HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Akyazı'dan ilmiye çevresine
Kocaeli sancağının Akyazı kazasında, İbrâhim adlı dindar bir kişinin oğlu olarak doğdu. Taşköprizâde Ahmed Efendi, Yegânzâde Sinan Çelebi, Dâbbe Çelebi ve Seyyidî Çelebi'nin ders halkalarına katıldı; Hayreddin Efendi'den mülâzemet aldı.
Medrese ve fetva güzergâhı
Bursa Kazzâziye, Alaşehir Yıldırım Han, Filibe Şihâbeddin Paşa, İstanbul Ali Paşa, Gebze Mustafa Paşa ve Sahn-ı Semân medreselerinde ders verdi. 955/1548-49'da Amasya Bayezid Medresesi müderrisi ve müftüsü oldu. Kanûnî'nin Nahçıvan seferinden dönüşünde Amasya'da bulunduğu sırada vazifesi artırıldı.
Şehzade Bayezid'in sulh teşebbüsü
Şehzade Bayezid, Konya yenilgisinin ardından Amasya'ya döndüğünde babasına itaat edeceğine dair yemin ve sulh mektubuna Cürcân Efendi ile Şeyh Îcâdî Efendi'yi şahit tuttu. İki isim mektubu saraya götürürken şehzadenin yeniden harekete geçmesi, sulh girişimini kuşkulu hâle getirdi. Cürcân Efendi ile Îcâdî bir süre hapsedildi; soruşturma sonunda suçsuzlukları anlaşılarak serbest bırakıldılar.
Son yılları
Medrese ve fetva görevi başka bir âlime verildi; Cürcân Efendi daha sonra padişahın iltifatına mazhar oldu ve yetmiş akçe emeklilik vazifesi aldı. Cemâziyelâhir 969/Ocak-Şubat 1562'de hastalanarak vefat etti. Kaynak onu sade yaşayışlı, mütevazı ve dili temiz bir âlim olarak tasvir eder.