Ara
Menü

Bakkālzâde Mehmed Efendi

Bakkālzâde Mehmed Efendi (ö. 18 Rebîülâhir 1004 / 21 Aralık 1595), tıp ile matematiksel astronomiyi birleştiren; yaklaşık 1585–1595 arasında müneccimbaşılık, ayrıca hassa tabipliği ve reîsületıbbâlık yapan Osmanlı âlimidir.

Vefat
1595
Unvan
Hekimbaşı, hassa tabibi ve müneccimbaşı
Temalar
tıp, matematiksel astronomi, müneccimbaşılık, hekimbaşılık, takvim, Süleymaniye Dârüşşifası, Bakkālzâde Mescidi

Kimliği ve doğru ayrım

Kaynaklarda adı Mehmed, aile lakabı Bakkālzâde yahut İbn Bakkal biçiminde geçer. XVI. yüzyılın son çeyreğinde hekimlik ile matematiksel astronomiyi aynı meslek hayatında birleştirmiştir. Aynı lakabı taşıyan Bursalı müderris ve şair Bostan Hilmî Efendi değildir. Atâyî iki kişiyi ayrı biyografi başlıkları altında kaydeder; ayrıca 1003/1595’te Bursa’daki Molla Yegân Medresesi’nde görevliyken ölen üçüncü bir Bakkālzâde’den de söz eder. Bu üç kayıt, yalnız aile lakabına bakılarak birleştirilemez.

Tıp ile felek ilimlerini birlikte tahsil etmesi

Atâyî onu “ulûm-ı felekiyyeye müntesip, hem müneccim ve hem mutetabbib” diye tanıtır. Buradaki felek ilimleri; gök hareketlerinin hesabı, vakit tayini ve takvim düzenlenmesi için gereken matematiksel astronomi birikimini kapsar. Tıp tarafında ise kaynak yalnız unvan zikretmez; onun yıllarca hastaların tedavisi için uygun tedbirler geliştirdiğini söyler. Böylece Bakkālzâde’nin iki ayrı ilmî uzmanlığı yalnız nazarî seviyede taşımadığı, her ikisini de uyguladığı anlaşılır.

Hassa tabipliği ve saray çevresi

Salim Aydüz’ün Osmanlı müneccimbaşılık teşkilâtına dair araştırması Bakkālzâde Mehmed’i hassa tabipleri arasında gösterir. Hassa tabipleri sarayın sağlık hizmetinde görev yapan hekimlerdi. Bu kayıt, onun yalnız şehir içinde hasta kabul eden bir hekim olmadığını; saray hizmetiyle de ilişkili bulunduğunu ortaya koyar. Buna karşılık sarayda hangi tarihte göreve başladığı ve hangi hastaları tedavi ettiği bilinmediğinden dosyaya tahminî ayrıntı eklenmemiştir.

Reîsületıbbâlık

Hekimlikteki mevkii kaynakta “reîsü’l-etıbbâ” sözüyle ifade edilir. Bu unvan, hekimlerin başı ve saray sağlık teşkilâtının en yüksek meslekî sorumlusu anlamındadır. Atâyî’nin ölümünden sonra “riyâset-i etıbbâ”nın Süleymaniye Dârüşşifası’nda tabip olan Şems Efendi’ye verildiğini söylemesi, görevin kurumsal devamını da açıkça kaydeder. Şems Efendi’nin Bakkālzâde’nin öğrencisi olduğu söylenmez; metin yalnız hekimlerin başkanlığının ona geçtiğini bildirir.

Takıyyüddin’den sonra müneccimbaşı

Osmanlı müneccimbaşıları listesinde Bakkālzâde, Takıyyüddin er-Râsıd’ın 993/1585’te vefatından sonra göreve gelen kişi olarak görünür. Müneccimbaşılığı 1004/1595’teki vefatına kadar yaklaşık on yıl sürdü. Müneccimbaşı sarayın bîrun erkânı içinde yer alır; takvimlerin hazırlanmasını, belirli dinî ve idarî vakitlerin hesabını ve saray için gereken astronomik hesapları yürütürdü. Kurumun genel görevleriyle Bakkālzâde’ye ait şahsî faaliyetler birbirine karıştırılmamalıdır; onun için kesin olarak belgelenen iş, uzun yıllar yeni takvimler çıkarmasıdır.

Takvim hazırlama faaliyeti

Atâyî, onun “nice yıllar” yeni takvimler hazırladığını özellikle belirtir. Bu ifade, tek bir takvim nüshasından değil süreklilik kazanmış bir hesap ve yayın faaliyetinden söz edildiğini gösterir. Osmanlı yıllık takvimleri yalnız günleri sıralayan cetveller değildi; ayların başlangıcı, güneş ve ay hareketleri, mevsim dönümleri ve zaman hesabına ilişkin bilgiler içerirdi. Bakkālzâde’nin bugün hangi kütüphanelerde kaç takviminin bulunduğu ayrıca yazma eser taraması gerektirir; elde olmayan nüsha adları üretilmemiştir.

