Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Halka karışmamak, onlardan ayrı yaşamak, inzivaya çekilmek.
- tas. Günaha girmemek, daha çok ve daha ihlaslı ibadet etmek için toplumdan ayrılıp ıssız ve kimsesiz yerlere çekilmek, tek başına yaşamak. Buna halvet, inziva, vihdet adı da verilir, Toplum içinde bulunmaya, ihtilat, muhâlete ve hiltat denir, Mutasavvıfların uzletten maksatları ihtiyaçtan fazla toplumda kalmamak, laklakıyatla zaman geçirmemek, boş zamanlarda bir köşeye (küşe-i inziva) çekilerek ibadet ve tefekkürle zamanı değerlendirmektir. Fakat bazı dervişler ömür boyu toplumun dışında kalmışlar, çilehane ve mağaralarda yaşamışlardır (Gi m:221 43: İM 325; ). Serden ve şerlilerden uzak durmak farz; uzlet, fuzüldar ve
ALE Uzübet
fuzülilerden uzak kalmak fazilettir.
Uzlet ehli doğru gider cennete
Uzlet ehli uğramaz hiç mihnete
Uzlet ehlidir sevip hem sevilen
Sen bu uzletten kacarsin pes neden
Eşrefzâde
Birçok süfiye göre sâlik halkın içindeyken onlardan ayrı olmalı, zahiren halk ile,
bâtınen Hak ile olmalıdır. Arif hiltatta iken uzlette, celvette iken halvette, kâin
iken bâin, karip iken garip, ferşi iken arşi, arzi iken semavi olmalıdır. İ
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Tasavvuf inancında, bir sûfînin veya zahidin Allah’a daha fazla ve daha yakın ibadet etmek için dünya işlerini bir kenara bırakarak bütün varhğıyla Hakk’a yönelmesi.