Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 25–30 ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı gururlanmak, kibirliye karşı kibirlenmek sadakadır. Mütevazi kimselere karşı kibir ve gurur ise, denaat ve bayağılıktır. Evet; mal, mülk, para, mevki, makam, masa, kasa, kese, sahibi olmak, suç ve kabahat degildir. Belki, bunları kötüye kullanmak büyük kabahat ve azim bir günahtır. Yukarıda da, bilvesile kayıt ve işaret ettiğimiz gibi bütün bu dünya nimetlerini, birer âhiret nimeti haline getirmek ve o yönde kullanmak, aklın ve şer'in emrettiği önemli bir mes'eledir. Her ne hal ise; biz hikâyemize devam edelim: Dıhye't-ül-Kelbi'nin iymanından sonra ağlamasının, o mecliste hazır bulunan zevat-ı zevil-ihtiram tarafından yanlış yorumlanmasını önlemek ve gerçegi açıklayarak kendisini su-i-zandan koruyup kurtarmak için mefhar-i beni Âdem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretleri, işe müdahele etmek zorunluğunu duydular ve hâzıruna tercüman olarak, ağlamasının sebebini sordular. Böylelikle,…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.