Ara
Menü

Şeyh Muhammed Zühdi Efendi

ZÜHDİ EFENDİ Hz. Salahi'nin tarik-ı Uşşaki'den yegane ve fakat merdane bir halifesidir. Hadikatü'l-Cevami'de 282. sahifede Cezeri Kasımpaşa'da Balçık Tekkesi hakkındaki bahiste bu tekke icra-yı meşihatla 1 234/( 1 8 1 9) senesinde irtihal eden Şeyh Salim Efendi'den sonra Debbağlar yazıcısı Şeyh Muhammed Sadık Efendi'ye Şeyhü'l l slam Mekki-zade Mustafa…

Yol
Halvetiyye
Mekân
2 bağlantı
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

ZÜHDİ EFENDİ

Hz. Salahi'nin tarik-ı Uşşaki'den yegane ve fakat merdane bir halifesidir. Hadikatü'l-Cevami'de 282. sahifede Cezeri Kasımpaşa'da Balçık Tekkesi hakkındaki bahiste bu tekke icra-yı meşihatla 1 234/( 1 8 1 9) senesinde irtihal eden Şeyh Salim Efendi'den sonra Debbağlar yazıcısı Şeyh Muhammed Sadık Efendi'ye Şeyhü'l l slam Mekki-zade Mustafa Asım Efendi delaletiyle meşihat tevcih olunduğu ve bu Muhammed Sadık Efendi'nin Abdullah Salahi-i Uşşak! hazretlerinden müstahlef olup, 1 234 senesinde calis-i makam·ı meşihat olduğu ve 1 242 senesi Şevvalinde (Ma yıs 1 82 7 ) meşihati Sa'diyye'den Seyyid Muhammed Emin Efendi'ye ikibin kuruş mu kabile terk ettiği ve Muhammed Sadık Efendi'nin 20 Zi'l-ka'de 1 242/( 1 5 Haziran 1827)'de Pazartesi günü irtihal-i dar-ı nalın eylediği ve Emin Efendi'nin Taşlıburun şeyhi Salih Efendi'den müstahlef Ahmed Efendi halifesi olup Hz. Halid'de türbe-dar olduğu muharrerdir.

Binaenaleyh Hz. Salahi'nin Şeyh Muhammed Sadık Efendi isminde bir halifesini kayd etmek mecburiyyeti hasıl olduğu ve türbe-i Hz. Halid'de yakın vakte kadar avih te-i mevki' -i ihtiram iken her hangi bir kadr-na-şinas tarafından kaldırılmış olan ve Hz. Salah! tarafından tanzim edilmiş bulunan kaside-i tav'ile, mumaileyh Sadık Efendi'nin delaletiyle oraya asıldığı dfüre-i ihtimalden hariç bulunmadığı beyan olunur. Kadiri-hane'deki tomarda dahi, Hz. Salahi'nin Şeyh Muhammed Zühdi ve Şeyh Sadık-ı Debbağ'i ve mahdumu Muhammed Ziyaeddin Efendiler halifesi olarak göste- Hazret-i Şeyh Abdullah Salahaddin-i Uşşaki 447 rilmiştir. Sadık Efendi'nin kabri Balçık Baba Tekkesi'nde mevcuddur. Ziyaeddin Efendi Hz. Salahi'nin cl-nişini olup fakat şart-ı vakıf icabı meşihatı usul-i Nakşiyye üzere ifa edip, elyevm ne Muhammed Sadık Efendi'den ne de Ziyaeddin Efendi'den teselsül etmiş Uşşaki kolu yoktur. Hz.

