Ara
Menü
ذ

zühd

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-1204
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
720
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(jaJ [Ar.] tas. Tasavvuf inancma göre, kulun AUah’m dışında bütün varlıkları terk etmesi ve âhirete yönelmesi.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-3073
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
720
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(jaJ [Ar.] tas. Tasavvuf inancma göre, kulun AUah’m dışında bütün varlıkları terk etmesi ve âhirete yönelmesi.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-3150
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları
Kaynak sayfası
240
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(jaJ [Ar.] tas. Tasavvuf inancma göre, kulun AUah’m dışında bütün varlıkları terk etmesi ve âhirete yönelmesi.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9169
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>1. Şüpheli olmak korkusu ile mübâh şeylerin çoğundan sakınmak.</p><p>Zühd, insanın kalbini dünyâ sıkıntılarından uzak tutar. Allahü teâlânın yüceliğini ve büyüklüğünü tanımayı, tövbe etmeği, te'min eder. (Hâris el-Muhâsibî)</p><p>2. Dünyâdan ve dünyâlık olan şeylerden uzak durmak.</p><p>Zühd, kalbe ve bedene rahatlık verir; dünyâya rağbet ise, düşünce ve hüzün verir. (Hadîs-i şerîf-Câmi-üs-Sagîr)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-13486
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, rağbetsiz olmak yüz çevirmek demektir. Kur’an-ı Kerim’de sadece Yusuf suresinin 20. ayetinde geçer. “Yusuf’un satışı konusunda) rağbetsiz idiler” Tasavvufta dünyaya dolu dizgin dalmamak esastır. Zira Kur’an-ı Kerim’de bunu destekler tarzda çok sayıda ayet-i kerime vardır, işte bir kaçı: “Ey inananlar! Eş ve çocuklarınızdan bir kısmı size düşmandır, onlardan sakının…” (Tegâbün/14), “Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız bir fitnedir.” (Enfâl/28), “Dünya hayatı, gurur metaından başka bir şey değildir.” (Al-i İmran/185) “Dünyanın metaı azdır. Ahiret ise mutlakiler için daha hayırlıdır…” (Nisa/77), “Dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir.” (En’âm/32) “Ahiret dururken dünya hayatına mı razı oldunuz. Dünya hayatının geçimi, Ahirete nisbetle çok azdır.” (Tevbe/38). Sûfiler, Zühdü, çeşitli şekilde yorumlamıştır, a) Haramdan zühdetmek, zühddür. b) Helalden de zühd edilir. Bu ikincide, nasibine düşenin azıyla yetinip, artanı fakirlere tasadduk etmek gibi bir fazilet vardır. Süfyan-ı Sevrî, dünya ile ilgili isteği azaltmayı, zühd olarak tanımlar. Cüneyd de “elin boş olduğu şeyden, kalbin de boş olması, yani elde olana kalbin razı olmasıdır” diye bir tanım getirmiştir. Mesrûk “Allah ile beraberken, bir sebebin etkisinde kalmayan kişiye” zâhid der. İbn Muâz “alâka olmadan amel işleme, tamasız söz söyleme, reisliğe ulaşmadan izzetli olmaya ulaşılmadıkça, zühdün hakikatine erilmez” şeklinde farklı bir yorum yapmıştır. Muh-sinlerin, salihlerin müminlerin ve müslümanların zühdü, dünya ve onun zatından dolayı olurken, şehidlerinki, hem dünya, hem de âhiret konusunda gerçekleşir. Sıddıklarınki de diğer mahlûklar hakkındadır; onlar Hakk’ı O’nun sıfat ve isimlerinden başkası olarak müşahede etmezler. Mukarrabînin zühdü de, isim ve sıfatlarla bekada olur, ki bu son grup, zatın hakikatındadır.Biz melamet bekleriz Sanma keramet bekleriz Şöhreti zühdü bıraktık Hep nedâmek beklerizHâşim</p>

Kaynaklardaki ortak açıklama

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

(jaJ [Ar.] tas. Tasavvuf inancma göre, kulun AUah’m dışında bütün varlıkları terk etmesi ve âhirete yönelmesi.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Şüpheli olmak korkusu ile mübâh şeylerin çoğundan sakınmak.

Zühd, insanın kalbini dünyâ sıkıntılarından uzak tutar. Allahü teâlânın yüceliğini ve büyüklüğünü tanımayı, tövbe etmeği, te'min eder. (Hâris el-Muhâsibî)

2. Dünyâdan ve dünyâlık olan şeylerden uzak durmak.

Zühd, kalbe ve bedene rahatlık verir; dünyâya rağbet ise, düşünce ve hüzün verir. (Hadîs-i şerîf-Câmi-üs-Sagîr)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, rağbetsiz olmak yüz çevirmek demektir. Kur’an-ı Kerim’de sadece Yusuf suresinin 20. ayetinde geçer. “Yusuf’un satışı konusunda) rağbetsiz idiler” Tasavvufta dünyaya dolu dizgin dalmamak esastır. Zira Kur’an-ı Kerim’de bunu destekler tarzda çok sayıda ayet-i kerime vardır, işte bir kaçı: “Ey inananlar! Eş ve çocuklarınızdan bir kısmı size düşmandır, onlardan sakının…” (Tegâbün/14), “Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız bir fitnedir.” (Enfâl/28), “Dünya hayatı, gurur metaından başka bir şey değildir.” (Al-i İmran/185) “Dünyanın metaı azdır. Ahiret ise mutlakiler için daha hayırlıdır…” (Nisa/77), “Dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir.” (En’âm/32) “Ahiret dururken dünya hayatına mı razı oldunuz. Dünya hayatının geçimi, Ahirete nisbetle çok azdır.” (Tevbe/38). Sûfiler, Zühdü, çeşitli şekilde yorumlamıştır, a) Haramdan zühdetmek, zühddür. b) Helalden de zühd edilir. Bu ikincide, nasibine düşenin azıyla yetinip, artanı fakirlere tasadduk etmek gibi bir fazilet vardır. Süfyan-ı Sevrî, dünya ile ilgili isteği azaltmayı, zühd olarak tanımlar. Cüneyd de “elin boş olduğu şeyden, kalbin de boş olması, yani elde olana kalbin razı olmasıdır” diye bir tanım getirmiştir. Mesrûk “Allah ile beraberken, bir sebebin etkisinde kalmayan kişiye” zâhid der. İbn Muâz “alâka olmadan amel işleme, tamasız söz söyleme, reisliğe ulaşmadan izzetli olmaya ulaşılmadıkça, zühdün hakikatine erilmez” şeklinde farklı bir yorum yapmıştır. Muh-sinlerin, salihlerin müminlerin ve müslümanların zühdü, dünya ve onun zatından dolayı olurken, şehidlerinki, hem dünya, hem de âhiret konusunda gerçekleşir. Sıddıklarınki de diğer mahlûklar hakkındadır; onlar Hakk’ı O’nun sıfat ve isimlerinden başkası olarak müşahede etmezler. Mukarrabînin zühdü de, isim ve sıfatlarla bekada olur, ki bu son grup, zatın hakikatındadır.Biz melamet bekleriz Sanma keramet bekleriz Şöhreti zühdü bıraktık Hep nedâmek beklerizHâşim

Sözlüğe dön ←