ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
48 sonuç · “Uns”
01Buzguşiyye / Necîbiyye
Necîbüddin Ali Buzguş’un Şiraz merkezli irşadıyla gelişen, oğlu Abdurrahman ve sonraki halkalarla devam eden kol.
Garîbiyye
Muhammed Garîbullah el-Hindî'ye nispet edilen ve Abdürrezzâk-ı Geylânî üzerinden uzun silsileyle aktarılan Hint Kādirî çevresi.
Meymûniyye / Havâtıriyye
Ali b. Meymûn'un Şâzelî-Medyenî ve Şam-Anadolu bağlantılı irşad çevresi.
Pencap Nizâmî Hankahları
Taunsa, Çaçrân, Kût Mithan, Ahmedpûr, Mültan ve çevresinde sonraki Nizâmî şeyhlerce kurulan hankah ağı.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî (ö. 1489), Yemen’den Kahire’ye yerleşen, Şâzelî ve Kādirî icâzetlerini taşıyan ve Ahmed Zerrûk’un seyrüsülûkünde derin tesir bırakan şeyhtir.
Ali b. Meymûn el-Mağribî
Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir.
Bâyezîd-i Bistâmî
Bâyezîd-i Bistâmî (Tayfûr b. Îsâ, ö. 234/848 [?]), “sultânü'l-ârifîn” diye anılan Horasanlı sûfî; sekr, fenâ ve mi'rac diliyle tasavvufun sözlüğünü kuran ve şathiyeleriyle asırlarca hem sevilen hem tenkit edilen isim.
Bursalı Şeyh Mehmed Eşrefî
Bursalı Şeyh Mehmed Eşrefî (ö. 1060/1650 civarı), İznik’te Eşrefzâde derviş çevresine katılan, Şeyh Sırrî Ali Efendi’nin kızıyla evlenerek Eşrefiyye’ye bağlanan ve Bursa Eşrefiyye Zâviyesi’nde uzun süre zikir ve tevhid hizmeti yürüten âlim ve zâhid şeyhtir.
Cürcân Efendi (Muhyiddin Mehmed b. İbrâhim)
Muhyiddin Mehmed b. İbrâhim, Molla Cürcân veya Cürcân Efendi (ö. 969/1562), Akyazı’dan yetişerek Sahn-ı Semân’a ve Amasya müftülüğüne ulaşan; Şehzade Bayezid krizinde Îcâdî Hayreddin Efendi ile arabuluculuk yapan Osmanlı âlimidir.
Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi
Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi (1099/1687-88–1169/1756), Yedikuleli Seyyid Abdullah’tan aklâm-ı sitte icâzeti alan; Galata ve Topkapı saraylarında hat muallimliği yapan, Kırımlı Tatar Ahmed ile Yekdest Ahmed çevresinde Nakşibendî irtibatı belgelenen hattat, şair ve münşîdir.
Fasîh Ahmed Dede
Fasîh Ahmed Dede (ö. 1111/1699), Dîvân-ı Hümâyun ve Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Gavsî Dede’ye intisap eden; çilesini Galata Mevlevîhânesi’nde tamamlayan, Türkçe ve Farsça şiirleriyle hat ve inşâ eserleri bırakan Mevlevî sanatkârdır.
Gümrükçü Hüseyin Paşazâde Mustafa Efendi
Gümrükçü Hüseyin Paşazâde Mustafa Efendi (1660-1723), İstanbul’un seçkin medreselerinde müderrislikten İzmir ve Edirne kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.
Hâce Hasan Endâkî
Hâce Hasan Endâkî (ö. 552/1157), Yûsuf el-Hemedânî’ye uzun süre hizmet eden; Sem‘ânî’nin Merv ve Buhara’da bizzat görüştüğü, Hemedânî rivayetlerini aktaran erken Hâcegân halifesidir.
Hariri Şeyh Muhammed Efendi
Kazzâz Muhammed Efendi diye tanınan Harîrî Muhammed, Ümmî Sinan’ın ilk halifesi; Pazar Tekkesi’nde uzun süre irşad hizmeti yürütmüş şeyhtir.
Haydar Baba (Giresun Şâbânî şeyhi)
Haydar Baba, Kasım Baba’nın çocukluk yıllarında dergâhına devam ettiği Giresunlu Şâbânî şeyhidir; Mehmed Emin Şebinkarahisârî onun halifesi olarak anılır.
