ادب
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
+. Terbiye; incelik, nezaket; kabul gören kullara uyma, 2. tas. Kişideki bir meleke olup onu kötü hal ve hareketlerden Vvazgeçirir. Tasavvuf tümüyle edepten ibarettir. Edep kurallara uymayı ve resmi olmayı gerektirir. Oysa sevgi ve dostluk tam olursa edebe uymak şart olmaktan çıkar, Edep gözetene edepli, gozetmeyene edepsiz denir. Edep gözeten Cedib) bisât ehlidir. Bazen edepsizden de edep öğrenilebilir, Lokman, “Edebi edepsizlerden öğrendim,” demiştir. “Emir edepten üstündür” (-279). Bkz. Erkan. Ehl-i irfan meclisinde aradım kıldım taleb İlim en geridedir, ill edep, illâ edep tee Edep bir tac imiş nâr-i Hudadan Gey ol tâcı emin ol her beladan
Edep yâ hü Edebin önemini belirtmek ve muhatabı edepli olmaya davet etmek için
söylenir.