HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimliği ve Demirkapı nisbesi
Avnî Ahmed Efendi’nin adı kaynakta “el-Mevlâ Ahmed b. Osman” şeklinde verilir. İstanbul’un Demirkapı semtindeki Dâye Hatun Mahallesi’nde doğup büyüdüğü için İstanbulî ve Demirkapılı nisbetleriyle tanınır. “Avnî” ise onun şöhret kazandığı mahlasıdır. Aynı mahlası kullanan başka şair ve ilmiye mensupları bulunduğundan bu mahalle ve baba adı, şahsiyetinin ayırt edilmesinde önem taşır.
Ailesi ve doğumu
Babası Osman Efendi, Bostancılar Ocağı’nda orta imamıydı. Ahmed Efendi yaklaşık 1078/1667-68’de İstanbul’da dünyaya geldi. Ailesinin saray teşkilâtıyla teması, babasının bostancı ocağındaki imamlık vazifesinden ibarettir; eldeki kaynak Avnî Ahmed Efendi’yi saray görevlisi değil, ilmiye mesleğinde yetişmiş bir müderris olarak tanıtır.
Tahsil ve mülâzemet
İlk öğreniminin ardından medrese tahsilini tamamladı. 1101/1689-90’da, Başmakçızâde Seyyid Ali Efendi’nin nakîbüleşraf olmadan önceki devresinde ondan mülâzemet aldı. Osmanlı ilmiye teşkilâtında mülâzemet, bir âlimin resmen meslek sırasına girerek medrese ve kaza görevlerine aday olması demekti. Avnî Ahmed Efendi de bundan sonra İstanbul’daki ders ve medrese çevrelerinde ilerledi; kırk akçeli medrese derecesine kadar yükseldi.
Ahmed Yorganî Medresesi
Bir müddet mazul kaldıktan sonra 4 Safer 1121’de ibtidâ-i hâric derecesiyle Ahmed Yorganî Medresesi’ne tayin edildi. Bu ilk kayıt, onun müderrislik güzergâhının başlangıcını açık biçimde gösterir.
İbrahim Paşa Sarayı ve Mahmud Efendi medreseleri
8 Cemâziyelâhir 1126’da hâric hareketi derecesiyle İbrahim Paşa Sarayı’ndaki dokuzuncu medreseye geçti. Buradaki selefi kaynakta Uşşâkī Mehmed Efendi diye anılır; bu ad, Avnî Ahmed Efendi’nin tarikat aidiyetini değil yalnızca görev devrini gösterir. 6 Cemâziyelevvel 1129’da ibtidâ-i dâhil derecesiyle İkinci Mahmud Efendi Medresesi’ne tayin edildi.
Şeyhülharem ve Hacı Hasanzâde medreseleri
29 Zilhicce 1131’de dâhil hareketi derecesiyle Şeyhülharem Medresesi’ne, 17 Şevval 1136’da ise mûsıla-i Sahn derecesiyle Hacı Hasanzâde Medresesi’ne geçti. Böylece ilk hâric derecesinden Sahn-ı Semân’a bağlanan üst müderrislik basamağına kadar ilerledi. Son görevi Hacı Hasanzâde Medresesi müderrisliğiydi.
Vefatı, cenaze namazı ve defni
Avnî Ahmed Efendi 2 Safer 1139 Pazar gecesi, 29 Eylül 1726’da vefat etti. Naaşı ertesi gün Bahçekapı’daki Vâlide Sultan Camii’ne, bugünkü Yeni Cami’ye getirildi. Öğle namazından sonra cenaze namazı kılındı; ardından Üsküdar’da Kavakbağçesi karşısında bulunan mezarlığa defnedildi. Mezarın günümüzdeki kesin yeri kaynakta tarif edilen tarihî çevrenin ötesinde doğrulanabilmiş değildir.
İlmî ve ahlâkî şahsiyeti
Şeyhî Mehmed Efendi onu akranları arasında hayırla anılan, iç dünyası temiz, dilini kötü sözden koruyan, ilim ve mârifetten nasip sahibi, iyi huylu, temiz kalpli ve sağlam inançlı bir âlim olarak tasvir eder. Kayıt, onun bir tarikat şeyhi olduğuna dair bilgi vermez. Avnî Ahmed Efendi’nin tarihî yeri, XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde İstanbul medreselerinde basamak basamak ilerleyen bir Osmanlı müderrisi oluşudur.