Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 3–12
SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür.
Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Istanbul - 1977
İKİNCİ CİLDE BAŞLARKEN...
Zât-ı Kibriyâ-i ahadiyyetinden gayrı kulluk ve ibadete lâyık ve müstehak Hak mâ'bud bulunmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh ve tekmil kemal sıfatlarıyla muttasıf olan Allahu zül-celal vel-cemal hazretlerine, sonsuz hamd-ü senâlarla tâ'zimat ve tekrimatımı arzeder, bencileyin âciz ve nâçiz bir kuluna okuduğunu anlamak ve anladığını anlatmak şu'ur ve idrakini bahş ve ihsan buyuran Rabbimden tevfik ve inayetinin devamını olanca saffet ve samimiyetimle hâlisane niyaz eylerim.
Salâvat, tahiyyât ve teslimatımız ol Nür-ul-envâr, sırrul-esrâr, Seyyid-ül-Ebrâr ve zeyn-il-mürseliyn-il-ahyâr aleyhi ve âlihi salâvatullah-il- Gaffâr efendimizle ehl-i beytinin, evlâdının, ezvâcının, asabının, ensarinin ve ahbabının üzerine olsun ki, bizlere beşikten mezara kadar ilme talip olmamızı, Çin'de bile bulunsa ilmi aramağa gitmemizi, ilim öğrenmemizi ve ilmi yazı ile tesbit ve neşretmemizi irade ve ferman buyurmuşlardır.
Bu emr-i celil-i Peygamberiye imtisâlen ve ahkâm-ı ilâhiyye'ye ittibaen otuz küsur yıldanberi güzel Istanbul'umuzun belli başlı bütün cami-i şeriflerinin kürsülerinden fahriyyen ve yalnız rizayı ilâhiyyi gözeterek, vâ'az-ü nasihat yoliyle aziz din kardeşlerime ve Hak yoldaşlarıma hayırlı ve faydalı hizmetlerde bulunabilmek umuduyla, Kitabullah'tan ve sünnet-i seniyye-i Resülüllah'tan istihraç ve selef-i salihiynin mû'tenâ ve müstesnâ eserlerinden istimzâc edebildiğim hakikat-i Muhammediyye ve islâmiyye' yi açıklamağa çalıştım.
Bu cümleden olarak, cami-i şeriflerde bizi dinlemek lûtfunda bulunan muhterem cemaatimden ve hakkımızda iltifat ve sitayişlerini esirgemeyen din kardeşlerimden bir çoklarının teşvik ve tergipleriyle, üç cilt içinde otuz üç dersten oluşan (İR ŞÂD) adındaki mev'izelerimi ve onu takiben tasavvufla ilgili (ZİYNET-ÜL -KULÛB) namındaki mütevazi eserimi ve nihayet 1975 yılı içinde de on iki dersten meydana gelen (ENVÂ R - ÜL - KULÜB) adındaki mev'ızelerimin birinci cildini tabı ve neşredebilmek mazhariyyetine de hamdü lillâh eriştim.
(ENVÂR-ÜL-KULÜB) adındaki son eserimi yayınlarken, bunun kaç risâle veya cilt olacağını tetkik ve tetebbu erbabının alâka ve iltifatlarının tayin edeceğini açıklamıştım. Allahu teâlâ'ya hamdederim ki, bu mütevazi eserimiz de gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında geniş bir ilgi ve sevgiyle karşılanmış ve isâmdan nasibi olan bir çok zevatın kalplerini nurlandırmıştır. Dünya gözüyle böyle hayırlı ve olumlu bir sonucu görebilmek şeref ve bahtiyarlığına mazhar buyurduğu için Allahu sübhanehu
ve teâlâ hazretlerine ne kadar şükretsem, minnet ve şükranımı yine de ifade etmiş olamam.
