Köken ve kullanım
i. ar.
غيبة
Kaynaklardaki ortak açıklama
- Kendini kaybetme, kendinden geçme.
- tas. Hak'tan gelen feyz ve tecellinin çokluğu ve kuvveti sebebiyle sâlikin çevresinin ve bizzat kendisinin ne yaptığını fark edemeyecek şekilde kendini kaybetmesi. Halktan ve nefsinden
gâib olan Hak'la hazır olur, yani onun huzurunda bulunur. Hak'tan gâib olan,
halk ve nefsiyle hazır olur.
Gaybet-i his Duyarlığı kaybetme, vecde gelen sâlikin hissini yitirmesi.
Gaybet-i kübra Mutlak fena.
Gaybet-i suğra Mukayyet ve sınırlı fena.
Gayb-ı izafi Allah'ın peygamberlerine ve evliyaya bildirdiği bazı gaybi hususlar ki,
bunları onlardan başkası bilemez.
Gayb-ı meknun-Gayb-i masun Saklı ve korunmuş gayb; Allah'tan başka kimsenin
bilmediği zatın sırrı ve künhü.
Gayb-ı mutlak Allah'tan başka hiçbir kimsenin bilmediği gayb.
Dinî Terimler Sözlüğü
Tasavvufta, kalbin kendisine gelen mânâlarla meşgul ve onlara dalmış olarak, kendisinden ve halkın işlerinden, etrâfında olan şeylerden habersiz olması.
Gaybet hâlindeki kimse, hissini ve şuurunu kaybeder. Kalbi, kendisine gelen feyzler ve ilhâmlar, mânevî ilimler ile meşgûl olur. Rebi' bin Heysem bir gün İbn-i Mes'ûd'un (radıyallahü anh) huzûruna giderken, bir demirci dükkanının önünden geçiyordu. Körüğün ağzında kızarmış bir demir gördü ve cehennemliklerin Cehennem ateşindeki hâllerini hatırlayıp kendisini bir gaybet hâli kapladı. Kendinden geçip yere düştü. (Abdülkerîm Kuşeyrî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, bir şeyin başka bir şeyde kaybolması hâli. Kalbin, maddî âlem ile ilgisini kesmesi. Buna tasavvuf kitaplarındaki örnek, Hz. Yusuf (s.) ve Mısırlı kadınlar olayıdır. Hz. Yusuf (s.)’un güzelliğine hayran kalıp, kendinden geçen Mısırlı kadınlar, ellerinin kesildiğini bilemeyecek durumda idiler. Hz. Yusuf(s.)’un cemâlini görüp de bu derece kendinden geçen insan, acaba, mutlak güzel olan Allah’ın, sıfatlarını, tecellilerini müşahede ederse durum nasıl olur? İşte, gaybet hâlinin sahibi olan kişide meydana gelen durumun izahı, budur.