Salahı ne derecede mestGr kalmış ki, l stanbul'da kendilerini kemalat-ı arifa nesine agah kimse bulunmamış ve ta Nazilli'den Şeyh Muhammed Zühdi Efendi gel miş, onu bulmuş ve mertebe-i irfana ermiştir. Nazilli'de müftü idi. An-asıl oralı imiş. Mürşid-i mükerremim Şeyh Mustafa Sa fi Efendi, Fahri Aziz'den naklen beyan buyurduklarına göre müşarünileyhin pederle ri de Nazilli'de evvelce müftü imiş. Muhammed Zühdi Efendi, tarik-ı ilme süluk ile ikmal-i tahsile muvaffak olarak icazet almış. Pederleri, Zühdi Efendi'ye hitaben, "Og lum! İlm-i zahiri okudun. Bir de ilm-i batın vardır. Onu da tahsil etmelisin. " demeleriyle, "Efendim! Bu bahta emrinize muntazırım." cevabını arz edince, " Üç gün bana misô.fir ol. Sonra hani ya ahyô.nen ziyô.retlerine ô.zim oldugunuz Abdullah Salahı Efendi vardır. Ona git teslim ol. " diye emr etmiş. Zühdü Efendi, üç gün müsaferetten sonra l stanbul'a azim olur.

Yanına kitaba müteallık bir şey almaz. Hz. Salahi ise, yanındakilere "Yahu bize ara sıra Nazilli'den Muhammed Efendi isminde biri gelirdi, görüşürdük. Şimdi o geliyor. Haydi karşılayınız." buyururlar. Karşılarlar. Derhal huzur-ı Hz. Şeyh'e gelir teslim olur. Yedi sene ikmal-i süluk eder, hilafet alır. "Zühdi" lakabıyla telkih olunur. Nazil li'de neşr-i feyz-i tarikata me'mGr edilir. Tarik-ı Uşşaki'yi o havalide neşre sebeb olur lar. Nazilli'de medfûn ve rahmet-i Hakk'a makrundur. Müşarünileyhin iki halifesi vardır. Biri Nazilli'ye altıbuçuk saat mesafesi olan Kara(ca)sulu Süleyman Rüşdü Efendi, diğeri ise mahdum-ı mükerremleri Ali el-Galib el-Vasfi hazretleridir. Süley man Rüşdü Efendi vaktiyle derebeylerinden imiş. Fakat Şeyh Muhammed Zühdi haz retleri onu her şeyden geçirmiş, rütbe-i kemale eriştirmiş, erenler katarına katmıştır. Müteahhirin-i meşayıh-ı Uşşakıyye'den Talib-i l rşadi, müşarünileyh hakkında Divan'ında terane-senc-i medh olmuştur.

Asitô.mn olsa çaru.bu yüzüm Zühdi Dedem Hô.k-pô.yın tutiya itse gözüm Zühdi Dedem zatına müştak olaldan yanmışım kül olmuşum Alem içre savrulur durmaz tozum Zühdi Dedem "Şah Muhammed Zülıdı gibi reh-nümunum var benim" fahriyyesiyle dem-saz olan Hz. /268/ Rüşdi'nin kemalat-ı arifanesi yüksektir. Seyr ü süluka ve silsile-i Uşşakıy- 448 Sef!ne-i Evliya ye'ye dfür iki eserini mütalaa ettim. Her ikisi manzumdur. Süluka müteallık olan ese rin ilk beyti, "Salik-i müştak isen Allalı 'a sen" diye başlar, bir çok hakayıktan bahs eder. Gayr-i matbu'dur. Müretteb divanları var imiş, göremedim.

Lakin bir çok manzume lerini mütalaa ile karlrü'l-ayn oldum. Bir kaçını nakl ediyorum. Ey gönül kesretdeıı el çek ehl-i Hakk'ın rahı bir Anla 'illa '1eche' remzin kıl nazar-ı dldftrı bir Sil gönülden ıoo-sivayı vahdetin şehbalı bir Gir muvahhid bezmine hem anla her bir ditrı bir Dört kitab nüsha yedi fen on iki esrarı bir GUşe dört iklim yedi rah on iki mi'mtlrı bir * * * Sana virmişdim ikrarı Muhammed Zühdi ya şeyhi Seninle buldum esrarı Muhammed Zühdi yô.

şeyhi Beni dar itme babından ceınal-i mihr-i tabından Okut hüsn-i kitabından Muhammed Zühdi ya şeyhi iderim senden istimdad yol oldukça kim neşdn Sen eyle müşkilim irşad Muhammed Zühdi ya şeyhi Senin vechinde Hak gördüm lebinden cavidan buldum Seni ikrar idüp durdum Muhammed Zühdi ya şeyhi Yed-i beyzfisı MU.sa'1m1 dem-i ihyası lsa'nın Ki sensin kutbu devranın Muhammed Zühdi ya şeyhi Muhammed'den durur ıooyen tükenmez haşre dek sayen Misal-i arş u kürs ayen Muhammed Zühdi yô. şeyhi Bize eltaf-ı Rah1oon'sın ten içre gizli sultansın Aceb sırrımda pinhansın Muhammed Zühdi yô.