Söz buraya gelmişken, bir gerçeği açıklamak ve samimi bir Itirafta bulunmak isterim:
Ne otuz küsur yılık fahri vâ'izliğim ve ne de tabı ve neşrine muvaffak olduğum eserler, her zaman ve her yerde azini, ehlini ve noksanlarını müdrik ve müterif bulunan fakir-i pür-taksirin şahsi malım ve müktesebim değildir. İnayet-i Rabbaniyye ve tevfikat-ı sübhaniyye ile, iki muazzam ve baha biçilmez hazineden, yani Kur'an-ı azim-ül-bürhan ile Ehâdis-i Nebeviyye gibi ehl-i iyman için birer dürrü yektâ mahiyetindeki eşsiz ve benzersiz mücevherleri, bizlerden önce de yerli yerince kullanarak muhteşem ve müressâ iyman tâcları, müşâ'şâ ve mükellef şeri'at kaftanları hazırlamış veli'lerden, âlimlerden, salihlerden ve âşık-ı sadıklardan görüp öğrendiklerimi sunmağa çalışıyorum. Gözleri kamaştıran, o iki büyük ve eşsiz hazineden derlenmiş mücevherlerin, elmasların, yakutların pırıltılarıdır. Hayret ve takdirler, onları işleyen elin sahibine değil, o baha biçilmez mücevherleri halk ve icat buyurana ait ve râcidir. Nasıl ki, bir kuyumcu işlediği altun, gümüş veya plâtini kendisi imal edemez ve onları süslediği kıymetli taşları da belirli kaynaklardan elde ederse, bu fakir-i pür-taksir de elimden geldiği ve gücümün yettiğl kadar Kitabullah'tan ve sünnet-i seniyye-i Resûlüllah'tan derlediğim eşsiz ve benzersiz mücevherleri yerli yerince kullanmağa çalışan basit bir işciyim. Binaenaleyh, akıl ve irfan sahipleri eserden mü'essire geçmeği, hak ve hakikatl seçmeği elbette ve elbette bizden iyi bilirler.
Bütün gayret ve iyi niyyetimize rağmen, bazı hata ve kusurlarımız olmuşsa, bunların nazarı af ve müsamaha ile karşılanmasını fazilet sahplerinden hassatan rica ve istirham ederim.
Sözlerimi bitirirken esirgemedikleri ilgi ve sevgiyle beni daima teşvik, teşci ve taltif eden aziz din kardeşlerime ve hak yoldaşlarıma ve bu mütevazi eserlerimizin tertip ve tanziminde yardımcı olan Hacı Tevfik ve Lutfi beylere, tabı ve neşri hususunda her zaman gayret ve himmetleri genen tekliyeni en kiğil aşıye ulk der ere mür velinme eri geleilere bu vesile ile alenen minnet ve şükran borçlarımı eda etmeği vecibe bilirim.
(ENVÂR-ÜL-KULÛB)'un üçüncü cildinin de hazırlanmış olup çok kısa bir zaman içinde tabı ve neşrolunacağını ihvân-ı kirâma tebşir ederim.
Allahu veliyyüt-tevfik ve ni'mer-refik...
EL - HAC
MUZAFFER OZAK
ENVÂR-ÜL-KULÜB (Kalblerin Nurları)
DERS: 13 MÜNDERECAT:
Enbiyâ sûre-i celilesinin 107. âyet-i kerimesinin tefsiri - Münâcat - Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin yüce şahsiyetleri - Resûl-ü zişânın, ınd-i ilâhideki kıymet ve ehemmiyeti - Peygamber-i âlişan neden bütün diğer peygamberlerden efdaldir - Ashab-ı kiramın fazilet ve meziyetleri - Tasliye ne demektir, niçin yapılır.
Allahu talâ'nın, meleklerin ve kulların salât ve selâmlarının hikmeti - Habib-i edib-i Kibriyâ'ya tazimin lüzum ve ehemmiyeti ve faydaları - Ebeveyn-i Resûlullah hakkında bazı cahilleri uyarma - Resûl-ü müctebâ'nın amcas1 Hz. Ebu-Tâlib'in islâma ve büyük islâm peygamberine yardım ve hizmetleri - Ashab-ı kirama ve ezvâc-1 tâhirata dil uzatmanın zararları - Şi'a iki kısımdır - Din ve islâm düşmanları, ümmeti-Muhammed'i bölmek ve parçalamak için nasıl çalışırlar - Mezhep çekişmelerinin sebebi ve mahiyeti - Fitne, nifak ve iftira ile islâmı yıkmak isteyenlerin asıl hedefleri nedir - Şehnâme'den ibret verici bir belge - Resûl-ü zişâna eziyyet edenlerin, dünya ve âhirette ilâhi lânete uğrayacakları - Hz. Âmine ve Hz.