Münşid
Tekkelerde şiir ve ilahi okuyan, gayende.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Âsitâne ve pîr makamı Halvetiyye’nin Cerrâhiyye kolunun merkezi olan tekke, III. Ahmed tarafından Şeyh Nûreddin Cerrâhî adına yaptırıldı ve 6 Receb 1115’te (15 Kasım 1703) açıldı. Tekke, Nûreddin Cerrâhî’nin türbesini de barındırdığı için hem âsitâne hem pîr makamıdır. Yeniden inşa katmanları Yapı tek bir devrin eseri değildir. Muhsinzâde Mehmed Paşa 1766-67’de tekkeyi yeniledi; 1782 Balat yangınından sonra Seyyid Halil Efendi tarafından yeniden kuruldu. II. Mahmud 1818-19 ve 1835-36’da kapsamlı inşa faaliyetleri yürüttü. Abdülmecid ve II. Abdülhamid dönemlerindeki onarımlar, tevhidhâne-türbe ile harem ve derviş hücrelerinin bugünkü ana düzenini biçimlendirdi. Mekânın işlevi Tevhidhâne, türbe, zâkirler mahfili, selâmlık, harem, meydan ve misafir odaları yalnız zikir icrasını değil; post, musiki meşki, misafir ağırlama ve gündelik tekke hizmetlerini de barındıran bir bütün oluşturuyordu. Tevhidhâne tavanındaki Sultan Mahmud güneşi ve Cerrâhî tacı biçimli bezemeler, yol kimliğinin mimariye yansıyan unsurlarıdır. 1925 sonrasında Tekkelerin kapatılmasından sonra kullanılmayan bölümlerin korunmasında son şeyh ailesinin gayreti belirleyici oldu. Tevhidhâne-türbe 1945’te müze idaresine devredildi ve farklı tarihlerde onarıldı; yapı topluluğu Cerrâhî hafızasının yaşayan ana merkezi olarak varlığını sürdürdü. 1915: yarım hisse meşihatın tevcihi 1915 tarihli kayıtta, Karagümrük’teki Nûreddin Cerrâhî Dergâhı’nda Nimetullah Efendi’nin vefatıyla boşalan yarım hisse meşihatın Fahreddin Efendi’ye tevcihi ve dergâh tahsisatının kendisine verilmesi yer alır. Kayıt, kurum görevi ile tahsisatın birlikte yürütülmesine dairdir.
Çinâb nehri
Pencap · Pakistan · İlk defnedildiği Kâhercenân köyünün kenarındaki nehir; taşkınları mezarının birkaç defa nakledilmesine sebep olmuştur. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sultan Bâhû : Sultan Bâhû (1039/1630–1 Cemâziyelâhir 1102/2 Mart 1691), Şûrkût’ta doğmuş; Habîbullah Kādirî ve Pîr Abdurrahman Dihlevî eliyle yetişerek Kādiriyye irşadını Pencap’ta Farsça eserleri ve Pencapça şiirleriyle yaymış mutasavvıftır.
Hacı Bayram-ı Velî Külliyesi
Ankara · Türkiye · Âsitâne ve pîr makamı Hacı Bayrâm-ı Velî’nin Ankara’da kurduğu merkez, Bayramiyye’nin âsitânesi ve pîr makamıdır. İlk çekirdeğin, onun Ankara’ya dönüp irşada başladığı yıllarda halvethânelerle küçük bir mescid-tevhidhâne çevresinde teşekkül ettiği; bugünkü caminin ise kaynaklarda 828/1425 veya 831/1427-28 tarihlerine bağlandığı belirtilir. Külliyenin katmanları Hacı Bayrâm-ı Velî’nin 833/1430’daki vefatından sonra kabri üzerine türbe yapılmış; cami, türbe, iki hazîre, tekke birimleri, medrese, imaret, harem, muvakkithâne ve çeşmeler zaman içinde genişleyen bir yapı topluluğu oluşturmuştur. Komşu Augustus Tapınağı’nın Osmanlı döneminde Akmedrese ve hazîre çevresiyle külliyenin şehir dokusuna katılması, mekânın Roma, Bizans ve Osmanlı katmanlarını yan yana taşır. Onarım ve kayıplar Cami 1126/1714’te Şeyh Mehmed Baba tarafından kapsamlı biçimde onarılmış, 1940-41’de yeniden ele alınmış; türbe 1947’de tamir edilmiştir. 1925 sonrasında harem, cümle kapısı, medrese ve hazîrenin bir bölümü gibi birçok tekke unsuru ortadan kalkmış; cami, türbe ve muvakkithâne tarihî çevrelerinden büyük ölçüde ayrışmış halde günümüze ulaşmıştır. İrşad ağı Meşihatın Hacı Bayrâm-ı Velî’nin neslinden gelen postnişinlerde sürmesi ve geniş vakıf ağı, burayı yalnız bir ziyaretgâh değil Ankara merkezli Bayramî hafızanın kurumsal düğümü haline getirmiştir.
