Köken ve kullanım
i. ar.
مولا
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Mevlâye, mevlânâ, efendi, şeyh, pir, mürşit, veli, Bkz. Efendi, Seyit.
Mevlüt 6 (مولو: veya Mevlit ç. Mevalit (Afrika'da mulüd) Özellikle Arap âleminde
Ahmed Bedevi, Desuki ve Şazili gibi ünlü süfilerin ölümlerinin yıldönümleri
dolayısıyla düzenlenen, bazen bir hafta kadar süren ihtifaller (ta VIII:176),
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- ftk. Kul, köle veya cariye azat eden efendi veya sahip.
- fik. Azat edilen köle veya “velâ” (bk. bu madde) sözleşmesinin taraflarından biri için kullanılan terim.
- tas. Tasavvuf ehli arasmda şeyh, pir, mürşit veya velî için kullanılan terim.
Dinî Terimler Sözlüğü
1.Yardımcı ve koruyucu olan Allahü teâlâ.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
... Biliniz ki Allah sizin mevlânızdır. O, ne güzel mevlâ, ne güzel yardımcıdır. (Enfâl sûresi: 40)
De ki: Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize aslâ erişmez. O, bizim mevlâmızdır. Onun için mü'minler yalnız Allah'a güvenip, dayanmalıdır. (Tevbe sûresi: 51)
Dünyâyı anlayan onun sıkıntısından üzülmez. Dünyâyı anlayan ondan sakınır. Ondan sakınan nefsini tanır. Nefsini tanıyan Rabbini bulur. Mevlâsına hizmet edene, dünyâ hizmetçi olur. (İbrâhim Hakkı Erzurumî)
Hak şerleri hayr eyler
Zannetme ki gayr eyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler
(İbrâhim Hakkı Erzurumî)
2. Sevgili, sevilen.
Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır. (Hadîs-i şerîf-Kurret-ül-Ayneyn)
3. Âzâd edilmemiş, serbest bırakılmamış köle ve câriyenin sâhibi, efendisi.
4. Âzâd edilmiş köle.
5. Kölesini âzâd etmiş olan kimse.
Bir köle âzâd edildikten yâni serbest bırakıldıktan sonra sâhibi ile arasında velâ (yakınlık) ve yardımlaşma devâm eder. Bu bakımdan her ikisine de mevlâ denmiştir. (İbn-i Âbidîn)