Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

52 sonuç · “Adem

01
Şahsiyet

Âdem Dede

Antalyalı Âdem Dede (1591/92-1653), Hotin seferinin ardından Mevlevîliğe yönelen; İsmâil Ankaravî’den sonra Galata Mevlevîhânesi postuna geçen, Mesnevî dersleri, cömertliği ve sade Türkçe ilâhileriyle tanınan Mevlevî şeyhidir.

02
Şahsiyet

Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi

Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi (ö. 1568), Ebüssuûd ve Kemalpaşazâde çevresinde yetişen; müderrislik, kadılık ve Anadolu kazaskerliği yapan, tefsirden nahve uzanan eserler ve Arapça Kasîde-i Mîmiyye kaleme alan Osmanlı âlimidir.

03
Şahsiyet

Akhisarlı Şeyhzâde Mustafa Efendi

Akhisarlı Şeyhzâde Mustafa Efendi (ö. 6 Zilkade 1137/17 Temmuz 1725), Feyzullah Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Siroz, Belgrad, Lefkoşa, Kütahya, Erzurum, Kayseri ve Eyüp kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.

04
Şahsiyet

Arabzâde Mehmed Efendi

Arabzâde Mehmed Efendi (ö. 5 Muharrem 1136/1723), kıraat ve tecvid tahsilinden sonra Bayezid Camii imamlığına, imâm-ı sultânîliğe ve Şehzade Süleyman’ın hocalığına yükselen Osmanlı din görevlisi ve âlimidir.

05
Şahsiyet

Arapzâde İlmî Muhammed Efendi

Arapzâde İlmî Muhammed Efendi (ö. 1130/1718), Muhammed-i Semerkandî’nin halifesi, Neccârzâde Rızâ’nın mürşidi, Edirne Arapzâde Tekkesi’nin bânisi ve Mîzânü’t-tarîk müellifidir.

06
Şahsiyet

Arzî Mehmed Dede

Ayıntablı Arzî Mehmed Dede (ö. 1075/1665), Âdem Dede’den sonra yaklaşık on iki yıl Galata Mevlevîhânesi postunda bulunan; Mesnevî dersleri, üç dilde şiiri ve edebî-mûsikîli çevresiyle tanınan Mevlevî şeyhidir.

07
Şahsiyet

Avnî Ahmed Efendi

Avnî Ahmed Efendi (yaklaşık 1667/68–1726), Demirkapı’nın Dâye Hatun Mahallesi’nde doğan; Ahmed Yorganî, İbrahim Paşa Sarayı, Mahmud Efendi, Şeyhülharem ve Hacı Hasanzâde medreselerinde görev yapan Osmanlı müderrisidir.

08
Şahsiyet

Bâbîzâde Mehmed Efendi

Bâbîzâde Mehmed Efendi (1065/1654-55–1136/1724), İstanbul medreselerinden yetişerek Medine, İzmir, Mısır ve Şam kadılıklarında bulunan; adaleti, ibadete bağlılığı ve Arapça şiirleriyle anılan Osmanlı ilmiye mensubudur.

09
Şahsiyet

Bahâeddinzâde Muhyiddin Mehmed Efendi

Bahâeddinzâde Muhyiddin Mehmed Efendi (ö. 952/1545), Muhyiddin Yavsî’nin halifesi, İstanbul Yavsî Baba Tekkesi postnişini ve Akşehirli Abdî Halife’nin mürşididir.

10
Şahsiyet

Bakkālzâde Mehmed Efendi

Bakkālzâde Mehmed Efendi (ö. 18 Rebîülâhir 1004 / 21 Aralık 1595), tıp ile matematiksel astronomiyi birleştiren; yaklaşık 1585–1595 arasında müneccimbaşılık, ayrıca hassa tabipliği ve reîsületıbbâlık yapan Osmanlı âlimidir.

11
Şahsiyet

Balcızâde Mustafa Afîf Efendi

Balcızâde Mustafa Afîf Efendi (ö. 1131/1718-19), klasik aşk şiirinin mazmunlarını kullanan ve üç beyti Vekāyi‘u’l-Fuzalâ’da korunan İstanbul şairidir.

12
Şahsiyet

Baldırzâde Mehmed Selîsî Efendi

Baldırzâde Mehmed Selîsî Efendi (ö. 12 Receb 1060/11 Temmuz 1650), Bursa ve İstanbul medreselerinde yetişen, Üsküdar ve Mekke kadılıklarında bulunan; Ravza-i Evliyâ ile Bursa’nın şahıs ve şehir hafızasını kuran Osmanlı âlimi ve şairidir.