Bursa Nasûhîzâde Zâviyesi
Bursa · Türkiye · Ahmed Gazzî çevresindeki zâviye Sefîne-i Evliyâ, bu Bursa zâviyesini Ahmed Gazzî’nin halifelerinden Şeyh Halil Efendi’nin meşihat yeri olarak kaydeder. Halil Efendi, Kemter Ali Efendi’nin oğlu olduğu ve “Nasûhîzâde” diye tanındığı için yapı da Nasûhî Zâviyesi adıyla anılır. Hazîre kaydı Kaynak Şeyh Halil’in tekke yakınındaki şeyh kabirleri arasında medfun olduğunu belirtir. Kesin mahalle, parsel ve ayakta kalan unsur doğrulanmadığından zâviyeye şehir merkezinden türetilmiş sahte koordinat verilmemiştir.
Üsküdar'da Selimiye Dergahı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Üsküdar'da Selimiye Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Muhammed Cân en-Nakşibendî. 1909 Meşihat kaydı Üsküdar’daki Selimiye Dergâhı şeyhi Kemal Efendi hakkında 1909’da yürütülen idari işlem, dergâhın geç Osmanlı dönemindeki kurum kayıtlarından biridir. Belge, bu süreci manevî silsile bilgisi değil meşihat idaresi bağlamında kaydeder. 1914 Meşihat kaydı Selimiye Dergâhı şeyh vekili Mehmed Esad Efendi’nin istifası üzerine vekâletin Ali Efendi’ye tevcihine dair 1914 kaydı, dergâhın görev ve post düzenini belgelemektedir. 1916 Meşihat kaydı 1916 tarihli kayıtta Üsküdar Selimiye Dergâhı meşihat vekâletine Şeyh Ali Efendi’nin tayini yer alır. Bu, dergâhın kurumsal görev tarihine ait bir kayıttır. 1896 Meşihat kaydı Üsküdar’da Selimiye Dergâhı şeyhi Said Efendi’nin vefatıyla yerine Mehmed Kemaleddin Efendi tayin edildiğinden, dergâhın taâmiye tahsisatının kendisine verilmesi. Bu belge, kurumun 1896 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1912 Meşihat kaydı Kelâmî Dergâhı şeyhi Esad Efendi Üsküdar’da Selimiye Dergâhı meşihati vekâletini, kabul etmeyeceğini şifahen bildirmişse de talimat gereğince, görevi kabul edip etmeyeceğinin kendisinden yazılı olarak sorulması. Bu belge, kurumun 1912 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1919 Meşihat kaydı Üsküdar’da Selimiye Dergâhı’na bir şeyh nâibi tayin edilinceye kadar, dergâha uygunsuz şahısların girip çıkmalarının önlenmesi için bir bekçi bulunup dergâhın emniyetinin sağlanması. Bu belge, kurumun 1919 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1921 Meşihat kaydı Üsküdar’da Selimiye Dergâhı imam ve hatibi Hasan Tahsin Efendi’nin vefatı üzerine, görevi vekâleten yürüten Ömer Vasfi Efendi’nin bu görevlere asaleten tayini. Bu belge, kurumun 1921 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1913 Meşihat kaydı 1913 tarihli defter kaydında Üsküdar'da Selimiye Dergahı için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1920 Meşihat kaydı 1920 tarihli defter kaydında Üsküdar'da Selimiye Dergahı için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1896: post boşalması sonrası tevcih talebi 1896 tarihli kayıtta, Üsküdar’daki Selimiye Dergâhı postnişini Mehmed Saîd Efendi’nin vefatı üzerine oğlu Mehmed Kemaleddin Efendi’nin meşihat için yaptığı başvuru ele alınır. Kayıt, vefat sonrası kurum görevi ve tevcih sürecini belgeler; manevî silsile iddiası değildir. 1919: ikinci imamet görevi için başvuru 1919 tarihli kayıtta, Üsküdar’daki Selimiye Dergâhı ikinci imamı Mehmed Efendi’nin vefatı üzerine imamet ve fetihhanlık cihetleri için oğlu Selâhaddin Efendi adına yürütülen tevcih başvurusu bulunur. Bu, mescid hizmetlerine ilişkin idarî süreç kaydıdır.