şeyhi Bu devrô.nın senin şevkın gönülde yer tutan zevkın Meded isterler uşşakın Muhammed Zühdi yô.

şeyhi Hazret-i Şeyh Abdullah Salahaddin-i Uşşilki 449 Beni hasret ile yakına firakın narına atına Celalin birle yan bakına Muhammed Zühdi ya şeyhi Yolunda aşkına can içre cana erişmişdi235 Senden himmet diler Rüşdü Muhammed Zühdi ya şeyhi * ** Da'vetim var ziihida meydaıH aşka gelmeli Cild,i gafletdeıı çıkup üry&H aşka gelmeli Can u dilden gUş idüp irfiiıH aşka gelmeli Gelmeli şiihnn diyu sultaıH aşka gelmeli Anlayup aşk hikmetin dıviitH aşka gelmeli Vadi,i zühdü geçip gel aşk ile can bulınaya Ma'rifet kesb eyleyip ikrlir u iman bulınaya Cümle eşyc1da hlcabsız sırM cc1niin bulınaya Nefs ü rabbı anlayup esraM irfiiıı bultnaya &,tevakkuf can atup cc1nc1n,ı aşka gelmeli Mc1sivayı can u dilden bilmeyen Adem midir Can verüp canan,ı aşkı bulınayan Adem midir Men aref dersin bu demde bilmeyen Adem midir Bezm,i aşka va' d edip de dalınayan Adem midir Anlayıp bu neş'eyi insan aşka gelmeli Bildiğin terk eyleyüp kim bilmeli bilmişleri Bezm,i vahdetde vücfu:l,ı vahidi bulmuşları Fehm idüp bu aşkı hem ol yara ylir olmuşları Anla sultc1mm bu demde hoş,şiklir olmuşları Ylir olup onlar eliyle ylirı11M aşka gelmeli /269/GUş idüp bu Rüşdi'nin ınantıllM gevher,bc1rım Can u dilden fehm idüp bu nükte,i güftc1rnıı Taht,ı bade fark idüp ol noktanın esrarını Gönnek istersen güzel cc1nanımın dıdc1rıiu Baş açık yalın ayak dlvan,ı aşka gelmeli 235.

Bu mısra eksiktir. ( H ) 450 Seflne-i Evliya Diğer: Göründü nuM zliH Kibriyli gül yüzlü milhımda Açıldı kenz-i lli-yefnli şeker-baht-ı siyiihımda Seçildi hikmet-i ma'nlim ser-i devlet-nigiihımda Biündi nokta-i vahdet rumuz-ı kıble-giihımda Yazıldı nakş-ı 'Kerremna' ser-i devlet-külahımda Bi-hamdi'lliih sarliy-ı devlete diihilden olduk biz Cemiil-i ylirı her yüzden gören kabilden olduk biz Bu demde himmet-i yara iren nliilden olduk biz Huzür-ı dergeh-i şilha varan vlisıldan olduk biz Ne serler gördü aşıklar benim bu seyr-gahımda Bizim varlıtımız varı senin kadr-i azimindir Hatıl vü zellemiz afv eylemek şliıı-ı kerlmindir Bu nutku var iden bizde yine emr-i rahimindir Kamu şerh u beylin itdiğimiz lutf-ı amlmindir İru1yet genc-i bl-pliylin durur padişahımda Aceb mi mazharım unvlinını cüz'I beylin etsem Huda'mn lutfunu terg'ib içün sırrı ıylin itsem Leb-i hlimem zebana geldiği mikdar nişlin etsem Aceb varlık mıdır dostum beylin-ı hal u şlin etsem Açılsa gonca-veş bağ-ı vislil-i clin-giihımda Söz oldun söyledin ylira zeban-ı sırr-ı Adem' de Göz oldun gözledin nokslimmı ecslim-ı alemde Duyarsın sırrımı vlirid olan attılirımı demde Zuhurun sırrına Ri4<fi irişdi nakd-i Meryem' de Muhammed nurunu Haydar beylin etdi penilhıında Süleyman Rüşdi hazretleri Nazilli havalisini efeliği zamanında tir tir titretirken hidayet-i ilahiyye erişerek, azamet-i ilahiyye karşısında kendisi tir tir titremeye başla mıştı.

