Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Hayat

حيات

Köken ve kullanım

i, ar.

حيات

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

  1. Yaşama, zindegi. 2. tas. Sâliki dünya bağlarından ve nefsani arzulardan koparan kutsal ve ilâhî nurun tecelli etmesi, “Hayat, ölümdedir” (sr 489), yani kalbin hayatta olması için nefsin ölmesi gerekir. Cüneyd, tasavvufu “Hakk'ın seni senden öldürmesi ve kendisiyle hayata kavuşturmasıdır” demiştir. İlmin yaşaması için cehaletin, cem halinin yaşaması için tefrika halinin ölmesi, Hak ile hayatta olmak için halk ile yaşama haline son verilmesi lazımdır (HM 44). Kötü hal ve hareketlerin sona ermesi mevt (ölüm), iyi hal ve hareketlerin edinilmesi hayattır. “Gerçek sûfî ölmeden önce ölür ve hakiki hayata kavuşur.” Hay hü Bir zikir şekli. Hayıriar. (خاير) veya Hayr 1. İyilik, güzellik, fayda. 2. tas. Var olan her şey, bütün mevcudat. Mutasavvıflara göre var olan şey hayırdır, yokluk ise şerdir. Onun için “Olanda hayır vardır," el-Hayr fi-mâ vakaa derler. Tüm hayırların esası bütün yapıp etmelerde, tutum ve davranışlarda edep gözetmektir (sr 400).
  2. İyilik, güzellik, fayda. 2. tas. Var olan her şey, bütün mevcudat. Mutasavvıflara göre var olan şey hayırdır, yokluk ise şerdir. Onun için “Olanda hayır vardır," el-Hayr fi-mâ vakaa derler. Tüm hayırların esası bütün yapıp etmelerde, tutum ve davranışlarda edep gözetmektir (sr 400).
Sözlüğe dön