Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 19–24 çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur içinde gibi görünseler de, bunların hayatları uykuda görülen rüyadan farksızdır. Uzanıp yatan ve uyuyor gibi görünen kimseleri, ekseriya istirahat ediyorlar sanırız. Oysa, o kim.. se korkunç kâbuslar içinde kıvranmaktadır. Işte, kâfirler de aynen uyurken istirahat ettiğini sandığımız kimseler gibidirler. Uzaktan onları rahat ve huzur içinde, ferin ve fahur yaşar görürüz. Halbuki, o iymansızlığından dolayı aslâ rahat değildir. Imansızlığından ileri gelen hased, tamah, endişe, tasa, vesvese ve hepsinin üstünde dünya tutkunluğu onda rahat ve huzurdan eser bırakmamıştır. O iymansız kâfir, mâ'nevî bakımdan kalp hastasıdır. Daima krizler içinde bunalır, rahat bir netes alamaz, yediginden ve içtıginden tad bularaz, korkular ve kaygular ıçınde kıvranıp durur. Mesela, entarktüs geçiren maddi kalp hastalarının tedaviye ihtiyaçları buunduğu gibi, mâ'nevi kalp hastalarının da…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.