Ara
Menü
ذ

Sohbet

صحبة

Köken ve kullanım

i. ar.

صحبة

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

  1. Söyleşi, hasbihal, arkadaşlık, yoldaş olma.
  2. tas. İlk süfiler sohbete büyük önem verir, tasavvufi bilgileri ehil ve hevesli gördükleri muhiblerine özel sohbetlerde aktarır, eğitim ve öğretimde sohbeti esas alırlardı. Sohbette istifade edilen süfiye şeyh-i sohbet, istifade edene sahip denirdi. Sohbetin zıddı uzlet ve halvettir. Bazı süfiler ve tarikatler önceliği uzlete ve halvete, bazılarıysa sohbete verir. Mevlevilikte ve Nakşbendilikte sohbet bir tarikat esasıdır. Sohbet belli yerlerde toplanma şeklinde olduğu gibi, birlikte yolculuk yapma şeklinde de Sohbette fertler yok, toplum vardır, her şey ortakdır; benim demek caiz olmaz, bizim demek icap eder. Bkz. Halvet der-encümen, Uzlet.
İş tahammül etmededir bâr-ı hukuk-1 sohbete
Sanma kim vardır hüner teksir-i yâran etmede
Amasyalı Âkif

Sohbet yolu Sohbeti esas alanların yolu, tarik-i sohbet.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Berâberlik. İnsanın derece bakımından kendinin üstünde veya altında yahut akranı ile bir araya gelip, Allahü teâlânın ve Peygamber efendimizin beğendiği, hoşnud olduğu şeyleri konuşması.

Kişinin kendinden üstün olanla berâber olmasının hakîkati, o zâta hizmettir. Aşağısında olanla sohbetin gereği, onun hallerinden bir noksanı gördüğünde onu îkâz edip, kusurundan haberdâr etmektir. Aynı seviyede olan sohbet arkadaşlarının sohbetlerinin hakîkati, başkalarının, yabancıların yanında birbirlerinin kusurlarını görmezlikten gelmektir. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)

Kalbinde bir katılaşma gördüğünde, sâlihlerle sohbet et, onlarla bulun, yemeği azalt, nefsinin isteklerini yapma ve onu sıkıntılara alıştır. (Ahmed bin Ebü'l-Havârî)

Sohbet, dünyâ bağlılıklarını keser ve hakîkî îmân kazandırır. (Sıbgatullah Arvâsî)

Eshâb-ı kirâm, Resûlullah'ın daha ilk sohbetinde öyle şeyler kazanmışlardır ki, ümmet arasındaki velîlerin, bunlara en sonda kavuştukları bilinmektedir. Bunun içindir ki, Tâbiîn'in (Eshâb-ı kirâmı görenlerin) en üstünü olan Veysel Karânî, hazret-i Hamzâ'nın kâtili olan Vahşî'nin, Resûlullah'ın bir kerecik sohbetinde bulunmakla yükseldiği mertebeye yetişememiştir. Çünkü sohbetin fazîleti bütün fazîletlerin ve kemâllerin üstündedir. (İmâm-ı Rabbânî)

Sohbeti ganîmet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü bütün üstünlüklerin ve kemâllerin üstündedir. (İmâm-ı Rabbânî)

Bir kimse âlimlerin sohbetinde bulunur, fakat onlara hürmet etmezse, onlardaki feyz ve bereketlerden mahrûm kalır. Onlardaki nûrlar kendisinde aslâ zuhûr etmez, görünmez. (Ebû Ali Sakafî)

İnsanların en kötü ahlâklısı, dostunu, düşmanını ayırmayan ve sohbet ehlinden uzak yaşayandır. (Muhammed bin Gâlib)

Nâkıs olanların yâni tasavvufta yetişmemiş olanların sohbeti öldürücü zehirdir. (İmâm-ı Rabbânî)

Erenlerin sohbeti, ele giresi değil

Sohbete kavuşanlar, mahrum kalası değil

Sohbet, kalbi eder pâk ona imrenir eflâk

Âdemi ârif eden tâc u hırkası değil.

(M. Sıddîk Gümüş)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, arkadaşlık yapmak, karşılıklı konuşmak vs. gibi anlamları olan bir kelime. Allah’a ulaştıran tasavvuf okullarının her biri, “hizmet” ve “sohbet” gibi iki temele dayanır. Bu ikisi, sâliki, maneviyat yüceliklerine ulaştıran vasıtadır. Sohbette, mürşid-i kâmilin ruhundaki kabiliyetlerin müride yansıması (in’ikâs) yani kabiliyet aktarımı söz konusudur. Bu yüzden Allah dostları, sohbete çok önem verirler. Hoca Bahâeddin Nakşbend Hazretleri “tarîk-ı mâ bâ suhbetest” (yolumuz sohbetledir) sözü, Nakşî yolunun ana düstûrunu oluşturur. Peygamberimizin (s) arkadaşlarına “ashâb” denilir ki, bu kelime “suhbe” masdarından türemiştir. Hz. Resûlullah (s)’ın, sahabe-i kiramı (r), sohbet yoluyla yetiştirmesi, sûfiyye yolunda vazgeçilmez, göz ardı edilemez bir metod olarak kabul edilmiştir. Bazı tasavvuf okullarındaki şeyhler, hırka giydirerek nisbeti naklettiği için “hırka şeyhi” adını aldığı gibi, sohbetle nisbet geçiren şeyhler de “sohbet şeyhi” olarak anılmıştır.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön