Ara
Menü

Ali b. Meymûn el-Mağribî

Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir.

Doğum
1450
Vefat
1511
Unvan
Şâzelî şeyhi; Meymûniyye-Havâtıriyye çevresinin pîri
Temalar
Şâzeliyye, Meymûniyye, Havâtıriyye, Mağrib, Bursa, Dımaşk, zühd, sünnet, doğrudan terbiye, İbnü’l-Arabî müdafaası

Gumâre’de doğumu ve ailesi

Tam adı Ebü’l-Hasan Ali b. Meymûn b. Ebû Bekir el-İdrîsî el-Mağribî’dir. 854’te (1450) Kuzey Afrika’nın Gumâre bölgesinde doğdu. Berberî bir çevrede yetişti; müridi Ulvân el-Hamevî’nin kaleme aldığı menâkıbnâmede Hasenî ve şerif bir aileden geldiği aktarılır. Bu soy kaydı gelenek içi biyografi kaynaklarında yer alan bir nispet olarak değerlendirilmelidir.

Fas’taki tahsili ve kadılık yılları

Genç yaşta ailesinden ayrılarak Fas’a gitti. Ebû Zeyd Abdurrahman el-Hamîdî’nin yanında Mâlikî fıkhı ve diğer İslâmî ilimleri okudu; ayrıca gramer ve matematik tahsil etti. Bir müddet kadılık yaptı. Onun sonraki tasavvufî tavrının arkasında yalnız zühd eğitimi değil, fıkıh, dil ve aklî ilimlerle kurulmuş güçlü bir tahsil zemini bulunuyordu.

Sahil savunması ve Mağrib’den ayrılışı

Portekizlilerin Kuzey Afrika sahillerindeki yayılmasına karşı yürütülen mücadelelere katılmak üzere memleketine döndü. Bölgedeki savaşlarda fiilen yer aldığı, sünnete aykırı gördüğü davranışları sert biçimde eleştirdiği için bazı kabile ileri gelenleriyle karşı karşıya geldiği ve hapsedildiği aktarılır. Serbest bırakıldıktan sonra Mağrib’deki dinî ve siyasî ortamdan uzaklaşmaya karar verdi. Bununla birlikte yıllar sonra Suriye’de, Mağrib’in dinî iklimini özlediğini Ulvân el-Hamevî’ye söylemesi, onun doğu ile batı İslâm dünyasına dair gözlemlerinin tek yönlü olmadığını gösterir.

Fakihlikten tasavvufî terbiyeye

Kuzey Afrika seyahatleri sırasında sahil savunmasına katılan sûfî çevreleri yakından tanıdı. Kendi anlatısında, kendisine fıkhî bir mesele soran bir kadına cevap vermekte tereddüt etmesini iç dünyasındaki dönüşümün işareti sayar. Ardından Güneybatı Tunus’taki Nefzâve vahasında bulunan Tûzer’e giderek Şâzelî şeyhi Ahmed b. Muhammed et-Tebbâsî’ye intisap etti. Kaynaklar dört ay süren yoğun bir terbiyenin ardından şeyhinin izniyle doğuya yöneldiğini kaydeder.

Hac, Suriye ve Lübnan güzergâhı

Hac yolculuğunun ardından Suriye’ye geçti; Lübnan köylerini dolaştı, Safed’e ve oradan Beyrut’a ulaştı. Beyrut’ta daha sonra en önemli halifelerinden biri olacak Muhammed b. Arrâk ile karşılaştı. Bu seyahat hattı onun irşad çevresini Mağrib’den Hicaz’a, Suriye ve Lübnan’a taşıdı; Meymûniyye diye anılan çevrenin insan ve mekân ağı da bu hareketlilik içinde oluştu.

