HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Nazilli’de ilim çevresi
Nazilli’de doğdu. Babası da kendisi gibi müftüydü. Zâhirî ilimlerde yetişip müftülük derecesine ulaştıktan sonra babası ona, ilm-i bâtını tahsil etmeden öğreniminin tamamlanmış sayılamayacağını söyledi ve İstanbul’a giderek Abdullah Salâhaddin-i Uşşâkî’ye intisap etmesini öğütledi.
Salâhaddin-i Uşşâkî’nin terbiyesi
İstanbul’da Abdullah Salâhaddin-i Uşşâkî’nin sohbet ve terbiyesine girdi. Kaynak, yedi yıl hizmet ve seyrüsülûkten sonra hilâfet aldığını; şeyhinin kendisine “Zühdî” mahlasını verdiğini kaydeder.
Nazilli’ye dönüşü ve irşadı
Şeyhinin izniyle Nazilli’ye döndü. Müftülük görevinin yanında Uşşâkî usulünü öğretti ve çevresinde bir irşad halkası oluşturdu. Vefat tarihi kaynakta açık değildir. Nazilli’de defnedildiği belirtilir.
Halifeleri
İki tanınmış halifesi vardır: Karacasulu Süleyman Rüşdî ve oğlu Ali Gâlib Vasfî. Süleyman Rüşdî’nin efelikten dervişliğe yönelişi, şiirleri, sürgünleri ve II. Mahmud’la görüşmesi onun ayrı kişi dosyasına aittir; kaynak sayfalarında Zühdî biyografisinin ardından gelmesi bu anlatıların Zühdî’ye mal edilmesini gerektirmez.
Tarihî yeri
Muhammed Zühdî’nin önemi, medrese ve müftülük birikimini Uşşâkî terbiyesiyle birleştirmesi ve Salâhaddin-i Uşşâkî’nin İstanbul merkezli irşadını Batı Anadolu’ya taşıyan bir halife halkası kurmasıdır.