Meryem arasında küçük bir kıyaslama - Hz. Ebu-Bekir, Ömer, Osman ve Ali rıdvanullahi aleyhim ema'ıyn efendilerimizin islâma hizmetleri ve üstün fazilet ve hasletleri - Ummet-i Muhammed neden bütün ümmetlerin en hayırlısıdır - Resûl-ü müctebâ'yı ashabını, ahbabını, ensarını, ana ve babasını, atalarını sevmenin fayda ve yararları - Hutbelerde hulefâyı râşidinin mübarek isimlerinin zikredilmesindeki hikmetler - Ashab-ı kirama hürmet ve muhabbetin sebep olduğu mazhariyetler -
Sallû alâ seyyidinâ Muhammed Sallû alâ envâr-i kulûbinâ Muhammed...
Sallû alâ şefi-i zunûbinâ Muhammed...
Sallû alâ şems-id-Duhâ Muhammed...
Sallû alâ bedr-id-dücâ Muhammed...
Sallû alâ nûr-il-Hüdâ Muhammed...
El-evvelü Allah.. El-âhirü Allah... Ez-zâhirü Allah. EIbâtınü Allah... Hayrihi ve şerrihi min'Allah... Men kâne fi kalbihi Allah. Fe-mu'inuhu ve nâsıruhu fid-dâreyn-i Allah...
Rabbişrahli sadri ve yessir-li emri vahlûl ukdeten min lisani yefkahu kavli ve ufevvidu emri ilâllah vallahu basiyrün bilibâd.
....
Sübhaneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ent-el alim-ül-hakim...
Sübhaneke lâ fehme lenâ illâ mâ fehhemtenâ inneke ent-el cevvâd-ül-kerim...
Sübhaneke mâ arefnâke hakka mâ'rifetike yâ mâ'ruf...
Sübhaneke mâ zekernâke hakka zikrike yâ mezkûr...
Sübhaneke mâ abednâke hakka ibadetike yâ mâ bud...
Sübhaneke mâ şekernâke hakka şükrike yâ meşkûr...
E'ûzü Billahi min-eş-şeytan-ir-raciym Bismillâh-ir-Rahman-ir-Rahiym Ve mâ erselnake illa rahmeten lil-alemiyn..
El-Enbiya 107 (Habibim Ahmed, Resûlüm yâ Muhammed! Biz, seni ancak âlemlere rahmet olmak üzere gönderdik.)
Ey kerem ve merhametine gayet, lûtut ve ihsanlarına nihayet olmayan ulu Allah... Yâ Rabbi, yâ ilâhi ve mâ budi ve maksudi ve Rabbi Rabbil-âlemiyn... Zât-ı ahadiyyetin ve rizayı kur= biyyetin hürmetine biz âciz, zayıf ve biçare kullarını Hazret-i rübubiyyetine iymanda daim, ibadet ve tâ'atte kaim eyle... Biz-
leri, kendilerinden razı olduğun kulların arasına ithal, hizmet ve ubudiyette temayüz eden âşıklar ve sadıklar zümresine ilhak eyle... Isimlerimizi âşıklar ve sadıklar divanında ibka, ancak sana kulluk ve ibadet eden âbidler ve sâlihler arasında i'lâ eyle... Zât-ı ülûhiyyetine hakkıyle kulluk eden, kulluğunun kadr-ü kıymetini bilen has kullarından eyle... Nefislerimizi şeytanın şerrinden, mâ'siyyet illetinden, kâfirlere ve zâlimlere kul olmak zilletinden halâs eyle... Seyyid-ül-Enbiyâ, sened-ül-asfiyâ hürmetine, sebeb-i hılkat-i Âdem ve bedi-i