Bursa’da altı yıl ve Anadolu’daki ilk Şâzelî çevre

II. Bayezid devrinde, aralarında Ulvân el-Hamevî’nin de bulunduğu bazı müridleriyle Anadolu’ya geldi ve yaklaşık altı yıl Bursa’da kaldı. Kendi eserleri ile çağdaş Osmanlı kaynakları bu yılların ayrıntılarını vermese de Taşköprizâde, Bursa’da faaliyet gösteren halifesi Şeyh Abdurrahman’dan ve onun müridlerine yetişen Şeyh Abdülmü’min’den söz eder. Bu kayıtlar Ali b. Meymûn’un Anadolu’daki tesirini tek bir ikamet hatırasından çıkarıp devam eden bir irşad halkasına bağlar. Kürd Sinan Dede’nin de onun yanında tasavvufî terbiyesini tamamladığı Osmanlı tabakat geleneğinde aktarılır.

Dımaşk Sâlihiyye’de ders halkası

1505’te Suriye’ye döndükten sonra şöhreti daha da genişledi. Ertesi yıl İbnü’l-Arabî’nin kabrinin bulunduğu Dımaşk Sâlihiyye’ye yerleşti. Buradaki derslerine dört Sünnî mezhebin kadı ve müftülerinin devam ettiği kaydedilir. Hanefî müftüsü Muhammed b. Ramazan ile Mâlikî müftüsü Abdünnebî’nin görevlerinden ayrılarak ona intisap etmeleri, ilmî otoritesinin yalnız tarikat çevresiyle sınırlı kalmadığını gösterir.

Mecdel Maûş’a çekilişi ve vefatı

Sâlihiyye’de dört yıl kaldıktan sonra halifesi Muhammed b. Arrâk’ın tavsiyesiyle Beyrut yakınlarındaki Mecdel Maûş köyüne yerleşti. 12 Muharrem 917’de başlayan bu son ikamet, inziva ile irşadın birleştiği son safhadır. Cemâziyelâhir 917’de (Eylül 1511) burada vefat etti ve köyde defnedildi. Kabri, ölümünden kısa süre sonra ziyaret edilen bir makam hâline geldi.

Zühd, sünnet ve doğrudan terbiye

Ali b. Meymûn’un temsil ettiği Suriye Şâzelîliği, gösterişli tarikat merasimlerinden çok zühd, takvâ, sünnete bağlılık ve doğrudan şeyh terbiyesini öne çıkarır. Müridin tasavvuf kitaplarıyla aşırı meşgul olmak yerine ahlâkını şeyhinin gözetiminde düzeltmesini savundu. Muhammed b. Arrâk’ın müridlerine rehberlik için çok sayıda risâle yazdığını duyunca bunları inceletmesi ve temel âdâb ile ahlâk metinleri dışındakileri kaldırmasını istemesi bu yaklaşımın çarpıcı örneğidir.

Keramet gösterisine ve bozuk otoriteye itiraz

Kerametin bir itibar ve gösteri aracına çevrilmesini tasvip etmedi. Arefe el-Kayrevânî’yi keramet gösterdiği için halkasından uzaklaştırdığı nakledilir. Şer‘î ilimlerdeki birikimine dayanarak dinî makamı şahsî menfaat veya nüfuz için kullandığını düşündüğü âlimleri de açıkça eleştirdi. Bu sert tenkit dili, çağdaşlarının onu yalnız bir sûfî şeyhi değil, ulemâ ve toplum hayatına müdahil bir ıslahçı olarak görmesine yol açtı.

İbnü’l-Arabî’ye yaklaşımı

İbnü’l-Arabî’ye yöneltilen zındıklık ithamlarına karşı Tenzîhü’s-sıddîk an vasfi’z-zındîk adlı risâleyi kaleme aldı. Bununla birlikte müridlerine İbnü’l-Arabî’nin bütün eserlerini okutmayı merkezî bir eğitim usulü hâline getirdiğine dair sağlam bir kayıt yoktur. Onun tavrı, İbnü’l-Arabî’yi tekfir ve ithamdan koruma ile müridin doğrudan ahlâk ve sülûk terbiyesine öncelik verme arasında okunmalıdır.

