Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-9959- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Bilinmeyen veliler. Her asırda mevcut ve sayıları ondan ibaret olan Allah adamları(evliyâ] hakkında kullanılan bir tâbirdir. Tasavvuf kaynaklarından birinde, bunun açıklaması şu şekilde yapılır: “Sıfat-ı gâlibeleri, huşu ve huzû-i Rabbani ve kendileri mağlûb-i tecellâ-yı Rahmânî oldukları için, seslerini yükseltmediklerinden, Hakk’ın gayrı bunları ve bunlar da Hak’tan gayriyi bilmezler. Esmâ-i camia ve kelimât-ı nâfia-i Hûda olmaları sebebiyle, kendilerinden istimdâd şer’an caiz ve bu esma ve kelimâtla istiâze ise nass ile sabittir. Ve gerçi hakikatte müstemid muvahhid olduğu halde, vesâit ile vesâile teşebbüs edilmek, mâni-i tevhid değildir. Nitekim umûr-i zâhiriyyede pâdişah-ı zaman ve mukarribîni olan vükelâ-yı âlişân hacet reva-yı ehl-i cihandır”.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11493- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Bilinmeyen veliler. Her asırda mevcut ve sayıları ondan ibaret olan Allah adamları(evliyâ] hakkında kullanılan bir tâbirdir. Tasavvuf kaynaklarından birinde, bunun açıklaması şu şekilde yapılır: “Sıfat-ı gâlibeleri, huşu ve huzû-i Rabbani ve kendileri mağlûb-i tecellâ-yı Rahmânî oldukları için, seslerini yükseltmediklerinden, Hakk’ın gayrı bunları ve bunlar da Hak’tan gayriyi bilmezler. Esmâ-i camia ve kelimât-ı nâfia-i Hûda olmaları sebebiyle, kendilerinden istimdâd şer’an caiz ve bu esma ve kelimâtla istiâze ise nass ile sabittir. Ve gerçi hakikatte müstemid muvahhid olduğu halde, vesâit ile vesâile teşebbüs edilmek, mâni-i tevhid değildir. Nitekim umûr-i zâhiriyyede pâdişah-ı zaman ve mukarribîni olan vükelâ-yı âlişân hacet reva-yı ehl-i cihandır”.</p>
Tasavvuf Sözlüğü
Bilinmeyen veliler. Her asırda mevcut ve sayıları ondan ibaret olan Allah adamları(evliyâ] hakkında kullanılan bir tâbirdir. Tasavvuf kaynaklarından birinde, bunun açıklaması şu şekilde yapılır: “Sıfat-ı gâlibeleri, huşu ve huzû-i Rabbani ve kendileri mağlûb-i tecellâ-yı Rahmânî oldukları için, seslerini yükseltmediklerinden, Hakk’ın gayrı bunları ve bunlar da Hak’tan gayriyi bilmezler. Esmâ-i camia ve kelimât-ı nâfia-i Hûda olmaları sebebiyle, kendilerinden istimdâd şer’an caiz ve bu esma ve kelimâtla istiâze ise nass ile sabittir. Ve gerçi hakikatte müstemid muvahhid olduğu halde, vesâit ile vesâile teşebbüs edilmek, mâni-i tevhid değildir. Nitekim umûr-i zâhiriyyede pâdişah-ı zaman ve mukarribîni olan vükelâ-yı âlişân hacet reva-yı ehl-i cihandır”.