13
Sözlük

Adem

م) 46) Yokluk, hiç. tas. Mâsivâ, zulmet, şer, bâtl, çirkin. Mutlak adem, adem-i muhal: Bu anlamda adem yoktur, var olması da mümkün değildir. Mutlak adem halis şer ve sırf karanlıktır (zulmet). Nitekim buna karşılık gelen vücut da halis hayr ve sırf nurdur. Adem bâtıl, vücut haktır. Mümkün adem: Olmayan, ama olması mümkün olan adem. Kıdemdeki adem, subuti adem ve subut da denir. Bu anlamda adem tasavvufta şey, ayn ve zat olup birtakım özelliklere ve niteliklere sahiptir. Mutlak adem zulmet, mümkün adem zıldır (gölge). Madum yok demektir. Madum var-yok bir şeydir; Allah'ın ilminde var, ama dış âlemde yoktur. Mümkün adem, Hakk'ın tecelli ettiği bir aynadır. Hak yokluk aynasında zuhur eder. Varlıklar ve eşya yokluk aynasındaki yansımalardır. Madde, âlem ve tüm varlıklar kendi asıllarına ve zatlarına göre madum, Hakk’a göre vardır; varlıklarını ondan alırlar. Bunun dışında onlara atfedilen varlık bir vehim ve hayaldir (sm 782, cİK 1:49). Âdemü'z-zaman Varımı ben Hakk’a verdim gayr-ı varım kalmadı Cümlesinden el çekip pes dü cihanım kalmadı Aziz Mahmud Hüdâi Âdem-—Adam i. ar. Çe! Sie? or. İnsanlığın babası, ilk insan, kişi, adam, insan. 2. a Allah'ın yeryüzündeki halifesi olan insan-ı kâmil, kâinattaki bütün hakikatleri kendisinde topladığı için kevn-i câmi ve ruh-ı âlem denilen insan. Bu insan bütün ilâhî isimlerin ve sıfatların mazharıdır. Adem odur ki adını âlemde andıra Alemde ad kalır u âlem gelir gider Âdem Dede Nev'iyâ lâzım değildir olmak falan ibn filân Marifet kesbeyle tâ bir âdem ol âdem gibi Nev'i

14
Sözlük

Adem-i mana

Mana adamı, hakiki insan, her şeyin aslını ve hakikatini bilen, mana âlemine vâkıf, merd-i mana, mana eri. Nüsha-i vahdet âdemdir Nefha-i kudret âdemdir Âdem'den gayri ademdir Gel âdeme er bu deme Şeyh Ibrahim

15
Sözlük

Âdem ve adam

İnsanlığın atası Hz. Âdem ve genel olarak insan. Tasavvufî yorumda ilâhî isimlerin tecellilerini kendinde toplayan insan-ı kâmili de ifade eder.

16
Sözlük

Âdemiyet

İnsanlık ve olgun insan olma hâli. Tasavvuf terbiyesinin hedefi olan güzel ahlâk, merhamet, mertlik ve benlikten arınmayla ilişkilendirilir.

17
Mekân

Oğlanlar Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Aksaray’daki Oğlanlar Tekkesi Kaynaklar tekkeyi Aksaray’da, Çakırağa Mahallesi’nde, Millet Caddesi ile Cerrahpaşa Caddesi’nin kavşak çevresinde gösterir. Akademik çalışmada tarihî yer 872 ada 3 parsel olarak kaydedilir. Yapı Millet Caddesi açılırken ortadan kaldırılmıştır. Adları ve irşad çevresi Tekke Oğlanlar Tekkesi ve Olanlar Dergâhı adlarının yanı sıra İbrâhim Efendi’nin meşihatiyle ilişkili olarak Gavsî Tekkesi ve Şeyh İbrâhim Efendi Dergâhı adlarıyla da anılmıştır. Sun‘ullah Gaybî 1059/1649’da İbrâhim Efendi’ye burada intisap etmiş ve şeyhinin 1065/1654’teki vefatına kadar bu çevrede bulunmuştur. Kaynakları birlikte okuma notu Sefîne kaydı tekkenin kişi ve silsile bağlantılarını; akademik çalışma ise ad varyantı, mahalle, cadde ve parsel tarifini tamamlar. OCR metnindeki bozuk kelimeler ve sayfa artıkları yayıma alınmamış, yalnız birbiriyle uyumlu yer ve ilişki bilgileri redaksiyondan geçirilmiştir. Son dönem bağlantısı Mustafa Safvet Efendi, Meclis-i Meşâyih reisliği sırasında tekkenin meşihatini vekâleten sürdürmüş; Olanlar Dergâhı son Osmanlı dönemi Kādirî çevrelerinden biri olarak yaşamaya devam etmiştir.