Derebeyliği zamanında isti'mal ettiği Yatağan bıçağını, palasını, tüfeğini oda sında oturduğu yerin duvarına asmış, kendine intisab eden efeleri de yola getirip, sa'y u mücahedede tekasülü görüleı !ere karşı makam-ı tehdidde eslihaya sarılıp, müridle rini ihafe eylediği mervidir. Hazret-i Şeyh Abdullah Salahaddin-i Uşşakı 45 1 İzmir muhassılı Lütfi Efendi Hz. şeyh ile çok uğraşmıştır. Her Musa'nın bir Firavun'u olur, müşarünileyhin Firavun'u da Lütfi Efendi imiş. Vaktiyle, ş'irler pen çe-i kahrından lerzan olurken, Hz. Rüşdl'de eski haller kalmadığından Hz. Rüşdl'yi birkaç defa mahall-i ahara bir defasında da Kayseri'ye nefy etmişler, hatta Kayseri'de iken bir nutuk inşad buyurmuşlardır. Ve bunda vak'a-yı nefyi tafsil etmişlerdir. Şöhretleri bidayeten "Semiz-zade Süleyman Bey" imiş. Rüşdl, tarikat mahlasıdır. Sonraları "Süleyman Rüşdi" /270/ diye şöhret buldular. Sultan Mahmud-ı sani Bektaşileri ifna eylediği zaman Süleyman Rüşdi hazretle ri hakkında da ba'zı mertebe müftereyatta bulunmuşlar.

Bunun üzerine Server Pa şa'nın kayın pederi Halil Paşa vasıtasıyla l stanbul'a da'vet olunmuşlardı. Da'vet-i padişahiye icabetle l stanbul'a gelip, Fındıklı'da sakin olmuş ve Eyüp'te Rami Kışlası civarında Hz. Padişah ile mülakat etmiştir. Nezd-i şahaneye gayet lauba li bir sı1rette dahil olduğunda muhatabının padiş§.h-ı zaman olduğunu henüz bilmi yorlardı. Sultan Mahmud, hattatlığından, ata biniciliğinden, ok atıcılığından bahs ederek zeyn-i kelam ile padişah olduğunu beyan ile gGya Hz. Şeyh'i laubalilikten fe rağata teveccüh eylemişler ise qe, "Padişlihım! Bahs ettiğiniz evsiifuın sarmazlar.

Siz bir çobansımz Sürünüzden mes'Ulsünüz. Onu sorarlar Ona dikkat et. " diye ma'ruzatta bu . lunup, huzurdan çıktığında atiyye vermek istemiş ise de kabul eylememiş, padişahın mazhar-ı takdiri olmuş ve hürmeti artmıştır. Temelluka ve suri merasime taraf-dar ol madığını padişaha anlatmıştır. Muazzezen memleketine avdet buyurmuşlardı.

lrtihallerinden evvel şu iki manzume-i tarihiyyeyi kendileri inşad buyurmuşlardır: ' İrcii' emri sımah-ı cana geldi ez-Huda Der-akab itelim sefer kande diyu ol hUb-eda Rahmet-i feyz-i ilahi beııdeye rehber olup Dest-grrim oldu bl-şek nur-ı zat-ı Musuıfa Dergeh-i pak-i rızaya ben de ru-mdl olmuşum Hamd ola arz-ı cemal itdi ceındl-i kibriya Sundu bir cdm-ı muhabbet siiki-i dest-i ecel Mest-i Baki olmuşum fevt oldu zamı itıneıı bana Menzil-i dar-ı fenadan fariğ oldum hasılı Mesken-i pür zevk ü şevk oldu bana dar-ı beka

