Köken ve kullanım
i. ar.
غيب
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Görünmeyen, örtülü, gizli.
- tas. a Duyu organları ve akılla bilinmeyen, görülmeyen varlıklar ve bunların bulundukları âleme gayb âlemi, veya
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
İnsan aklı ve e duyularıyla oluşumu hakkında bügi edinilemeyen, özü kavranılamayan büinmezlik dünyası. Kur’ân-ı Kerîm’de gizemli dünya için kullanılan pek çok terim söz konusudur. Söz gelişi, “sır, a hab’, hafâ, setr, bütün, tehâfüt, ketm, cin” gibi bazı söz varlıklaa rınm “gayb” terimi ile yakm il gisi üzerinde durulmuştur.
Ayrıi ca bu çerçevede “metafizik” (fie zik ötesi) dünya için “gaybî varlık”, duyularla algılanamayan e veya yorumlanamayan olaylar d için de “gaybî haber” terimlerinin kullanılması da kaynaklarda zikredilmektedir. Bütün bunlar, yani Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerde söz konusu olan “gayb” ile ilgili yorumlar, bu konunun varlık, ahlâk ve bilgi yönlerine ışık tutacak niteliktedir. gayb âlemi a.
“Öteki dünya, ebedî âlem. ” olarak nitelenen bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de kapısı kilitli bir mekâna benzetüerek anahtarmın Allah’ta olduğu, onları Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği, “En’âm suresi” (59)nin 59. ayetinde özellikle vurgulanmaktadır.
Dinî Terimler Sözlüğü
Hazır olmama, gizli kalma. Hazır olmayan gizli kalan, görünmeyen.
1. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerde bildirilmeyen, his organları, tecrübe ve hesâb ile anlaşılmayan gizli şeyler.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Gaybları ancak Allahü teâlâ bilir. O'ndan başka kimse bilemez. (En'âm sûresi: 59)
Gayb olan şeyler beştir. Onları yalnız Allahü teâlâ bilir. Ana rahminde olanı, yarın ne olacağını, ne zaman yağmur yağacağını, nerede ve ne zaman öleceğini, kıyâmetin ne zaman kopacağını. (Hadîs-i şerîf-Buhârî-Müslim)
2. Akıl ve his (duyu) organları ile bilinemeyip, ancak peygamberlerin haber vermesi ile bilinen, Allahü teâlânın sıfatları, âhiret günü, öldükten sonra dirilmek, canlıların mahşer yerinde toplanması, hesab vermeleri v.b şeyler.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Onlar gayba îmân ederler. (Bekara sûresi: 3)
Gaybları bilen yalnız O'dur (Allahü teâlâdır). Bildiği gizli şeylerden dilediği kadarını yalnız peygamberlerinden istediğine açıklar. (Cin sûresi: 26)
3. Mahlukların bir kısmının bilip, diğer kısmının bilmediği şeyler.
Cinlerin hâlleri, yaşayışları, insanlar için gaybdır. Uzak yerlerdeki şeylerin durumları cinler için gayb olmadığı hâlde, insanlar için gaybdır. Bundan dolayı bâzı kimseler, cinlerin gaybı bildiğini iddiâ etmişlerdir. Hâlbuki onlar, görmediklerini değil, gördükleri şeyi bilirler. Eğer cinler gaybı bilselerdi, Süleymân aleyhisselâm onları çalıştırırken, vefât ettiğinde, onun vefâtını da bilirlerdi. Hâlbuki bilememişlerdir. Yine semâlardaki (göklerdeki) şeyler, semâ ehline (meleklere) göre gayb olmadığı hâlde, insanlara gaybdır. Aynı şekilde doğudaki şeyler de batıdakilere göre gaybdır. Bu kısım gayb bâzan vahy ve ilhâm ile, bâzan aradan perdelerin kaldırılması veya bunların şeffaflaştırılması sûretiyle bilinir. Perdelerin kaldırılması şeklindeki bilme, mûcize ve kerâmet kâbilinden olsa bile, gaybı bilme değil, gördüğünü bilmektir. (Senâullah Pânî Pütî)
Kâhinlere, falcılara inanmamalıdır. Gaybı, gizli, bilinmeyen şeyleri bunlara sormamalıdır. (İsmâil Hakkı Bursevî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, göz önünde olmayan, bilinmeyen, gizli olan, gâib vs. gibi manaları vardır. Senden Hakk’ın gizlediği her şeydir. Allah’ın pek çok âlemleri vardır. Allah’ın insan vasıtasıyla baktığı âleme, vücûdî şehâdet denir. Allah’ın, insan vasıtası olmaksızın baktığı âleme da gayb denir. Gayb da, ikiye ayrılmıştır. Allah gaybın birini, insanın ilminde mufassal kılmıştır. Yine bir gayb vardır ki, onu da insanın kabiliyetinde mücmel olarak yaratmıştır. Birinci gaybe vücûdî denir, âlem-i melekût gibi. İkinciye de, gayb-ı ademî âlem denir ki, bu âlemi Allah bilir kullar bilmez. Bu ikinci âlem bize göre, adem mesabesindedir. İşte, ademî gaybın mânâsı budur. Gayb-ı meknûn’a gelince, bu, korunmuş gayb olup, Zatî sırdan ibarettir, mâhiyetini Allah’tan başkası bilemez. Bundan dolayı da mâhiyeti korunmuş, akıllardan ve basiretlerden gizlenmiştir.