Köken ve kullanım
i. ar.
نيستى
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Bag, ilgi.
- tas. İtiraf, sâlikin bağlı olduğu hal ki, o bu hal ile tanınır. Nispet iki türlüdür: Hak nispeti ve halk nispeti. Halk kaybolunca Hak, Hak kaybolunca halk ortaya çıkar. Halk için yapılan halka, Hak için yapılan Hakk'a nispet edilir.
Nispet-i adem—Nispet-i kıdem Sâlikin gözünde halkın görünmemesi nispet-i
adem, ademin ve oluşun da görünmemesi, yani Hakk'ın Hak ile baki oluşu
nispet-i kıdem'dir. Bedenin nispeti suya, toprağa, ruhun nispeti meleküt ve
ceberüt âleminedir (Bs 312, 613). Şeyhle müridi arasındaki manevi bağa nispet,
nispeti kuran talibe mensup ve müntesip denir. Tarikat ehli arasında nispet, nesep gibidir. Bu yüzden şeyh müride evladı, mürit de şeyhine babası gözüyle bakar. Nisti — Hesti i. fars. (20 — (نيستى
- Yokluk-varlık, adem-vücut.
- tas. Iki cihandan geçip yalnızca dostla bulunmak, fena hali (sr). Budur yokluk ki sen senden gecesin Fenâ suyunu sâkiden içesin Temâmet varlığından el yuyasin Sen'i (ben'i) bunda koyup Dost'a kacasin E. Rami