حق
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
حق | ليقين)
- a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi.
- tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca kendisinin müşahede etmesi. b Sâlikin yalnızca ilim yönünden değil, aynı zamanda hal ve müşahede yönünden de Hak'ta fani ve Hak ile baki
H Hal 4 olması. Hakka'l-yakin üç yakin türünden biridir. Insanın öleceğini bilmesi ilme’lyakin, ölüm döşeğine düşüp can çekişmesi, ölüm meleğini görmesi ayne'l-yakin, ölümü tatması ve ölüm olayını yaşaması hakka'l-yakindir (cr). İlme'l-yakin şeriatın zahiri, ayne’l-yakin şeriattaki ihlas, hakka'l-yakin şeriatı müşahede, yani yaşamadır (cr).
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
tas. Birlik makammda Hakk’ı görme; kesinlik bakımmdan en ileri derecede bulunan duğru bilgi anlamında kullanılan bir terim. İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir. Bunlar, hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi), ayne’lyakîn (gözlem ve duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), ilme’l-yakîn (akla ve İlmî delillerle edinilen bilgi) (bk. bu madde). Tasavvuf ehline göre bu terim, kulun Allah’ta fâni olması, O’nunla sadece ilmen değil, hem ilim, hem gözlemleme hem de hâl itibariyle bekâ bulmasmı ifade etmektedir
Tasavvuf Sözlüğü
Kâşanî, Hakk’ın, hakikatini ayne’l-cem’i’l-ehadiyye makamında müşahede etmesidir, diye tanımlar. Bu durumda kul, Hak’ta fam olur; hal, söz ve şuhudî açıdan Hak ile bakî olur. Yalnız Hak ile ilmen bakî olmak, hakka’l-yakîn olmaz. Meselâ, her akıllı kişinin ölümü bilmesi, ilme’l-yakîndir. Melekleri müşahedeye başlayınca ayne’l-yakîn, ölümü tadınca hakka’l-yakîn olur. Yani bilmek, görmek, tatmak birbirinden farklıdır. Bu konuda bazı âlimler, ilme’l-yakîn, şeriatın dışıdır; ayne’l-yakîn, şeriatta ihlastır; hakka’l-yakîn, şeriatta hakikati, müşahede etmektir, demiştir.