Öğrencisi ve muhtemel devam hattı

Atâyî, Bakkālzâde’nin vefatından sonra müneccimbaşılığın “şâgirdine” verildiğini bildirir fakat öğrencinin adını yazmaz. Salim Aydüz, 1010/1600 ve 1016/1606 yıllarına ait iki takvimi bulunan Yûsuf b. Mehmed b. Bakkal’ın bu kişi ve muhtemelen Bakkālzâde’nin oğlu olabileceğini ileri sürer. Dönem kaynaklarında Yûsuf’un müneccimbaşılığı açıkça teyit edilmediği için bu ihtimal kesin bir baba-oğul veya hoca-talebe ilişkisi olarak veritabanına işlenmemiştir.

Bakkālzâde Mescidi’ne nispeti

Fatih’in Atikali semtindeki Bakkālzâde Mescidi, yapı envanterlerinde “seretıbbâ-i hassadan ve eski müderrislerden Bakkālzâde Mehmed Çelebi”ye nispet edilir ve XVI. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenir. Bu tarif hekimbaşı Bakkālzâde ile güçlü biçimde uyuşur. Bununla birlikte yapının ilk inşa kitabesi günümüze ulaşmadığı ve tarihî mescit bütünüyle ortadan kalktıktan sonra yeniden kurulduğu için banilik kaydı ihtiyatla aktarılmalıdır. Bugünkü yapı tarihî yerinde gerçekleştirilen bir rekonstrüksiyondur.

Vefatı ve görevlerin ayrılması

Bakkālzâde Mehmed Efendi 18 Rebîülâhir 1004’te, 21 Aralık 1595 tarihinde vefat etti. Atâyî ölümü “Âlem-i kudse eyledi rihlet” mısraıyla kaydeder. Ardından iki uzmanlık alanı iki ayrı kişiye geçti: reîsületıbbâlık Süleymaniye Dârüşşifası tabibi Şems Efendi’ye, müneccimbaşılık adı belirtilmeyen öğrencisine verildi. Bu devir, Bakkālzâde’nin şahsında birleşen tıp ve astronomi makamlarının ölümünden sonra yeniden ayrıldığını gösterir.

Osmanlı ilim tarihindeki yeri

Atâyî onu matematik ilimlerinde devrinin nadir, kendi alanında benzersiz isimlerinden biri diye anar. Bu övgünün tarihî karşılığı, yaklaşık on yıl müneccimbaşılık yapması, yıllık takvim üretimini sürdürmesi, hassa tabibi ve reîsületıbbâ olarak sağlık teşkilâtında en yüksek seviyeye çıkmasıdır. Bakkālzâde’nin dosyası, XVI. yüzyıl Osmanlı dünyasında tıp, matematiksel astronomi, saray hizmeti, dârüşşifa ve mahalle hayratının birbirinden kopuk alanlar olmadığını gösteren güçlü bir örnektir.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Takıyyüddin er-Râsıd’dan devralınan makam

Müneccimbaşılık makamına, Takıyyüddin er-Râsıd’ın 993/1585’teki vefatının ardından geldi; on yıl kadar bu görevde kaldı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Müneccimbaşılar üzerine yapılan tespitlere göre bu makamda Takıyyüddin er-Râsıd’ın hemen ardından o bulunmuştur: Takıyyüddin 993/1585’te, kendisi 1004/1595’te vefat etmiştir. Görev süresi böylece on yıl kadar sürmüş olur.

Aynı tespitlerde müneccimbaşılık dışında başka vazifeler de üstlenen müneccimbaşılar sıralanırken, hassa tabipliği yapanlar arasında adı tek başına anılır. Müneccimbaşının asıl işi her yıl nevruzda takvim çıkarmak, ahkâm takvimi ve zâyiçe hazırlamaktı; onun hekimlikle bu işi bir arada yürütmesi, makamın alışılmış profilinin dışında kalır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Oğlu Yusuf ve müneccimbaşı listelerindeki boşluk

Listelerde ondan sonra görünen Mehmed Çelebi 1040/1630’da vefat ettiği için araya bir isim daha girmesi gerekir; bunun oğlu Yusuf olduğu düşünülür.

Metni gösterMetni daralt

Bilinen müneccimbaşı listeleri onunla, 1040/1630’da vefat eden Mehmed Çelebi arasında doldurulmamış uzun bir aralık bırakır. Bu aralığı, elinde 1010/1600 ve 1016/1606 yıllarına ait iki takvim bulunan oğlu Yusuf ibn Mehmed ibn Bakkal’ın doldurmuş olması muhtemel görülür; ancak dönem kaynaklarında Yusuf’un müneccimbaşı olduğuna dair kesin bir kayıt bulunmadığı için resmî listeye alınmamıştır.

Vefatının ardından müneccimbaşılık makamının şâgirdine verildiğini söyleyen vefeyat kaydı ile bu tahmin birbirini dışlamaz; oğlunun aynı zamanda talebesi olması mümkündür. Kaynaklar bu noktada birbirini tamamlamamakta, yan yana durmaktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 1100-1101; Salim Aydüz, ‘Osmanlı Devleti’nde Müneccimbaşılık Müessesesi’, Belleten, 70/257 (2006)
  2. [2]Kültür Envanteri, Bakkālzâde Mescidi; Dijital İstanbul, Bakkālzâde Mescidi
Ortak kaynak kataloğunu aç →