Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

23 sonuç · “Uzlet

01
Şahsiyet

Ali el-Aclûnî

Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir.

02
Şahsiyet

Edirneli Hasan Dede

Edirneli Hasan Dede b. Hızır (ö. 976/1568-69), Sünbül Sinan’a intisap edip Merkez Efendi’nin hizmetinde bulunan, Kahire’de İbrâhim Gülşenî yanında sülûkünü tamamlayan ve Şam’da uzlet içinde vefat eden Halvetî şeyhidir.

03
Şahsiyet

İsmâil Fakirullah-ı Tillovî

İsmâil Fakirullah-ı Tillovî (1657–1735), Tillo’da ilim, ziraat, uzlet ve irşadı birleştiren; Erzurumlu İbrâhim Hakkı’nın hayatını ve öğretisini derinden şekillendiren Nakşibendî-Kādirî şeyhidir.

04
Şahsiyet

Karamanlı Şeyh Süleyman el-Kādirî

Karamanlı Şeyh Süleyman el-Kādirî (ö. Receb 1043/Ocak 1634), Bursa'ya yerleşerek Ulucamii'de uzlet ve kanaat içinde yaşayan Kādirî şeyhidir.

05
Şahsiyet

Şeyh Muhammed Emîn-i Elfî

Kovacı Efendi diye tanınan Muhammed Emîn-i Elfî, 1244/1828’de âsitâne meşihatına getirilen, bir yıl sonra postu oğlu Muhammed Gâlib’e bırakarak uzlete çekilen şeyhtir.

06
Sözlük

Uzlet

Halka karışmamak, onlardan ayrı yaşamak, inzivaya çekilmek. tas. Günaha girmemek, daha çok ve daha ihlaslı ibadet etmek için toplumdan ayrılıp ıssız ve kimsesiz yerlere çekilmek, tek başına yaşamak. Buna halvet, inziva, vihdet adı da verilir, Toplum içinde bulunmaya, ihtilat, muhâlete ve hiltat denir, Mutasavvıfların uzletten maksatları ihtiyaçtan fazla toplumda kalmamak, laklakıyatla zaman geçirmemek, boş zamanlarda bir köşeye (küşe-i inziva) çekilerek ibadet ve tefekkürle zamanı değerlendirmektir. Fakat bazı dervişler ömür boyu toplumun dışında kalmışlar, çilehane ve mağaralarda yaşamışlardır (Gi m:221 43: İM 325; ). Serden ve şerlilerden uzak durmak farz; uzlet, fuzüldar ve ALE Uzübet fuzülilerden uzak kalmak fazilettir. Uzlet ehli doğru gider cennete Uzlet ehli uğramaz hiç mihnete Uzlet ehlidir sevip hem sevilen Sen bu uzletten kacarsin pes neden Eşrefzâde Birçok süfiye göre sâlik halkın içindeyken onlardan ayrı olmalı, zahiren halk ile, bâtınen Hak ile olmalıdır. Arif hiltatta iken uzlette, celvette iken halvette, kâin iken bâin, karip iken garip, ferşi iken arşi, arzi iken semavi olmalıdır. İ

07
Mekân

Kûfe

Kûfe · Irak · Ebû Hanîfe'nin yanında uzun yıllar hadis ve fıkıh okuduğu, sonra evine kapanıp zühde çekildiği ve harap evinde Kur'an okurken vefat ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.

08
Mekân

Mukattam dağı

Kahire · Mısır · Müsta'zafîn vadisindeki harap bir mescidde ibadet ve tefekküre çekildiği dağ; münzevi hayatının ilk mekânı. İlişkili kişi dosyası İbnü’l-Fârız : İbnü’l-Fârız (1181–1235), ilâhî aşkı ve seyrüsülûk tecrübesini Arap şiirinin en güçlü örnekleri arasında yer alan el-Kasîdetü’t-tâiyye ve el-Hamriyye ile anlatan Mısırlı sûfî şairdir.

09
Mekân

Sivîstan (Sehvân)

Sehwan · Pakistan · 957/1550'de doğduğu Sind şehri; dağlarında uzlet yaşayan Kādirî şeyhi Hızır Sivîstânî'ye burada intisap etmiştir. İlişkili kişi dosyası Miyân Mîr : Miyân Mîr (ö. 1045/1635), Lahor'da altmış yılı aşan irşadı, geniş halife çevresi ve hükümdarlar karşısındaki bağımsız tavrıyla Hindistan Kādirîliğinin başlıca temsilcilerindendir.