18
Mekân

Şehremini Erikli Mahallesi'ndeki dergâh haziresi

İstanbul · Türkiye · Sefîne-i Evliyâ, Mahmûd-ı Hulvî'nin kabrini İstanbul'da Şehremini civarında Tramvay Caddesi'nde, Erikli Mahallesi'ndeki bir dergâhın haziresi olarak tarif eder. Dergâhın adı elimizdeki metinde bozuk okunduğu için yazılmamıştır. Vassâf, tekkenin meşihatinin sonradan tarîk-ı Rifâî'den bir zata verildiğini kaydeder.

19
Mekân

Yesi (Türkistan)

Türkistan · Kazakistan · Şeyhi Ahmed Yesevî'nin dergâhının bulunduğu ve “bir müridim, bir de yarım müridim” menkıbesinin geçtiği şehir; Yeseviyye'nin merkezidir. İlişkili kişi dosyası Sûfî Muhammed Dânişmend : Sûfî Muhammed Dânişmend, Ahmed Yesevî'nin önde gelen halifelerinden; Otrar çevresinde irşadda bulunan ve erken Yesevî öğretisini Türkçe Mir'âtü'l-kulûb'da derleyen sûfî müelliftir.

20
Mekân

Arvas köyü

Van · Türkiye · 1241/1825'te doğduğu, ecdadının kurduğu medresede okuduğu, irşad ettiği ve 1313/1895'te vefat edip defnedildiği köy; Van'ın Müküs (Bahçesaray) ilçesine bağlıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.

21
Mekân

Koca Mustafa Paşa Âsitânesi

İstanbul · Türkiye · Dîvân-ı Hümâyun çavuşluğundan ayrıldıktan sonra intisap ettiği Halvetî-Sünbülî şeyhi Necmeddin Hasan Efendi'nin postnişin olduğu âsitâne. Seyrü sülûkünü burada tamamlayıp icâzet almıştır. İlişkili kişi dosyası Cemâleddîn Mahmud Hulvî : Cemâleddîn Mahmud Hulvî (982/1574–1064/1654), Sünbülî terbiyesi görüp Şemsî çevrede sülûkünü ikmal eden, Kahire Gülşenî Âsitânesi’nden hilâfet alan; Şehremini’nde tekke kuran, Mesnevî okutan ve Halvetî tabakatının temel kaynaklarından Lemezât’ı kaleme alan mutasavvıf, şair ve vâizdir.

22
Mekân

Necib Efendi Dergâhı

Zihni Efendi'nin intisap ettiği dergâh. Sefîne dergâhın Cellâd Çeşmesi yakınında bulunduğunu ve komşusunun Bostan Camii olduğunu söyler; bulunduğu şehir ve semt metinde açıkça belirtilmez. İlişkili kişi dosyası Mehmed Zihni Efendi : Mehmed Zihni Efendi (1846–1913), Matbaa-i Âmire musahhihliği ile Galatasaray ve Mülkiye hocalığını birleştiren; Arapça öğretimi, ilmihal, hadis ve biyografi alanlarında kalıcı eserler veren, Şeyh Muhammed Necib Efendi’ye intisaplı Osmanlı âlimidir.

23
Mekân

Kövenk (Köğenk)

Selefi Hacı Ömer Hüdâyî Baba’nın nisbesini aldığı ve kendisinin postta bulunduğu yer. Halifesi Hacı Mustafa Hayri Baba, icazetini aldığı karşılaşmayı anlatırken "Kövenk’e geldiğimizde, o vakitte Hacı Muhammed Baba vardı" der. Kaynakta yerin idarî bağlılığı belirtilmediği için şehir alanı boş bırakılmıştır.

24
Mekân

Edirne

Edirne · Türkiye · Kaynak, Câhidî Ahmed Efendi'nin Edirne'de doğduğunu, Kitâbü'n-Nasîha 'dan Rumelili bir aileden geldiğinin ve babasının adının Muhammed olduğunun anlaşıldığını bildirir. Muhtemelen Halvetî-Uşşâkī hilâfetini de burada almıştır.

25
Mekân

Bâkī-Billâh Türbesi, Nebî Kerîm

Delhi · Hindistan · 2 Ekim 1603'te vefatında defnedildiği yer; Hz. Peygamber'in ayak bastığına inanıldığı için Kademgâh denen mevkiin yakınındadır. Çevresinde geniş bir mezarlık oluşmuştur; mahallede bugün Hindular oturmakla birlikte Delhi müslümanlarının önemli ziyaretgâhıdır. Konum yaklaşıktır.

26
Mekân

Muhammed Sâmî Efendi Dergâhı, Akmezarlık

Erzincan · Türkiye · Selüke'deki mal varlığını satarak Keçioğulları'ndan aldığı altmış dönümlük arazi üzerine kurduğu dergâh; 1330/1912'de vefatında buraya defnedilmiştir. Eski Erzincan'da Terzi Baba Mezarlığı'na giden yol üzerindedir. Konum yaklaşıktır.

