Ara
Menü

Akşehirli Abdullah Dede

Akşehirli Abdullah Dede (ö. 968/1560-61), Akşehir yakınında zâviye ve misafirhane kurarak yolcuları ağırlayan; ikram, infak ve uzlet hayatıyla tanınan şeyhtir.

Vefat
1561
Unvan
Zâviye kurucusu, misafirperver derviş ve irşad ehli

Cezbe ve uzlet yılları

Karaman vilâyetinin Akşehir kasabasında doğdu. Gençliğinde güçlü bir cezbe hâli yaşadığı, uzun süre şehir ve toplum hayatından uzak dolaştığı nakledilir. Daha sonra sahv ve denge hâline dönerek Akşehir yakınındaki bir köye yerleşti.

Zâviye ve misafirhane

Yerleştiği yerde bir zâviye ve misafirhane kurdu. Gelip geçenleri doyurmayı temel hizmet kabul etti; kendisine ulaşan adak ve sadakaları biriktirmeden aynı gün ihtiyaç sahiplerine dağıtmasıyla tanındı. Bu kayıt, XVI. yüzyıl kırsal zâviyesinin konaklama, iaşe ve sosyal yardım işlevini açık biçimde gösterir.

Vefatı ve halefi

Doksan yaşını aşmışken 968/1560-61'de vefat etti. Oğlu Velî Baba postuna geçti. Kaynak modern koordinata imkân verecek köy veya mezar ayrıntısını vermediği için sahte harita noktası eklenmedi.

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Şehzade Bayezid ve Selim hakkındaki anlatı

Kaynak, Abdullah Dede'nin Şehzade Bayezid'i kardeşi Selim'le çatışmaktan vazgeçirmeye çalıştığını aktarır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Kanûnî Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Bayezid, 966/1558-59 yılında kardeşi Selim'le savaşa hazırlanırken Akşehirli Abdullah Dede'nin uzletgâhına geldi. Ondan himmet ve dua istedi, kılıç kuşanmak arzusunu bildirdi. Abdullah Dede şehzadeye sert davranmadı; fakat bu niyette hayır bulunmadığını söyleyerek onu kardeş kavgasından vazgeçirmeye çalıştı. Bayezid gençlik gururuyla nasihati kabul etmedi.

Daha sonra Şehzade Selim de Abdullah Dede'yi ziyaret edip dua istedi. Dede, gönül hoşluğuyla dua ederek onun galip gelmesini diledi. Atâyî bu bölümde şu beyti aktarır:

Dil-i dervîş-i dil-rîşin duâ-yı subhgâhından
Belâlar eksilir, câh u celâl-i kibriyâ artar.

Rivayetin devamında Bayezid'in talih yıldızının sönüp Selim'in ikbalinin parladığı söylenir. Kanûnî Nahcıvan seferine çıkarken Abdullah Dede'ye uğrayıp oğullarından hangisinin saltanata daha uygun olduğunu sorduğunda onun yine Sultan Selim'i gösterdiği anlatılır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 398-404.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Çekirge istilasında korunduğu anlatılan tarla

Akşehir çevresindeki çekirge istilasında zâviye tarlalarının zarar görmediği anlatılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Akşehir çevresini bir çekirge istilası kaplamış ve ekinleri mahvetmişti. Abdullah Dede'nin zaviyesine ait tarlaların çevresindeki bütün ekinler yenildiği hâlde bu tarlalar yeşil ve taze kaldı.

Durum kendisine anlatıldığında Abdullah Dede, “Bu, fakirlerin hakkı ve cömertlik tohumunun başağıdır. Hayvanın dahi ona hürmet etmesinde şaşılacak ne vardır?” diye cevap verdi.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 398-404.