Meymûniyye, Havâtıriyye ve halifeleri

Kaynaklarda Ali b. Meymûn’a nispet edilen çevre Meymûniyye, bazı silsile kayıtlarında Havâtıriyye adıyla anılır. Zebîdî bu hattı Şâzeliyye içinde Ebû Medyen el-Mağribî’ye ulaşan bir silsileyle kaydeder. Bu adlandırmalar her zaman tek merkezli ve teşkilâtlı bir tarikat şubesi anlamına gelmez; Ali b. Meymûn’un irşad üslubunu sürdüren halife çevrelerini ifade eder. Muhammed b. Arrâk’ın Arrâkıyye, Ulvân el-Hamevî’nin Ulvâniyye diye anılan çevreleri onun tesirinin başlıca devam hatlarıdır.

Başlıca eserleri

Beyânü gurbeti’l-İslâm, doğu ve batı İslâm dünyalarının dinî, sosyal ve kültürel hayatını karşılaştıran eleştirel bir gözlem metnidir. Tenzîhü’s-sıddîk an vasfi’z-zındîk, İbnü’l-Arabî’yi ithamlara karşı savunur. Mevâhibü’r-Rahmân fî keşfi avrâti’ş-şeytân nefsin ve şeytanın aldatma yollarını; Mebâdiü’s-sâlikîn ilâ makāmâti’l-ârifîn ise sülûkün başlangıç ilkelerini konu edinir. Ona nispet edilen başka kısa risâleler de yazma mecmualarında bulunmaktadır.

Menâkıbnâmesi ve tarihî tesiri

Önde gelen müridi Ulvân el-Hamevî, şeyhinin hayatını Mücli’l-hüzn ani’l-mahzûn fî menâkıbi’ş-şeyh Ali b. Meymûn adlı eserde topladı. Bu eser hayatının ayrıntıları, seyahatleri, sözleri ve mürid çevresi için temel kaynaklardan biridir. Ali b. Meymûn’un tarihî önemi, Mağrib ilmî birikimini Suriye’deki zühd merkezli Şâzelî çevreyle birleştirmesi ve bu hattı XVI. yüzyıl başında Bursa’ya taşıyan ilk güçlü isimlerden biri olmasıdır.

COĞRAFÎ HAFIZA16 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi16 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç3 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Menkıbeler

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Portekizlilere karşı cihad, kabilelerle çatışma ve hapis

Kadılığı bırakıp Portekizliler'e karşı cihada katılmak üzere memleketine döndü; sünnetin ciddi biçimde çiğnendiğini söylediği için bölge kabileleriyle arası açıldı ve mahkûm edildi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Fas'ta bir süre kadılık yaptıktan sonra, XV. yüzyılın ikinci yarısında Kuzey Afrika'nın sahil şeridindeki istilâsını genişletmek isteyen Portekizliler'e karşı cihada katılmak üzere memleketine döndü ve yapılan savaşlara fiilen katıldı. Ancak Hz. Peygamber'in sünnetinin ciddi bir şekilde çiğnendiğini söylemesi üzerine bölge kabileleriyle arası açıldı; çeşitli suçlamalar yüzünden mahkûm edildi.

Hapishanede kendisini görmeye gelen vali ile sultana, bir Berberî olarak şer‘î konularda böyle sert konuşmasının tabiatı gereği olduğunu söyleyince serbest bırakıldı. Bunun ardından Mağrib'de yaygın olan fısk u fücûra daha fazla tahammül edemeyeceğini söyleyip babasının iznini alarak Doğu'ya gitmek üzere memleketini terketti. Yıllar sonra Suriye'de müridi Ulvân el-Hamevî'ye, Meşrık'tan daha uygun bir dinî ortama sahip olan Mağrib'i özlediğini söyleyecektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Fakihlikten tasavvufa geçişin ilk işareti

