Ara
Menü
ذ

Gayn (cai)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça. Susamak, içi bulanıp kusayazmak, hava bulutla kaplanmak, yağmurlanmak, (meçhul olarak) kalbi şehvet kaplamak. Tasavvufî bir terim olarak bu kelime, lügat mânâsına uygunluk arzeder. Kalbin günahla veya dünyevî meşguliyetle, Allah’tan perdelenmesi gibi mânâlar ifâde eder. el- Hucvirî(Keşfu’l-Mahcûb,s.542), gayn’ı şöyle açıklar: “Gayn, istiğfar ile ortadar kalkan, kalp üzerindeki hicap ve perdedir. İki nevidir: Biri şeffaftır, diğeri kalındır. Kalın perde, büyük günah işleyen ve gaflet içinde bulunanlarda olur. Hafif perde, nebî olsun, velî olsun herkeste bulunur. Resûlullah (s)’ın “kalbim gayn (pas) içinde kalır da, her gün yüz defa Allah’tan af dilerim” buyurmuş olması, bunu ifade eder. Şu halde galîz gayn denilen kalın perde için, samimi şekilde Hakk’a dönmek lâzımdır”. Bu ifadelerden anlaşıldığına göre, gayn; kul ile Allah arasına, bir takım perdelerin girmesi demektir. Bu perdeleniş, Hz. Peygamber (s)’in hadisinden anlaşılacağı üzere, istiğfarla ortadan kalkacak kadar kısa sürdüğü gibi, büyük günah işleyerek silinmesi oldukça güç ve uzun vakit alabilmektedir. Hz. Peygamber (s)’in gayn denilen hali yaşaması, O’nun günaha girmesi değil, sadece günlük bazı önemli dünyevî konulara zihnen yönelmesi ile ortaya çıkmaktadır. Bu, gayn’ın en ehveni, en basit olanıdır denilebilir. Zira bu gayn’ın oluşumunda, bir haram fiilin işlenmesi söz konusu değil, aksine mubah olan dünyevî işlerle uğraşmak rol oynamaktadır.

Sözlüğe dön