Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-4856- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 167
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>حق | ليقين)</p><ol><li>a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi.</li><li>tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca kendisinin müşahede etmesi. b Sâlikin yalnızca ilim yönünden değil, aynı zamanda hal ve müşahede yönünden de Hak'ta fani ve Hak ile baki</li></ol><p>H Hal 4 olması. Hakka'l-yakin üç yakin türünden biridir. Insanın öleceğini bilmesi ilme’lyakin, ölüm döşeğine düşüp can çekişmesi, ölüm meleğini görmesi ayne'l-yakin, ölümü tatması ve ölüm olayını yaşaması hakka'l-yakindir (cr). İlme'l-yakin şeriatın zahiri, ayne’l-yakin şeriattaki ihlas, hakka'l-yakin şeriatı müşahede, yani yaşamadır (cr).</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6056- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 167
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>حق | ليقين)</p><ol><li>a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi.</li><li>tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca kendisinin müşahede etmesi. b Sâlikin yalnızca ilim yönünden değil, aynı zamanda hal ve müşahede yönünden de Hak'ta fani ve Hak ile baki</li></ol><p>H Hal 4 olması. Hakka'l-yakin üç yakin türünden biridir. Insanın öleceğini bilmesi ilme’lyakin, ölüm döşeğine düşüp can çekişmesi, ölüm meleğini görmesi ayne'l-yakin, ölümü tatması ve ölüm olayını yaşaması hakka'l-yakindir (cr). İlme'l-yakin şeriatın zahiri, ayne’l-yakin şeriattaki ihlas, hakka'l-yakin şeriatı müşahede, yani yaşamadır (cr).</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-3931- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 281
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>tas. Birlik makammda Hakk’ı görme; kesinlik bakımmdan en ileri derecede bulunan duğru bilgi anlamında kullanılan bir terim. İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir. Bunlar, hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi), ayne’lyakîn (gözlem ve duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), ilme’l-yakîn (akla ve İlmî delillerle edinilen bilgi) (bk. bu madde). Tasavvuf ehline göre bu terim, kulun Allah’ta fâni olması, O’nunla sadece ilmen değil, hem ilim, hem gözlemleme hem de hâl itibariyle bekâ bulmasmı ifade etmektedir</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11575- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kâşanî, Hakk’ın, hakikatini ayne’l-cem’i’l-ehadiyye makamında müşahede etmesidir, diye tanımlar. Bu durumda kul, Hak’ta fam olur; hal, söz ve şuhudî açıdan Hak ile bakî olur. Yalnız Hak ile ilmen bakî olmak, hakka’l-yakîn olmaz. Meselâ, her akıllı kişinin ölümü bilmesi, ilme’l-yakîndir. Melekleri müşahedeye başlayınca ayne’l-yakîn, ölümü tadınca hakka’l-yakîn olur. Yani bilmek, görmek, tatmak birbirinden farklıdır. Bu konuda bazı âlimler, ilme’l-yakîn, şeriatın dışıdır; ayne’l-yakîn, şeriatta ihlastır; hakka’l-yakîn, şeriatta hakikati, müşahede etmektir, demiştir.</p>
حق
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
حق | ليقين)
- a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi.
- tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca kendisinin müşahede etmesi. b Sâlikin yalnızca ilim yönünden değil, aynı zamanda hal ve müşahede yönünden de Hak'ta fani ve Hak ile baki
H Hal 4 olması. Hakka'l-yakin üç yakin türünden biridir. Insanın öleceğini bilmesi ilme’lyakin, ölüm döşeğine düşüp can çekişmesi, ölüm meleğini görmesi ayne'l-yakin, ölümü tatması ve ölüm olayını yaşaması hakka'l-yakindir (cr). İlme'l-yakin şeriatın zahiri, ayne’l-yakin şeriattaki ihlas, hakka'l-yakin şeriatı müşahede, yani yaşamadır (cr).
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
tas. Birlik makammda Hakk’ı görme; kesinlik bakımmdan en ileri derecede bulunan duğru bilgi anlamında kullanılan bir terim. İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir. Bunlar, hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi), ayne’lyakîn (gözlem ve duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), ilme’l-yakîn (akla ve İlmî delillerle edinilen bilgi) (bk. bu madde). Tasavvuf ehline göre bu terim, kulun Allah’ta fâni olması, O’nunla sadece ilmen değil, hem ilim, hem gözlemleme hem de hâl itibariyle bekâ bulmasmı ifade etmektedir
Tasavvuf Sözlüğü
Kâşanî, Hakk’ın, hakikatini ayne’l-cem’i’l-ehadiyye makamında müşahede etmesidir, diye tanımlar. Bu durumda kul, Hak’ta fam olur; hal, söz ve şuhudî açıdan Hak ile bakî olur. Yalnız Hak ile ilmen bakî olmak, hakka’l-yakîn olmaz. Meselâ, her akıllı kişinin ölümü bilmesi, ilme’l-yakîndir. Melekleri müşahedeye başlayınca ayne’l-yakîn, ölümü tadınca hakka’l-yakîn olur. Yani bilmek, görmek, tatmak birbirinden farklıdır. Bu konuda bazı âlimler, ilme’l-yakîn, şeriatın dışıdır; ayne’l-yakîn, şeriatta ihlastır; hakka’l-yakîn, şeriatta hakikati, müşahede etmektir, demiştir.