Kendisine fıkhî bir mesele danışan bir kadına tavsiyede bulunmaktan çekinmesini, tasavvufî hayata adım atmanın ilk işareti saymış; bu hadiseden sonra fakihlik makamından giderek uzaklaşmıştır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Kuzey Afrika'yı dolaştığı yıllarda kendisine fıkhî bir mesele danışan bir kadına tavsiyede bulunmaktan çekindiğini fark etti ve bu tereddüdü, tasavvufî hayata adım atmanın ilk işareti saydı. Hadiseden sonra fakihlik makamından giderek uzaklaştı ve tasavvufa yöneldi. Fıkıh tahsili görmüş, kadılık yapmış bir âlimin kendi mesleğine dair bir duraksamayı mânevî bir çağrı olarak okuması, sonraki tavrını — şer‘î ilimlerdeki otoritesini elden bırakmadan tasavvufa geçmesini — açıklayan noktadır.

Bu yıllarda İspanyol akınlarının tehdidi altındaki Kuzey Afrika, Hafsî Sultanı Mevlây Osman'ın ölümünden (1448) sonra siyasî karışıklıklar içindeydi ve zor şartlar her türlü bâtıl itikadın yayılmasına elverişli bir zemin hazırlamıştı. Seyahatleri sırasında cihada öncülük eden sûfîlerle karşılaşıp onları yakından tanıma imkânı buldu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
GELENEK İÇİ ANLATI

Ulvân el-Hamevî’nin menâkıbnâmesi

Mücli’l-hüzn ani’l-mahzûn, Ali b. Meymûn’un hayatı, seyahatleri, sözleri ve mürid çevresi için temel gelenek içi kaynaktır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Ulvân el-Hamevî’nin eseri, şeyhinin Mağrib’den ayrılışından Suriye ve Bursa yıllarına, irşad usulünden son ikametine kadar pek çok ayrıntıyı korur. Eserdeki menkıbevî anlatılar tarihî kronolojiden ayrılarak okunmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nihat Azamat, Ali b. Meymûn — TDV İslâm Ansiklopedisi; Ulvân el-Hamevî menâkıbnâmesi ve Osmanlı tabakat kaynakları.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Beyânü gurbeti’l-İslâm

Mağrib ile doğu İslâm dünyasının dinî, sosyal ve kültürel hayatını karşılaştıran; gözlem, tenkit ve ıslah çağrısını bir araya getiren başlıca eseridir.

Metni gösterMetni daralt

Mağrib ile doğu İslâm dünyasının dinî, sosyal ve kültürel hayatını karşılaştıran; gözlem, tenkit ve ıslah çağrısını bir araya getiren başlıca eseridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nihat Azamat, Ali b. Meymûn — TDV İslâm Ansiklopedisi; Ulvân el-Hamevî menâkıbnâmesi ve Osmanlı tabakat kaynakları.
ESER / METİN

Tenzîhü’s-sıddîk

İbnü’l-Arabî’yi zındıklık ithamına karşı savunan risâledir; müellifin ilmî müdafaa ile sülûk terbiyesini birbirinden ayıran tutumunu gösterir.

Metni gösterMetni daralt

İbnü’l-Arabî’yi zındıklık ithamına karşı savunan risâledir; müellifin ilmî müdafaa ile sülûk terbiyesini birbirinden ayıran tutumunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nihat Azamat, Ali b. Meymûn — TDV İslâm Ansiklopedisi; Ulvân el-Hamevî menâkıbnâmesi ve Osmanlı tabakat kaynakları.
ESER / METİN

Sülûk ve nefs terbiyesi risâleleri

Mevâhibü’r-Rahmân nefs ve şeytanın aldatma yollarını, Mebâdiü’s-sâlikîn ise sülûkün başlangıç ilkelerini ele alır.

