Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Tarikat

طر يقة

Köken ve kullanım

i. ar.

طر يقة

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Yol
  2. tas Hakk’a ermek için tutulan, birtakım kuralları ve ayinleri bulunan yol. Mutasavvıflara göre tüm insanların, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefes sayısınca Allah’a yol gider. İlk süfiler, kendilerinden tecrübeli ve yaşlı üstatlardan geniş ölçüde faydalanmakla beraber, belli bir tarikat kurma-

mışlar, herbiri kendine göre bir yol tutmuştur. Bunlar görüşlerini ve manevi tec-

rübelerini sohbet yoluyla çevrelerinde toplananlara aktarıyorlardı. Kendilerine

şeyh-i sohbet, şeyh ve üstat, sohbetinde bulunanlara da sahip deniliyordu. |

Tayfüriye, Sehliye, Muhâsibiye gibi bugünkü anlamda tarikat sayılmayan tasav- |

vufi hareketleri bir yana bırakacak olursak, gerçek anlamda tarikatler VL/XII. |

asırda ortaya çıkmaya başladı ve daha sonra da müesseseleşti. Kadiriye, Rifaiye,

Yeseviye, Bektaşiye, Nakşbendiye, Kübreviye; Mevleviye, Halvetiye ve Şazeliye

bunların en tanınmışlarıdır. Şeyhin ölümünden sonra bölünen tarikatler şube ve

kol denilen küçük çaplı tarikatleri doğurmuştur. Tarikatler arasında ortak esaslar

bulunduğu gibi, birçok farklı yönler de bulunur. Herkes kendi meşrebine, ruh

yapısına, dünya görüşüne ve manevi zevkine göre bir yol tutar (tarikate sülûk

eder) veya bir şeyhe bağlanır veya tamamıyla bunların dışında yaşar. Tarikat eh-

li, genel olarak gayet hür ve çok serbest olarak hareket eder, fikir ve kanaatlerini

ortaya koyar. Özellikle edebiyat, şiir, musiki, ahlak ve adap bunlar arasında çok

gelişmiş, aralarında büyük düşünürler ve hakimler (hükema) yetişmiştir. Tarikat-

SSS

Sözlüğe dön