Ara
Menü

Sayfalar 26–33

1.090 kelime

İrşad I · kaynak sayfaları 26–33

SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan.

(YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.)

El Mu'ahhirû Celle Celâluhu İstediğıni gerl koyan, arkaya bırakan.

(YÂ MUAHHİRÜ ism-i celilini günde 100 kerre okuyanların gönüllerinde Allah sevgisinden gayrı hiç bir sevgi karar tutmaz.)

E! Evvelü Celle Celaluhu ilk.

{YÂ EVVELÜ ism-i celilini, evlât sahibi olmak veya seferdeki yakinine kavuşmak isteyen, 40 cuma günü 1000 kerre okursa dileği hâsıl olur.)

ata soNi El Ahirü Celle Celâluhu Son.

(YA ÂHİRÜ ism-i celilini çok okuyanın âkıbeti hayır olur.)

SELa oL Ez Zâhirü Celle Şanühu Aşıkâr.

(YÂ ZÂHİRÜ ism-i celilini, cuma namazlarından sonra 15 kerre okuyanların bâtınları nurlanır.)

{EfE buT El Batinü Celle Şanühu Gizli.

(YA BATINÜ ism-i celilini günde üç kerre okuyanlar eşyanın hakikatine vâkıf olurlar.)

El Valiy Celle Sanühu Bu muazzam kâinatı ve her an olup biten hâdisatı tek başına tedbir ve idare eden.

(YÂ VÂLİY ism-i celilini, evleri üzerine okuyanların meskenleri her türlü tehlikeden masun olur.)

islaye Jett El Müte aliy Celle Celaluhu Yaratılmışlar hakkında aklın mümkün gördüğü her şeyden, her hâl ve tavırda pek yüce.

(YA MÜTE'ÂLİY ism-i celilini çok okuyanlar, Allahu teâlânın ihsanlarına mazhar olurlar.)

El Berrü Celle Celâluhu Kulları hakkında müsait bulunan, iyiliği ve bahşişi çok olan.

(YÂ BERRÜ ism-i celilini çocuğunun üstüne okuyanların yavruları her türlü belâlardan emin olur.)

El Tevvabü Celle Celaluhu Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.

(YÂ TEVVÂBÜ ism-i celilini çok okuyanların tövbeleri kabul buyurulur.)

abata pe El Muntekinü Cella Celaluhu Suçluları adaleti ile müstehâk oldukları cezaya çarpan.

(YÂ MÜNTEKIMÜ ismini çok okuyanlar düşmanlarına galip olur.)

atata yel El Afüvv Celle Celaluhu Affı çok.

(YÂ AFÜVVÜ ism-i celilini çok okuyanların bütün günahları affolunur.)

El Ra'ufü Celle Celaluhu Pek re'fetll.

(YÂ RA'UFÜ ism-i celilini çok okuyan çok nimet sahibi olur.)

Malikül Mülki Celle Şanühu Mülkün ebedi sahibi.

(YA MALIK-ÜL-MÜLKI ismini çok okuyan halk arasında aziz olur.)

Zül Celali vel-Ikrâmi Celle Sanuhu Hem büyüklük sâhibi hem fazl'ı kerem sahibi.

(YÂ ZÜL-CELÂLİ VEL-İKRÂMİ ism-i celilini çok okuyanlar zengin olurlar.)

{EJ bili El Muksitü Celle Sanühu Bütün Işlerini denk ve birbirine uygun ve yerli yerinde yapan.

(YÂ MUKSİTÜ ism-i celiline devam eden, şeytan şerrinden emin olur.)

SEt gli El Caml'ü Celle Şanühu İstediğini, istediği zaman istediği yerde toplayan.

(YÂ CÂMÎ'Ü ism-i celilini okuyan kaybını çabuk bulur.)

X..

El Ganiyyü Celle Şanuhu Çok zengin ve her şeyden müstağni.

(YÂ GANİYYÜ isın-i celiline devam edenin gözü tok olur.)

LEt D El Mugniy Celle Sanühu İstedigini zengin eden.

(YÂ MUGNİY ism-i celili, her defasında 10 kerre olmak üzere on cuma okuyan kimseye muhtaç olmaz.)

dEJE Gli El Mâni'ü Celle Şanühy Bir şeyin meydana gelmesine müsaade etmeyen.

(YÂ MÂNÎÜ ism-i celiline devam edenler, evlilik hayatında dirlik düzenlik içinde yaşarlar.)

Ed Dârrü Celle Şanühu Elem ve mazarrat verici şeyler yaratan.

(YÂ DÂRRÜ ism-i celilini, aşağı mertebeye düşenler cuma geceleri okurlarsa rütbeleri yükselir.)

dEj BitT En Nafi'u Celle Şanühu Hayr ve menfaat verici şeyler yaratan.

(YÂ NÂFİ'U ism-i celilini dört gün müddetle her gün gücü yettiği kadar okuyanlara, hiç bir zarar ve elem erişmez.)

J9 En Nüru Celle Şanühu Alemleri nurlandıran, Istediği simâlara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran.

(YÂ NÛRU ism-i celilini okuyanların bâtınları nurlanır.)

sEndo seldi El Hadiy Celle Sanühu Hidâyet yaratan istediğı, kulunu hayırlı ve kârlı yollara muvaffak kılan, muradına erdiren.

(YA HÂDİY ism-i celilini okuyanlarda mârifet hâsıl olur.)