esbab-ı âlem izzetine din-i mübiyninin halvethanesi olan kalplerimizi o sultan-1 â'zam ve o Nebiyyi mu'azzamın, evlâdının, ehl-i beytinin, ashabının, ensarının, ahbabının ve sâki-i aşk-ı ilâhi ve aşk-1 Resûl-ü Rabbilâlemiyn olan velilerinin, âlimlerinin muhabbetleri nurları ile pür-nûr eyle... Din-i metininde muhakkik ve müddekik cihar yâr-ı güzin ve hulefâyı Resûl-ü Rabbil âlemiyn, server-i serdar-1 sadr-ı yakin, yâr-ı gar-ı Resûl-ü Kibriyâ, evvel-ül muhaciriyn ve evvel-ül hulefâyı mü'miniyn el-mülâkkab-ı bil-atiyk Hz. Eba- Bekir-is-Sıddıyk hürmetine, mazhar-1 adalet-i sübhani ve â'del-i mahlûkat-ı Rahmani, fatih-i Mısır ve Iran ve galib-i makhur-u cünûd-ü ateşperest, rekz-i tevhidi diyar-ı Azerbaycan ve fatih-i Kudüs ve Mescid-i Aksâ-i Şam, galib-i Rum, hulefâyı sâni-i Resûl-ü Rabbil-âlemiyn, üç aylık yoldan: (Yâ Sâriye! El-cebel...)
sayhası ile islâm ordularını ve mücahitlerini korumak ve kurtarmak kerametini izhar eden ve: (Yâ Ömer! Ente minni ve ene minke...) Hadisi-şerifi ile kadr-i valâsı tezahur eyleyen Hz.
Omer Ibn-il-Hattâb hürmetine, mâ'den-i hayâyı samedâni ve menba-1 hilm-i sübhani, sâlis-i hulefâyı Resûl-ü Rabbil-âlemiyn, câmi-ül-Kur'an, sahib-ül hayâ-i vel-iyman, eş-şehidü fi hal-is-sıyam Hz. Osman ibn-i Affan-ı Zin-Nûreyn'in hilmiyet ve hürmetine, Medine-i ilm-i Rabbani ve mecma-1 şecaat-i sübhani ve vâris-i sehavet-i Nübüvvet-i Hakkani, (ENE MEDINE'T-ÜL ILM VE ALİYYÜN BÂBÜHA...) Hadis-i şerifiyle kadri, ilmi, hilmi, sehavet ve şecaati beyan buyurulan vasiyyi Nebi, zevc-i Fatıma't-üz-Zehri, Sâki-i Kevser, Fatih-i Hayber, (YA ALÎ ENTE BİMENZİLETİ HARUN...) Hadis-i şerifiyle makam-ı âlileri tayin buyurulan Esedullah-il galip Ali Ibn-i Ebi Talip efendimizin
ilmi, hilmi, sehavet ve şecaati hürmetine din-i mübiyn-i islâmda yakinimizi ziyade eyle... Gönüllerimizden hubbu sivâyı ihraç ederek gönül evlerimizi aşkullah, muhabbetullah ve muhabbet-i Resûlüllah ile tezyin eyle... Hakkı görecek göz, halkı irşâd edecek söz, hak ve hakikati kuşkusuz kabul edecek tertemiz bir öz sahibi olmayı nasip ve müyesser eyle... Hakkı zikredecek bir dil, Hakkı sevecek bir gönül Hakkı duyacak kulak, hakka yürüyecek ayak bahş ve ihsan buyurarak bizleri ilâhi sırlarının hakikatlerine vakıf kullarından eyle.. Ibadet ve tâ'ati sıdk-1 hulûs ile yapan, kulluk ve ibadetinden zevk alanlardan, kalpleri aşkullah, muhabbetullah ve muhabbet-i Resülüllah ile dolanlardan, kulluk makamında zevk ve sefa bulanlardan eyle...
