İrşad I · kaynak sayfaları 34–41 Birincisi; gökyüzüdür. Güneşi, ayı, yıldızları ve daha güremediğimiz, bilemediğimiz diğer varlıkları ile enginleşen o muhteşem gökyüzünü bir düşününüz. Düşününüz ki, insanoğlu, en yakını olan aya bile henüz nüfuz edememiştir. Buna karşılık, güneş doğuyor, batıyor, ay çıkıyor, kayboluyor. Gündüzler gece, geceler gündüz oluyor. Aylar, mevsimler değişiyor ve bütün bunlar şaşmadan, şaşırmadan tam ve mutlak bir intizam içinde yüzyıllardır aynı düzen içinde cereyan ediyor. Bütün bunları görüyoruz ve biliyoruz. Yapanı göremiyorsak inkâr ını edelim? «Hüvallezi cealeşşemse ziyaen velkamere nûren ve kadderehu menâzile li-ta'lemû adedessiniyne vel-hisabe ma halakallahu zâlike illa bilhak. Yufassilul-âyati li-kavmin yâ'lemun.» Yunus -5 - 6 Mânayı müniti: Güneşe ziya, aya nur veren, yılların sayısını, ayların, günlerin, her vaktin hesabını bilmeniz için aya nice menziller tâyin ve takdir eden o Allah'tır. Allah, bunların her birini ve her şeyi yerli yerinde yaratmıştır. Allah, kendi kudret ve kuvvetini bilen kavimler için, âyetlerini böylece beyan eder. Gece ile…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.