Eşrefzâde Eyüp Efendi Zâviyesi
Bursa · Türkiye · Eşrefî zâviyesi Bursa’nın Hoca Mehmed Karamânî Mahallesi’ndeki Eyüp Efendi Zâviyesi, Eşrefiyye çevresine bağlı bir irşad ve defin alanı olarak kayıtlara geçer. Fahreddin Eşrefî bağı Ahmed Ziyâeddin Efendi’nin oğlu Şeyh Fahreddin Eşrefî, babasının ardından Habîb Efendi’nin terbiyesinde yetişti ve 1810 Rus seferine dervişleriyle katıldı. 14 Zilkade 1227/19 Kasım 1812’de vefat edince bu zâviyeye defnedildi. Belgeleme sınırı Mahalle ve kurum adı Meclis-i Meşâyih kayıtlarıyla eşleştirilmiştir. Kesin yapı parseli ve günümüze ulaşan mimari unsurlar doğrulanmadığından harita noktası üretilmemiştir. 1907 Meşihat kaydı 1907 tarihli defter kaydında Eşrefzâde Eyüp Efendi Zâviyesi için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz.
Ünsi Hasan Efendi el-Karabaşi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH ÜNSİ HASAN EFENDİ EL-KARABAŞİ” adıyla, KARABAŞİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi ALEMDAR CD. NO:21 İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 10 SAFER 1136 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
İlk Dönem Melâmetîliğinin Temel İlkeleri
Nişâbur çevresinde ihlâs, fütüvvet, emek ve hâli gizleme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Melâmîlikte Nokta Sembolü
Birlik, çokluk, yazı ve insan hakikati arasında kurulan yoğun mecaz üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Şâbânî Kıyafet ve Sembol Dünyası
Hırka, renk, sarık, tâc, risâle, asâ, post ve seccadenin tarihî dili üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî’nin hayatı, eserleri ve kamu görevi
Sühreverdî’yi yalnız tekke şeyhi değil, âlim, vaiz, müellif ve diplomatik görevler üstlenen tarihî bir şahsiyet olarak ele alan dosya.
Kadirî Tâcları: Eşrefî ve Rûmî Örnekleri
Eşrefî gülü, Rûmî düğmesi ve değişen terk düzenleri. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Nehrî Tekkesi: Medrese, Tekke ve Bölge
Mânevî eğitim ile sosyal ve siyasî tarihin kesişimi. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Mevlevî Kıyafetlerini Nasıl Okumalı?
Görev, eğitim, dönem ve sembolik yorum. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Mevlevî Musikisinin Aletleri
Ney, rebab, kudüm ve mutrib heyeti. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Bayramiyye'nin Şemsî ve Melâmî Yolları
Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.
Semmâniyye: Halvetî Ana Silsile, Çoklu İcazet
Muhammed es-Semmân'ın çoklu icazetlerini, öğretisini, eserlerini ve Sudan–Güneydoğu Asya yayılımını sınıflandıran dosya.
Tarikatların Müşterek Unsurları
Pîr, pîr-i sânî, şeyh, halife, mürid, silsile, zikir, halvet, seyrüsülûk ve tekke kavramlarını tek biçime indirmeden açıklayan kurum haritası
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 18–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 33–39
Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz
Sayfalar 31–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · «Liginanü Bidun ie selune şübelen je ejdalühu kavli lâ ilâhe illallah re ednahû imalati! con anit tariks rel hayau şübetün minel iyman. Lyman, yetmiş küsur şubedir. Bunun en efdali
Sayfalar 37–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · nur, herhangi bir kimseyi çağırır gibi Yâ Ahmed, Yâ Muhammed diye çağırırsanız bütün hayırlı amellerinizi iptal etmiş olursunuz. Siz, bunun farkına bile varamazsınız. Dikkat ediniz
Sayfalar 37–42
Muzaffer Ozak Külliyatı · birligine şehadet ederler, hakkı tesbih, tekbir ve tahmid eylerler. Sen de, hakkı birle! Hakkın varlıgına ve birligine şehadet et! Bu şehadetin aslâ boşa gitmez, hak da senin şehad
Sayfalar 57–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · ninle mezarda kalmak istemez. Hattâ, ruhunu teslim eder etmez, seni evinde bile tutmazlar, alelacele yıkatıp bir kefene sarar, tabuta koyar, önce musallâ taşına ve daha sonra da dü