Metni gösterMetni daralt

Mevâhibü’r-Rahmân nefs ve şeytanın aldatma yollarını, Mebâdiü’s-sâlikîn ise sülûkün başlangıç ilkelerini ele alır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nihat Azamat, Ali b. Meymûn — TDV İslâm Ansiklopedisi; Ulvân el-Hamevî menâkıbnâmesi ve Osmanlı tabakat kaynakları.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Berberî asıllı bir şerif: nesebine dair kayıt

854'te (1450) Kuzey Afrika'nın Gumâre bölgesinde doğdu; aslen Berberi olmakla birlikte kaynaklarda Hasenî-şerif bir aileden geldiği söylenir, menâkıbını yazan müridi onu seyyid ve şerif olarak tanıtır.

Metni gösterMetni daralt

854'te (1450) Kuzey Afrika'nın Gumâre bölgesinde doğdu. Aslen Berberî olmakla birlikte kaynaklarda Hasenî-şerif bir aileden geldiği söylenmektedir; nitekim menâkıbını yazan müridi Ulvân el-Hamevî onu seyyid ve şerif olarak tanıtır. Kendisinin hapishanede valiye ve sultana “bir Berberî olarak” sert konuşmasının tabiatı gereği olduğunu söylemesi, bu iki nisbetin kaynaklarda yan yana durduğunu gösterir; ikisi arasındaki gerilim çözülmüş değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Mısır Şâzelîliğinden ayrılan Doğu Şâzelîliği

Şâzeliyye'ye mensup olmakla birlikte tasavvuf anlayışı Mısır Şâzelîliği'nden hayli farklıdır: Mısır kolu zengin ve debdebeli tarikat geleneklerine sahipken onun temsil ettiği Doğu (Suriye) Şâzelîliği zühd ve takvâya önem verir.

Metni gösterMetni daralt

Bir Mısır tarikatı olan Şâzeliyye'ye mensup bulunmakla birlikte tasavvuf anlayışı Mısır Şâzelîliği'nden oldukça farklı özelliklere sahiptir. Mısır Şâzelîliği'nin zengin ve debdebeli tarikat geleneklerine karşılık onun temsil ettiği Doğu (Suriye) Şâzelîliği zühd ve takvâya önem verir. Bu sebeple Suriye ve Anadolu'daki faaliyeti, bir Şâzelî kolunun yayılması olarak değil klasik Sünnî tasavvufunun temsili olarak değerlendirilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Bursa'daki hâtırasının bir sonraki kuşakta sürmesi

Bursa'dan ayrılışından sonra da adı şehrin sûfî çevrelerinde yaşamıştır: Selçuk Hatun Camii imamı Muslihuddin Mustafa Efendi'nin, kendisinden ve halifesi Abdurrahman Efendi'den sıkça söz ettiği kaydedilir.

Metni gösterMetni daralt

Bursa'daki ikametinin izi, ayrılışından sonraki kuşakta da sürmüştür. Irgandı Köprüsü yanındaki Selçuk Hatun Camii'nin imamı, keramet sahibi bir derviş olan Muslihuddin Mustafa Efendi'nin, bir dönem Bursa'da ikamet eden bu Şâzelî şeyhinden ve halifesi Abdurrahman Efendi'den sıkça söz ettiği Vâkıât'ta görülmektedir. Meşrep itibariyle coşkun bir yapıya sahip olduğu anlaşılan Abdurrahman Efendi'nin halifesi Şeyh Abdülmü'min Efendi ile de aynı çevrenin özel bir yakınlığı vardı. Böylece Bursa'da bıraktığı halka, kendisinden sonra en az iki kuşak boyunca anılmayı sürdürmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
KAVRAM

Zühd ve doğrudan terbiye

Tasavvufî bilginin yalnız metin biriktirmekle değil, şeyh gözetiminde ahlâk ve davranışın dönüşmesiyle kazanılacağını vurguladı.