COĞRAFÎ HAFIZA2 bağlantılı mekânMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Lakin bir çok manzume­ lerini mütalaa ile karlrü'l-ayn oldum. Ey gönül kesretdeıı el çek ehl-i Hakk'ın rahı bir Anla 'illa '1eche' remzin kıl nazar-ı dldftrı bir Sil gönülden ıoo-sivayı vahdetin şehbalı bir Gir muvahhid bezmine hem anla her bir ditrı bir Dört kitab nüsha yedi fen on iki esrarı bir GUşe dört iklim yedi rah on iki mi'mtlrı bir * * * Sana virmişdim ikrarı Muhammed Zühdi ya şeyhi Seninle buldum esrarı Muhammed Zühdi yô. şeyhi Beni dar itme babından ceınal-i mihr-i tabından Okut hüsn-i kitabından Muhammed Zühdi ya şeyhi iderim senden istimdad yol oldukça kim neşdn Sen eyle müşkilim irşad Muhammed Zühdi ya şeyhi Senin vechinde Hak gördüm lebinden cavidan buldum Seni ikrar idüp durdum Muhammed Zühdi ya şeyhi Yed-i beyzfisı MU.sa'1m1 dem-i ihyası lsa'nın Ki sensin kutbu devranın Muhammed Zühdi ya şeyhi Muhammed'den durur ıooyen t

Metni gösterMetni daralt

Lakin bir çok manzume­ lerini mütalaa ile karlrü'l-ayn oldum. Ey gönül kesretdeıı el çek ehl-i Hakk'ın rahı bir Anla 'illa '1eche' remzin kıl nazar-ı dldftrı bir Sil gönülden ıoo-sivayı vahdetin şehbalı bir Gir muvahhid bezmine hem anla her bir ditrı bir Dört kitab nüsha yedi fen on iki esrarı bir GUşe dört iklim yedi rah on iki mi'mtlrı bir * * * Sana virmişdim ikrarı Muhammed Zühdi ya şeyhi Seninle buldum esrarı Muhammed Zühdi yô. şeyhi Beni dar itme babından ceınal-i mihr-i tabından Okut hüsn-i kitabından Muhammed Zühdi ya şeyhi iderim senden istimdad yol oldukça kim neşdn Sen eyle müşkilim irşad Muhammed Zühdi ya şeyhi Senin vechinde Hak gördüm lebinden cavidan buldum Seni ikrar idüp durdum Muhammed Zühdi ya şeyhi Yed-i beyzfisı MU.sa'1m1 dem-i ihyası lsa'nın Ki sensin kutbu devranın Muhammed Zühdi ya şeyhi Muhammed'den durur ıooyen t

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeCezeri Kasımpaşa'da Balçık TekkesiCezeri Kasımpaşa'da Balçık Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 1 ayrı bağlamda anılır. Hadikatü'l-Cevami'de 282. sahifede Cezeri Kasımpaşa'da Balçık Tekkesi hakkındaki bahiste bu tekke icra-yı meşihatla 1 234/( 1 8 1 9) senesinde irtihal eden Şeyh Salim Efendi'den sonra Debbağlar yazıcısı Şeyh Muhammed Sadık Efendi'ye Şeyhü'l l slam Mekki-zade Mustafa Asım Efendi delaletiyle meşihat tevcih olunduğu ve bu Muhammed Sadık Efendi'nin Abdullah Salahi-i Uşşak! hazretlerinden müstahlef olup, 1 234 senesinde calis-i makam·ı meşihat olduğu ve 1 242 senesi Şevvalinde (Ma yıs 1 82 7 ) meşihati Sa'diyye'den Seyyid Muhammed Emin Efendi'ye ikibin kuruş mu kabile terk ettiği ve Muhammed Sadık Efendi'nin 20 Zi'l-ka'de 1 242/( 1 5 Haziran 1827)'de Pazartesi günü irtihal-i dar-ı nalın eylediği Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Muhammed Zühdi Efendi.TARİHÎ MEKÂNBalçık Baba TekkesiBalçık Baba Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 1 ayrı bağlamda anılır. Sadık Efendi'nin kabri Balçık Baba Tekkesi'nde mevcuddur. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Muhammed Zühdi Efendi.