27
Mekân

Fethullah Verkânisî Türbesi

Bitlis · Türkiye · 1317/1899 Cemâziyelevvel'inin 21. salı günü vefat ettiği ve türbesinin bulunduğu vilâyet merkezi. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.

28
Mekân

Paşmakçı Ali Efendi (Küçük Piyâle) Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Beyoğlu, Kaptanpaşa Mahallesi'nde, Kasımpaşa Zincirlikuyu Caddesi üzerindedir. İlk defa XVI. yüzyıl sonlarında Kurd Kaptan tarafından mescid olarak yaptırılmış, XVII. yüzyıl başlarında tekke olarak yeniden inşa ettirilmiştir. Tekkenin ilk şeyhi Bayramî-Melâmîlerden Paşmakçı Ali Dede'dir; ondan sonra oğlu Seyyid İshak Efendi, ardından Seyyid Pîr Muhammed Efendi ve Seyyid Halil Efendi postnişin olmuştur. Muabbir Tekkesi şeyhi ve Kādirîhâne şeyh vekili Ali el-Vâhidî'nin damadı Abdurrahman Efendi ile birlikte tekke Kādiriyye'ye intikal etmiş, son şeyhi Hâfız Muhammed Cemâleddin (Zâkirbaşı Kasımpaşalı Cemal) Efendi 1910'da tayin edilerek 1925'e kadar burada kalmıştır. Süleyman Safî Efendi'nin şeyhliği döneminde son kez inşa edilen yapının resm-i küşâdı 14 Rebîülâhir 1321 (10 Temmuz 1903) tarihinde yapılmıştır. 1925'ten sonra Vakıflar İdaresi tarafından kiraya verilmiş, 1934'te Kasımpaşa Camikebir imamı Ahmed Kalafat buraya taşınmış ve ailesi günümüze kadar burada oturmayı sürdürmüştür. 1910: son dönem postnişin tayini 6 Temmuz 1910 tarihli kayıtta, Kasımpaşa Küçük Piyâle Mahallesi’ndeki Paşmakçı Ali Efendi Dergâhı şeyhi Süleyman Efendi’nin vefatı üzerine meşihatın Hâfız Mehmed Cemâl Efendi’ye tevcihi ele alınır. Kayıt, dergâhın son dönem post zincirine ait idarî süreklilik bilgisidir.

29
Makale

Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları

Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.

30
Makale

Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem

Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.

31
Makale

Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi

Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.

32
Makale

Melâmetîlikte Kaynak ve Yöntem

Menâkıbnâme, akademik bildiri, belge ve yaşayan hafızayı birlikte değerlendirme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.

33
Makale

Kadirî Tekkesinde Hizmet

Şeyhten meydancıya görevler. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

34
Makale

Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi

Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.

35
Makale

Necmeddîn-i Kübrâ'nın Eserleri ve Dinleme Kayıtları

Sahih nispetler, tartışmalı eserler ve el-Uṣûlü'l-aşere sesli kaydı. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.

36
Makale

Yeseviyye: Silsile, Halvet ve Cehrî Zikir

Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.

37
Makale

Bayramiyye'nin Şemsî ve Melâmî Yolları

Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.

38
Makale

Kādiriyye'de Esmâ, Vird ve Kol Çeşitliliği

Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.

39
Makale

İstanbul'da Tekke-Mescidlerin Değişen Aidiyetleri

Bir yapının kuruluşu, minber kazanması, zâviyeye dönüşmesi ve farklı irşad halkalarınca kullanılması

40
Makale

Etvâr-ı Seb‘a: Yedi Nefis Mertebesi

Nefis, esmâ, seyr, makam ve peygamber kademi eşleştirmelerini tek ve değişmez bir tabloya indirgemeden okuma kılavuzu

41
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

42
Eser

Sayfalar 1–8

Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH

43
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

44
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

45
Eser

Sayfalar 11–17

Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h

46
Eser

Sayfalar 17–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul

47
Eser

Sayfalar 19–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için

48
Eser

Sayfalar 25–32

Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen

49
Eser

Sayfalar 23–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi

50
Eser

Sayfalar 26–33

Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M

51
Eser

Sayfalar 29–34

Muzaffer Ozak Külliyatı · Dikkat edilirse; evlât, ana ve babasına itaât edecek, hem de Hz. Ismail gibi boynunu verircesine, canını ortaya koyarak, itaât edecek. Fakat şart; Allah yolunda, Allah'ın emirlerin

52
Eser

Sayfalar 31–36

Muzaffer Ozak Külliyatı · «Liginanü Bidun ie selune şübelen je ejdalühu kavli lâ ilâhe illallah re ednahû imalati! con anit tariks rel hayau şübetün minel iyman. Lyman, yetmiş küsur şubedir. Bunun en efdali