El Bediy'u Celle Şanühu Örneksiz, misâlsiz, acîp ve hayret verlcl alemler icâd eden.

(YA BEDİY'U ism-i celilini Yâ Bediy us-semavati vel-ard şeklinde 70 kerre okuyanların bütün zor işleri kolaylaşır.)

BEJE SUi El Bâkiy Celle Celâluhu Varlığının sonu olmayan.

(YÂ BÂKİY ism-i celilini güneş doğmadan 100 kerre okuyana ömrü boyunca hiç bir felâket gelmez ve âhirette de yarlıganır.)

El Varisû Celle Sanühu Servetlerin geçicl sâhiplerl, elleri boş olarak yokluğa döndükten sonra varlığı devam eden, servetlerin hakiki sahibl.

(YÂ VÂRİSÜ ism-i celilini çok okuyanlar uzun ömürlü olur.)

LESE Lji Er Reşiydü Celle Şanühu Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru ve bir nizam ve hikmet üzere âkıbetine ulaştıran.

(YA REŞİYDÜ ism-i celilini akşam namazı ile yatsı namazı arasında 1000 kerre okuyanların zor ve karanlık işleri düzelir.)

aEt sua Es Saburu Celle Şanühu Çok sabırlı.

(YA SABURU ism-i celilini bir derde veya karışık bir işe düşen 3000 kerre okursa kurtulur.)

Dua edildiğinde, Esmâ-ül-hüsnâ ile dua edecek olursak;

dualarımızın indi ilâhide kabul olunacağı muhakkaktır. Zira, Cenab-1 Hak celle celâluhu: (Bana, bu isimlerimle dua ediniz.)

buyurmuştur.

Allah'a hiç kimse galip gelemez. Allah, her şeye galiptir ve kâfidir. Dua edenin duasını işitir, kalblerden geçen bütün düşüncelere vakıftır.

«Ve esirrü kavleküm evicheru bih innehu aliymün bi-zat-is-sudur.»

Mülk - 13 Mânayı münifi: Sözlerinizi gizli tutsanız da, açıkça söyleseniz de Allahü teâlâ için aynıdır. Çünkü o, kalblerinizdekini hakkı ile bilir.

Mülk O'nundur, bütün hamd-ü-senâlar O'na mahsustur.

Öldürür, diriltir. O, ölmez. Haydır ve diridir. Ebedidir, daimdir,, bâkidir. Hayır, O'nun yed-i-kudretindedir. Her şeye kadirdir, her şey O'na dönecektir.

Gökler ve yerler arasında bilinen ve bilinmeyen âlemler O'nundur. Mukaddes ve mübarek zatı, hiçbir şeye benzemez.

Benzemek ve benzetmekten münezzeh ve mutahhardır.

Allah'lığına âyetleri şahittir. San'atı, birliğine delildir:

Birdir Allah, şeriki yoktur, Kul hüvallâhü ahad, bi-şektir.

Sâhld-i-âdilken kâinatı Birliğine şek eden eşsektir.

Ey Allaha talip, ey Cemale ragıp olan âşık-ı-sâdık:

Dünyada her nereye bakarsak, o gördüğümüz şeye karşı dört soru akla gelir:

1.

Neden yapıldı?

2. Ne biçimde yapıldı?

3. Ne için yapıldı?

4. Kim yaptı?

Bu soruları cevaplandırmak için düşünürüz, araştırırız, bulamazsak bilene sorarız, kafa yorarız. Meselâ, önümüzde bir saat var ve bize soruyorlar:

— Neden yapıldı?

— Madenden.

— Ne biçimde yapıldı?

— Daire şeklinde, yuvarlak.

— Ne için yapıldı?

— Vaktimizi bilmek için.

— Kim yaptı?

— Bilmem, görmedin.

Saati gördün, şeklini ve neden yapıldığımı öğrendin, ne için yapıldığımı da bildin, ama yapanı görmedin diye bu saati imâl eden ustayı inkâr mı edeceksin? Etsen bile, bu inkârın akl-ı-selim ile bağdaşır mı?

HİKÂYE Arabinin birisine, Cenab-ı Hakkın varlığını sordular. Şu tcvabı verdi:

— Kum üstünde, bir devenin ayak izini görüyoruz. Bıraktığı bu izlerden, oradan bir devenin veya ona benzer herhangi bir diğer hayvanın geçtiğini anlıyoruz da, görebildiğimiz kadar gökyüzünü, yıldızları, dağları, çölleri, denizleri yaratan bunca eserleri gözlerimizin önünde iken, bütün bunların da bir yaradanı olduğunu neden idrâk edemiyoruz? Bunları gürüp, bildiği halde; yaratanı bilmeyene, onun varlığını, birliğini, kudret ve kuvvetini inkâr edene insan denilir mi?

Madem ki ben varım; o halde beni de var eden bir kuvvet ve kudret sahibi vardır diyen kişi, Hakkın varlığına; vücudunun bürhan olduğunu idrâk etmiş demektir. Çünkü, hiçbir şey kendi kendisine olmaz. Mutlaka onun bir yapıcısı vardır. O da, şeksiz ve şüphesiz Allahü teâlâdır.

Kâinatta her şey, ama her şey Hakkın varlığına şâhid-i âdildir. Akıllara hayret ve durgunluk veren şu âyeti, hep birfikte gözden geçirelim:

Irsad, Cilt 1 - F: 3