Ara
Menü
ذ

Gina

غناء

Köken ve kullanım

i. ar,

غناء

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

  1. Zenginlik.
  2. tas. Tam ve kâmil mülkiyet. Mutlak olarak gani Allah'tır; çünkü her şeyin zatı onundur (kı). Mâliku'l-mülk O'dur, insanlar ise fakirdir. Hak ile kendini zengin bilen (istigna bi’l-Hak) ondan başkasına muhtaç
Gönül etmek
olmaz; zira Hakk’a sahip olan, her şeye sahip olur (xr).
Ol ganiyim ki bu bâzâr-ı fenada felege
Metelik vermek için bende bozukluk yok
Hafiz Yusuf
Süfiler mal zenginliğine hevesli olmayı tavsiye etmezler.
Imrenme görüp meyve-i bağın ümeranın
Kim sular onu gözleri yaşı fukaranın
Ali Çelebi

Gına-i nefs Gönül zenginliği.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Şarkı, tegannî, müzik perdelerine uygun ses; çalgı ile birlikte şarkı, müzik. Tegannî de denir.

Gınâ, kalbde nifâk ( münâfıklık ) hâsıl eder. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)

Gınâ, kalbi karartır. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Âbidîn)

Gınânın haram olduğunu bütün âlimler söz birliği ile bildirmişlerdir. İsrâ sûresinin altmış dördüncü âyetinin gınâyı haram ettiğini bildiren âlimler vardır. Gınânın haram olduğunda ihtilâf yoktur. (Abdullah Dehlevî)

Gınâ, bala ve şekere karıştırılmış zehir gibidir. (İmâm-ı Rabbânî)

Gınâ haram olduğundan, bir şarkıcıya, ne güzel söyledin veya herhangi bir teganniye iyi diyenin küfründen, îmânının gitmesinden korkulur. (İmâm-ı Rabbânî)

2. Zenginlik.

Gınâ sâhibine tevâzû edenin, yâni zengine zenginliği için alçalanın dîninin üçte ikisi gider. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Asıl gınâ kalb zenginliğidir, mal zenginliği değil. (Hadîs-i şerîf-Mesnevî)

Gınâ ehlinin ve dünyâya bağlananların sohbeti öldürücü zehirdir. (İmâm-ı Rabbânî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, zenginlik demektir. Gani (zengin) Hak’dan başkası değildir. Zira her şeyin zâtı O’nundur. Kul, Hak ile mâsivadan müstağni olunca gani (zengin) olur. Yani Hakk’a muhtaç olur, kullara muhtaç olmazsa, o kul, zengin demektir. Kul, onun vücudunu kazanınca herşeyi kazanmış olur, bu durumuyla o, Allah’tan gayri hiç bir şeyin varlığını ve tesirini görmez hâle gelir. Böylece hedefe ulaşır, sevgiliyi görmekle müjdelenir. Maddî zenginlik, tasavvufî disiplinlerde pek hoşgörülmemiştir. “Bir dinarla gecelemektense, zehirli yılanla gecelemeyi” yeğleyen sûfilere sık sık rastlanır. Ancak, Hindistan’da Sûhreverdiliğin bazı kolları, varlık içinde yokluğu esas alarak, müridleri helal yoldan zenginliğe yönlendirmiştir. Sonuç olarak tasavvuf erbabı, kulları fakir, Allah’ı zengin görmüştür.

Sözlüğe dön