10
Mekân

Zağvân Dağı

Zaghouan · Tunus · Bir mağarasında bitkiler ve otlarla beslenerek uzlete çekildiği dağ; “Ey Ali! Artık insanların arasına karış da senden istifade etsinler” denilmesi üzerine uzletine son vermiştir. İlişkili kişi dosyası Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî : Ebü’l-Hasen Nûreddin Ali eş-Şâzelî (593/1197–656/1258), Abdüsselâm b. Meşîş’in terbiyesinde yetişip Tunus ve İskenderiye’de irşad halkaları kuran, Şâzeliyye’nin kurucu pîridir.

11
Mekân

Tunus

Tunus · Tunus · On yaşlarında ilk gittiği, uzletten sonra irşada başladığı ve Başkadı İbnü'l-Berâ'nın kıskançlığı yüzünden terketmek zorunda kaldığı şehir; hac dönüşü Ebü'l-Abbas el-Mürsî için buraya dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî : Ebü’l-Hasen Nûreddin Ali eş-Şâzelî (593/1197–656/1258), Abdüsselâm b. Meşîş’in terbiyesinde yetişip Tunus ve İskenderiye’de irşad halkaları kuran, Şâzeliyye’nin kurucu pîridir.

12
Mekân

Aclûn — doğum ve menşe

Aclûn · Ürdün · Aclûn — doğum ve menşe. Aclûn şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır; doğduğu yapı bilinmemektedir. Biyografideki yeri Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Aclûn — doğum ve menşe” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.

13
Mekân

Bursa Ulu Cami — imamlık, kıraat ve uzlet

Bursa · Türkiye · Ali el-Aclûnî’nin 953/1546’dan vefatına kadar imamlık yaptığı; kıraat ve uzlet hayatını sürdürdüğü Bursa Ulu Cami. Yapıyla ilişkili kişi Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir. Kayıt, Ali el-Aclûnî’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.

14
Mekân

Emir Sultan Mezarlığı — vefat ve defin

Bursa · Türkiye · Ali el-Aclûnî’nin defnedildiği kaydedilen Emir Sultan Mezarlığı. İşaret mezarlık alanını gösterir; şahsî mezar noktasını değil. Yapıyla ilişkili kişi Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir. Kayıt, Ali el-Aclûnî’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.

15
Makale

Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları

Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.

16
Makale

El-Uṣûlü'l-aşere: On Esas

Necmeddîn-i Kübrâ'nın kısa fakat yoğun seyrüsülûk rehberi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.

17
Eser

SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ

Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş

18
Eser

RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ

Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl

19
Eser

HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER

Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,

20
Eser

HALVETE GİRİŞ ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 28. bölüm · Rivâyete göre; Hz. Dâvud (a.s) hüküm vermede bir hataya düştüğü zaman kırk gün kırk gece, secde hâlinde istiğfar etti; nihâyet Yüce Rabbi kendisini affetti . (Buradaki hatâ; bazı İ

21
Eser

SOHBETİN FAYDA VE TE’SİRLERİ

Avârifü’l-Maârif · 53. bölüm · İki şahıs arasındaki beraberliği ve sohbeti te’min eden şey, aralarındaki ortak cinsiyettir. Kişiyi, bir diğeri ile sohbet ve berâberliğe, bazen aralarında mevcut olan en umûmî vas

22
Eser

Sayfalar 230–236

Muzaffer Ozak Külliyatı · hazinesinden çıkmış değildir, dedi. Pederimden kalan çiftliğin gelirindendir. Şeyh hazretleri, keseyi aldı ve içinden bir kaç akçe çıkararak dervişlerden birisine uzattı: — Bu para

23
Eser

Sayfalar 442–449

Muzaffer Ozak Külliyatı · hizmeti kabul etmezdi. Kazancını da okuttuğu talebelerine harcardı. Dedik ya, o çağlarda bütün âlimler ve şeyhler bir iş tutarlar ve kimseye yük olmazlardı. Magrib diyarında balıkç