Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sabırlı fakir ve miskinler, kıyâmet gününde Allaha Teâlâ’nın ma’nevî huzûrunda oturup sohbet eden kimselerdir." 27 Rüveym demiştir ki: Tasavvuf üç haslet üzerinde kurulmuştur: 1.Dervişliğe sarılıp, fakirliğe (Allah’tan başka kimseye ihtiyaç duymama hâline) yapışmak.” 2.Malını infâk ve ihsân etmek. 3.Başkasına bir şey arz etmeyi ve istemeyi terk etmek.” Cüneyd el-Bağdâdî’ye tasavvuf sorulduğunda: “Tasavvuf; bütün alakaları keserek, Allahu Teâlâ ile beraber olmandır.” demiştir. Ma’ruf el-Kerhî şöyle demiştir: “Tasavvuf; gerçeklere yapışmak ve insanların elinde olan şeylerden ümidi kesmektir. Fakirliği ele geçirmeyen kimse, tasavvufu tam gerçekleştiremez.” Şiblî’ye göre, gerçek fakrın ne olduğu sorulduğunda: “Kulun, Hakk’ın dışında hiçbir şeye ihtiyaç duymamasıdır.” demiştir. Ebû Hüseyin Nûrî şöyle demiştir: “Fâkirin (dervişin) sıfatı; yokluk ânında rahat olması, elinde olanı Hakk yolunda dağıtması ve ihsanda başkalarını nefsinden öne almasıdır.” 27- (Suyûtî, Câmius’-Sağîr, Had. No: 7322; ibnu…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.