösterir.

Emir Ali Cezîresi yakınında öldürülmesi

Hasan Paşa, Seyyid Muslî’nin İstanbul’a gittiğini öğrenince peşinden adam gönderdi. Görevliler ona Emir Ali Cezîresi yakınında yetişerek kendisini öldürdüler. Kaynak, bu ölümü şehadet diliyle anlatır. Emir Ali Cezîresi, daha sonraki adıyla İmralı Adası’dır; olayın kesin kıyı noktası bilinmediğinden haritadaki işaret adanın genel konumunu gösterir.

Defin yeri

Önceki kısa kayıtta naaşının Bursa’ya götürüldüğü yazılmıştı; Vekāyi‘u’l-fuzalâ’nın açık ifadesi bunun doğru olmadığını gösterir. Muslî Efendi’nin naaşı Emir Ali Cezîresi’ne götürülmüş ve adaya defnedilmiştir. Kabrin ada üzerindeki kesin yeri kaynakta tarif edilmez. Bu nedenle belirli bir mezar yapısı veya parsel ileri sürülmemiştir.

Postun Kālibî Şeyh Ahmed’e geçişi

Seyyid Muslî’nin ölümünün ardından Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postuna Kālibî Şeyh Ahmed Efendi geçti. Böylece babadan oğula devam eden aile halkası Muslî Efendi’nin ölümüyle sona ermiş, zâviyenin irşad hizmeti başka bir Halvetî şeyhi üzerinden sürmüştür.

Aynı adlı kişilerden ayrılması

Bu Seyyid Muslî Efendi; Şehzade Camii imamlığı ve Süleymaniye vaizliğiyle anılan, 1041/1631’de vefat etmiş Muslî Çelebi ile aynı kişi değildir. Bursa’daki Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi, babası Seyyid Süleyman, 1064/1654’te posta geçişi ve 1069/1659’da İmralı yakınındaki ölümü bu kaydın ayırt edici unsurlarıdır.

Tarih içindeki yeri

Seyyid Muslî Efendi’nin tarihî önemi büyük bir kolun kurucusu olmasından değil, XVII. yüzyıl Bursa Halvetî çevresinde aile, hilâfet ve tekke devamlılığını bir araya getirmesinden gelir. Beş yıllık meşihatının sonunda İstanbul’dan yardım istemek üzere çıktığı yolculukta öldürülmesi, onun hatırasını Bursa’nın tekke tarihi kadar Celâlî karışıklıkları ve İmralı’nın yerel hafızasıyla da ilişkilendirir.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantı
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Baba ve mürşid

Alâiyeli Seyyid Süleyman’ın hem oğlu hem de kendisinden inâbe alan Halvetî halifesiydi.

Metni gösterMetni daralt

Alâiyeli Seyyid Süleyman’ın hem oğlu hem de kendisinden inâbe alan Halvetî halifesiydi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. II, s. 1349-1350.
KAVRAM

Kesret-i mücâhede

Çağdaş tabaka kaydı onu yoğun mânevî gayreti ve nefis terbiyesiyle tanınan bir şeyh olarak anlatır.

Metni gösterMetni daralt

Çağdaş tabaka kaydı onu yoğun mânevî gayreti ve nefis terbiyesiyle tanınan bir şeyh olarak anlatır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. II, s. 1349-1350.
KAVRAM

Kimlik ayrımı

1631’de vefat eden imam ve vaiz Muslî Çelebi’den farklı bir kişidir.

Metni gösterMetni daralt

1631’de vefat eden imam ve vaiz Muslî Çelebi’den farklı bir kişidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. II, s. 1349-1350.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. II, s. 1349-1350
  2. [2]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 2, s. 1352-1367
Ortak kaynak kataloğunu aç →