ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
124 sonuç · toplam 124 · “zühd” · 1/6
01zühd
(jaJ [Ar.] tas. Tasavvuf inancma göre, kulun AUah’m dışında bütün varlıkları terk etmesi ve âhirete yönelmesi.
Zühd-i bârid
زهد بارد) Soğuk ve kuru züht. Kaba ve ham sofuluk. Sekilci ve merasimci, ama katı ve sert dindarlık, yobazlık. Bu Zühdü riya başına halkın ne belâdır Mahrum eder erbâbını zevk-i dü cihandan Nâbi
Zühd-I Huşk-Zühd-İ Bârid
Farsça’da, bârid Arapçada soğuk anlamına gelir. Bu durumda bu iki ifade “soğuk zühd” manasmdadır. Şekilci ve katı din anlayışına sahip kişilerin zühdüne “zühd-i huşk” denir.Zâhid, Hû demeyi inkar eyleme Ya niçin çağırır insan Hû deyü Hû dem…
Zühdiyyat
Arapça, zühd’e ait olanlar anlamındadır. Zühd konusunu işleyen şiirlere, zühdiyyat denir. Zühd e-debiyatı, gerek sûfilerce, gerekse sûfi olmayanlarca işlenmiştir.
Zühdden Tarikata: Tasavvufun Tarihî Dönemleri
İlk zâhid çevrelerinden tasavvuf dilinin teşekkülüne ve XII. yüzyıl sonrasında kurumsal yolların yaygınlaşmasına uzanan tarih çizgisi
Şeyh Muhammed Zühdî Efendi
Muhammed Zühdî Efendi, Abdullah Salâhaddin-i Uşşâkî’nin terbiyesinde yedi yıl seyrüsülûk görüp hilâfet alan, Nazilli’de müftülük ve irşad hizmetini bir arada yürüten Uşşâkî şeyhidir.
ez-Zühd ve diğer risâleleri
Hasan-ı Basrî · Sözlerinden derlenenler ve nisbet edilenler.
Dua, haklar ve zühd metinleri
Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn · es-Sahîfetü’s-Seccâdiyye ve Risâletü’l-hukūk başta olmak üzere ona nispet edilen metinler, farklı isnat ve derleme katmanlarıyla değerlendirilir.
Hasan-ı Basrî'nin Zühd ve Hüzün Anlayışı
Dünyayı terk etmekten kalbi korumaya. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Tarikatların Teşekkülü: Zühd Çevrelerinden Kurumsal Yollara
İlk zâhid çevreleri, klasik tasavvuf dili ve XII. yüzyıldan sonra belirginleşen tarikat kurumları TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.
İrşâdiyye
İrşâdiyye, Ahmed Tâlib-i İrşâdî'nin zühd, seyahat, şiir ve irşad çizgisi çevresinde XIX. yüzyılda Batı Anadolu ve Gelibolu sahasında belirginleşen Halvetiyye–Ahmediyye–Uşşâkıyye şubesidir.
Metbûliyye
İbrâhim el-Metbûlî'nin Mısır'da teşkilâtlandırdığı, Bedeviyye ana gövdesi içinde Muhammedî ahlâk, zühd ve şehirli irşad çevresiyle tanınan tarihî kol.
Ali b. Meymûn el-Mağribî
Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve â…
Dağıstanlı Şeyh Mehmed Efendi
Dağıstan'da yetişip İstanbul'un Kadı Çeşmesi semtine yerleşen Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1112/1700), Nakşbendî terbiyesini ilim, zühd ve halk irşadıyla birleştiren seyyah bir sûfîdir.
Dâvûd et-Tâî
Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhidd…
Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî
Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî (1130–1205), Sebte’den Merakeş’e uzanan ilim ve zühd hayatı, sadakayı tasavvufî ve toplumsal öğretisinin merkezine yerleştirmesi ve Medyeniyye’nin Sebtiyye koluyla tanınan Mağribli fakih ve şeyhtir.
Hasan-ı Basrî
Hasan-ı Basrî (21/642, Medine – Receb 110 / Ekim 728, Basra); Basralı meşhur tâbiî, âlim ve zâhid. Allah korkusunu esas alan Basra zühd okulunun kurucusu , tarikat silsilelerinin çoğunda Hz. Ali'den sonraki halkadır.
Hz. Ali el-Mürtezâ
Hz. Ali el-Mürtezâ, ilk müslümanlardan, Hz. Peygamber’in amcazadesi ve damadı, Hz. Fâtıma’nın eşi, Hasan ile Hüseyin’in babası ve dördüncü râşid halifedir. İlim, adalet, cesaret, zühd ve Ehl-i beyt mirasıyla İslâm tarihinin; silsile, velâye…
İbrâhim b. Edhem
İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 veya 162/779), Belh'te bütün servetini bırakıp zühd yoluna giren, ömrünü ırgatlık ve bostan bekçiliğiyle geçiren Horasanlı sûfî; hayatı daha kendi asrında destanlaşmış, Türk edebiyatında “Edhem” bir mazmun hâlin…
Mevlây el-Arabî ed-Derkāvî
Mevlây el-Arabî ed-Derkāvî, Fas'taki Şâzelî terbiyeyi zühd, hizmet ve doğrudan mânevî eğitim vurgusuyla canlandırmış; mektupları ve halifeleriyle Derkāviyye'yi Kuzey Afrika'ya yaymıştır.
Muhyiddin İbrâhim el-A‘zeb er-Rifâî
Muhyiddin İbrâhim el-A‘zeb (ö. 609/1212), Ahmed er-Rifâî’nin kızı Fâtıma ile Ali b. Osman’ın oğlu; Ümmü Abîde’deki Rifâî rivâkının üçüncü postnişini ve zühd, hayâ, hizmet ve kanaat anlayışıyla anılan Rifâî şeyhidir.
Osman Paşa Hocası Ömer Efendi
Osman Paşa Hocası Ömer Efendi (ö. 1721), Konya'dan İstanbul'a gelerek ilmiye mesleğinde yükselen; öğretimi, zühdü ve edebî kişiliğiyle anılan Osmanlı âlimidir.
Sâlih İmam Efendi
Sâlih İmam Efendi (ö. Rebîülevvel 1037/Kasım-Aralık 1627), İstanbul’da yaklaşık otuz yıl Fâtih Camii’nde ders veren, zühd ve öğretim hayatıyla tanınmış imam ve âlimdir.
Şeyh Hasan Ünsi Efendi
Şeyh Hasan Ünsi Efendi b. Recep b. Şehid Muhammed, ilm-i zahir ü batında kemal sahibi idi. Zühd ü takva ile daima halayıktan münkat ı' ve münzevi olup, elli seneden mütecav iz dışarı çıkmamışt ır. Ahir ömrüne değin mücahede ve inz iva üzere…