Bizlere, öylesine bir hulûs ihsan ve inayet buyur ki, her zaman ve her mekânda cemalin şem'ine pervane olalım, şem'i nur-u cemalin etrafında tavaf kılalım, mest-ü hayran kalalım, hakkı ve hakikati bulalım... Bizlere, öylesine bir iyman ve iykan bahş ve ihsan buyur ki, itikat ve amellerimizde murad-ı ilâhine ve Habib-i edibinin murad-1 seniyyesine lâyık, kulluk ve ibadette faik olalım dünya hayatında salâh ve selâmet ve âhirette necat ve saadet bulalım... Makam-ı ahadiyyette azamet-i Kibriyân hürmetine bu fâni vücutlarımızı benlik ve bencillikten kurtararak, cemal-i bâ-kemalin izzetine deryayı rahmetinin sonsuzluğunda müstagrak olalım..
Yâ ilâhi! Kur'an-ı azim hürmetiyçün, Habib-i edibin Muhammed Mustafa'nın kelâm-ı kadiminde münderiç haka'ik ve deka'ikının keramâtı hakkiyçün, Kur'an-ı azim-ül-bürhanında beyan buyurduğun esmâ-i zat ve sıfatın aşkıyçün, yüce katında mahbub ve makbulün olan kullarının gözyaşıyçün, Hüseyin'in kanıyçün, hazretine doğru varan yol için, sırrı Meryem, sûre-i Imran için, hüsn-i vech-i Yusuf-u Ken'an için, dünyanın son menzili olan ecel yastığına başlarımızı koyduğumuz zaman kâmil bir iyman ile çene kapamayı cümlemize nasip ve müyesser eyle... Son sözlerimizi kelime-i tevhid ve Kur'an-ı-mecid eyle...
Ölüm ânımızda, kendilerini müjdeleyici meleklerin af ve mağfiret, cennet ve cemal-i ilâhi ile müjdeledikleri kullar zümresine bizleri de ilhak eyle... Ölümün şiddetinden, kabrin vahşa
tinden, mahşerin dehşetinden, cehennem ateşinden bizleri halâs eyle. Tevfik-i ilâhin ile bizleri burada böylece topladığın gibi, o dehşet gününde de Habib-i edibinin sancağı altında, civar-z Mustafa'da lûtf-u kereminle cem'u haşreyle.. Resûl-ü zişânın şefaat ve iltifatına nail ve mazhar eyle... Mizanımızın sağ kefesini ağır ve defterlerimizi sağ yanımızdan alanlardan eyle...
Sıratı emniyetle geçenlerden, cennet hullesini biçenlerden, şarab-ı Kevser'den içenlerden eyle... Bizleri, cennet ve cemalinle müşerref eyle... Vatan ve milletimizi mahşere kadar bu cihanda adl ile ibka buyurarak, müslüman Türk milletini, şanlı ordularımızı, şerefli kumandanlarımızı ve devlet büyüklerimizi hayırlı işlerinde ve teşebbüslerinde daima muvaffak eyle... Ülkeyi ve milleti idare edenleri, islâm dinine ve Kur'an-ı azim hükümlerince insanlığa hizmette kaim ve daim eyle... Sevgili yavularınızı dinlerine, milletlerine ve devletlerine hâdim eyle...
Bu risâlemizi okuyan, okutan ve dinleyen ihvan-ı dini affı ilâhinle taltif buyurarak iki cihanda aziz eyle... Okuduklarımız ve öğrendiklerimizle âmil olmayı nasip ve müyesser eyle yâ Rabbi...
Aziz din kardeşlerim ve hak yoldaşlarım:
Bu dersimizin başında sunduğumuz Enbiya Sûre-i celilesinin 107'inci âyet-i kerimesinde, Allahu tealâ ve tekaddes hazretleri, Resûl-üs-sakaleyn, imam-ül-haremeyn, ceddül Haseneynil ahseneyn efendimizin yüce şânında: (VE MA ERSELNAKE ILLA RAHMETEN LİL-ÂLEMİYN Biz, seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.) buyurmaktadır.
Bir Hadis-i Kudside de şöyle buyrulmaktadır:
JSöY₴âÛJY ]YJ Levlâke levlak lema halakt'ül eflak.
(Seni yaratmasaydım, kâ'inatı yaratmazdım.)
Bu âyet-i kerime ile Hadis-i kudsiyyi, akıl ve mantık ölçüleriyle bağlantı kurarak değerlendirecek olursak görürüz ki, bü-