Metni gösterMetni daralt

Tasavvufî bilginin yalnız metin biriktirmekle değil, şeyh gözetiminde ahlâk ve davranışın dönüşmesiyle kazanılacağını vurguladı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nihat Azamat, Ali b. Meymûn — TDV İslâm Ansiklopedisi; Ulvân el-Hamevî menâkıbnâmesi ve Osmanlı tabakat kaynakları.
KAVRAM

Kerameti gösteriye çevirmemek

Keramet anlatısının makam ve şöhret aracı hâline gelmesine karşı çıktı; sülûkün ölçüsünü olağanüstü hâllerden çok istikamet ve sünnete bağlılıkta aradı.

Metni gösterMetni daralt

Keramet anlatısının makam ve şöhret aracı hâline gelmesine karşı çıktı; sülûkün ölçüsünü olağanüstü hâllerden çok istikamet ve sünnete bağlılıkta aradı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nihat Azamat, Ali b. Meymûn — TDV İslâm Ansiklopedisi; Ulvân el-Hamevî menâkıbnâmesi ve Osmanlı tabakat kaynakları.
KAVRAM

Ulemâ ve toplumsal tenkit

Fıkıh ve İslâmî ilimlerdeki birikimiyle, dinî makamı menfaat için kullandığını düşündüğü âlim ve yöneticileri eleştirmekten çekinmedi.

Metni gösterMetni daralt

Fıkıh ve İslâmî ilimlerdeki birikimiyle, dinî makamı menfaat için kullandığını düşündüğü âlim ve yöneticileri eleştirmekten çekinmedi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nihat Azamat, Ali b. Meymûn — TDV İslâm Ansiklopedisi; Ulvân el-Hamevî menâkıbnâmesi ve Osmanlı tabakat kaynakları.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Gumâre · FasGumâre — doğum ve ilk çevreGumâre — doğum ve ilk çevre. Gumâre tarihî bölgesinin yaklaşık merkezidir; doğduğu köyün kesin noktası değildir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Gumâre — doğum ve ilk çevre” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Fas · FasFas — tahsil ve kadılıkFas — tahsil ve kadılık. Fas şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Fas — tahsil ve kadılık” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Tûzer · TunusTûzer — Ahmed et-Tebbâsî’ye intisapTûzer — Ahmed et-Tebbâsî’ye intisap. Tûzer şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Tûzer — Ahmed et-Tebbâsî’ye intisap” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Mekke · Suudi ArabistanMekke — hac yolculuğuMekke — hac yolculuğu. Hac güzergâhının şehir ölçeğindeki işaretidir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Mekke — hac yolculuğu” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Bursa · TürkiyeBursa — yaklaşık altı yıllık irşad çevresiBursa — yaklaşık altı yıllık irşad çevresi. Bursa şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır; kesin ikamet yapısı bilinmemektedir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Bursa — yaklaşık altı yıllık irşad çevresi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Dımaşk Sâlihiyye · SuriyeDımaşk Sâlihiyye — ders ve irşadDımaşk Sâlihiyye — ders ve irşad. Sâlihiyye semtinin yaklaşık merkezidir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Dımaşk Sâlihiyye — ders ve irşad” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Beyrut · LübnanBeyrut — Muhammed b. Arrâk ile karşılaşmaBeyrut — Muhammed b. Arrâk ile karşılaşma. Beyrut şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Beyrut — Muhammed b. Arrâk ile karşılaşma” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Mecdel Maûş · LübnanMecdel Maûş — son ikamet, vefat ve kabirMecdel Maûş — son ikamet, vefat ve kabir. Mecdel Maûş yerleşim merkezidir; kabir yapısının kesin parsel koordinatı değildir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Mecdel Maûş — son ikamet, vefat ve kabir” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nihat Azamat, Ali b. Meymûn — TDV İslâm Ansiklopedisi; Ulvân el-Hamevî menâkıbnâmesi ve Osmanlı tabakat kaynakları
  2. [2]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 676-683
  3. [3]TDV İslâm Ansiklopedisi — Ali b. Meymûn
Ortak kaynak kataloğunu aç →